Alabanda Antik Kenti Aydın - Çine

Anasayfa / TURİZM / Antik Kentler
Ekleyen : Adem , 13 Nisan 2012 Cuma Beğen


Aydın'ın Çine ilçesine 9 km uzaklıktaki Doğanyurt köyünde, eskiden Araphisar olarak adlandırılan Doğanyurt mevkiinde bulunan bir antik çağ kentidir. MÖ 4. yüzyılda Helenleşmeden önce bir Karya kenti idi. Kentin adı muhtemelen Karya dilinden gelir. Alabanda antik kentinin üzerinde bulunduğu Araphisar Doğanyurt köyü nün bir mahallesidir. Kent Çine Çayı’nın (Marsyas) 4 km. batısında Karadağ’ın uzantıları olan iki tepenin yamacına, kuzeyde Çine Ovası’na doğru yayılmıştır. Alabanda’nın yolu asfalt olup, antik kentin ortasından geçerek Alinda’ya ulaşmaktadır.

Alabanda adı Karia dilinde Ala (at), banda (yarış) anlamına gelen kelimelerden türemiştir. Bizanslı tarihçi Stephanos, Kral Kar’ın oğlu Alabandos’un bir at yarışını kazanması nedeniyle kente Alabanda adının verildiğinden söz etmektedir. Çiçero ise Tanrılar Dünyası isimli eserinde kentin adını Kar tanrısı Alabandos’tan aldığını söyler. Kimi kaynaklara göre ise Karya dili çözülmemiş olduğu için, sözcük anlamının ne olduğu bilinmemektedir. "Atyarışı yeri" veya "at zaferi" anlamına geldiğine dair söylentiler bilimsel esastan yoksundur.. Daha sonra Büyük İskender’in Anadolu’ya gelişinde adından söz edilmeyen Alabanda hakkındaki ilk bilgileri M.Ö. 3. yy. sonlarında öğreniyoruz. Buna göre Seleukos Kralı kente Khrysor Antiokhia adını verir. Delphi’de bulunan bir yazıtta III. Antiokhos’un isteği üzerine Amphiktion Meclisi tarafından Alabanda’nın dokunulmazlığı konusunda karar alındığı ve bu karar gereğince, kentin Zeus Khrysaoeos ve Apollon İsotimos’a adandığı belirtilmiştir.

Türkçe Araphisar adının eski biçimi Alap Hisarı olup, Alabanda adından türetilmiş olduğuna kesin gözüyle bakılabilir.

Karialılar I.Ö. 4000 yıllarında Ege Denizi adalarına geçerek Mynos Uygarlığı'nın öncüsü olmuşlar I.Ö.3000 yıllarında yeni bir göç dalgasıyla Aydın - Muğla bölgesine yerleşmişlerdir. Bölgeye yerleşen ve Mylasa kentini merkez yapan Karialılar, Çine'nin Araphisar Köyü'ndeki Alabanda Kentini yeniden inşa etmişlerdir. Kent'teki madeni para basımı, kentin adının Khrysaor Antiokheia olmadan kısa bir süre önce, I.Ö. 3 yy'nin başlarında başlamıştır. Basılan paraların üzerinde genellikle uçan at Pegasus figürü bulunmaktadır. Alabanda 'nin bölgede belli bir dönem altın para basma yetkisine sahip tek kent imiş.  Kentin güney bölümünde bulunan yamaçlardan yüksek ısıda eritilerek cam yapımında kullanılan mor renkli koyu bir mermer türü elde ediliyordu. Diğer yandan kentte gül üretiliyor, kristal elde ediliyordu.

Makedonya Kralı V. Philppos (M.Ö. 222-175) tarafından Alabanda kenti M.Ö. 190 yılındaki Magnesia savaşından önce tahrip edilir. Bu savaştan sonra Alabanda M.Ö. 188 yılında yapılan Apameia Barışı ile Lykia ve Karia’nın Rhodos III. Antiokhos III. Antiokhos egemenliğinde kalması sonucu doğal olarak onlarla aynı akibeti paylaşır. Ancak Rhodos kentte pek etkili olamaz, yalnızca Helios rahibi bulundurur. M.Ö. 167 yılındaki Mylasa Rhodos savaşında Alabanda özgür bir kent gibi davranarak Rhodos’karşı Mylasa yanında savaşır. Romalı tarihçi Luvius 170 yılında Alabandalıların Roma’ya elçilerle 23 kg. ağırlığında altın bir taç ve çok sayıda hediye gönderdiklerinden söz eder. Alabanda’nın ilk para basımı kentin Antiokheia Khrysaoreus olmasından kısa bir süre önce M.Ö. 3. yy.da başlamıştır. Zaman zaman para kesimi durdurulsa da Roma İmparatorluk döneminde de devam etmiştir. Paralar üzerinde uçan at (Pegasos) kabartmaları bulunmaktadır. Olasılıkla uçan at kentin kuruluş mitiyle ilgilidir.

Yerleşme, güneyden iki tepenin sınırladığı ovanın üzerindedir. Kalıntılar, ırmakların getirdiği birikintilerle yer yer örtülmüş durumdadır. Toprak üstünde görülebilen yapılar sınırlıdır. Güneydeki iki tepenin doruğunda, kent surlarından bölümler vardır. Ovadaki dikdörtgen planlı yapı, Helenistik döneme tarihlenen bouleuterion ya da meclis binasıdır. Yapının kuzeybatısında, çok az bölümü toprak üstünde görülebilen dikdörtgen alanın agora olduğu tahmin edilmektedir. Güneybatıdaki tepenin eteğinde, Dor düzenli, pronaos ve celladan oluşan bir tapınağın kalıntıları vardır. Hellenistik dönemden kalan kent surları, bouleterion, agora, tiyatro, Roma hamamları, anıt mezarlar başlıca kalıntılardır. Vitruvius'un sözünü ettiği Apollon tapınağı yöredeki en önemli yapıdır.

Dor tapınağının kuzeyinde yer alan yapının ise Roma İmparatorluk döneminde, Apollon İsotimos ve Kutsal İmparator kültlerine ayrıldığı yazıtlardan anlaşılmaktadır. Güneydoğu tepesindeki tiyatronun, cavea destek duvarının bir kısmı görülebilmektedir. Kentin dışında, batıda, nekropol (mezarlık) yer alır.

Kentteki önemli yapılardan biri bouleuterion; bunun dışında doğuda yoğun şekilde görülen lahitler nekropolün burada yer aldığını göstermektedir. Ayrıca su kemeri, Roma Hamamı ve tiyatro antiiik kentin önemli yapılardandır. Kent, kristal yapımında kullanılan mermerleri,keneviri ve sefa düşkünü halkı ile ünlü olduğu yapılan kazılardan anlaşılmaktadır.

img18.jpg  

Sikkeleri ile ünlü şehirden  kaçırılan paralar internette satılışa çıkarılmış durumdadır. Aydın Müze Müdürü Emin Yener tarafından sürdürülen arkeolojik kazılarda kent tiyatrosu toprağın altından gün ışığına çıkarılmak üzeredir. Tiyatrosunun sahnesi Romalılar tarafından havuz olarak kullanılmış. Kazılar sonucunda antik kentin tiyatrosunun mermer oturma sıraları eritilerek kireç taşı olarak havuzun suyu sızmasın diye izolasyonda kullanılmış olduğu ortaya çıkmıştır.  Kentteki önemli yapılardan biri olan  bouleuterio  ile yoğun şekilde görülen lahitler nekropolün burada yer aldığını göstermektedir. Bunun dışında su kemeri ve tiyatro görülebilen yapılardandır.

Tiyatronun bir kenarında   bir güneş saati yer almaktadır.   Burada 1905’te Halil Ethem Bey tarafından başlatılan kazılarda iki tapınağın temelleri ortaya çıkarılmıştır. Agora’nın kazısına başlayan Halil Ethem Bey, daha sonra kazıyı yarım bırakarak buradan ayrılmıştır.

Halil Ethem Bey'in kjazı çalışmlarından ayrılmasından sonra şehirdeki kazı çalışmları 2011 yılında tekrar başlamıştır. Şu sırlarda başlayan bu kazı çalışmlarınınbaşkanlığını Doç. Dr. Suat Ateşlier ve ekibi yürütmektedir. ,Doç. Dr. Suat Ateşlier, 2011 yılının Bakanlar Kurulu onaylı ilk resmi kazısı olması ile dikkat çeken Alabanda'nın hatip ve mimar yetiştiren bir kent olduğunu belirtir Doç. Dr. Ateşlier, "Karyalıların bölgede kurduğu önemli antik kentlerden biri de Alabanda'dır. Mısır'daki piramitlerin üzerinde gördüğümüz Karca yazıtlar bize buradan giden paralı askerlerin olduğunu ve bunların Sıla özlemi ile bu yazıları yazdığını göstermektedir. Hitit metinlerinde adı geçen bu kent, mimarlar yetiştirmiştir, hatta bu kentin yetiştirdiği bir mimar Tralleis'teki meclis binasını inşa etmiştir. Tarihçi Herodot'un, Ciçero'nun sık sık söz ettiği Alabanda, tüm genç kızların arp çaldığı, zengin ve kültür seviyesi yüksek bir kenttir" diye sözetmektedir. 

Doç. Dr. Ateşlier, Karya'nın halen gizemini koruduğunu kaydeder. "Henüz çözülememiş bir dil olan Karca üzerine dünyanın en önemli uzmanı olarak kabul edilen Ignacio J. Adiego kazı ekibimizin bir üyesidir. Bu yılki çalışmalarımızda bir seramik parçası üzerinde bulmuş olduğumuz Karca yazı, Alabanda'nın gelecekte Karca'nın çözülmesine yardımcı olabileceği konusundaki umutlarımızı arttırmaktadır" dedi. Doç. Dr. Suat Ateşlier, Alabanda'da kazı çalışmalarının 1900'lü yıllarda başladığına dikkat çekti. Doç. Dr. Ateşlier, "Yüzey araştırmaları ve kurtarma kazıları yapılmış olsa da, günümüze kadar çok ciddi kazı çalışmalarının yapılmamış olması, kentin bölgenin kıyı kesiminde değil merkezinde kalması ve büyüklüğünden kaynaklanmaktadır. Karya, tapınakları, dağ kutsal alanları, gözlem karakolları ve dağlık coğrafyasıyla gizemlerle dolu bir bölgedir. Bu giz her zaman insanı buraya çeker" diye açıklamalar getirmiştir.

  • http://www.didimmarket.com/didim-cevresindeki-antik-kentler/alabanda-antik-kenti.htm
  • Alabanda Antik Kenti, Türk Turizmini Canlandıracak, http://www.haberler.com/alabanda-antik-kenti-turk-turizmini-canlandiracak-3233482-haberi/
  • http://www.cine.bel.tr/TanitimYazilari.aspx?YaziId=6

     


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...