Nazar Etmek Nedir ve Şiirlerimizde Nazar


 

 

 

Nazar Etmek  ( Olumlu Olumsuz ) ve Şiirlerimizde Nazar

 

Osmanlıca yazılışı nazar : نظر

Sözlüklerdeki anlamları: Bakış, görüş, göz değmesi. “bakmak, görmek; düşünmek” [1] Göz atmak. Mülahaza, düşünmek, bakmak, imrenerek bakmak, düşünce. Yan bakış, kötü bakış. Bir türlü kabul etmek. İltifat   İtibar. Dikkat etmek,  Düşünme, inceleme. İlgi gösterme, iltifat etmek [2] gibi çeşitli manalara gelmektedir.

Nazar kelimesinin anlamlarına dikkat edildiğinde nazar sözcüğünün olumlu ve olumsuz olmak üzere iki türde algılandığı görülür. 

Olumlu Bakış  Nazar Etme

Nazar etmenin olumlu algısı veya eylemleri:  düşünme, düşünce, görme, idrak etme, iltifat, itibar kazandırma, inceleme, ilgi gösterme manalarına geldiği görülür.  

Bir konuyu anlamak, idrak etmek,  kavramak yahut da bir insanı takdir etmek beğenmek amaçlı nazarlar olumludur. Bir kitabı okumak, bir konuyu çözmek için üzerinde düşünmek, biz söz üzerinde tahlil yapmak da bu manalara gelmektedir. Örneğin Şeyh’in bir dervişe muhabbetle bakması, bir öğretmenin öğrencisine zeki ve çalışkan olduğunu belli edecek şekilde bakması da olumlu bir bakış olarak kabul edilir.

Göz Değmesi Kem Göz

Olumsuz nazar ise : nazara uğrama veya nazar uğratma;, göz değmesi sonucu zarar görme;   kıskançlık,  kem , kötü niyetli, zarar verici bakışlara maruz kalarak kötü sonuçlarla karşılaşmaktır.  Türkçede olumsuz nazar göz değmesie, nazar değme olarak ifade edilir. Farsçada ise “ kem” sözcüğü ile ifade edilir. Arapça’da ise nazra (isâbetü’l-ayn) sözüyle ifade bulur.

Bazı insanların gözlerinin kötü tesirler bıraktığı, kıskançlık ve aşırı beğenme duygularının kıskanılan beğenilen kişilere, hayvanlara, değerli eşyalara zarar verdiğine inanılır. Özellikle mavi gözlü ( göğ gözlü ) bazı kişilerin gözlerinde kötü enerji olduğu bu insanların imrenen ve kıskanan bakışlarına maruz kalan insan, hayvan ve nesnelerin zarar gördüğüne inanılır.

Nazar değmesinden ve kem gözden korunmak için halk inançlarında alınan pek çok tedbir vardır. Bu tedbirlerin bazıları dini inançlara dayalı olarak alınır.  Felâk ve Nâs sûrelerini okumak, içinde nazar duaları veya çeşitli ayetlerin yazılı olduğu muskalar, sureler veya Kuran’ı kerimin olduğu hamaylılar, muskalar taşımak;  boyuna koltuk altına veya kullanılan eşyaların içine ( yastık, yatak, eşik altı, kapı üstü vb)  içinde  “mâşallah”, “bârekellah” yazan kolyeler asmak veya muskalar saklamak; duvarlara Kalem sûresinin 51. âyetini içeren levhalar asmak, Fatiha Suresi,Ayetü'l-Kürsî, Felâk ve Nas
Surelerini belirli sayılarda okumak bunlardan bazılarıdır.


Nazardan korunmak için yapılan birçok tedbirin kökenin çok eskilere dayandığı görülür. Bunlardan bazıları:  nazar değdiğine inanılan kişinin başında kurşun dökmek, evlerin kapılarına pencerelerine nazardan koruduğuna inanılan,  hayvan kemikleri, nal, üzerlik otundan yapılmış nazarlıklar gibi nesneler asmanın nazara iyi geldiği düşünülür. İlaveten  nazar boncuğu taşımak, üzerlik otu yakmak, nazar değeceği düşünülen çocukların, kızların yüzlerini kirli tutmak; hayvanların boynuzlarına vb nazar boncukları takmak; halılara, kilimlere nazardan koruduğuna inanılan semboller işlemekte nazardan korunmak amaçlıdır.

Evlerin duvarlarına veya kapı önlerine asılan koçboynuzu, sığır kafatası, at nalı bu tip tedbirlerdendir.

Sarımsak, tavuk kemresi, içi boşaltılmış yumurta kabuğu, kapı önüne dökülen sarımsak veya soğan kabukları ile suları nazarı kovucu tedbirler olarak görülür.  “Bebeklerin ve çocukların yüzünü pis tutmak, gelinlik kızların yüzüne“kazan karası” ya da baca islerinden alınan “kurum karası” çalmak [3]” eylemleri de nazardan korunma tedbirleridir.

Nazardan korunma tedbirlerinin en başında boncuk asmak veya takmak gelir. Eski Türkler nazarın en çok Albıs denilen cinden çıktığına inanmışlar,  Albıs’ın da en çok Gökçe Munçuk (mavi boncuk)’tan ve kurşundan korktuğunu düşünmüşlerdir. Nazar boncuğu içine kurşun dökülerek yapılmış ve bu boncuklara  munçuk, moncuk, monşak, monçak, monçok, muyınçak gibi adlar da vermişlerdir.  [4]

Şamanist Türklerden beri bilinen diğer tedbir kurşun dökme “kut koyma”  veya “kut dökme”dir.  Bu işlem “ kurşun dökmeye el verilmiş kadınlar tarafından kepçe içinde eritilmiş bir miktar kurşunun hastanın başının üstünde gezdirildikten sonra tuzlu su dolu bakır tasa dökülmesi sonucu kurşunların meydana getirdiği şekillerin yorumlanması ile icra edilir (Boncuk ve Türklerde Boncuk Geleneği)

Şiirlerimizde Nazar

Şiirlerimizde nazar;  hem yalın, hem mecaz, hem olumlu, hem de olumsuz  yani nazar değme anlamalarında da kullanılmıştır.

Erenler her kime kılsa bir nazar
Söylenir irfanı diller içinde             Ümmi Sinan Şiirleri

Kim nazar etdi hemân ey büt-i gül-rû sana
Âşık-ı zâr oldu çün bülbül-i hoş-gû sana              Meşhuri d. Selânik

Âyînede ‘aks-i ruhuŋa bir nazaruŋ yok
Hâl-i dil-i pür-hayretümüzden haberüŋ yok .KÂTİB-ZÂDE SÂKIB 

Bir nazar kıl ey sanem gözden akan deryâya bah
Gök yüzin tutmuş dem-â-dem âhiş-i bî-pâye bah  Nigârî ( Seyyid Mir Hamza - Karabağ ) Şiirleri

Ma‘şûk-ı perîşân nazarun derdi çekilmez
Dildâdesi çok sîmberün derdi çekilmez  

Semerkândî-i Âmidî Âgâh

Be yârenler nazar kıldım âleme
Cânından ayrılan tenler iniler
Ne gelirse söyler oldum dilime
Teninden ayrılan canlar iniler     Ümmi Sinan Şiirleri

Efendim nazar kıl arzuhalime
Açlıktan madde bir diyeceğim yok
İane buyurmuş devletli beyim
Akşamdan sabaha yiyeceğim yok   Deliktaşlı Ruhsati Şiirleri

İLGİLİ BAŞLIKLAR VE LİNKLERİMİZ


KAYNAKÇA

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış