Nisan Yağmurları -( Edebiyatta )


Esa
30.8.2020

 

Nisan Yağmurlar

Nisan ayı baharın ikinci ayıdır. Bu ay içinde nebatlar yeşermeye, yağmurlar yağmaya, karlar erimeye, hayvanlar üremeye başlar. Havaların ısınmaya başladığı hayvanların kış uykusundan uyandığı insanlarda da çeşitli duyguların uyanmaya başladığı bu mevsim ve nisan yağmurları edebiyatın ve şiirin başlıca mevzuları arasındadır.

Nisan ayı, şenlenme, eğlenme, kırlara çıkma ve cünunluk ayıdır. ( Bahar Cinnet ve Cünun Nedir ?) Her tarafın gül, lâle, sümbül, nergis çiçekleriyle süslenmesi,  suların coşkun akması, sabâ rüzgârının can bağışlaması, yeryüzüne  letâfet gelmesi; yeme, içme, gezmenin vakti olması vs  edebiyat ve şiirin en sık işlediği konular arasındadır.

Devr·i güldür gelüñüz cām içelüm ʿayş idelüm
Nice bir ehl·i riyānuñ sözini işidelüm                 Necati

A.T.Onay’ın aktardığına göre Rumi takvimde Nisanın 18. günü miladi takvimde ise mayısın birinci günü yağan yağmurlar, denizdeki istiridyelerin içine düşerse inci olurmuş. [1] Nitekim bu inancın Venüs’ün doğumu ile ne kadar alakalı olduğunu fark etmemek mümkün değildir.  “Uranos’un er bezi ve cinsel organı denize düşmüş,  bunlardan oluşan köpük  ( aphros) bir istiridyenin kabuğunun içinde gizlenmiş,  böylece Afrodite tıpkı bir inci gibi istiridyenin kabuğu içinde büyüyüp doğmuştur. “[2]

Eğer nisan yağmurları yılanın ağzına düşerse zehir haline gelirmiş.

Nisan aylarında yağmurun yeterince yağması iyi çok yağması ise kötü kabul edilir. Yağmurlar çok yağınca seller gelir veya bitkileri çürütür. Nisan, bolluk, bereket ve üreme ayı olması ile âşıkların buluşması, kavuşması eğlenmesi ile birlikte anılmaktadır.  Yağmurların çiçekleri açtırması, nebatları yeşertmesi, her tarafın çiçekler ve yeşilliklerle gönenmesi nedeni ile Nisan yağmurları mücevher yağmuru, inci yağmuru vb ile benzeştirilmiştir.

Ebr-i nisan gibi  bu kilik –i güher bârına
Eyledi gûş-ı cihânı sadef-i dürr-i semîn  Bâki

Ey Necatri kilk-i gevher bârına kıymet mi var.
Dürr olur her katre kim ol  ebr-i nisân yağdırır. Necati

Sirâyet eylemiş ol rütbe feyz sahrâya
Olur sadef gibi her berg-i huşk gevher – dâr.  Şeyh Galib

Gün yüzü dağıttı  sabrım nakdini bülbül gibi
Nev-  bahar erişti hengamı cununumdur benim   Necati 

KAYNAKÇA 

 

[1] A.T. Onay, Türk Edebiyatında Mazmunlar, İst. 1996, s. 384
[2] https://edebiyatvesanatakademisi.com/edebiyat-terimleri-mazmunlar/afrodit-aprodite-venus-

kimdir/68320

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


1 Yorum
01.09.2020 - 21:36
Var olunuz. Yüreğinize, emeğinize sağlık. Bilgilendirici içeriği ile bir solukta okuduk, efendim. Nice paylaşımlara...Saygılarımla...