ARIASSOS ANTİK KENTİ ANTALYA


18.8.2012

     

ARIASSOS

Ariassos (veya Ariasos) Toros dağları üzerinde 900 – 1100 metre yükseklikte yer alan  taşlık bir vadide kurulmuş Psidya yerleşim yerlerinden birisi olan bir antk kentimizdir. Ariassos, Antalya’nın 50 km. kuzeyinde, bugünkü Antalya -Burdur - Bucak karayolunun Çubuk boğazından sonra 1 km. batısında  Akkoç köyüne l km. mesafede yer almaktadır. Bu yolun  üzerindeki Akkoç köyü sapağından  dönerek antik kente ulaşılmaktadır. Kente ulaşan antik yol da bazı bölümleriyle günümüze kadar ulaşmıştır.

Kent, diğer Pisidya kentleri gibi M.Ö. 3000'li yıllarda kuzeyden göçen kavimler tarafından  kurulmuştur. (1) Bazı kaynaklar bu kavimlerin İskitler, hatta İskitlerin içerisinde bir kavim olan Etrüksler olduğu iddiasındadır. (2) Fakat bu iddiaların kuşkuyla karşılanması gerektiğini kabul etmek zorundayız.  Ariassos’a ait bulunan en eski madeni para M.Ö. birinci yüzyıla aittir. Bir yüzünde Zeus’un başı bulunan bu paraların diğer yüzünde de kambur bir boğa görülür. Strabo, diğer kaynaklarda Areassos ve Ariassos olarak da geçen şehirden Aarossas olarak bahseder. Kentte antik dönemde; bağcılık, şarapçılık ve zeytinyağı üretiminin yapıldığı anlaşılmaktadır. Kentin geç Roma döneminde yaşadığı deprem neticesi yıkıldığı ve bu nedenle terk edildiği sanılmaktadır.

.Ariassos yerleşim alanındaki kalıntılar, 900 - 1100 metre yükseklikler arasında, dik bir vadinin kuzey yamaçlarında yer alan teraslar üzerinde ve tabanında, doğudan batıya doğru 400 metre uzunluğunda bir alan üzerinde yayılmıştır.(3)

Diğer Pisidya kentleri ile birlik içerisinde olan Ariassos, konumu itibariyle Antalya ovasını Anadolu Platosuna bağlayan yol üzerinde kurulmuştur. Kentin ekonomisinin bağcılık , zeytin, üzüm ve şarap gibi tarımsal faaliyetler ve  geçitler üzerindeki hakim konumu sebebiyle yol  geçiş ücreti ve haraç üzerine kurulu olduğu sanılmaktadır. Kentte antik dönemde; bağcılık, şarapçılık ve zeytin yağı üretiminin yapıldığı anlaşılmaktadır.

"Nekropolisler ve kent, vadinin çukur yerini ve kuzeydeki tepenin bu yamaca bakan hayli dik yamacını kaplar. Tepenin diğer yamacından ise Akkoç köyü yolu dolanmaktadır, o yamaçta herhangi bir kalıntı yoktu. Vadinin batı ucunda molozdan yapılmış ve yontma kare taşlarla kaplanmış yarım daire bir çıkıntıya sahip kalıntı yer almaktadır. Yapılan çalışmalar sonucunda bu kalıntının bir nymphaeum olduğu ve suyunun ana su yolu kemeriyle Ariassos’un 3 km. Güneyinde bulunan Akkoç köyünün yukarı dağlarındaki bir su kaynağından geldiği saptanmıştır. " (3)

"Kentte bugün Roma döneminde yapılmış üç kemerle bir giriş kapısından başka hiçbir yapı ayakta olmayıp tamamen yıkılmış durumdadır. 50 m. yüksekliğinde olan kemerli kapının hemen arkasındaki doğudaki yamaçta bir gymnasion ile bir yazılı taş görülmektedir. " (2) Yıkılmış birkaç Helenistik duvar dışında diğer tüm kalıntılar Roma ve Bizans dönemlerine aittir. En iyi korunmuş yapı, ortadaki kemeri daha yüksek ve geniş olan üç kemerli zafer takı şeklindeki şehir kapısıdır. Kemerler taş kaideler üzerinde yükselir. Siteye, bu kapıdan geçilerek doğu-batı yönünde uzanan sütunlu caddeden geçerek girilir. Bu caddede  Bizans döneminde bir çok yapı dikilmiştir.

.Vadinin güney ve kuzey uçları nekropol olarak kullanılmıştır. Burada bulunan cenazelere ait yapılar Pisidia özelliklerini taşır ve genellikle yüksek podyum üzerine yerleştirilmiş tonozlu yapılardan oluşur. Burada, kılıç ve kalkan motifleriyle süslenmiş kırılmış lahit bulunur. Sacrophaginin kapakları yuvarlak çatı biçimindedir.(4)

"Ariassos 1892 yılında Lanckoronski tarafından yanlışlıkla "Cretopolis" olarak tanımlanmış, ve ilk defa Pamfilya ve Pisidia şehirleriyle ilgili geniş araştırmasında yayınlamıştır. Aynı yıl, yerleşimin doğru tanımlanması Frechman V. Berard tarafından yayınlanmıştır. 1988 yılı temmuz ayında, Stephen Mitchell ve ekibi son birkaç yıldır sürdürmekte oldukları Pisidia bölgesi çalışmalarının bir parçası olarak Ariassos’da çalışmaya başlamış, ve aynı yıl içerisinde yerleşimin başlıca özelliklerini gösteren bir plan hazırlanmıştır." (3)

" Vadi tabanında Roma kamu binaları, batıda tiyatro ve hamam / Gymanasium’dan oluşan bir yapı kompleksi, doğu uçta iyi korunmuş durumda olan üçlü girişe uzanan ana cadde, kuzey yamaçta bulunan teraslar üzerinde yer alan ve Helenistik Döneme ait sivil yerleşim merkezi ve kuzey yamacın batı kısmında bulunan bouleuterion ve prytaneion, yerleşimin kuzey tarafında özellikle iyi korunmuş durumda bulunan ve Geç Roma Döneminde Helenistik Döneme ait temeller üzerine inşa edilmiş olan istihdam duvarları ve daire şeklinde düzenlemiş olan mezarlar (heroa), lahitler ve kayalardan oyulmuş kist mezarlar bulunmuştur."

 Bu gün için pek çok binası yerle bir olmuş kentin en görkemli yapısı   ayakta kalmış olan giriş kapısıdır. Ariassos kentinin günümüze ulaşan  en görkemli kalıntısı anıtsal giriş kapısıdır. Bu kapı  Roma döneminde yapılmış  3 kemerli ve 3 girişli  bir yapıdır. Yapınını  bu şekil özelliği sebebiyle burasının ismi yörede  Üçkapı diye adlandırılmıştır.  Ariassos  kentine ait kalıntılarının dörtte üçünü gösterişli ve anıtsal mezarlar süslemektedir.

Kentteki kalıntılar  kireç taşlarıyla kaplı, açık bir meydana yukarıdan bakmaktadır. Bu meydanın batısında iki adet sarnıç vardır. "Bu sarnıçlar, kemerler yoluyla gelen suyu depolamak ve nymphaeuma bitişik olan hamam binasına gerekli olan suyu sağlamak üzere planlanmışlardır. Bu hamam kompleki, dikdörtgen şeklinde sütunlu bir palestra ve batı uçta derin bir exedradan oluşmaktadır. Aynı zamanda kompleks içinde yıkılmış durumda olan bir hamam evi de mevcuttur. Bu hamam evinin, tonozlu üç veya dört odası bir blok içinde, Likya hamamlarının genel düzenine uygun bir şekilde inşa edilmiştir. Kalıntılar arasında ele geçirilen yazıtların bir çoğu gymnasiumda gerçekleştirilmiş olan yarışmalarla (themıdes) ile ilgilidir. (3)

"Roma dönemi öncesine ait, binalar yerleşimin batı ucuna doğru, kuzey yamacı üzerinde bulunur. Küçük bir agoranın batı ucunda, kabaca yontulmuş bir yapı bulunmaktadır. Bu yapıya girişi sağlayan kapının lentosu tipik bir Pisidia kalkan motifi ile bezenmiştir. Agoranın güney tarafında 18.10 x 13.90 boyutlarında, dikdörtgen bir yapı vardır. Bu yapının 3 tarafını çeviren ve oturma yerleriyle döşeli portilo, bu yapıyı agoraya bağlar ve arka duvarı üzerinde bulunan 3 adet girişle başka bir yapıya bağlanır. Kuzey cephede bulunan orta kapı lentosu Pisidia kalkan motifiyle, doğu kapı lentosu ise, aynı zamanda Sagalassus’da Helenistik Döneme ait bouleterionda da görülen savaşa ait tipik motifler olan kılıç ve kalkan ile süslenmiştir. Ariassos yapısı da büyük bir olasılıkla M.Ö.II. Veya I. Yüzyıllara aittir. " (3)

"Bölgede bulunan diğer kamu yapıları daha sonraki dönemlere aittirler veya üzerlerinde yüzyıllar boyunca kullanılmalarını sağlayacak bazı değişiklikler yapılmıştır. Bouleuteriona ait portikonun karşısında prostyle bir mabet bulunmaktadır.Oldukça dik kademeli bir podyumun üzerine inşa edilmiş olan bu mabet, aynı zamanda bir temenos duvarı ile de çevrilidir ve imparatorluk dönemine ait olduğu tahmin edilmektedir. Bu mabedin doğusunda, ilk olarak Helenistik dönemde inşa edilmiş, fakat daha sonra büyük bir olasılıkla mabedin yapıldığı yıllarda sıra sütunlarla döşenmiş, küçük bir stoaya ait kalıntılar vardır. Geç Antik Dönemde stoaya ait portilo bölünerek bir seri oda elde edilmiştir. Bu bölgedeki yapıların genel özellikleri gayet gösterişsiz olan Roma dönemi öncesine ait şehrin en önemli sivil yerleşim bölgesini oluşturmalarıdır. "(3)

"Yerleşimin en iyi korunmuş kalıntıları arasında 25 adet, mimari açıdan çok iyi dizayn edilmiş mezar vardır. Şehri doğudan ve batıdan çevreleyen bu mezarlar, üzerlerindeki taş işçiliği ve yapım detayları bakımından yerleşimin doğu ucunda bulunan 3 kemerli girişe çok benzemektedir." (3) 

KAYNAKÇA

  1. https://tr.wikipedia.org/wiki/Ariassos
  2. https://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=8556
  3. https://www.kenthaber.com/akdeniz/antalya/merkez/Rehber/antik-kentler/ariassos
  4. Kayhan Dörtlük’,Antique Cities Guide - Antalya” (Antik Şehirler Rehberi – Antalya ) Keskin Color A.Ş

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış