Nisan Ayı Eski Edebiyatta Nisan


 

Nisan

Osmanlıca yazılışı: Nisan : نیسان

Ebr-i nîsân : (nisan bulutu) 

Nisan ayı, günümüzde kullandığımız çağdaş takvime göre yılın dördüncü ayıdır. Nisan ayı bahar mevsiminin başlangıç ayı olarak bilinmektedir. Bilindiği gibi eski edebiyatta baharın başladığı gün olarak 21 Mart kabul edilmiştir. Eski edebiyatta 21 Mart, Nevruz günü olarak adlandırılır. Yeni takvimde ise nevruzun akabinde gelen nisan ayı baharın ilk ayı olarak belirlenmiştir. ( bkz Nevrûz Nevruz-u Amme Nevruz u Hassa Nedir Şiirlerde Nevruz )

Eski edebiyatta nevruz; Nevruz-u Amme ve Nevruz u Hasse olmak üzere iki türlüdür. Nevruz-u Amme, nevruzun ilk günü nevruz u hasse ise nevruzun ilk gününden başlayarak devam eden yedi günü ifade eder. Yani nisan ayı nevruz u hassenin bitiminden sonra başlayan bir takvime denk gelir. [1]

Eskilerin inançlarına göre Güneş, uğursuzluk sembolü olan Mars’ın temsil ettiği koç burcuna girdiğinde bahar başlamış olur. Güneşin Koç burcuna girmesi uğurlu sayılmış ve  nisan ayı baharın sembolü olmuştur. ( bkz Hamel – Koç - Burcunun Divan Şiirindeki Yeri)  Eski devrilerde Güneş’in koç burcuna girdiği 21 Mart, Nevruz bayramı olarak ilan edilmiş 21 Martta başlayarak yedi gün devam eden eğlenceler düzenlenmiştir.

Kısaca nisan ayı nevruz ve nevruzu hassenin devamı olan baharın ikinci ayıdır. Bu nedenle nisan ayı eski edebiyatta nevruz ile ilgili oluşan çağrışımların hemen hemen hepsini içerir.  Nisan ayı edebiyatta daha ziyade yağmurları ile anılır  ( bkz Nisan Yağmurları ( Edebiyatta )  Nisanda nebatlar yeşermeye, yağmurlar yağmaya, karlar erimeye, hayvanlar üremeye başlar. “Havaların ısınmaya başladığı hayvanların kış uykusundan uyandığı insanlarda da çeşitli duyguların uyanmaya başladığı bu mevsim ve nisan yağmurları edebiyatın ve şiirin başlıca mevzuları arasındadır.[2]

Nisan ayı, şenlenme, eğlenme, kırlara çıkma ve cünunluk ayıdır. ( Bahar Cinnet ve Cünun Nedir ?) Her tarafın gül, lâle, sümbül, nergis çiçekleriyle süslenmesi,  suların coşkun akması, sabâ rüzgârının can bağışlaması, yeryüzüne  letâfet gelmesi; yeme, içme, gezmenin vakti olması vs  edebiyat ve şiirin en sık işlediği konular arasındadır.”[3]

Nisan ayı, baharın gelişi, kırlara çıkma vakti, ayş ve işret zamanı, cinnet ve cünunluk vaktidir. Güller bu mevsimde açar, hayvanlar bu mevsimde üremeye başlarlar. Bu mevsimde kırlara çıkılmaya, kırlarda içki meclisleri kurulmaya başlanır.  İnciler de denizlerden ve göllerden bu mevsimde çıkarılmaya başlanır. [4]

Nisan ayı çağdaş şiirimizde de romantik duyguların en sık yaşandığı bir ay olarak geçer.

Şiirlerinde nisana değinen şairlerimizin nisan ayı ile ilgili üzerinde durdukları konular da yukarıda değinilen konular olmaktadır.

 

Ebr-i nisan gibi  bu kilik –i güher bârına
Eyledi gûş-ı cihânı sadef-i dürr-i semîn  Bâki

Ey Necatri kilk-i gevher bârına kıymet mi var.
Dürr olur her katre kim ol  ebr-i nisân yağdırır. Necati

Hamd ol Allah’a kim dunyaya baran yağdırır
Lu'lüyi lala kılur baran-ı nisan yağdırır  Aşkî

KAYNAKÇA 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış