Nur Saçan Kabir Mezara Nur İnmesi Aşk Şehidi


Esa
31.01.2021

 

Nur Saçan Kabir Mezara Nur İnmesi  Aşk Şehidi

Halk arasında yaygın olan batıl bir inanıştır. Bu inanışa göre şehitlerin, mazlumların, delilerin ve ölen bazı iyi insanların öldükleri gece veya öldüklerinden sonraki pazar ve cuma gecelerinde kabirlerine nur inmektedir. [1]

Bu konu Ahmet Talat Onay’ın tespitlerine göre en azından 15. Yy şairimiz Ahmet Paşa’nın şiirlerine kadar uzanmış bulunmaktadır.  Şehitlerin mazlumların ve niyeti halis insanların mezarlarına nur indiği inancı muhtemelen halk ve ozan şiirlerinde de karşımıza çıkacak bir konu olduğu anlaşılır. Bu inanç günümüzde de yaşamakta, gazetelerde de haber konusu olabilmektedir.

Nitekim böylesine bir olay 2008 yılında Hürriyet Gazetesinde haber konusu olmuştur. “ Sakarya’nın Taraklı İlçesi'nde Ramazan bayramı arifesinde yakınlarının mezarını ziyarete giden bir ailenin gündüz saatlerinde cep telefonu ile çektiği belirtilen görüntüler izleyenleri şaşırttı. 2 dakikalık görüntülerde mezarlıkta beliren yeşil ışığın bir süre sonra insan sülietine dönüştüğü ve mezarların çevresinde uçtuğu görüldü : 10.02.2008 [2]

Mezarlıklarda ve hayvani maddelerin ayrıştığı her yerde, ani olarak parlayan fosforlu bileşikler oluşur. Bu fosforlu bileşikler, havaya yayıldıklarında yanarak hızlıca parlar ve sönerler, sanki doğaüstü  bir olay meydana geliyormuş hissi verebilir. Ölen insanların gömülmesiyle tabiatın döngülerinden biri olan ayrıştırılma olayı meydana gelir. Bu olayı besin zincirinin en alt tabakasında bulunan ayrıştırıcılar gerçekleştirmektedir.” 4 Haziran , 2014  [3]

Bu mevzu divan şiirimizde sık sık ele alınmıştır. Divan şairleri sevgilinin uğruna ölmeyi veya sevgili tarafından öldürülmeyi şehit olarak ölmek şeklinde düşünmüşler, “aşk şehidi” olarak öleceklerinden kabirlerinin nur saçacağını tasavvur etmişlerdir.  Aşk şehidi olmak küşte-i aşk tabiri ile ifade edilir.

Divan şairleri aşığın gönlünü nur ile dolu olarak görürler, eğer sevgilinin gazabı ile ölürlerse gönüllerindeki bu nur kabirlerinden dışarı taşar.

Çûn şehid eylersen ol gamzeyle hey kâfir beni
Bâri nur insin mezârıma güzer kıl daima        Ahmet Paşa


Ahmet Paşa’nın yukarıdaki beytinde de ifade edildiği gibi aşk şehitlerinin en büyük umutları öldükten sonra sevgilinin kabirlerinin başına gelmesi ve aşığın kabrinden çıkan bu nurları seyretmesidir.


Aşıkın gönlü hemişe aşk ile pürnurdur
Ol gönül nite öle çün aşk ile ma'murdur.[4]  Eşrefoğlu Rumi

Sevgilinin kapısının eşiği de nurludur. Âşık için sevgilinin sevgisi nur ile dolmak demektir.  Gönlü nur dolmuş aşığın kabrinden nur saçılması hayret edilecek bir şey de değildir.

Gözlerüm hâk-i der-i dildâr ile pür-nûrmış
Hâtırum zahm-ı firâk-ı yâr ile mesrûrmış     Avni Fatih Sultan Mehmet

Gün yüzüñ seyri gözüm şevk-ile eyler pür-nûr
Görmesem yüzüñ olur gözüme ‘âlem deycûr   Edirneli Nazmi 

Divan şairleri sevgili mezarları başlarına gelirse mezarlarına nur ineceğini hayal eder. Yahut da sevgili, lütfedip aşığın mezarına gelirse, kabirde yatan aşığın bir aşk şehidi olduğuna delil olarak kabrinden çıkan nurları görecektir.

Ölicek kabrimize uğrar isen
N’ura müstagrak ola türbetimiz  Mesihi

Küşte-i aşk olduğuna şem’in  ruşen delil
Gündüzün asıldı indi gecesi üstüne nûr   Emri

 

KAYNAKÇA 

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış