Epiphaneia Antik Kenti Erzin Hatay

Anasayfa / TURİZM / Antik Kentler
Ekleyen : ESA , 15 Şubat 2013 Cuma Beğen

     

Erzin ilçesinin 7 km batısında bulunan Hatay İli’nin, Erzin İlçesi, Gözeneler mevkiindedir. Erzin su kemerlerinin ulaştığı bu kentin adı İSSOS KENTİ olarak bilinmektedir. Hâlbuki bu kent İssos kenti değil, İskender’den sonra yöreye hâkim olan Selevkos Nıcator’un kurduğu, Romalılar döneminde de Meşhur Romalı Hatip Çiçero’nun da bu şehirde kaldığı ve yörenin valisi olduğu Epiphaneia Kentidir. [1]

Halk arasında LEÇELİK denilen bölgeye yayılan bu kentin adı İssos değil -Oeniandos-Epiphaneia’dır. İskender ile Dara’nın yaptığı savaşa da adını veren İsos kenti ise Kinet Höyüğü olarak bilinen höyüğün ta kendisidir.[2]

İssos adının çok meşhur olması ve Epiphaneia’nın turistik açıdan göze daha çok hitap eden kalıntılar sunması ve bu iki kentin bir birlerine çok yakın olması sebebiyle Epiphaneia’ya İssos denmiştir. Gerçek İssos kenti, ise, Hatay’ın Dörtyol İlçesi Yeşilköy kasabası Delta Dolum Tesisleri bitişiğinde ve Epiphaneia antik kentinin yaklaşık 13 km güneyinde İskenderun tarafındaki Kinet Höyük olarak bilinen yerdir. Dolayısı ile İssos kenti Erzin’de değil, şimdiki Yeşilköy beldesinin sınırları içinde ve Delta gaz dolum şirketine ait tesislerin bulunduğu Kinet Höyüğü ve çevresindeki arazi üzerindedir.[3]

EPİPHANEİA kentinin ilk adı MÖ 2. yüzyıla kadar kullanılan ismi Oeniandros'dur. Daha sonra ise Epiphaneia ismi kullanılmıştır. "Antiokhos IV Epiphanes merkezi güç ile ortamdaki diğer unsurlar arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi amaçlayan bir politika yürüttü. Seleukoslar için çok stratejik bir öneme sahip olan Kilikya, Antiokhos'un politikasında en çok adı geçen bölgeler arasındaydı. Antiokhos Antiokhos, Kilikya'da beş kent kurdu veya "yeniden kurdu" ve Kastabala haricindekilere Seleukoslu yöneticilerin adını vermişti bunlardan birisi de Erzin yakınlarındaki Oeniandos-Epiphaneia idi." (11 Claudia TEMPESTA,Antiokhos IV Epiphanes ve Kilikya; w.akmedadalya.com/ ozet_ tr.php? catagor).   Bu bilgilerden de anlaşılacağı gibi Selaukoslar devletinin kralı olan Antiokhos IV Epiphanes, eski adı Oeniandros olan kenti genişletip imar etmiş ve bu kente kendi adı olan Epiphaneia adını vermiştir[4]

Kent Selevkoslardan sonra Roma Döneminde de önem kazandı hatta bir ara Amanoslarda direniş yapan Klikya boylarını ortadan kaldırmaya çalışan Romalıların önemli br garnizon kenti haline gelmişti. Epiphaneia Romalılarla Kilikyalı korsanlar arasında süren savaş yıllarında önemli olaylara sahne olmuştu. Kent Bizans döneminde önemini korumuş Abbasiler ve Bizanslılar arasında yapılan savaşlarda zaman zaman tahrip olmuş ama yeniden onarımlar görmüştü.

Epiphaneia kenti İslam egemenliği sürecinde kullanılmayınca harabe haline gelmiştir.  Haçlı seferlerinden sonra işlevini yitirdiği anlaşılan İssos Kenti de höyük haline dönüşmüş, İssos’un höyük içinde kaybolması sonucunda Epiphaneia kenti, İssos zannedilmiştir.

İskender’in komutanlarından olan Seleukos Antakya’yı başkent yaparak Seleukoslar devletini kurmuştu. Selaukos krallarından Antiokhos IVEpiphanos,  Epiphaneia’yı yeniden inşa etmiş Seleukoslar zayıfladıktan sonra bu şehir bir ara korsanların eline düşmüştür. Daha sonra Romalıların hâkimiyetine geçen Epiphaneia, Tarsus ve Antakya yolu üzerinde önemli bir ticaret kenti olarak varlığını sürdürmüş, en parlak günlerini Roma hâkimiyeti esnasında yaşamıştır. Kaynaklara göre hatipliği ile de çok meşhur olan Romalı Cicero, Amanoslar da eşkiyalar ve korsanların üzerine yaptığı askeri operasyonlar sırasında Epiphaneia kentini karargâh olarak kullanmıştı.[5]

Yrd. Doç. Dr Fusun Tülek’ten alınan şu paragraf Epiphaneia ile İssos’un birbirine karıştırılmış olması konusuna açıklık getirmektedir: “Erzin'in yaklaşık 7 kilometre batısında yer alan antik kent, bölge halkı tarafından İssos olarak bilinmektedir. Oysa kentin MÖ 2. yüzyıla kadar kullanılan ismi Oeniandros'dur. Daha sonra ise Epiphaneia ismi kullanılmıştır. Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait birçok kalıntı hâlâ toprak üstündedir. 66 hektarlık bir alana yayılmış olan kent, Akropol ve Aşağı Şehir olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Akropol'da bulunan tiyatro ve sütunlu cadde hâlâ görülebilmektedir.  Kentte yapılan arkeolojik yüzey araştırmalarında tespit edilen diğer yapılar ise aquadükt (su kemeri), iki kilise, hamam ve su sarnıçlarıdır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda Geç Tunç Çağı ve Demir Çağlarına ait seramik buluntular olduğu tespit edilmiştir. 2006 yılında defineciler tarafından yapılan kaçak kazı sonrası Antakya Arkeoloji Müzesi tarafından yapılan kurtarma kazısında bir hamam içerisinde MÖ 4. yüzyıla ait mozaik açığa çıkarılmıştır.” ( 12 Füsun Tülek, Osmaniye Arkeolojik Yüzey Araştırması 2008,ANMED Sayı: 2009–7)[6]

Leçelik adı verilen volkanik püskürme oluşumunun eteğinde İskenderun körfezinin kuzey batı yakasındaki en uç yerinde kurulmuş olan bu antik kent merkezinin güneyindeki İssos (Kinet höyüğü ) ve batısındaki Yumurtalık ( Ayas ) kentleri ile organik bağları bulunmaktadır. İssos Kenti olduğu zannedilen Epiphaneia, orta büyüklükte bir kent merkezidir. Şehrin kuzeyinde volkanik bir dağ bulunmakta ve Epiphaeia şehri bu volkanik arazi üzerinde uzanmaktadır. Epiphaeia’nın kuzey doğusundaki Toprakkale ve Kısık boğazının batısında bir şehirdir.

Fenikelilerin ticaret şehirleri olarak kullandığı Myriandrus-İssos (İskenderun) Baias ( Payas)  Kinet'i limanları ile organik bağlar içinde olan bir yerdedir.  Gerçek İssos kenti olan yerleşim yeri Epiphaneia’ya göre oldukça küçük ölçekli bir şehirdir ve İssos Kenti varken Epiphaneia henüz ortada olmayan daha doğrusu Oeniandros olarak bilinen bir yerleşim yeridir. Antik Çağlardaki İssos’u Tarihçi Ksenephenon M.Ö 400 yılında gördüğü Issos’tan şöyle anlatır “Kyros oradan iki günlük yürüyüşle on fersenk (5.55 metre) aşıp üç yüz ayak (92.5 metre) genişliğinde olan Psaros Irmağı’na (Seyhan) ulaştık.  Sonra 600 ayak (185 metre) genişliğinde olan ve deniz kıyısında yer alan Issos büyük ve zengin bir şehirdir” . Gerçekten Harita Genel Komutanlığı’nın yayınladığı 1:100.000 ölçekli topografik haritada Ceyhan Nehri’nin Akyüten lagünü’ne döküldüğü eski yatağından itibaren Kinet Höyük’e olan mesafe doğla güzergâhları izleyerek 78 kilometre gelmektedir.”[7]

Strabon milad yılları başında ziyaret ettiği Issos’u şöyle anlatıyor:  “Aigai’den sonra bir demirleme yeri bulunan ve küçük bir kasaba olan Issos’a ve Pinaros Nehrine gelinir. Alexandros ile Dareios arasındaki mücadele burada olmuştur ve koy İssikos Körfezi olarak adlandırılır .” [8]

 

  

ŞEHRİN ÖZELLİKLERİ 

Epiphaneia kenti, Dörtyol ve Erzin’in İlkçağda hangi uygarlıklara beşiklik yaptığını gösteren aydınlatma noktasıdır. Tiyatro, spor kompleksi, sütunlu caddeleri, hamam, tapınakları, su sarnıçları, mezarlıkları, su kemerleri ve ile Epiphaneia kenti, Luvi Krallığı, Kilikya, Que krallığı, Selaukos, Roma, Bizans ve Abbasi uygarlıklarının izlerini taşımaktadır.

Epiphaneis antik kentinde görülebilen tiyatro, sütunlu cadde, su kemerleri Roma kent dokusuna aittir. 2006 yılından itibaren yapılan arkeolojik kazı çalışmasında Roma kent dokusunun dışında Bizans ve Abbasi yapılarında ortaya çıkarılmaya başlanmıştır.

Esasında kent üzerinde esaslı bir kazı çalışması yapılmamıştır. Yapılan kazılar genel olarak yüzey araştırmaları şeklindedir. İssos Höyüğünde çalışan kazı ekiplerinin yüzey araştırmaları şehirdeki mimari kalıntıların dönemleri ve medeniyetleri hakkında kısa bilgilere ulaşmamızı sağlamaktan öte gidememiştir. Dolayısı ile kentin mimari yapısı ve kalıntıları hakkında detaylı bilgiler bulunmamaktadır.

Hatay İli’nin, Erzin İlçesi, Gözeneler mevkiinde yer alan Epiphaneia Antik Kenti’nde 2006 yılında başlamış olan kazılar 2008, 2010 ve 2011 yıllarında devam etmiştir. Kazı çalışmaları ilk etapta Geç Roma Dönemine ait mozaik kurtarma kazısı olarak planlanmıştır fakat daha sonra genişletilerek Geç Roma dönemine ait hamam kazısını da içermiştir. Geç Roma Dönemine ait hamamın ısı bölümleri, havuz, su sistemleri, dükkânlar ve Artemis’e ait mozaikler ortaya çıkartılmıştır. 2011 yılında yapılan çalışmalarda ise hamamın batısında Abbasi Dönemine ait yapıların temelleri çıkarılmaya başlanmıştır. Geç Roma Dönemine ait hamam ve Abbasi Dönemine ait mimari kalıntılar, antik şehrin güneydoğusunda kalmaktadır.[9]

Şehirde yapılan son kazılarda, hamamın alt yapısının oluşturan su sisteminin çözmeye çalışılmış, Geç Roma dönemine ait sütunlu meydan ortaya çıkararak hamam ile bağlantısı çözülmeye çalışılmıştır. Epiphaneia Kentinin en üst tabakalarında Abbasi yerleşim mimarisine ait kalıntılar bulunmaktadır.  Fakat Abbasilere ait yerleşim yeri kalıntılarının ne amaçla kullanıldığı henüz tespit edilememiştir. Buna rağmen antik kentteki pek çok yapı, sütunlu giriş, su kemerleri, sarnıçlar ve geniş bir yüzeye yayılan kalıntılar eski zamanlardaki kentin ihtişamını belli edecek düzeydedir.

Bugün bu kentten geri kalan kalıntılar üzerlerinde sürekli tarım yapılması nedeniyle kentin antik yapısı sürekli tahrip olmaktadır.  Kentin antik kalıntıları toprak yüzeyine çok yakındır. Yüzeydeki bu yapı kalıntıları toprağın derin pulluklar ile sürülmesi sonucunda her yıl biraz daha ortadan kalkmaktadır.

Kent Toprakkale İlçesi’nin hemen yakınlarında Kısık geçidi denilen geçidin güneyindedir. Erzin, Burnaz, Kısık ve deniz arasında Leçelik denen volkanik ve taşlık arazide yayılan kentin çevresinde ve Amanoslarda pek çok antik yerleşim yeri daha tespit edilmiştir.  Bölgede kazılar lk kez 2008 yılında başlamış, Öncelikli olarak tescilli varlıkların bilgi ve belge güncellemesini hedefleyen çalışmada Deli Halil Tepesi’nde bulunan tescilli 5 adet sarnıç incelemiştir. Ön incelemede Deli Halil Tepesi doğu kesiminde tescilli sarnıçlardan çok daha fazla yapı olduğu anlaşılmıştır. Bunların 2 büyük yapı temelinin etrafında konumlandıkları, ama asıl yerleşimin tepenin batı kısmında olduğu saptanmıştır.[10]

“Deli Halil antik yerleşimi batı kısmı doğu kesimde bulunan sarnıçlardan 1 km. uzaktadır. Tepenin 232 ve 339 m. rakımları arasında en az 300 m. uzunluğunda bir alana yayılmış sarnıçları, işlikleri, opus tessellatum mozaik zeminli yapıları, sokakları ve yuvarlak yapıları olan bir antik yerleşimdir. Deli Halil Tepesi’nin güney yamacının her iki ucuna konumlu olan bu yerleşim antik İssos Ovası, antik Epiphaneia kenti limanı, bugünkü Burnaz Limanı ve Kısık Geçidi’ne hâkim bir görüş alanına sahiptir. İskenderun Körfezi’nin doğu kıyısında kuzeye Çukurova’ya giden yol Kısık Geçidi’nden geçmekte ve doğudan Amanos Dağları üstünde Arslanlı Bel’den gelen yol ile birleşmektedir. Buradan Ovalık Kilikya’nın içlerine, Göksun, Zelhi gibi antik ticaret yollarına, batıda Dağlık Kilikya Bölgesi’ne ve Toroslar üstünde Gülek Boğazı’na ulaşılmaktadır.”[11]

“Son derece stratejik konumlu olan antik yerleşimin batı kısmında da sayısız su sarnıcı bulunmuştur. Yerleşimin doğu kesiminde görülen tescilli sarnıçların ağızları açık, üst yapı örtüsü çökmüş durumda iken batıda bulunan sarnıçların ağızları kapalıdır. Doğu kesimde zemin planı oval veya daire üste doğru daralarak yükselen, güney cephesinde dikdörtgen girişi olan yapılar saptanmıştır. Anadolu’da benzerini bulamadığımız bu yuvarlak yapı formuna en yakın buluntu Anamur antik kenti nekropolünde bulunmuş konik kule şekilli mezardır. Deli Halil Tepesi batı kısmında bu yapılardan 4 adet belgelenmiştir. Bu yapılar antik yerleşimin içinde sokak aralarında ve büyük bir yapı avlusunun her iki karşıt köşesinde bulunmuşlardır. Bu yuvarlak yapılar tahıl ambarı işlevli olmalıdır. Deli Halil antik yerleşimi, işlikleri, konutları, kuyu ve sarnıçları, sokakları ve yuvarlak şekilli yapıları ile daha uzun süre çalışma gerektiren bir yerleşim olarak belirmiş ve 2008 yılının nadide keşfi olmuştur.

Epiphaneia Kentinin yakınlarında bulunan diğer bir höyük ise Tülek Höyük’tür.  “Tülek Höyük, 2 Kocayusuflu mevkiinden güneye doğru 1.5 km. yürüyüş mesafesinde 147 m. rakımdadır ve yüksekliği 35 m.’dir. Yer aldığı tepenin eteğinde bir tatlı su kaynağı vardır. Höyük ovaya hâkim stratejik bir konumdadır ve Akdeniz’i görebilmektedir. Höyük yüzeyi adeta bir seramik tarlası görünümündedir. Toplanan seramik parçalarının Kalkolitik, Tunç ve Geç Tunç, Miken, Erken Demir ve Demir çağları, Hellenistik ve Roma dönemlerine ait olduğu görülmüştür. Yamalık Höyük, Toprakkale ile İskenderun’a giden karayolu üstünde 42 m. rakımdadır. Büyük kısmı karayolu tarafından yok edilmiş olmasına karşın, üzerinde kayda değer seramik parçaları gözlenmiştir.” [12]

Epiphaneia Kenti’nin yakınlarında en önemli yerleşim yerlerinden bir diğeri İssos Höyüğüdür. İssos Höyüğü ve kenti Epiphaneia’nın yaklaşık olarak on beş km güneyinde bulunmaktadır.  Epiphaneia Kentinin  Ouanindos kentinden Epiphaneia knetine dönüşmesi ise İssos Kenti civarında meydana gelen İssos Savaşından 20 30 sene sonrasında gerçekleşmiştir.

Epiphaneia Kenti’nin 20 km batısında bulunan Ayas Kenti ile de organik bağları vardır. Epiphaneia’dan giden su kemerleri bu kente kadar ulaşmaktadır.  Kentin denize açılan yönünde bulunan Karahöyük olarak tabir edilen Höyük te ise henüz belli başlı bir kazı çalışması yapılmamıştır.

Kente su getirmek için yapılmış olan su kemerlerinin önemli bir kısmının hâlâ ayakta kalabilecek kadar sağlam yapılmış olması, kentin önemini göstermesi bakımından önemlidir. Cenevizlilere ait olduğu sanılan Burnazdaki liman ve kaleye de su taşıyan bu su kemerleri, yaklaşık on beş km uzaklıktaki Zorkun yaylasından Epiphaneia’ya ulaşır. Üstelik bu kemerler Epiphaneia, kentini de aşarak 15 km civarı uzaklıktaki Ayas (Yumurtalık) kentine kadar da uzanabilmektedir. Epiphaneia kentinin su kemerleri Romalılar zamanında kentte su getirmek için yapılmış kanallardır.

  


KAYNAKÇA


  • [1] Şahamettin Kuzucular, “Dörtyol Hatay Çukurova Tarihi ve Türkmenleri”  Color Ofset, 2012 İskenderun
  • [2] http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/forummesaj/48-issos__kenti_zannedilen_epiphaneia_%28_erzin_%29.html
  • [3] Şahamettin Kuzucular, “Dörtyol Hatay Çukurova Tarihi ve Türkmenleri”  Color Ofset, 2012 İskenderun, Hatay Çukurova Tarihi ve Türkmenleri
  • [4] Şahamettin Kuzucular, “Dörtyol Hatay Çukurova Tarihi ve Türkmenleri”  Color Ofset, 2012 İskenderun
  • [5] Şahamettin Kuzucular, “Dörtyol Hatay Çukurova Tarihi ve Türkmenleri”  Color Ofset, 2012 İskenderun
  • [6] Şahamettin Kuzucular, “Dörtyol Hatay Çukurova Tarihi ve Türkmenleri”  Color Ofset, 2012 İskenderun
  • [7] http://iskenderunforum.com/lofiversion/index.php?t1935.html
  • [8] http://iskenderunforum.com/lofiversion/index.php?t1935.html
  • [9] http://www.gezihatay.com/sol_menu/index.php?id=16
  • [10] http://www.akmedanmed.com/article_tr.php?artID=274&catID=14
  • [11] http://www.akmedanmed.com/article_tr.php?artID=274&catID=14
  • [12] http://www.akmedanmed.com/article_tr.php?artID=274&catID=14

lgili Sayfalar

  • Ani Kenti'ni Gezelim
  • Serhat Kars'ı Gezelim mi?
  • Kars'ın Güzel Köşeleri
  • Kız Kalesi ve Korykos
  • SELEUCIA PİERİA - SAMANDAĞ
  • Türkiyedeki Başlıca Antik Kentler ve Yerleri
  • Alabanda Antik Kenti, Aydın- Çine
  • ADADA ANTİK KENTİ- ISPARTA, SÜTÇÜLER
  • Ainos (Enez) Antik Kenti i
  • Adramytteion- Edremit-Antik Kenti
  • Aizanoi Antik Kenti, Kütahya - Çavdarhisar
  • ALİNDA ANTİK KENTİ - AYDIN- ÇİNE
  • Afrodisias- Aydın
  • Amyzon ( Aydın) Antik Kenti
  • Antiocheia Kenti- Isparta, Yalvaç
  • ANTİPELOS VE NİSA ANTİK KENTLERİ ( Kaş)
  • Apollonia Kenti- Kaş, Kılınçlar Köyü
  • Aperlai Antik Kenti, Kaş ve Kekova
    ARIASSOS ANTİK KENTİ ANTALYA
  • Belkıs/Zeugma'nın Tarihçesi , Konumu ve Doğası
  • Cadyanda Antik Şehri- Üzümlü- Fethiye
  • Çatal Höyük- Konya
  • Didyma, Didim ve Apollon Tapınağı

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...