SON BAYRAK SENFONİSİ

Ekleyen : Sebahattin Günday , 29 Nisan 2019 Pazartesi aaa Beğen 1
Bir bozkırda çırpındım ufkum dağlar aşardı
Özgürlük göklerdeydi sevdam alemi sardı
Türk’ün kutlu davası bende buldu özünü
Kıtalara taşıdım onun ayak izini
Nakış nakış işlendim renk renk atlas kumaşa
Dön de bir bak tarihe kanım düşmüş her taşa
Gölgem ülkeler tuttu yurt kurdum köşe bucak
Dalgalandığım her yer olmuştur Türk’e ocak
Ay ve yıldıza döndüm göklerdendir selamım
Bakıyorum sonsuza büyüyor serencamım
 
Rüzgarlara söyledim milletin türküsünü
Turkuaz çinilerde yeşerttim ülküsünü
Taş toprak arasında başladı bir macera
Denizler özlemimdi yakın oldu mavera
Son hızla atılırken burçlardan hudutlara
Güldürmedim ordumu namerde haydutlara
Elden ele taşındım karda kışta ayazda
Sancak oldum açıldım güzde bahar ve yazda
Ay ve yıldıza döndüm feleği taçlandıran
Kaybolmadım göklerde olmadım Kervankıran
 
Beş Balık’ta Kaşgar’da günlerim bir ateşti
Derya doldu gönlüme ırmaklar bana eşti
Al tüylü al yeleli atların sırtlarında
Fırat’ın sularında Bağdat’ın yurtlarında
Malazgirt’e gelirken sancak sancak yer tuttum
Alparslan otağında bükülmez eller tuttum
İlmek ilmek işlendim Türklüğün dehasına
Yer gök çökse yok olmam var olmak pahasına
Aldanma hiç zamana renkler şekiller haktır
Ay ve yıldıza döndüm gökler bana duraktır
 
Kartal mıyım yoksa ben rüzgarlara vurgunum
Esmezse bir ince yel çok dalgın çok durgunum
Sir Derya’dan Tuna’ya düşlerle yarışan at
Ötüken’den Hira’ya bir dünya bir kainat
Güvercin kanadında muştu oldum dört yana
Yaratanın adıyla hiç düşmedim nisyana
Gök Tanrı diye diye gönül verdiğim O’dur
O’nu buldum gönlümde işte büyük son budur
Hilali sevda diye çölde aldım eğnime
O parlayan yıldızı aşkla koydum koynuma
 
Bizim Yunus dilinde ateşten nefes oldum
Şavkım sardı dünyayı şairlere ses oldum
Ne kara günler gördüm çok karalar bağladım
Baki’nin feryadıyla gök kubbeyi dağladım
Sular gibi Türkçeyim şairlerin dilinde
Türkü oldum söylendim aşıkların ilinde
Gölgem kuşlara yuva gölgem düşlere evdir
Yürekler ısıtırım rengim kordur alevdir
Gökte yıldız hilalim tarihe nizam verdim
Türklüğe ilham oldum Türklük ebedi yurdum
 
Göndere yükselirken İstanbul surlarında
Kehkeşan parlıyordu Mostar’ın sularında
Akdeniz’de Ege’de rüzgarlarla yarıştım
Yıldız karayel keşiş dalgalara karıştım
Bir gemi sancağında mavilerin belinde
Hızır’dım hep hazırdım Barbaros’un elinde
Çok gezdim çok dolandım gördüm Frengistan’ı
Uzak doğuda buldum bin dinli Hindistan’ı
Ay ve yıldız oldum ben dünya bana dar gelir
Kana düştüm boyandım başka renkler ar gelir
 
Bir tül gibi giyindim taşları mermerleri
Sonsuz çizgiyle sardım sütun ve kemerleri
Koca Sinan elinde köprü cami han oldum
Hattatın kaleminde ağır imtihan oldum
Tarihim her eserde süzülür nazlı nazlı
Yıldızım pırıl pırıl kubbelerde yalazlı
Çinili çeşmelerden su olur da akarım
Serpilir dağa taşa istikbale bakarım
Gökte yıldız hilalim gün olur pürmelalim
Hüznüm düşer taşlara dalgalanır cemalim
 
Gün geldi haritaya damla damla kan düştü
Ebedi topraklara onulmaz çıban düştü
Dağların zirvesinde ahım siyah buluttu
Yıldızım yol gösteren hilalim bir umuttu
Nokta nokta büyüdü sanki o Nuh tufanı
Kanda yüzdü bir gemi kan sardı her bir yanı
Kuşlar bile terk etti ebruli resimleri
Ne şehitler bilirim kalmadı isimleri
An olur anlayamam gökte miyim yerde mi
Ay ve yıldızdan öte kızıl bir mahşerde mi
 
Doğudan ve batıdan esti acı rüzgarlar
Kuzey güney tenimde can cismimi parçalar
Bir asır yaşadım ki denizler yanıyordu
Çöl yürüyor içimde dağ ve taş kanıyordu
Ateşlerde yürüdüm hiç düşmedim yerlere
Kurşun yerken hayaller siper oldum serlere
Bir Sarıkamış derler buz tutmuştu bedenler
Çanakkale içinde aynalardan geçenler
Ay ve yıldız göğsümde dünyayı tuttu kanım
Ne savaşlar gördüm ben deryayı yuttu kanım
 
Bir maziye bakarken kanlı kızıl o tanda
Tarih hicrana dönmüş çözülmez bir lisanda
Çığlık çığlığa durdum ‘’Korkma!’’ diyen şairle
Rüzgarsız kalır mıyım beni yazan şiirle
Şimdi omuzlarımda şu son vatan yükselir
Şehadetin şahidi kutsi ezan yükselir
Civanların göğsünde yürek oldum kan oldum
Her seste her nefeste sonsuz heyecan oldum
Ay ve yıldıza döndüm bu benim son destanım
Akıyorum sonsuza büyüyor serencamım
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Sevim Kınalı
29 Nisan 2019 Pazartesi 14:36:28
Sebahattin Bey, tarihimizden, kültürümüzden izler taşıyan güçlü ve gür sesinizi, destansı bir anlatımla dile getirdiğiniz, bu güzel şiirinizden dolayı sizi kutluyorum. Sitemizde, birçok değerli eserin yanında bazen de üzülerek ve biraz da yadırgayarak okuduğum metinler de yer alıyor. O kadar hızlı ve yoğun bir şekilde akıp gidiyor ki yayımlanan metinler, arada gözümüzden kaçan çok değerli eserler de oluyordur. Umarım edebi yad eden bu değerli sitemizde hep güzel bir üslupla kaleme alınmış eserlerle buluşabiliriz. Başarılar...

Sebahattin Günday
29 Nisan 2019 Pazartesi 14:59:24
Teşekkürler Sevim Hanım, Sizlere de kolaylıklar ve başarılar diliyorum. Çok sık uğramasam da belirli konular çerçevesinde bu sitede gezmekten zevk alıyorum. Katkı sunan herkese selam olsun...

ESA
30 Nisan 2019 Salı 06:22:52
Destanı çok yazılsa da vatan, bayrak ve bu millet için her sene böyle bir kaç güzel manzume yazılmalı. Güzel bir epik şiir güçlü kaleme ve güne düşen şiire tebriklerle...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...