Müneccim Nedir Astronom Yıldız Falcısı


Esa
30.03.2020
 
 
 
Müneccim  Nedir  Astronom  Yıldız Falcısı 


Müneccim, Osmanlıca yazılışı :  منجم
Müneccim, Arapça kökenli bir sözcüktür.  Müneccim sözcüğü yıldız falcısı, astrolog anlamına gelen   “ ncm “ kökünden gelir. Necm,  Necmi, Nücum kelimeleri de  “ ncm “ kökünden gelen sözcükler olmaktadırlar. Necm Arapça’da yıldız ve nücum da yıldızlar anlamındadır.

Müneccim sözcüğünün sözlüklerdeki anlamları:  Yıldızların hareket ve hâllerini tedkik eden,  yıldızların yerlerinden ve hareketlerinden hüküm çıkaran, yılıdz falcısı, astrolog, yıldız falına bakan, astroloji ile uğraşan, yıldızların hareketlerinden geleceği tahmin eden, yıldız falına bakan, İlm-i nücûm yani astronomi ilmiyle uğraşan kimse [1] anlamlarına gelmektedir. Müneccimler  yıldızlara bakıp gelecekteki olayları tahmin etmeye çalışan insanlardır.

Arkaik dinlere ve eski astral inançlara göre arz- Dünya – merkez olarak gökler dokuz kattan oluşur, yeryüzünden başlayarak arşa kadar dokuz kat gök bulunurdu. Bu katlar arşa kadar iç içe geçmiş soğan zarları gibi kat kat feleklerden oluşur. Bu feleklerin dönüşleri 12 aya tekabül eden periyodik evrelere ve çeşitli dönemlere tekabül eder, Güneşin diğer yıldızların evlerine giriş çıkışları sırasında uğurlu, uğursuz, yarı uğurlu, yarı uğursuz vb yıldızlar ile kurdukları etkileşimler insanları kaderini, şansını, geleceğini veya başlarına gelecek felaketleri vb belirlerdi.

Yıldızların ve feleklerin insanların kaderlerine, talihlerine, başlarına gelecek olanlara etki eden özellikleri ve karakterleri vardı. Günlere, mevsimlere, asırlık dönemeçlere, yıldızların bir birlerine yakınlaşmaları veya uzaklaşmalarına dayalı çeşitli durumlara geleceğe dair hükümler vermek işi ise bu sistematiği bilen astrologların işiydi. Eski devirlerde bunlar müneccim denir, eski idareciler savaşlara, düğünlere, çeşitli politik kararlara varma, sefere çıkma, düğün, sünnet günlerini tespit etmek için müneccimlere danışırlardı.

Müneccimler, eskilerin astroloji ilmini iyi öğrenmiş olan, ellerinde yıldız nameleri bulunan, mevsime, güne, döneme bakarak yıldızların ve feleklerin konumlarından yapılacak işlerin uğurlu, uğursuz, hayırlı, hayırsız, iyi veya kötü sonuçları olacağına dair hükümler çıkarırlardı.



Velhasıl bu nedenlerle müneccimlik eski devrilerde oldukça kıymetli bir meslekti.  Kralların, sultanların, büyük komutanların yanlarında mutlaka müneccimler bulunurdu.  Müneccimlerin işi hangi işlerin hangi saatlerde ve günlerde yapılması gerektiğini tespit etmekti.   Devlet büyükleri alacakları önemli kararları müneccimlere danışarak alırlar müneccimlerin vereceği kutlu veya kutsuz haberlere göre pozisyon almaya çalışırlardı. Eski devrilerde devlet adamlarının saraylarında itibarlı ve önemli bir meslekti.

Osmanlı padişahları da müneccimlere hususi önem veriyorlardı.  Saray müneccimleri fal bakmazlar,   “ Ahkâm Takvimi “denilen bir takvim hazırlarlar,   sadece müneccimlik yapmazlar,  ramazanın başlangıcını,  imsakiyeyi, bayram günlerini ve namaz saatlerini de tespit ile uğraşırlardı.

Müneccimlerin rasathane kullandıkları, yıldızların konumlarını tespit ettikleri  zic[2], zayiçe, rubu tahtası[3],  usturlap[4], Melhame (- Müneccimlik Kitapları ) ,[5]yıldız name gibi bir takım aletler kullandıkları, hatta duaya bile başvurdukları anlaşılmaktadır. “Güneş ve Ay tutulmalarını dikkatle inceleyen müneccimler kuyruklu yıldızların geçişi, yangın, zelzele ve Ay tutulmalarında yaşanabilecek olumsuz durumları en aza indirmek için bazı duaları okurlardı. “[6]

Müneccimlikleri ile şöhret bularak tarihe geçmiş olan büyük müneccimler de olmuşlardır. Bunlardan bazıları İskenderiyeli Batlamyos, Aziz Malaki, Uluğ Bey, Nostradamus, Takiyüddin Efendi, Jhon Dee, Johannes Kepler, Jacgues Cazotte, Cagliostro, Müneccim  Hüseyin Efendi.

 Örneğin Aziz Malaki, sekiz asır önceden, sekiz asır boyunca gelecek 111 papanın adlarını ve doğum yerlerini dahi bilmiştir. [7][8] Müneccim  Hüseyin Efendi ise IV. Murat’ın ölüm tarihini işaret ettiği zayiçe ile müneccim başı olmuş, IV. Mehmet’in ölümü ile kendi ölüm tarihini de bilmiştir. [9]

Divan şairleri ilm-i nücum, münecimlik, yıldıznameler, felekler, burçlarla  ile ilgili sayısız konulara temas etmişlerdir.

 Müneccimiñ tabakât-ı semâ süpâresidir
Fakat yedi nukat anıñ celî ‛ibâresidir     Lebîb Hüseyin Abdulgafûr- Kara Vâiz- ( 18. yy 

 Çeşm-i nücûma kühl içün ey serv-i meh-likâ
 Her gün izüñ tozın çıkarur göklere sabâ       EMRΠ[10]

Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir
Miibtelâ-yı gama sor kim geceler kaç sâat       Lâedrî

BAZI İLGİLİ LİNKLERİMİZ

AY GÜNEŞ YILDIZ VE FELEK İLİŞKİSİ İLE DİVAN ŞİİRİ ASTROLOJİ ANLAYIŞI
Burçlar Felek Kıran İnançları Divan Şiiri ve Hayata Etkileri
Âfet - Âfet-i Devran - Âfet-i Can Mazmunları (Beyit Örnekleriyle)
AYA KEMENT ATMAK
Ay- Mah- Mihr- Spihr- Bedir ve Kamer Mazmunu
Güneş Kürsisi Burcu ve Diğer Felekler
Kamer ( Mâh- Ay) Nedir Sevgili ve Felek İlişkileri
Hamel – Koç - Burcunun Divan Şiirindeki Yeri
Mizan Nedir Mahşer Mizanı Terazi Burcu ve Şiirlerde Mizan
Felek Eflak Çarh Tasavvuru Şiirimizde Felekler
Melhame - Müneccimlik Kitapları

Müneccim Nedir Astronom Yıldız Falcısı
 Fal Nedir Şiirlerde Fal ve Falcılık
 Falnameler
Kıran Nedir Kırân-ı sa’deyn Kırân-ı nahseyn ( Astroloji)
Devri Kamer Nedir ve Şiirimizde Devr-i Kamer



KAYNAKÇA

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış