Aizanoi Antik Kenti Kütahya Çavdarhisar


27.5.2012

 
Resim Alıntı: 
https://img251.imageshack.us/img2

Aizanoi Antik Kenti
Aizanoi Antik Kenti, Kütahya il merkezine 57 km, Çavdarhisar ilçe merkezindedir. Örencik bucağına bağlı Çavdarhisar köyündeki Çavdarhisar Suyu'nun iki yakasında kurulmuş. Günümüze en sağlam ulaşan eskiçağ kentlerinden birisidir. Kent, Firigyalılar döneminde Kybele kutsal alanı, Bizanslılar döneminde de piskoposluk merkezi olarak önem kazanmış bir yerdir.

 Efes, Bergama, Side gibi kentlerle çağdaş olan Aizanoi Antik Kenti’nin adının; Penkalas (Koca Çay) ırmağının yukari kesiminde, tanrıça Meter Steunene’nin kutsal mağarası civarında yaşayan Frigyalılarin su perisi Erato ile efsanevi kral Arkas’ın birleşmesinden ortaya çıktıği sanılan antik kaynaklarda adı Azan olarak geçen mitoloji kahramanından geldiği sanılmaktadir. (1- 6 ) 

 Aizanoi kenti , en parlak dönemini ikinci ve üçüncü yüzyılda Bizans Döneminde piskoposluk merkezi olduğu sıralarda yaşamıştır. Frigya'ya bağlı yaşayan Aizanitislerin l yerleşim alanı olarak bilinir.  Kentte Zeus adına inşa edilen Anadolu'nun en iyi korunmuş tapınağı yer alır. Ayrıca büyük bir tiyatro ile buna bitişik stadyum, biri mozaikli olmak üzere iki hamam ve gymnasium, Kocaçay üzerinde iki adedi halen kullanılır durumda olan beş köprü ile antik baraj, borsa binası, sütunlu caddeler, nekropol alanları ve Meter Steune'nin kutsal mağarası bulunmaktadır.(1) 

Strabon'un (M. Ö. 64/63-M. S. 19/24) eserine göre; bu kent, Bithynia ve Pergamon krallıkları arasında paylaşılamayan bir kent olduğu anlaşılmaktadır. Ülkemizdeki en iyi kounan ve antik halini en iyi koruyarak gelen  Çavdarhisar Aizanoi Antik Kenti Unesco Dünya Mirasları geçici listesine dahil edilmiştir. (4) 

Bir tepe üzerine kurulmuş olan ve şehrin önemli dinsel yapısı olarak görülen Zeus Tapınağı dünyanın en iyi korunmuş Zeus Tapınaklarından biridir. Etrafındaki sütunla çevrili mekânın üstünün mermer kirişlerle kaplı olması nedeniyle Zeus Tapınağı pseudodipteros plandaki tek örnektir. Şehrin kuzeyinde 13.500 kişi kapasiteli Stadyum ve 20.000 kişi kapasiteli Tiyatronun bir kompleks şeklinde yapılması antik dönemde Aizanoi’den başka hiçbir yerde görülmemektedir. M.S. 2. yüzyılın 2. yarısına tarihlenen Aizanoi Macellum’u, dünyanın ilk borsalarından biridir. Macellum’un duvarlarında İmparator Diocletian'ın M.S. 301 yılında enflasyonla mücadele için tespit ettiği imparatorluk pazarlarında satılan malların fiyatlarının yer aldığı ve günümüze kadar oldukça iyi durumda korunmuş olan yazıtlar bulunmaktadır. (5) 

 
KENTİN ADI NEREDEN GELMEKTEDİR.

AZANLAR: Tanrıların tanrısı Baş tanrı ZEUS 'un Torunlarıdır .Aizanoi Kent devletinin kurucusu AZAN'dır. AZAN'ın annesi :su perisi ERATO , Babası: ARKAS.dır.Yani ZEUS ,Azan'ın dedesidir. Kentin adını verdiği sanılan Azan adlı mitolojik kahramanın, Su Perisi Erato ile efsanevi Kral Arkas’ın birleşmesinden ortaya çıktığı sanılmaktadır. 

Aizanoi Tarihçesi ve  Anıtları
Zeus tapınağının çevresinde yapılan yeni kazılar kentteki yerleşmlerin MÖ 3000 yıllarına kadar uzandığını göstermektedir. Önceleri Aizanoi büyük köy   durumunda olan Aizanoi merkez nüfusu budönemde mö 150 lerde 6 bin kadardı.  MS 10. yılda, 70 bin.50.yılda 90 bin, 100 hatta  112 bin'e çıkmış,  ms 300.yıllara doğru da120-130 bin sayısına ulaşılması muhtemeldir. Aizanoi de  Kentleşme  dönemi MÖ 150 İtibaren başlayarak Aizanoi Şehrinin oluştuğu MS 300 yy kadar devam etmiştir.Yapılaşmada   bilimsel metotlar,ms 40-50 li yıllarda kullanılmaya başlanılmıştır. Bu dönemde Doğal mermer kullanımı ön plandadır. 
Görkemli yapılar,köprüler ve diğer yapılarda mermer kullanılmıştır.Zarafet  lüzum etmeyen yerlerde -taşkın önleme Baraj köprüsü ,Rıhtım inşası gibikaya yontu malzeme kullanılmıştır.Şehir, Hellenistik Dönemde Bergama’ya ve Bithinya’ya bağlı iken M.Ö. 133’te Roma egemenliğine girmiş olduğu kazılarla belirlenmiştir.  M.Ö.II. I. yüzyıldan itibaren şehirde  ilk sikkelerin kullanılmaya başladığı   anlaşılır. Kentin Roma  döneminde, tahıl ekimi, şarap ve yün üretimi sayesinde zenginleşmiş olduğu  ve bu ürünleri ile ününün   sınırlarını aşmış olduğu anlaşılır. Kazılar I. yüzyılın sonlarına doğru  Aizanoi’de  kentleşmenin  başladığını gösterir .  

 M. Ö. 216-213'te Phrygia Epiktetus, I. Attalos tarafından Pergamon'a eklenmiş; M. Ö. 197'deyse Bithynia yönetimine geçmiş. M. Ö. 188'de Apameia Barışı'ndan sonra gene Pergamon denetimine giren bölge, M. Ö. 156-154 Bithynia-Pergamon Savaşları'ndan etkilenmiştir. Roma döneminde Augustus'la önem kazanmış; Hadrianus dönemindeyse (M. S. 117-138) tüm öteki Anadolu kentleri gibi parlak bir çağ yaşamıştır. Yeniden kurulan Zeus Tapınağı’yla Zeus kültü M. S. 3. yy.a değin bölgedeki önemini korumuştur. (3) 

Şehir Erken Bizans döneminde piskoposluk merkezi iken, VII.yüzyıldan itibaren önemini yitirmiştir. Tapınak düzlüğü Ortaçağda bir hisara dönüştürülmüştür. Selçuk Beyliği Döneminde Çavdar Tatarları boyu tarafından üs olarak kullanılmıştır. (13.yüzyıl) Bu yüzden buraya Çavdarhisar adı verilmiştir.

Aizanoi 1824 yılında Avrupalı gezginlerce yeniden keşfedilmiş ve 1830-1840’lı yıllarda incelenmiş ve tanımlanmıştır. 1926 yılında M. Schede ve D. Krecker başkanlığında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün kazıları başlamıştır. Bu çalışmalara 1970 yılında R. Naumann tarafından yeniden başlanmış olup halen devam edilmektedir. 

   

Şehir ve Köprüleri 

Penkalas denilen Kocaçay’ın her iki yakasında, kurulmuş olan Aizanoi’ antik kentinden günümüze ulaşan yapıların  büyük bir kısmı Roma lılardan kalmadır. Kent, İlk baharda  kabaran sulardan korunmak için  ırmağın her iki kıyısına da  örülmüş ve iri kesme taşlardan yapılmış koruma duvarları  ile çevriliydi. Nehir (Penkalas Irmağı) Suları Rıhtım içerisine alınarak kanalize edilmiştir, Taşkın
önleme amacına yönelik bu sistem 1100+ 1100 m Karşılıklı olarak yapılmıştır. halen
Sağlam kalan kısımlar mevcuttur... Antik dönemdeki kentin iki yakasını birleştiren  dört köprüden ikisi bugün bile kullanılmaktadır. Antik çağdan kalan  beş kemerli taş köprü günümüze dek koruna gelmiştir.  Kitabesinden Romalılar zamanında  M.S. 157 yılında yapıldığı anlaşılan  üç kemerli köprü yıkılmış durumdadır.  Bu yıkılmış köprünü  kitabesiyle kabartmalı iki korkuluk taşı dördüncü köprünün önünde sergilenmektedir. Kabartmada, köprüyü bağışlayan M. Apuleius Eurykles’in deniz yolculuğu gösterilmektedir. Eurykles, İmparator Hadrian tarafından kurulan, Panhellenion denilen Hellen Birliği’nde, M.S. 153 ve 157 yılları arasında Aizanoi’u Atina’da temsil etmiştir ve M.S. 157 yılının sonbaharında Aizanoi’e geri dönmüştür. Köprüye 1990 yılında karayolları tarafından yeni korkuluklar konmuş ve yeniden kaplanmıştır.(1) 
Ayakta kalan her iki köprü arasındaki otlar, çöpler ve ağaçlar Çavdarhisar belediyesince temizlenmeye başlamış ve her iki Roma köprüsü arasındaki alan görsellik açısından göze hitap edebilecek hale getirilmeye çalışılmaktadır. 

Zeus Tapınağı 

Şehirdeki Zeus tapınağının erken devirlerden kalan yıkıntılara ait  tabakaların ortadan kaldırılmasıyla inşa edildiği , son kazılarda ortaya çıkmıştır. Tapınak avlusunun seviyesinde, hemen altında Erken Bronz Çağı II’ye (M.Ö. 2800-2500) tarihlendirilen keramik parçaları ele geçmiştir. Ortadan kaldırılan tabakaların molozları tapınak alanının tekrar dolgusu sırasında kullanılmış olmalıdır.Türkiye’nin antik çağ kutsal yapıları arasında ilk şeklini hemen hemen olduğu gibi koruyarak zamanımıza değin gelmiş olan ender tapınaklardandır. Tapınak duvarındaki yazıtlardan, Roma İmparatoru Hadrian (M.S. 117-138) döneminde yapıldığı ve Zeus adına inşa edildiği anlaşılmaktadır.

Tapınağın duvarlarının üzerinde uzun yazıtlar vardır. Yazıtlarda köprünün yazıtından bildiğimiz M. Apuleius Eurykles’ten söz edilmektedir. Yazıt, Eurykles’in erdemlerinden ve kent için yaptığı işlerden övgü ile bahsetmektedir.
Tapınağın  kesme taşları  üzerinde savaş sahnelerini, atlıları ve atları gösteren çizimler bulunmaktadır. Bu çizimler, 13. yüzyılda tapınağın etrafındaki surlarda korunak arayan Çavdarlar’ın yaşamlarından sahneler göstermektedir. Peristasiste kısa yanların her birinde 8, uzun yanlarda 15’er İon sütunu yer alır. 53 x 35 m. ölçülerindeki podyum üzerine yapılmış olan tapınak ile tonozlarla örtülü büyük bir alt yapının birleşimi, Anadolu’daki Roma mimarlık sanatında pek alışılmamış bir durumdur ve tam bir benzerine rastlanmamıştır. Burasının Tanrıça Kybele’sinin kült yeri olduğu düşünülmektedir.
Tapınağın kuzeybatı alınlığında orta akroterde bir kadın büstünün bulunması, tapınağın yalnız tanrıların babası Zeus’a değil, aynı zamanda Tanrıça Kybele’ye de adanmış olduğunu gösterir. Son araştırmalar ise tapınağın çift tanrıya, hem Zeus hem de Kybele’ye adanmış olamayacağını ortaya koymuştur. Etki uyandıran alt yapı ise belki de kehanet yeri veya tapınağın deposu işlevini görüyordu. Kadın büstü biçimli akroter, tapınağın önünde, buluntu yerine yakın bir yere konmuştur. 

Agora, Heroon ve Sütunlu Avlu 
Aizanoi  kent merkezindeki görkemli yapılar, Zeus tapınağı ile başlanmıştır. M.S.II. yüzyılın ortalarında küçük bir tapınak olarak kabul edilen bir heroon bulunan ve etrafı galeriyle çevrelenmiş olan agora inşa edilmiştir. Güneyde Dor sütunlu galeriyle çevrili alan, tapınağı çevreleyen galeriden daha önce yapılmıştır. Bu görkemli yapıların çoğu bugün köy ev ve bahçelerinin altında kalmış olup çok az bir kısmı günümüze kalmıştır. (1) 
Tapınak düzlüğünün güneydoğusundan geçen yolun hemen yanında, agoranın kalp biçimli bir köşe sütunu görülmektedir. Mermer kaplı bir podyum üzerinde bulunan heroonun güneybatı duvarında, kuzeybatıdan podyumlu tapınak yapısına doğru giden bir merdivenin izleri kısmen görülebilmektedir. Bu yapının şehrin ileri gelenlerinden birinin anıt mezarı olduğu sanılmaktadır. 

Hamam ve Yuvarlak Yapının Kalıntıları

Stadion ve tapınak alanı arasında, M.S.II. yüzyılın 2. yarısına ait, önünde sütunlu avlusu ve zengin süslemeleri bulunan bir hamamın mermer kaplamaları, su ve ısıtma kanalları, bugün bile görülmektedir. Hamam bölümlerinin  en büyüğünde ve  bir apsis içinde Tanrıça Hygieia’nın mermerden bir heykeli vardı. Kuzeydoğuda hamam yapısının önünde spor çalışmalarının yapıldığı kare biçimli büyük bir avlu (palaestra) yer almaktaydı. Palaestra’nın kuzeyindeki tarlalarda bulunan büyük taş bloklar, burada, içi yuvarlak, dışı çokgen biçimli görkemli bir mezar yapısının yer almış olabileceğini göstermektedir. M.S. 3. yüzyılın 2. yarısında şehrin kuzeydoğusunda aslında var olan büyük kireçtaşı bloklardan oluşan bir bina içine ikinci büyük bir hamam inşa edilmiştir. Hamam mekanlarından birinde, ortada Satyr ve Menad betimli kaliteli bir mozaik taban vardır. M.S. 4. veya 5. yüzyıldan sonra bu hamamın ana mekanı düzenlenmiş ve Aizanoi’ni erken Hıristiyan cemaatinin yöneticiliğine atanan piskoposluk merkezi işlevini görmüştür. 

    

Stadion ve Tiyatro 

Aizanoi’deki stadion-tiyatro kombinasyonunun benzeri yoktur. Stadionun M.S. 160 yılından sonra başlanıp, aralıklarla M.S.III. yüzyılın ortalarında bittiği anlaşılmaktadır.
Stadion girişinde bulunan yazıtlar, ana köprünün yazıtından tanıdığımız, M. Apuleius Eurykles’in bu kompleksin yapımında da rol oynadığını göstermektedir. Stadionun oturma sıraları hafif çokgen biçimli olduğundan, yapı ortada genişlemektedir. En geniş kesimde batı tarafta bir kapı binası vardı. Stadionun tiyatroya bakan cephesi mermer kaplı bir duvarla sınırlıdır. 
Tiyatronun sahne kısmı zengin mermer bezemelerle kaplıydı. Bu bezemeler yüzyıllar boyu süregelen çeşitli depremler yüzünden oturma basamaklarının ortasına yıkıldıkları gibi kalmışlardır. (1) 
Sahne binasını süsleyen özenle yapılmış mermer mimarideki bezemeler üzerine yapılan araştırmalar, yapının önce tek kat olduğunu ortaya koymuştur. Daha sonra stadion genişletilirken buraya da ikinci bir kat eklenmiştir.

Mermer mimarinin çok az bir kısmı, asıl yeri olan kesme kalker taşlı yapının önünde kalmıştır. Düşmüş mermer parçaları arasında av sahnesi betimli kaliteli friz parçaları özellikle dikkat çekmektedir. 

Macellum ve Sütunlu Cadde 

Daha güneyde M.S. 2. yüzyılın 2. yarısında, olasılıkla gıda pazarı olarak kullanılmış yuvarlak bir yapı (Macellum) vardır. Burası 1971’de kazılmış ve kısmen onarılan duvarlarına, M.S. 4. yüzyılın başlarında İmparator Diocletian’ın 301 yılında enflasyonla mücadele için yaptığı ücret tespitlerinin bir kopyası konmuştur. Bu yazıtta, İmparatorluk pazarlarında satılan tüm malların satış ücretleri yer almaktaydı. Buna göre, örnek olarak; kuvvetli bir köle, iki eşeğin ücretine, yani 30.000 dinara; bir at ise üç köle ücretine eşitti.
Yuvarlak yapıyı kuzeydoğudan sınırlayan köy evinin arkası 1992 ila 1995 yılları arasında kazıldı. Burada, sütunlu galerilerle çevrili olan ve buluntulara göre M.S. 400 yıllarına tarihlenen bir cadde ortaya çıkarıldı. Sütun ve kiriş parçaları neredeyse bütünüyle ele geçtiğinden, mermer tamamlamaları az miktarda yapılarak yeniden ayağa kaldırıldı. Ayağa kaldırmada kullanılmayan mimari parçalar, galerilerin arka duvarlarına yerleştirildi. Ayrıca, malların satışa sunulduğu dükkanların girişi de buradaydı.

Günümüzde arkadlar gibi, insanı yağmur ve güneşten koruyan bir çatının yapılması için diğer antik yapılardan malzeme sağlanmıştır. Değişikliğe uğratılıp kullanılan yalnız mimari parçalar değil, aynı zamanda terk edilmiş yapılardaki heykeller de yerlerinden alınarak buraya konmuştur. Böylece, kuzeydoğu galerinin sütunları önünde bir yazıt kaidesinde, soylu bayan Markia Tateis’in onur yazıtı ve flüt çalan panter postlu çıplak bir Satyr’in mermerden heykeli bir araya getirilmiştir. Heykel bugün Kütahya Müzesi’nde sergilenmektedir. Onur yazıtı ile Satyr heykeli arasındaki ilişki, Geç Antik dönem dekor anlayışında içerik endişesi olmadığını ve burada sütunlu bir caddenin çeşitli unsurlarla süslenmesi gayesinin güdülmüş olduğunu göstermektedir.
Sütunlu caddenin yapılması için, ortadan kaldırılan en önemli yapı Artemis tapınağı idi. Volütlerın altlıklarında dik duran akant yaprakları ile bezeli zengin süslemeleri dikkati çeken kuzeydoğu galerinin görkemli İon başlıkları bu tapınağa aittir. Başlıkların üzerindeki aynı binaya ait arşitravlarda Tanrıça Artemis’in ve tapınağı vakfeden Asklepiades’in adı geçen uzun bir yazıt vardır. Bu yazıtla tapınağın İmparator Claudius (M.S. 41-54) Döneminde inşa edildiğini söylemek mümkün olmaktadır. Kuzeydoğu galerinin tabanında döşeli olarak ele geçen iki plaka, aslında tapınağın alınlık üçgenindendir. Bunlardan birinde Artemis’in atribüsü olan geyik, alçak kabartma olarak işlenmiştir. Geç Antik dönem sütunlu caddesinde kullanılan Artemis tapınağı parçaları sayesinde sekiz sütunlu tapınağın ön cephesinin rekonstrüksiyonu mümkün olmaktadır. Yapımı için tapınak yıkılan sütunlu cadde, 6. yüzyıla kadar varlığını korumuş olup bir deprem neticesinde yıkılmış olmalıdır. 
Aizanoi şehri yol sisteminin ana ekseni 1991 yılında çeşitli sondajlarla saptanmış 450 m. uzunluğundaki sütunlu yoldu. Sütunlu bu yol, bugün ancak 1979 yılında kazılmış olup, köy bahçeleri içindeki, yolun güneybatı ucunu oluşturan kapı binasının kalıntıları görülmektedir. Sütunlu cadde, tapınaktan ana köprüden geçerek şehir dışındaki Meter Steunene kutsal alanına giden törensel yolun bir parçasıydı. 

Nekropoller 

Şehrin ne kadar büyük olduğu, onu çevreleyen nekropollerin büyüklüğünden anlaşılmaktadır. Nekropollerde çok çeşitli mezar tipleri görülmektedir; çok sayıda lahitler, Frigya ve Aizanoi bölgesi için tipik olan kapı biçimli mezar taşları bunlar arasındadır. Kapı biçimli mezar taşları, mezar mimarisinde öbür dünyaya geçişi sembolize eder. Çoğu M.S. 2. yüzyıla ait olan bu taşlar üzerinde bulunan yazıtlarda kimin mezarı olduğu, ya da kimin vakfettiği yer alır. Ayrıca mezar sahibini gösteren işaretler vardır. Kadın mezar taşları üzerinde yün, yapağı bulunan sepet ve ayna, erkeklerinkinde ise kartal, aslan ve boğa bulunur. 

1990 ve 1991 yıllarında Aizanoi’nin 2 km güneybatısında Meter Steunene kutsal alanına giden kutsal yolda, görkemli iki mezar yapısı ortaya çıkarılmıştır. Haçvari plana sahip batıdaki mezar yapısının içinde, lahit koymak için yapılmış nişler vardı. Bugün Kütahya Müzesi’nin ana salonunda sergilenmekte olan Hellenlerle Amazonlar’ın savaşını gösteren üstün kaliteli lahit, işte burada bulunmuştur. Doğudaki dört kemerli yapı (tetrapylon) Ortaçağ’da (11./12. yüzyıl) küçük bir Bizans şapeline dönüştürülmüştür. Burada da Eros betimli mermer lahtin alt kısmı bulunmuştur. Bu parça da Kütahya Müzesi’nin bahçesinde sergilenmektedir. Lahitler ve dolayısıyla mezar yapıları M.S. 155-165 yıllarına tarihlenebilinmektedir. 

Meter Steunene Kutsal Alanı 

Şehrin bilinen en eski kutsal alanı Tanrıça Meter Steunene’ye ait kült yeri olan, işlenmiş kayalarla mağara ve bugün çökmüş durumdaki derin kaya inidir. Burada, 1928 yılında yapılan kazılarda ele geçen pişmiş toprak kült figürinleri, burayı M.Ö. 1. yüzyıl ile M.S. 2. yüzyıl arasına tarihlemektedir. Mağaranın üst tarafında basamaklı bir kaya tahtı görülür. Bu tip kutsal alanlara Frigya’nın kırsal kesimlerinde rastlanır. Bu da Meter Steunene kutsal alanının M.Ö. 1. yüzyıldan çok önceleri bile kullanıldığını gösterir. Kaya kesintisinin üstünde taşlardan örülmüş yuvarlak iki kurban çukuru (bothroi) da kutsal alanın daha erken dönemine ait olabilir. Burada, halkın inancına göre kaya oluşumlarında yaşadığına inanılan, dağların ve doğanın hakimi, Anadolu’nun ana tanrıçasına adaklarda bulunuyorlardı. 

Baraj ve Taş Ocakları 
Sel felaketinden korunmak için Penkalas Nehri (Bedir Dere) üzerinde, iki evrede inşa edildiği anlaşılan, günümüze iyi koruna gelmiş bir baraj duvarı vardır. Bu iki yapı evresi, çoğu oturma basamağı olan devşirme mermer parçalarla birbirinden ayrılmaktadır. Baraj duvarının üst kesimlerindeki kayalıklarda, antik dönemde buranın taş ocağı olarak kullanıldığına işaret eden izler bulunmaktadır.

KAYNAKÇA

  1.  https://kvmgm.turizm.gov.tr/TR,44885/aizanoi---aezani-cavdarhisar.html
  2. https://www.kenthaber.com/ege/kutahya/cavdarhisar/Rehber/antik-kentler/aizanoi,-aezani-cavdarhisar
  3. https://fe-mitolojisozlugu.com/aizanoi.html
  4. https://www.cavdarhisarbelediyesi.info/?
  5. https://www.kulturvarliklari.gov.tr/TR,45341/aizanoi-antik-kenti-kutahya.html
  6. https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87avdarhisar
  7. https://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=12858
  8. https://aizanoi.blogspot.com/


Resim Alıntı: https://www.forumgercek.com/showthread.php?t=69436


Resim Alıntı: https://www.forumgercek.com/showthread.php?t=69436

Edebiyat, Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.
 
  BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış