Kastabala Antik Kenti - Osmaniye


Esa
14.7.2013


KASTABALA 

KASTABALA HAKKINDA GENEL BİLGİLER

“Kastabala, Osmaniye ilinin 12 km kuzey-kuzeybatısında, Cevdetiye- Karatepe  yolu üzerinde, Kesmeburun, Bahçe ve Kazmaca köylerinin ortasında, Ceyhan nehrinin yakınlarında küçük bir ovaya hâkim kaya çıkıntısı üzerinde yükselen Ortaçağ kalesi çevresinde gelişen antik kenttir.” [1]

Kastabala Ören Yerini ilk kez 1875 yılında İngiliz  E.J. Davis tan ımlamış ve kamu oyuna duyurmuştur.[2]

Anazarbos ( Şimdiki adı Anavarza)  sonra ve  Epiphaneia ( Erzin, İstasyonu civarındaki kent ) ve Epiphaneia ’nın sekiz km Güneyindeki İssos kenti, Kastabala Antik kentine komşu olan antik kentlerdir.

2009 yılı kazı buluntuları Kastabala’nın  Geç Neolitik-Erken Kalkolitik, MÖ 5. yüzyıl, MÖ 1-MS 1. yüzyıl, MS 2. yüzyıl,[3] MS 4–6. yüzyıl, MS 13–15. Yüzyılları arasında iskan  gördüğü bu tarihsel şematiğin şehrin tarihçesi üzerinde önemli dönüm noktaları olduğunu belgelemektedir.

  

KENTİN TARİHÇESİ

Kastabala kenti Asurl  ve   Hitit  Pers hakimiyeti dönemlerindeki  Perasia kentinin  Roma  dönemindeki adıdır.  Peresia  büyük ihtimalle Hititçe bir kelimeden Perasia tanrıçasının adını taşıyan bir kelimedir. Antik adı  Peresia  ve Hierapolis olan  Roma devrinde Kastabala adını alan kent Hititlerden beri bilinen Tanrıça Peresia ‘nın bir tapınak merkeziydi.

 Kastabala  Seleukos krallarından IV. Antiochos Epiphanesin hakimiyeti  döneminde (M.Ö. 175-164) basılan sikkelerde Hierapolis adıyla anılmıştır. IV. Antiochos Epiphanes, Eski adı Quanındos olan kentin yerine Epiphaneia ( Erzin, İstasyonu civarındaki kent ) kentini kuran Selevkos Hükümdarıdır.[4]

Kentin antik devirdeki diğer bir adının da Hierapolis olduğu ancak 1890 yılında İngiliz araştırmacı Th. Bent tarafından burada bulunan antik yazıtlar sayesinde anlaşılmıştır.[5] Antiochos bu kenti imar ederek \"Perasia\" ismindeki tanrıçanın tapınağından ötürü kente \"Kutsal Şehir\" Hierapolis adını vermiştir. Kastabala sikkeleri üzerindeki Perasia tasvirleri ve Kastabalada bulunan Perasiaya sunulmuş olan adak yazıtları bu tanrıçanın kült merkezinin Kastabala’da olduğunu Peresia, Hierapolıs ve Kastabala antik kentlerinin aynı kentin değişik dönemlerdeki farklı adları olduğunu ortaya koyup belgelemektedir.

M.Ö. I. yy. ortalarında Seleukosların tarih sahnesinden çekilmiş, Epiphaneis, Kastabala , İssos ve Amanoslar  Korsanların  istilasına maruz kalmıştı.  MÖ 60 yılında bölgeye gelen Roma orduları ve Çiçero Epiphaneia’ı karargâh merkezi haline getirerek Hierapolis’i korsanların elinden kurtardı. MÖ 64. Ve Yörede Roma hâkimiyetini sağlamış oldu.  [6]  Böylece Selevkoslar idaresinde adı öne çıkamayan Hierapolıs -Kastabala’nın tekrar tarih sahnesine çıkmaya başlayacaktı.

Kastabala Korsanların idaresinde iken Romalılara müttefik olan yerel bir idarenin denetiminde bu idarenin başkenti olmuştu. Roma hâkimiyeti esansında Anavarza  ve hemen yakınlarındaki diğer bir kent olan Epiphaneia’da  önemli  kentler haline gelmeye başlamıştı. Kilikya’daki kentler ve Kastabala bir ara Romalılara bağlı olan Kommegena  devleti idaresinde kalmış. Ms 260 yılına kadar Romaların kesintisiz idaresinde olmuştu.

Kastabala ören yerinde günümüze ulaşan kalıntıların tamamı Roma devrine aittir. Kastabalada da M.S. 2.yy. sonu ve 3. Yy ortalarında Suriye Lejyonları ve Niger’in başkaldırısı,  akabinde artan İran Sasani tehlikesi Kilikya’daki şehirlerin ve kalelerin imar edilmesini sağlamış, bu kentlere Romalı askerlerin yoğun olarak sevk edilmesine yol açmıştı.

Septimius Severus’un Niger üzerine yürümesi ile Roma’nın dikkati bu kentlerde yoğunlaşmış, Septimius Severus’un başlattığı ve daha sonra Severus hanedanı tarafından devam edilen Kilikya’nın imar politikası sonucu Kastabalada’da da yapılan yapılar günümüze kadar ulaşmış yapılardır.

II. İssos savaşında Kilikya’daki bazı şehirler tahrip edilmiş savaş sonrasında Niger’i yenen Septimus Sevreus bu şehirleri yeniden imar ettirmeye gayret etmiş.  Sasani saldırılarının öncesinde Kilikya’ yeniden çok önem kazanmıştı. Sasani tehdidi yöreye çok sayıda asker sevkiyatının yapılmasına ve şehirlerin kalabalıklaşmasına neden oldu. Kastabalada’ki yapıların da bu yıllarda önemli şekilde imar edildiği anlaşılmaktadır.

M.S. 260 yılında Sasani kralı I. Hapur tarafından fethedildi. Sasaniler, Mardin , Dara kenti, Harran'ı[7] ve diğer Roma  kentlerini teker teker  ele geçirip, Fırat’ı da aşarak Zeugma  ’ya da girdiler.[8] Amanosları da aşan Sasaniler, Anavarza,  Sis, Misis ve diğer Kilikya kentlerini teker teker ele geçirip Romalıları kovdular

Sasanilerden sonra Bizans idaresine giren bölge ve kent Ms  524  ve 561[9] yıllarındaki deprem ve ardından başlayan veba salgınında büyük ölçüde tahrip oldu. Bu tarihten itibaren Amik ve Çukurova’daki pek çok kentler ile birlikte Anazarva, Kastabala ve Epiphaneia kentleri git gide önemlerini yitirmeye başladılar.  

Sasanilerin çekilmesinden sonra yöre MS 7. Yy kadar Bizans idaresine girmiş olsa da Ms y7. Yy da yöre Abbasi akınları ile Müslümanların eline geçti.

Kentin  MS 7. Yy dan itibaren Arap Akınları ile iyice sarsıldığı; Kastabala’nın Abbasiler idaresinde  Misis, Tarsus ve Anavarza’nın  gölgesinde kalan bir yerleşim yeri olduğu açığa çıkmaktadır. Selçuklu , Memluk , Ramazanoğulları idaresinde kentin önemi git gide  azalmış 15 yy dan itibaren tamamen terk edilmiştir.

KASTABALA KAZILARI VE DEFİNESİ

Bakanlar Kurulu Kararlı izniyle ilk kez başkanlığımda 2009 yılında başlatılan arkeolojik kazılar, Kastabala Kazı Başkanı Doç. Dr. Turgut Hacı Zeyrek başkanlığında yaz ayalarında sürdürülmektedir.[10]

Kastabala’da günümüze ulaşan mevcut yapı kalıntılarının temizlenmesi, kültürel mirasımızın korunması, arkeolojik ve doğal bir park olarak düzenlenmesi, gelecek nesillere bırakılması, ülke turizmine kazandırılması, bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunulması amacıyla başlatılan bilimsel çalışmalar devam etmektedir.

Antik kentteki kazılarda 13-14. yüzyıl, Ortaçağ’a ait 845 adet gümüş sikkeden oluşan bir defineye de ulaşılmıştır.[11]

Kentteki başlıca kalıntılar: şehir kapısı, kuzey ve de güney kesimlerindeki hamamlar, sütunlu caddesi, kalesi, tapınağı, kaya mezarları, şehir tiyatrosu, şehir stadyumu, su sarnıçları ve kiliseler ile sivil mimari kalıntılarıdır.

Kastabala Antik Kenti’nin kalıntıları yaklaşık bin 500 dönüm arazi üzerine yayılmış durumdadır. Kent Kastabala Kenti’nin kalesi olan Bodrum Kale’nin eteklerine doğru yayılmıştır.

KENTTEKİ KALINTILAR

SUTUNLU CADDE

Sutunlu cadde Kastabaladaki en önemli kalıntıların başında gelmektedir. Roma dönemine tarihlenen bu caddenin kenarları o devrin agorası ve agoraya ait dükkanlar ile dolu olmalıydı.  Cadde şehrin girişinden kaleye doğru uzanmakta şehre girenleri  Satadıon, tiyatro ve yukarı şehirdeki kale’nin giriş  kapılarına göre götürmektedir.

Batıdan başlayan sütunlu caddenin başladığı yerde  olması gereken bir anıtsal  kapı kent merkezine girişi sağlıyor olmalıydı. Kenti güney, kuzey ve doğudan çevreleyen tepeler, aynı zamanda kentin merkezini de sınırlayan coğrafik sınırları oluşturuyor olmalıdır.

“Kent merkezinin ortasındaki sütunlu cadde batıdan doğuya arazinin eğimine uygun olarak yükselerek üzerinde birkaç tonozun görüldüğü bir yapı kalıntısının bulunduğu bölgenin kuzeyinden geçerek Propylon olduğu sanılan bir anıtsal kapıya ulaşmaktadır. Bu kapı kalıntılarının güneybatısında bulunan ve büyük bir yapıya ait olan mermer mimari parçalar bu tonozların, büyük bir yapının altyapısı olduğu izlenimini vermektedir.” [12]

TAPINAK

Propylon’dan geçtikten sonra doğuya yönelen sütunlu cadde bir terasa ulaşmaktadır. Terasın üzerinde bulunan adak yazıtları, kentin ana tanrıçası Artemis Perasia tapınağının burada olduğuna işaret etmektedir.

STADION

Sütunlu caddenin ulaştığı terasın hemen altında doğu-batı yönünde kentin Stadionu uzanmaktadır. Bu Stadionun doğu ucu bir istinat duvarı ile sınırlanmakta, batı ucunda kentin tiyatrosu bulunmaktadır.[13] Satadıonun olduğu alan belli olmuş olsa da  kenar duvarları hemen hemen kaybolmuş durumda oval bir arazi parçası halinde kalmış şekildedir.

Dini törenlerin yapıldığı ve komşu kentlerin sporcularının da katıldığı çeşitli oyunların oynandığı Stadion, Artemis Perasia kutsal alanı ile doğrudan bağlantılı olmalıydı.[14]

TİYATRO

Tiyatro binası ve kalıntıları, kentin batı yakasında ve Stadıon’un hemen yanı başındadır. Tiyatro binası hafifçe meyilli bir terasın eteklerinde yapılmış yapının oturakları günümüze kadar ulaşmıştır. Tiyatro sahnesinin olması gereken yerde birkaç kalıntı kalmış olsa da hemen hemen kaybolmuş durumdadır.

HAMAM

Tiyatronun güneyinde hamam kalıntıları görülmektedir. Stadion, tiyatro ve hamam kent merkezinin ana hatlarını oluşturmaktadır.

KENTİN GÜNEYİNDEKİ SÜTUNLAR

Şehrin güneybatı kesiminde görülen sütun gövdelerinin oluşturduğu sütun dizisi bazı araştırmacılar tarafından agora, bazıları tarafından da ikinci bir sütunlu cadde olarak tanımlanmaktadır.

NEKROPOL VE MEZARLAR

Kentin, güney, kuzey ve batısı kentin mezar alanıdır.  Kentin bu tarafında çok sayıda mezar ve kaya mezarları görülmektedir.

KİLİSELER

M.S. 6. yy.ın ilk yarısına tarihlenen iki kilise dikkati çekmektedir. Bunlardan kuzeydeki sütunlu caddenin hemen yanında inşa edilmiş olup, yapımında Roma imparatorluk devri yapılarından sökülen mimari parçalar kullanılmıştır. Her iki kiliseyi de ayrıntılı olarak inceleyen O. Feld bunları 6. yy.ın ilk yarısına tarihlemektedir. Kiliselerde erken Bizans devrinde Suriye’de yapılmış olan kiliselerin mimari özellikleri görülmektedir.[15]          

KASTABALA KALESİ - BODRUM KALE

Kesmeburun ile Bahçeköy arasındaki  ovaya hâkim bir kaya çıkıntısı üzerinde bir kaledir.  Kastabala Knetinin Yukarı Knetini oluşturan  bu kalenin eteklerinde birkaç kilometrelik alanı kaplayan Kastabala Aşağı Kent ören yeri sırlanır.

Kastabala Kalesi ve  Kastabala şehrinde bulunan yapıların dökümü  şu şekildedir:

       Burada bulunan yapılar: Şehir Kapısı, Şehir Surları, Kuzey Hamamı, Sütunlu Caddeler,   Propylon, Ortaçağ Kalesi, Kaya Kesiği, Kaya Mezarları, Tapınak, Tiyatro, Stadion, Güney Hamamı, Sarnıç, Güney Kilisesi, Kuzey Kilisesi, Tonozlu Yapı, Dikdörtgen Yapı.  [16]


KAYNAKÇA 



  • [1] https://arkeolojihaber.net/2010/05/20/kastabalada-2010-yili-arkeolojik-kazi-calismalari-basladi/
  • [2] https://www.osmaniye.gov.tr/?/blog/turizm/kastabala-antik-kenti
  • [3] Tarih Öncesi Çağlar ve Uygarlığın Oluşumu
  • [4] Şahamettin Kuzucular, Epiphaneia Antik Kenti Erzin Hatay , edebiyadvesanatakademisi.com
  • [5] https://www.osmaniye.gov.tr/?/blog/turizm/kastabala-antik-kenti
  • [6] Şahamettin Kuzucular, İssos Kenti Zannedilen Epiphaneia ( Erzin ), edebiyadvesanatakademisi.com
  • [7] https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/forummesaj/340-harranda_tarih_kultur__mimari_ve_ilk_universite.html
  • [8] Zeugma Belkıs Antik Şehri Tarihçesi Konumu ve Doğası
  • [9] https://www.osmaniye.gov.tr/?/blog/turizm/kastabala-antik-kenti
  • [10] https://arkeolojihaber.net/2010/05/20/kastabalada-2010-yili-arkeolojik-kazi-calismalari-basladi/#more-5178
  • [11] Milliyet haber, arkeolojihaber.net/2012/09/16/topraktan-define-fiskirdi/#more-11484, 15.09.2012 Milliyet
  • [12] https://www.definegizemi.com/antik-kentler/hirepolis-kastabala-antik-kenti
  • [13] https://www.osmaniye.gov.tr/?/blog/turizm/kastabala-antik-kenti
  • [14] https://www.osmaniye.gov.tr/?/blog/turizm/kastabala-antik-kenti/1
  • [15] https://www.osmaniye.gov.tr/?/blog/turizm/kastabala-antik-kenti/1
  • [16] https://www.osmaniye.gov.tr/?/blog/turizm/kastabala-bodrum-kalesi


İlgili Sayfalar

  • Türkiye'nin Başlıca Gezilecek Yerleri
  • Abant Gölünü gezelim
  • Alaçatı'yı Gezelim - İzmir-Çeşme
  • ALANYA'YI GEZELİM Mİ ?
  • Amasra: "Çeşm-i Cihan Bu mu Ola?"
  • Assos- Behramkale-Aristo'nun Aşk Beldesi
  • Ayas'ı Hiç Gördünüz mü? ( Yumurtalık- Adana )
  • AĞVA'YI GEZELİM Mİ?
  • AYDER YAYLASI VE GÜZELLİKLERİ
  • AYVALIK'TA GEZİNELİM
  • AVANOS'TA GEZİNELİM
  • BERGAMA, PERGAMON'DA GEZİNELİM
  • BODRUM'UN GÜZELLİKLERİ
  • BOZBURUN VE GÜZELLİKLERİ
  • BOZCAADA'YI GEZELİM
  • Çukurpınar, Anamur ve Mamure Kalesi
  • Efes ( Ephesus ) Antik Kenti İzmir -Selçuk
  • Edirne'de Dolmenler
  • Eğirdir Gölü ve Doğal Güzellikleri
  • Gediz Deltası ve İzmir Kuş Cenneti
  • Göbeklitepe- Cihanda İlk Yerleşke ve Gizemleri
  • GÖKÇEADA VE GÜZELLİKLERİ

Edebiyat, Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.
 
  BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com




Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış