Nalça -Nalçe Kebkeb -Nedir


Esa
19.5.2020



 

Nalça  -Nalçe  Kebkeb -Nedir

 

Osmanlıca yazılışı: Na'lçe : نعلچه

كبكب  Kebkeb :  nala veya nalçaya çakılan çivi demektir.

 

Sözcüğün aslının nalçe olduğu ve Türkçede ise nalça şeklinde söylenerek Türkçe sözcüklerin uyumlarına girdiği anlaşılmaktadır. Nalçaların içindeki deliklere çakılan çivilere ise” kebkeb” denmiştir.[1]  ( bkz kebkeb-nalca-ve-edik/55867)

Ayakkabıların altına ve ayakkabı topuklarına aşınmasın diye çakılan hilal veya yarım Ay  şeklindeki demir:

Katır, eşek, sığır gibi hayvanların tırnakları aşınmasın diye çakılan demir parçası, nal

 

Gümüş Nalça

Eski devirlerde sıradan ahali ayakkabılarına demir nalçe, nalça çaktırırken Pâdişah ve vezilerin  çizmelerine gümüş nalça çakılırmış.[2]

“XIX. yüzyılın başında, yeniçeriliğin son devrinde aşırı süslenmeye meraklı her tabakadan İstanbul gençleri, hatta baldırı çıplak şehbazlar, yalın ayaklarına geçirdikleri yemenilere gümüş nalçalar çaktırırlarmış “[3]

Divan şiirinde nal, nalçe, kebkeb ve kabara şaşılacak derecede sıksık ele alınmış, nalçanın Ay’a, kebkeb ve kabaranın da yıldızlara benzetilmesi ile ilgili çeşitli şiirler hayaller kur muşlardır.

 

Niğara kebkebin nakşın meğer görmek diler kevkeb

Ki durmaz âsitânın devr eder şa- seher  kevkeb    Baki

“Ey sevgili meğer  gökteki cisimler senin ayaklarındaki nalçelerin izini yakından görmek dilermiş o yüzden gece ve gündüzlerdeki cisimler gece gündüz senin  kaldığın  malikanenin önünde dolanıyorlar.”

 

Hemişe kebkeb-i nakş-ı nigâr olmasa ger

Baş üzre yer mi bulurdu çemende her jale     Mesihî

 

Yer yer yüzünde nalçe vü kebkebin izin

Göklerde mâh-ı ııevle Süreyya'ya vermezenı      Mesihî

 

Hâk ola bî – dil öperken ayağın toprağını

Kebkebin yeri değil urmuştur dendan ona   Emri

“Aşık ayağının toprağını öperken dişleri değimiştir O nedenle ayağındaki nalçedeki çiviler kebkeb değil aşığın dişleridir. “

 



[2] http://www.lugatim.com/s/nal%C3%A7a

[3] http://www.lugatim.com/s/nal%C3%A7a

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış