Bir Makale Konusunun Ele Alınışını Eleştiri 4

Ekleyen : Bayram Kaya , 11 Ağustos 2012 Cumartesi aaa Beğen

Oysa yozlaşmalar, bir geliştirmeyi taşıyamamanın fanatizmidirler.  Yozlaşmada gelişenin, gelişmeyi taşıyamaması nedeni ile kendisini bir asıl olanına, bir ilk olan modele doğru, yeniden döndürmesidir. Gelişmeyi saçmaya çevirmesidir. Gerileşme anlamına gelir ki, kültür bitkisinde ve biyolojik ıslah geliştirmelerde görülür, bu yozlaşmalar.  Bu tür geliştirmelerin kendi kendisine ilk örneğe doğru eylemleşmenin bile temel bir evrensel yasası da vardır. Ama burada buna değinmek, konu uzunluğu yapar.

Değilse bir kültürün nicelemesi, değişmesi, çoğalması, büyümesi; yozlaşma değildir. Büyüyen her şey eskisine göre farklılaşan, tanınamayacak kadar olandır.  Ki bu da yozlaşma değil,  gelişmedir. Her gelişme kendi düzleminin olumluluk ya da olumsuzluğunu içerir. Bunlar bir önceki ile kıyaslanmazlar. Kıyaslanamayanlardan da yozlaşma ifadesi çıkarılamaz.

Böyle olunca da kimi sevgili yazarlar da kültürleri bir değişmezlikle algılamaktadırlar. Ve bunu böyle empoze ederek; dar ufuklu, düşünemeyen; kuşkuları ortaya seremeyen; farkında olmadan şablon kontrollerle yönlendirilen; böylesi okur kitleleri hazırlanmaktadırlar. Yazanların kendisinin de farkında olmadığı değişir olmaları da yozlaşma gibi oldukça sıradan bir kapasitif tutumlaşışla ele almış oluyorlar. Oysa yazdığı yazının okur kitlesinin skala dağılımını da göz önüne alıp, kendi yazar olmalarının sorumlulukları gereği, kontrolcü düzeltmelerini yapıp,  bu ucubeliğe düşülmemeliydi.

Sosyal yaşam, her zaman gelir dağılımlarının paylaşılması esası üzerine oturmuştur. Gelir tüketimi yaşatılmamalarını paylaşan aynı ve benzer düzlemli sosyal girişme; sosyal sınıf grup yaşantılarıdır. İşin tuhafı yazarlar, sosyal kültürlerle,  toplumsal kültürü; yani, üretime ilişkin kültürü; nesnel, bilimsel ve toplumsal sınıf temeline dayalı kültürü; çoğu kez görmemişler. İki ayrı alanlı ama birbirine bağıntılı bu sosyo toplumsa alanları aynı kılışla, adeta yok saymışlardır.

Ve bu yok sayışlar, inanç kültürleriyle tümden, izole edilmiştir. Veya Arapsaçına döndürülerek hepsi birbirine karıştırılmıştır. Esasen yazı iyice okunduğunda, yazar böyle bir ayırt oluşun hiç bilincinde bile değildir. Tabii ki böyle bir çalışma isteneni sağlayamamış olmakla dahi eş anlama gelebilmektedir.

Bir yazar, ele aldığı konuya bir bakışla, bir sunuşla, bir ortaya konuluş üslubuyla ve konusunun diğer bağıntılarla ilişkilenmesini, ya da bunların tümleneni üzerindeki genel felsefesini belirtmelidirler. Bu yüzden kimi yazarlarımızın bilimsel felsefesi hiç yok. Biraz öğütçülük, biraz sokak kültürü, biraz da inançsal bilgi ile bu iş, oldu sanılıyor. Az buçuk bilir olmayı, allamelik sayabilmenin cahil cesaretini gösteriyorlar.

Bunlar, şimdide bekraund (background) biriktirmesi olamayan insanlardır. Yazarlarımız bunlara pek sadık kalmamış. Sıradan yaklaşımlarla, hemen her yerde karşılaştığınız türden önyargılarla ve inanç düzeyine indirgenmiş söylemlerden; ne kültürümüze, ne de yararcı gelişmelerimize, ne de aydın olup ışık tutabilmemize olanak yoktur. Yani: 'kendimiz bir muhtacı dede, kaldı ki gayriye himmet ede' pozisyonları yaratmaktayız.

Değerli yazarlarımızın bir türlü çözemedikleri, ama farkına vardıkları bu tür durumlardaki hassasiyetlerini anlıyorum. Ancak yazı sadece bir iyi niyet çalışma girişmesi olmamalıydı. Çünkü böylelikle çok büyük bir bilgi kirlenmesi yaratılmaktadır. Bu da okurlardaki bilginin seçiciliği yerine, kişileri; usancın boş vermişliğine götürmektedir.

Böylesi yazılar, kimi değerli yazarların; hiç bir akıl konur, tartışılır yanları ve varyantları olmayan, çalışmalarıdırlar. Bu yazılardaki fikirler binlerce yıldır çocukluğumuzdan beri kulağımıza fısıldanır. Basmakalıp, neyin ne olduğunun bilinmezliği ile yapılmış söylemlerdir. Ama değerli yazarlar bunları makale gibi iddialı bir alanla ortaya koymaya çalışırlar! Yazıları, neyin, neye göre; nedendi, niçindi olabilecek girişmeleri olmayan, öğütlenmelerdir. Ki bunlar kültür hayatımızla da izah edilemez zaten.

Bu yazılarda, sanatın üzerine dini inanç bina edilmiştir. Bir teknik gelişmenin sosyal ve toplumsal kırınımlarını beyhude bir anlayışla, inanç düzeyinin günahına kakıştırırlar! Bir oluşmanın dış nedenler gibi kendi iç sınır ilişkileriyle de sınırlanıp inceleneceğini de, bilmez gibidirler.

Şöyle bir genel tekerleme ile çalışma ve konuşmalarını başlatırlar! 'Türk Sanat Müziği konseriydi. Ne yazık ki salon tamamen dolmamıştı. Bir yabancı sanatçı ya da topluluk gelmiş olsaydı herhalde ayakta dinlemeye bile yer olmazdı!' gibi genel önyargı içeren söylemlerle kendilerini haklılaşa gayreti içinde olurlar. Bir sanatsal seçicilik olan görsel dinleti faaliyetlerini;  kişisel tercihleri; alaycılıkla geçiştirirler.

Yani kendi tercihlerini, herkesin tercihi olması gereken bir durummuş konumuna soktuklarının farkına bile varmazlar! Ki gelişme ve farkındalık bağlamında körelmeyi, yozlaşma gibi dışlanması; yaratıcı felsefe bağlamında çok tehlikeli bir kıyaslamadır.

Üstelik kültürler zorunlu olarak yerelden evrensele, evrenselden de, yerele doğru girişmeli olan alanlaştırılmasını, yabancı- yerli gibi sığlıklar üzerine söylem oturtulması bir aydın görüşü olmayıp, sıradan bir çocuksu anlamadır. Bir türcü yaklaşımla aile ve kasaba ve şehir kültürü içinde kalışla, evrensel olanı hiç görmemişlik olmaktadır.  Ki, bilim ve bilgi adına; sanat adına, düşündürücüdür.

Bu tür yazıların temalarında kültürel meşrulaşmanın kaynakları; ya cengâverlikler hamasetine, ya misafirperverlikler gibi geri düzlem ayrıntıların boğulmasından ötürü,  genelleşemeyen bir inzivaya çekilişin kendisini oluştururlar.

Ben kendi payıma, böyle yazıları okuduğumda, o yazıların yazım hallerine göre kültürün ne olduğunu bilemediğim için; ' bozulan kültürümüzü' de, hiç bilemedim!


Sürecek

 

 



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...