Dara Antik Kenti Mardin Oğuz Köyü

Anasayfa / TURİZM / Antik Kentler
Ekleyen : Adem , 19 Ağustos 2013 Pazartesi Beğen



Dara Antik Kenti Nerededir

Dara Antik kenti, Mardin’in güneydoğusu 30 km. uzaklıktaki Oğuz köyündedir. Mardin Nusaybin karayolu  8km kuzeyinde, Mezopotamya ovası ile Tur-Abdin Dağlarının birleştiği yerde kireçtaşı ana kaya üzerinde kurulmuş bir antik şehirdir.

 "Dağara" adı ‘Darius’un başkenti anlamındadır.[1] Mardin'in Nusaybin İlçesi yakınlarında bulunan ve 'Güneydoğu'nun Efes'i olarak adlandırılan bu antik Mardin’de bulunan ikinci önemli antik kenttir. Oğuz Köyü’nün kurulduğu arazide olan antik kent Oğuz köyü ile arazisi altında kalmış durumdadır.   “Köy tamamen birinci derece arkeolojik SİT alanı üzerinde ve  yüzde 90'ı özel mülkiyettir. Bu alanlarda kamulaştırma işlemlerinin yapılması ve antik kentin arkeolojik kazılarının yapılması için gereklidir.”

Dara Antik Kenti,. Doğu Roma İmparatorluğu tarafından Perslere karşı savaşlarda askeri üs olarak yapılan ve kullanılan bir antik şehirdir.  İpek yolu üzerinde bulunması, dinsel, sosyal ve ticari büyük bir öneme sahip olabilmesiyle özellikle MS 3. Ve 7. Yy arasında oldukça önem kazanmış bir şehir olmuş, Doğu Roma’nın Sasanlere karşı Güneydoğu Anadolu’daki en müstahkem üstlerinden birisi olmuştur.  

 Burası  Roma İmparatoru Anastasios’  un kurdurdugu, ve adını da tasıyan Dara-Anastasiopolis’tir. MS 505. Arazi yerleşim için çok elverişlidir: Kuzey-güney yönünde uzanan vadinin yamaçları arasında suyu bol bir dere bulunmaktadır. Kentin kuzey kesimindeki tepe, bir yerlesme için en uygun noktadır; surlarla çevrili Anastasiopolis - Dara’nın ‘sitadel’i anlamında bir konuma sahiptir. Nitekim günümüzde de Oguz köyünün ‘Kale Mahallesi’ olarak anılır.[2]

“Çoğunluğu erken Bizans Dönemi'ne ait bu kalıntıların toprak üstünde görünen kısımları, şu anda üzerinde modern köy yerleşimi bulunan antik Dara'nın bir çok yapısının toprak altında ve büyük ölçüde sağlam olduğunu göstermektedir.”

Mardin Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Prof.Dr. Metin AHUNBAY danışmanlığında 1986 yılından beri bilimsel kazı ve araştırmalar yapılmaktadır. [3] Dara'daki kazıların 15-20 yıl sürebileceği düşünülmektedir. Çünkü antik kentin henüz ancak dörtte biri ortaya çıkarılabilinmiş durumdadır.[4]





ANTİK KENTTEKİ YAPILAR

Köyde bulunan tarihi eserlerin başında Ovayı sulamak amacıyla Aytepe köyünün kayalar oyularak getirilen sularla doldurulan SU SARNICI, HAPİSHANESİ, TAŞ KÖPRÜSÜ, kayadan oyma evleridir. Dara kentini, yaklaşık 4 kilometre uzunluğunda şehir surları çevrelemektedir. Şehirde kiliseler, agora, köprüler, silolar ve buna benzer yapılarla kamusal ve sivil mimariye ait yapılar ve kalıntıları bulunmaktadır.  

Kentte tiyatro kalıntısı, yakın zamanlarda yapılmış su değirmeni, antik baraj (subent'i), mahsarası,köprüsü, kiliseler , kent meydanı , deposu, Osmanlı döneminde  kullanılan tophanesi ve 30 metre derinliğindeki yeraltı yerleşimi ( zindan veya  silo  olarak da kullanılmıştır)  , yer altı geçitleri halen görülebiliecek durumdaki tarihi kalıntılardır.

“2009 yılından bu yana nekropol ve köyün çeşitli alanlarında yürütülen kazı çalışmaları sonucunda yer yer 6 metreyi bulan alüvyon dolgu kaldırılarak açığa çıkarılan kaya mezarları sarnıçlar ile daha da ilgi çeker hale gelen Dara Antik Kenti, bölgenin en önemli turizm merkezlerinden biri olmaya adaydır ve bu antik kent bölgenin Efes'i olarak tanıtılmaktadır. “

Dara Antik Kenti, Geç Roma, Erken Bizans, Selçuklu ve Osmanlı yapılarını bir arada barındıran bu kültürlerden eserleri ve yapıları günümüze kadar taşıyan bir şehirdir. Bu yapılar arasında, şehrin surları, kapısı, agora ve sütunlu caddesini,  tarihi köprüsü, sarnıçları, mozaikli bir yapı,  Perslerle yapılan savaşta kullanılan surun dışındaki hendek, nekropol alanı ve mezarlık alanındaki kümbet vardır.

Son kazılarda  köy evlerinin altında 25 metre derinlikte köylülerin Zindan ismini verdiği İstanbul'daki Yerebatan Sarnıcı'nın benzeri olarak nitelendirilen silolar da bulunmaya başlanmıştır.[5]

   

Asıl Şehir:

Çevresi 4 Km lik surlar çevrilmiştir. Biri kuzeye diğeri güneye açılan iki tane kapısı vardır. Şehri çevreleyen sur, kuzey kapısının doğu ucundan başlayarak Zellace mevkiini takiben çayın üstünden hendek yerini mağaraları içine alarak tophaneye iner, buradan Bertevil Sarayının yanında güneye açılan kapı ile birleşir. Güney kapısının batı ucundan başlayan sur, Mahsara'yı (Eski Mezarlık) içine alarak kesik kayanın üzerinden Hakni mevkiine çıkar. Su sarnıçlarının yanından Yunus ziyaretini ve İç Kale'yi de içine alıp Kale Camiinin doğusunda birleşerek şehri çevreleyen suru oluşturur. Şehir harabeleri içindeki eski kalıntılardan kilise, saray, cami, çarşı, ev, köprü ve su sarnıçları hala mevcudiyetlerini muhafaza etmektedir.[6]

İç Kale:

Şehrin kuzeyinde elli metre yüksekliğindeki tepenin üst düzlüğünde kurulmuştur. Bugün tepenin üzerinde köylülerin yaptırdığı ve içinde yaşadıkları evler mevcuttur.[7]

  

Dara’nın Genel Tarihi:

Oğuz, Mardin ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür. Köyün Kürtçe adı "Dara"dır. Burası Antik Mardin ili içindeki ikinci büyük antik kent olarak dikkatleri çekmektedir.

 'Kullar Dağı' anlamına gelen Turabdin Dağları'nın altında kireçtaşı ana kayası üzerinde kurulu bulunan Dara Antik Kenti'nde, Babil ve Pers İmparatorluğu'na ait tarihi kalıntıları üzerinde çalışmalar yapılmakta ve ANTİK KENTİN Doğu Roma öncesindeki tarihi hakkında bilgiler edinilmeye gayret edilmektedir.  Dara antik kentinin Asur ve Babil medeniyetlerine kadar uzanan tarihi zamanla gün ışığına kavuşmuş olacaktır.

Doğu Roma imparatorluğu Mardin bölgesini ve çevresini Sasaniler’e karşı askeri bir tampon ve hudut bölgesi haline getirmiştir. Bu maksatla imparator Konstantinos II, 349 yılında İYukarı Dicle’nin en stratejik şehri olan Amida’yı muazzam surlarla tahkim ettirmiş ve burayı Mezopotamya eyaletinin baş şehri yapmıştır. Ayrıca  MonMasius(Tur Abdin) de iki müstahkem kale inşa ettirmiştir.  Bunlardan biri  Hesna de-Kepha(Hasankeyf), diğeri ise daha güneyde Roma kaynaklarının tou rhabdiou adınıverdikleri Hatem Tay kalesidir.[8]

Yine bu çerçevede inşa edilen bir başka kale/şehir de Mardin’in 25 km. kadar güneydoğusunda bulunan Dara(Oğuz) Kalesidir.

363 yılında Bizansşılar,  İranlılar karşısında tutunamayıp Fırat’a kadar çekilmek zorunda kalır. İran kralı Kavad’ın önünde tutunamayarak önce Mardin’in hemen güney batısındaki Tell Kaşirâ(Arzamon/Harzem) müstahkem hattına, ardından burada da tutunamayıp Tell Mevzen (Viranşehir) ordugâhına kadar çekilmek zorunda bırakılmışlardır. İmparator Anastasius(491–dağlık Tur Abdin’de “orduya sığınak olmak üzere” bir ordugâh şehir kurmaya karar vermiştir. Bunun üzerine kendisine teklif edilen Ammûdîn ve Dara köylerinden Tûr Abdin’in güney eteklerine düşen ve mevkii itibarı ile de diğerine göre daha uygun olan Dara’da karar kılınmış ve üç yıllık bir çalışmanın ardından 507 yılında şehrin inşası tamamlanmıştır.[9]

Nusaybin’i İran’a kaptıran ve uzun mücadelelere rağmen bir türlü geri alamayan Roma, sonunda buraya yakın alternatif yeni bir ordugah şehir kurmaya karar vermiş ve bu maksatla İmparator Anastasius(491-518)’un emri doğrultusunda 504 yılında Nusaybin’in 20 km kuzey batısındaki küçük bir köy olan Dara(Oğuz)’nın inşasına başlanmıştır. Üç yıllık bir çalışmanın ardından yeni şehrin inşası tamamlanmış ve imparatora izafeten Anastasiupolis adı verilmiştir[10]

İmparator Justinianus(527–565) zamanında tekrar tahkim ettirildiği anlaşılan Dara’ya bu sırada özellikle suyla ilgili sarnıçlar da yaptırılmıştır.

Jüstinianus dönemiinde Yukarı Dicle havzası için İran saldırılarına karşı yoğun bir imar faaliyetine girişilmiştir. Bu dönemde kerpiç ve tuğladan yapılmış mevcut surlar daha sağlam malzemeyle yenilenirken diğer taraftan da stratejik noktalara küçük garnizon kaleler inşa edilmiştir.  Daha küçük kaleleri; Amida ile Dara arasında yani Tur Abdin’de, Amid etrafında ve Theodosiupolis(Resaina/Ceylanpınar) etrafında, yani Osrhoene (Fırat ile Haburarasındaki bölge)’deki kaleler tahkim edilmiştir.

Justinian I (527 AD -  565 AD) daha önce Anastasius tarafından yapılan daha basit, zayıf ve duvarları tamir ettirir. .Özellikle su sistemi ve proplemlerini çözmüştür.  Bu sebepten şehir Iustiniana Nova ismini aldı.[11]

Justinian I döneminde Surlar tamir edilmiş ve içteki sur duvarı yeni eklemelerle 2 katına çıkartılarak yaklaşık 20m yüksekliğe ulaşmıştır. Kuleler artırılmış ve yaklaşık 30 metreye çıkartılmıştır Kalenin etrafına hendekler kazılmış ve içerisine su doldurulmuştur.

 Procopius’un yazdığı kitaba göre: DARA'da dini yapılar, 2 tane kilise, halk hamamları, Pazar(agora), sarnıçlar, depo ve Anastasius'un heykelini bulunmaktaydı ve bu yapıların bazıları günümüze kadar ulaşmıştır.

7. Yüzyılda Arapların eline geçen şehir, daha sonraki Yüzyıllarda Abbasiler, Selçuklular, Artukoğulları ve yerel beylikler tarafından yönetilmiş ve 15-16.y.y da Osmanlıların eline geçmiştir.







KAYNAKÇA 


  • [1] http://wikimapia.org/15723618/tr/Dara-Antik-%C5%9Fehri
  • [2] http://tr.wikipedia.org/wiki/O%C4%9Fuz,_Mardin
  • [3] http://www.mardinmuzesi.gov.tr/mardinmuzesi/detay.asp?id=79&kategori=KAZILAR
  • [4] http://www.haberler.com/dara-antik-kentine-sadece-50-bin-liralik-odenek-4806621-haberi/
  • [5] http://www.haberler.com/dara-antik-kentine-sadece-50-bin-liralik-odenek-4806621-haberi/
  • [6] http://www.mekan360.com/360fx_mardindaraantikkentdaraantiquecity-anasayfa.html
  • [7] http://www.mekan360.com/360fx_mardindaraantikkentdaraantiquecity-anasayfa.html
  • [8] http://www.mardinmuzesi.gov.tr/mardinmuzesi/detay.asp?id=79&kategori=KAZILAR
  • [9] http://www.mardinmuzesi.gov.tr/mardinmuzesi/detay.asp?id=79&kategori=KAZILAR
  • [10] http://www.mardinmuzesi.gov.tr/mardinmuzesi/detay.asp?id=79&kategori=KAZILAR
  • [11] http://www.mardinmuzesi.gov.tr/mardinmuzesi/detay.asp?id=79&kategori=KAZILAR



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...