Nefs-i Nebat Nedir - Beyitlerle


Esa
21.10.2020

 

Nefs sözcüğü Arapça’ dan dan dilimize nfs kökünden geçmiş  nafs نفس  “ nafasa "nefes almak”  kökünden türemiştir.

Nefs sözcüğü can, kişi, kendi, hayat, asıl, bir şeyin zatı olan kendisi, hakîkat, cevher, insanın özü, gönlü,  duyuları, içindeki mânevî gücü, becerileri, heves ve ihtiyaçları, anlamlarında anlaşılmış; dîne uymayan isteklerin kaynağı, “insanın istek ve duygusu” olarak bilinmiştir.

Sufiler,  ruh ile nefsi özlerinde aynı, seçtikleri yola göre birbirlerinin zıddı olarak görmüşlerdir. Nefs, canın dünyevi hazlara meyleden şeytani yola giren hali,  ruhu ise şeytani yolun zıddına yönelen olgunlaşma yönü olarak kabul etmişlerdir. [1]

Sofiler nefsi;  nefs-i tabiî, nefs-i nebatî, nefs-i hayvani ve nefs-i insanî olarak dört türe ve ruhun olgunlaşma aşamasını ise yedi mertebeye ayırmışlardır.  Ruhun kudsiyete yönelmesi aşaması ise yedi merhaleden oluşur. Bu mertebeler ise  nefs-i emmâre, levvâme, mülhime, mutmaine, râziye, merziyye ve kâmiledir. ( Nefs Nedir Nefsin Türleri Özellikleri Mertebeleri-  Nefsin Mertebeleri Emmare Levvâme Mülhime Mutmaine Râziye Merziyye Kâmile)

Sofilere göre nefs yani can sadece insanlarda değil hayvanlarda ve bitkilerde de vardır. Sofiler nefsi canlı ve cansızların özü olarak gördüklerinden nefsin hayvanlarda ve bitkilerde hatta cansız maddelerde dahi olduğunu düşünmüşlerdir.  Örneğin toprağın, denizin,  kayanın dağların vb de nefsi vardır ve  nefs-i tabi veya nefsi cemadi denilen bu tür ve cansızlarda bulunan nefsi cansızları bir arada tutan nefs olarak görmüşlerdir.[2] ( bkz Nefs Nedir ( Riyazet Mücahede ) Şiirlerimizde Nefs )

Nefs-i nebati sözcük anlamı ile bitkisel nefs, nebatların nefsi anlamına gelir. Sofiler ve eski devrin tabii bilimler âlimleri hayvanlarda ve insanlarda da nefsin olduğunu düşünmüşlerdir. Nitekim hayvanlar da ve bitkiler de insanlar gibi canlıdır. Bitkiler ve hayvanlar da insanlar gibi doğar, büyür, ürer ve ölürler.  Nefsi nebati, ot, ağaç, bitki, meyve, sebze vb nin üremesini, büyümesini ve beslenmesini sağlayan şeyin can yani nefsin sağladığını düşünmüşlerdir.[3] Sofi ve eski tabii bilimcilerine göre bitkilerin canlı olmasını, üremesini, beslenmesini sağlayan gücün veya enerjinin de nefs olduğu düşüncesinde olmuşlardır. Bu güç onlara canlı kalma, üreme, çoğalma, büyüme ve beslenmeyi sağlayan güçtür. Bu güç bitkilere nefs tutucu, çekici, sindirici, dışarı atıcı ve düzenleyici olabilmek özelliği sağlamakta, artışlarına, üremelerine veya eksilmelerine yol açmaktadır.  [4]

Eski devrin şairleri şiirlerinde de bu düşüncelerini paylaşmışlardır.  Örneğin şarabın bitkilerden elde eldilmesi nefs-i nebat ile ilişkilendirilmiş , sevgilinin yanağındaki sarı tüyleri sevgilin yüzünde zuhur eden nefsi nebat olarak kabul etmişlerdir.

Bîve-i bağa sudûr itse zinhâri
Nâ- ebed kalır idi nefs-i nebâti ergen  Nedim [5]
O yasak bahçe dul karısına bile kalsa o bahçenin bitkileri- nebatı- ebede kadar ergen kalır. ( Üremez , çocuk doğurmaz.  )

Ruh-u hayvani ile ruh-u  nebâti mezcin
Eyle’di la’l-i leb- ü sebz –i hat – yar izhâr   Ziver Paşa [6]

KAYNAKÇA 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış