Çikolatatör


19.1.2021

Bizim mahallenin küçük zibidilerinden Burakcan çok akıllı cin gibi bir bebe... Geçenlerde yolda rastladım. Ne var ne yok dedim. İyiyim sağ ol Ahmet Amca, sen nasılsın? ''Epeydir görünmüyordun, yeni yeni icatların da var mı bu sıralar?'' Hemen cevap verdi kerata... ''Olmaz mı Ahmet Amca olmaz mı?'' Nedir, ne değildir derken ağzında ki baklayı çıkarttı... Baklayı da hiç sevmem ama bakalım nasıl bir bakla çıkartmış...

 

- Söyle bakalım nelerle uğraşıyorsun?

- Çikolata makinesi yapacağım Ahmet Amca.

- Nasıl ya fabrika mı kuracaksın bu yaşta çikolata fabrikası filan?

- Yok, yok Ahmet Amca öyle değil bu çikolata makinesi.

- Nasıl, anlat da bizde anlayalım.

- Benimki annelerin gizlediği çikolata ve şekerlemeleri bulma makinesi...

- Hadi ya!

- Bir nevi çikolata detektörü gibi bir şey. Çikolatatör yani...

- Ooooo! Adını bile koymuşsun şimdiden.

- Koydum koymasına da biraz finans sorunumuz var. Paralı bir ortak bulmam lazım.

- Öyle üç beş kuruş gibi ufak paralar lazımsa ben finansör olayım sana.

- Seni aşar Ahmet Amca biraz.

- Ha çok para diyorsun yani.

- Yaaaaaani....

- Vay uyanık vay seni gidi zibidi, yapacaksın sonrada paralı bir ortak bulup bütün dünyaya harala gürele pazarlayacaksın, afferin ulan. Gözüme saman çöpü gibi girdin şimdi kerata...

 

İçimden sesli sesli düşünüyorum. Nasıl yapar ki bu aleti bu zibidi? Yoksa işkembeden sallıyor mu? Eli çok yatkın böyle işlere de, bakarsın yapar mı yapar. Karadeniz de bir dolu hemşerim var bir sürü makine icat eden, bu zibidide Giresunluydu galiba, yaparsa da şaşırmam billahi...

 

- Peki üç beş ay uğraştın da diyelim yaptın, nasıl satacaksın, pazarlayacaksın söyle bakalım da bizlerde öğrenelim.

- Yapalım da aleti, pazarlama işi biraz uğraştırsa da onu da hallederiz Ahmet Amca.

- Nasıl halledersin?

- Face de Twittır da İnstagram da bir dolu arkadaşım var. Eee tabi o arkadaşlarımın da bir dolu arkadaşı var. Şimdilik yeter onlar...

- Seri üretimde yaparım diyorsun.

- Önemli olan ortaya çıkarmak amcacım.

- İyi de annenden babandan nasıl gizleyeceksin bu makineyi?

- Gizlemeyeceğim ki sadece onun bir çikolatatör olduğunu değil de başka bir alet olduğunu söyleyeceğim...

- Mesela ne diyeceksin.

- Saç kurutma olduğunu söylerim, el ısıtma makinesi derim, kulak karıştırma çöplerini temizleyen alet derim, krem sürme aparatı filan derim. Uydururum bir şeyler, ne bileyim ben.

- İyi de gerçeklerinde er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır, diyeyim sana.

- Biz o zamana kadar develeri ya da devekuşlarını alır Üsküdar'ı geçeriz.

- Yalnız Üsküdar develer ile devekuşları ile değil de atlarla geçilir...

- Tamam canım develerde deve kuşları da küsmesin bize biz de atlarla geçeriz...

 

Yine biraz sesli düşüneyim bakayım. Eğer ki bu zibidi, bu aleti, yani Çikolatatörü icat ederse, çikolata ve şekerleme sanayisinde bir devrim gibi olur bu olay. Neden derseniz? Çocuklar bu Çikolatatör yardımı ile annelerin babaların bayram için aldığı ve sakladığı çikolataları bulurlarsa, ne olacak sonrasında? Olacak belli gidip tekrardan pastanelerden marketlerden çikolata alacaklar. Çikolata ve şekerleme satışlarında patlama yaşanacak.

 

Bir de tersini düşünmekte de fayda var. Haliyle bir şey icat edilirken her olasılığı göz önüne getirmek durumundayız. Çikolatalarının yerleri tespit edilen anneler, ellerine aldıkları süpürge, terlik, maşa, odun gibi aletler ile çocuklarına girişecekler ve yaralanan çocuklarda Çikolatatörü icat eden bu zibidi Burakcan'a rast geldikleri yerde bam güm, harala gürele girişeceklerdir...

 

Aldım karşıma zibidiyi tekrar...

 

- Burakcan, evladım gel vaz geç bu işten sen.

- Niye ki Ahmet Amca? Bayramlarda çikolata yemek hakkımız, hakkımızı söke söke alırız. Kahrolsun çikolatalarımıza düşman olanlar.

- İyi de evladım bunun fazlası da zarar zaten. Sivilce yapar, karın ağrısı yapar.

- Deme be Ahmet Amca.

- Dedim bile, dedim bile... Sonra ne olur?

- Ne olur Ahmet Amca?

- Kızlar beğenmez oğlum, sivilceli çocuklardan hiç hoşlanmaz kızlar.

- Vallahi doğru diyorsun. Ben vazgeçeceğim galiba bu işten eninde sonunda...

- Çok şükür. Hah şöyle... Akıllı olun oğlum, akıllı olun.

 

Nihayet vazgeçirmiştim dil döke döke Burakcanı bu işten. Hem çocuklar kurtulmuştu hem de anne ve babalar...

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış