Mihr ü Müşteri Mesnevisi Özeti

Ekleyen : ESA , 23 Haziran 2019 Pazar aaa Beğen
 
 
Mihr ü Müşteri Mesnevisi Özeti
 
Mihr ü Müşteri Mesnevisi  Doğu Edebiyatında Leylâ ve Mecnûn, Yûsuf ve Züleyhâ, Hüsrev ve Şîrin , Heft Peyker, Mihrü Mâh,  İskendernâme gibi mesnevilerden biridir.
 
Mihr ü Müşterî Mesnevisi Şark edebiyatında görülen mesneviler arasında en çok Mihr ü Mâh  mesnevileri ile benzerlik taşır.
 
Bu özet Tebrizli Şemseddin Muhammed Assâr (öl. 1382-3) tarafından yazılmış olan ve Türkçeye de tercüme edilmiş olan Mihr ü Müşteri Mesnevisinin özetidir.
 
( Bu Özet  A. Azmi Bilgin , MİHR ü MÜŞTERÎ, TDVİA,  ve İskender Pala’nın Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğündeki özetlerin kıyaslanması ile hazırlanmıştır)  
 
 
Istahr Hükümdarı olan Şâpûr ile vezirinin çocukları olmamaktadır. Pek çok çare aramışlar ama bir çare bulamamışlardır.   Bir gün Şâpûr ile veziri ava çıkar.  Dağda avlanırlarken Şapur ile Vezirinin yanına bir derviş - pîr  - gelir. Derviş onlara tılsım hediye edip ikisinin de çocuklarının dünyaya geleceğini müjdeler.
 
Bu tılsım sonrasında hem hükümdarın hem de vezirin oğulları dünyaya gelir Hükümdar oğlunun adını Mihr,  vezir ise doğan oğlunun adını Müşteri olarak koyar.  Çocuklar birlikte büyür. Okul çağı gelinde her iki çocuğa bir hoca tutulur ( bazı nüshalarda iki çocuk aynı okula gider)  Okul çağına gelince her ikisi için bir hoca tutulur. İki çocuk birbirlerine aşırı bir sevgi duyar
 
Birlikte büyüyen çocukların arasında sınırsız bir sevgi vardır. Mihr ( Güneş, Şems, Hurşit)  ile Müşteri  ( Şark mitolojisinde İncelik ve yumuşaklık, merhamet, kâmil aklı temsil eden uğurlu yıldız)  ayrılmaz iki dosttur. Fakat Hâcib'in oğlu Behram ( Yunan Mitlerindeki Ares, Romalılarda Mars olarak anılan savaş tanrısı, uğursuzluk timsali)  bu iki dost arasındaki sevgi bağını kıskanıp öğretmenleri vasıtası ile Padişah Şapur’a şikâyet ettirir.
 
Bunun üzerine Padişah Şapur, çocuklara ayırarak ayrı ayrı ders verdirtmeye başlamıştır. Mihr ile Müşteri bu hale çok üzülürler. Fakat Müşteri’nin arkadaşı olan köle Bedir ( Ay, Mâh) onları teselli ederek iki dost arasında haberleşmelerini sağlayan bir haberci haline gelir.  Fakat bu mektuplardan biri Behram’ın eline geçer. Mihr, mektup yakalanınca Müşteri ile Bedr'e haber salarak ülkeden kaçmalarını söyler. Behram bu mektubu hemen Şapur’a yetiştirir. Çok öfkelenen Şapur, Bedr, Müşterî ve Mihr’in  idamını emreder. Bu sırada vezir ölmüş ve vezirin oğlu Müşteri ‘yi koruyacak hiç kimse kalmamıştır.
 
Ancak Bedir ve Müşteri yakalanıp cellada teslim edilmiş; Mihr ise zindana atılmıştır. Padişahın yeğeni olan iyi kalpli  Behzad hemen devreye girerek Müşteri ile Bedr’i idamdan kurtulmasını sağlar ve Müşteri ile Bedr ve Irak'a gönderilir.
 
Müşteri ile Bedr ve Irak’a yolculukları büyük sıkıntılar ileb maceralarla geçmiştir. Yolculuk günlerce sürmüş inanılmaz olaylar ve ölüm tehlikeleri atlatmışlar en sonunda Mehyâr adındaki bir kervanın sahibi bu iki gencin birer asilzade olduğunu anlayarak onları Rey'deki sarayına getirmiştir.  İki dost Rey’de kalırlarken bir gün şehirde dolaşan Bedr, arkadaşı Müşterî’nin akrabalarından Mihrâb’ı görüp onu Müşterî’nin yanına getirmiştir.
 
Şâpûr Şâh, yeğeni Behzâd’ın çabaları sonucunda oğluna acıyıp hapisten çıkarınca Mihr,  yanına üç arkadaşını alarak Müşteri'yi bulmak için harekete geçmiştir.   Fakat Mihr saraydan kaçarken, Behram onları fark edip bir tüccar kılığında izlemeye başlamıştır. Mihr ve adamları Esed, Cevher, Sabâ Müşterî’yi bulmak için Hint’e doğru yola çıkar.
 
Mihr, Mehyâr'm sarayına gelip Müşteri ile buluşup Azerbaycan'a gitmek üzere yola çıkarlar. Fakat Mihr’i bulmak bahanesi ile Şapur’dan izin alarak yola çıkan Behram onlara yetişmiş,  hepsi de aynı gemiye binmiştir. Behram ‘ın adamları o gece Bedr, Müşteri ve Mihrâb'ı denize atar. Üçü bir tahta parçasına tutunup günlerce deniz üzerinde kalırlar ve kıyıya sürüklenir.Fakat, bir tahta parçasına tutunan Mihrâb, Bedr ve Müşteri kıyıya ulaşırlar.  
 
Çıktıkları kıyıda Derbend şehrinin hükümdarı balık avlamaktadır. Hükümdar Müşteri ile bunları kurtarır. Derbent’de bir ay kadar kalan Müşterî, Müşter izin isteyip Mihrâb ve Bedr’i de alarak oradan Deşti Kıpçak’a doğru yola çıkarlar. Müşteri ve arkadaşları birçok tehlikeli maceradan sonra Kıpçak iline Elburz dağına varmayı başarmışlardır.
 
Mihr ve üç arkadaşı ise Hindistan’a giderken bindikleri gemi batma tehlikesi geçirmiş bunun üzerine başka bir gemi onları kurtarmıştır. Bu dört arkadaşın da başına pek çok macera gelmiş ama en sonun Mihr ve arkadaşları Hârizm’e erişmişlerdir. Ülkenin hükümdarı olan Şah Keyvân ( Satürn – Zuhal yıldızı   uğursuz)  onları huzuruna çağırmış, Mihr’in birçok ilmi bilen mahir bir adam olduğunu anlamıştır. Şah Keyvân onu beğenir ve çeşitli sınavlara tabi tutarken Şah’ın kızı Nâhid ( Zühre, Venüs, Afrodite, yarı uğurlu aşkı ve musikiyi temsil eden yıldız) ) , Mihr'i görüp âşık olur.  Nahid , Mihr’e olan aşkını  dadısı Cevzâ'ya  ( İkizler burcu) anlatır. O da Mihr'e haber verir. Mihr önceleri kabul etmeyip direnirse de sonunda Nâhid'i görüp  Nahid’e aşık olur.
 
Buna rağmen Mihr hiçbir şekilde Müşteri’yi aklından çıkaramaz. Bu sırada Sultan Karahan,  Nâhid'i istemek için babası Şah Keyvân’a dünürcü gönderir. Şah Keyvân , bu  talebi reddeder . Bunun üzerine Karahan, Harezm'e yürümek için ordu hazırlar.  Ama Hükümdar Karahan’ın karşısına çıkan Mihr, yanındaki beş yüz asker ile Karahan’ı mağlup ederek Karahan’ı da esir alır.  
 
Müşteri de Harezm yakınlarına gelmiş,  kalacak yer bulması için Mihrâb ‘ı erkenden yollamıştır. Mihrâb'ın , Mihr'in orada olduğundan haberi yoktur. O sırada Behram da yetişip Müşteri'yi esir alır. Şehre gelen Mihrâb herkesin Mihr'den bahsettiğini duyunca müjdeyi vermek için hemen Müşteri’ye koşturmuştur.
 
Fakat Behram’ın Müşteri’yi esir ettiğini görüp hemen Mihr’e haber verir. Keyvan Şâh da ordularını gönderip Behram'ı yakalatıp Müşteri’yi kurtarmıştır. Mihr ile Müşteri birbirine kavuşmuş; Sonunda Mihr ile Nâhid'e evlenir. Mihr, Nâhid'i de alarak ülkesine dönüp babasının yerine tahta çıkar. Bir oğlu olur. Mihr beş yıl sonra hastalanıp ölür. Müşteri de onun acısı ile hemen o an canını teslim eder. Cenazeler kaldırıldığı gün Nâhid de acılar içinde ölür. Halk mateme boğulur. Sonunda ülkenin başına Mihr'in oğlu geçer.   
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...