Kırklareli Aşağı Pınar Höyüğü


25.5.2013

 
 


Aşağı Pınar Höyüğü, Kırklareli İl merkezinin 3 km. güneyindedir. Höyüğün üzerine Geç Antik Çağ'da yapılan bir tümülüs vardır. Höyüğü tahrip etmiş olan bu Tümülüs, 38 metre çapında bir çevre duvarı üstüne kurulmuştur. Tümülüsün toprakları höyüğün eteklerinden alınan toprakla doldurulmuştur. [1]

Bu tümülüsün ise 19. Yüzyılda bölgeyi bir süreliğine işgal eden Rus kuvvetleri tarafından hazine aramak için düzleştirilmiş olduğu zannedilmektedir.[2]

Aşağı Pınar Höyüğü, Anadolu'daki höyüklerden farklıdır.  Bu farklılık "yatay tabakalanma" olarak da adlandırılmaktadır.[3] Höyükteki tarihöncesi dönemlerin ilk yerleşmesi, Aşağı Pınar olarak bilinen mevkide başlamıştır. Daha sonra zaman içinde sürekli olarak batıya kaymış, Erken Tunç Çağı'nda Aşağı Pınar'ın 300 metre batısındaki Kanlıgeçit Mevkii'ne gelmiştir.[4]

Kırklareli Höyüğü Aşağı Pınar ve Kanlıgeçit mevkilerine yayılan bir kazı alanıdır. Bu kazı alandan ortaya çıkan buluntular bölgedeki ilk tarım toplulukları ile kent toplumlarının bu bölgede başladığını göstermektedir.  

İÖ 6400 – 5000 yılları arasına tarihlenen Aşağı Pınar yerleşimi bölgeye gelen ilk tarım toplumlarını temsil ederken, bu yaşam biçiminin Avrupa’ya Trakya üzerinden nasıl yayıldığını da gösteriyor. Aşağı Pınar’daki bu ilk yerleşimin ardından, buranın 300 metre batısına, İÖ 3000-2000 yılları arasında yerleşilen Kanlıgeçit ise bölgedeki ilk kent toplumlarının ortaya çıktığı süreci temsil ediyor. Troia II. yapı katının küçük bir kopyası görünümündeki Kanlıgeçit, Trakya’daki bir Anadolu kolonisi olarak kabul edilmektedir.[5]

Höyük, Prof. Dr. Mehmet Özdoğan tarafından Trakya ve Marmara Bölgelerinde yapılan yüzey araştırmaları sırasında 1980 yılında tespit edilmiş, kayıtlara Salhana adıyla geçirilmiştir. Bazı yayınlarda Kırklareli Höyüğü olarak da geçmektedir. Bölgedeki hızlı yapılaşma sonucu, diğer arkeolojik değerler gibi kısa süre içinde tahrip edileceği endişesiyle 1993 yılında Prof. Dr. Mehmet Özdoğan Alman Arkeoloji Enstitüsü'nden ve Hermann Parzinger yönetiminde kazılar başlatılmıştır.[6] Bu kazı alanı, Üçbin metrekare kazı alanıyla günümüzden 6.200 – 7.200 öncesine ilişkin en geniş kazı alanıdır.

Höyükteki kazılarda yedi tabaka saptanmıştır. Bu tabakalardan 7-6. tabakalar Neolitik Çağ (MÖ 6.400 – 5.700) ve 5-1. tabakalar da Kalkolitik Çağ (MÖ 5.500 – 4.800) olarak gösterilir.  [7] Aşağı Pınar Mevkii Kalkolitik Çağ, Kanlıgeçit Mevkii ise Erken Tunç Çağı yerleşimi olarak tarihlenir. [8] Höyüğün doğusundaki, neolitik yerleşmede iri hayvan kemikleri ve kalkolitik tabaka çanak çömlekleri ele geçmiştir.[9] Öte yandan höyüğün Erken Tunç Çağı ile Erken ve Orta Demir Çağı'nda da yerleşim gördüğü anlaşılmaktadır

“Neolitik Çağ’da yangın geçirdiği anlaşılan bir yapı ortaya çıkarılmıştır. Boyutları 16 x 8 metre olan üç odalı bu yapının dış duvarları büyük ahşap dikmelerin arası dallarla örülerek ve daha sonra balçıkla kaplanarak yapılmıştır. İç duvarlar da aynı teknikle yapılmıştır ama daha incedir. İki odada kerpiçten yapılma dörtgen ya da yuvarlak ambarlar vardır. Yapı, Erken Neolitik Çağ'ın Karanovo II dönemine tarihlenmektedir.[10]

Kalkolitik Çağ buluntuları MÖ 5.800 – 5.700 yıllarını vermektedir. Buluntular, Bulgaristan Karanovo II buluntularıyla benzerlik göstermesine rağmen höyükteki yerleşim düzeni Karanovo yerleşimlerinden farklı, Orhangazi yakınlarındaki Ilıpınar Höyüğü ile tam bir benzerlik içindedir.

Kısacası,  bu höyük köy ve kent yerleşmesinin Orta Anadolu üzerinden Ege ve Avrupa'ya yayıldığını göstermesi ve kanıtlaması bakımından çok önemli bulgularla doludur. Höyüğün ortaya çıkardığı sonuç şudur. İnsanlığın ilk yerleşim hayatı Orta Anadolu’dan batıya ve doğuya doğru yönelmiştir.  

İstanbul Üniversitesi tarafından, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Alman Arkeoloji Enstitüleri’nin katılımı ile Kırklareli’nde 1980 yılından bu yana sürdürülen arkeolojik kazıları kapsamında geliştirilen, “Kırklareli Güney Kesimi Kültür Sektörü Projesi’nin ikinci adımı olan, Aşağı Pınar Neolitik Çağ Evi Canlandırması Sergisi ile Kanlıgeçit Kazı Alanı açık hava müzesine dönüştürülmektedir..[11]

ilk adımları 1997 yılında atılan ve 2008 yılından itibaren yoğunlaşan çalışmalar soncunda yörede bir açık hava müzesine dönüşebilecek düzeyde materyal bulunmuştur. Kırklareli, Aşağıpınar mevkisinde Neolitik döneme ait arkeolojik kazılarda figürinler, boncuklar, yassı baltalar, kemikten yapılmış mühür, kilden yapılmış sapan taneleri, öğütme taşları, çanak, çömlekler bulunan buluntulardan bazılarıdır. [12]

Trakya’daki ilk kent toplumlarını temsil eden Kanlıgeçit’te ise kazı alanının büyük bir bölümü koruma altına alınmış ve üzerleri örtülmüştür.   Höyükte bulunan yapılar bulundukları yerde aynı ölçekte yeniden inşa edilerek gezilebilir bir hale getirilmiştir. . Bu yöntemle kalıntılar yerinde korunduğu gibi ziyaretçilerin de aynı alanı üçboyutlu kolaylaştırılmış olmaktadır.

Ayrıca Tahrip edilen tümülüsler eski görünümüne kavuşturularak yeniden ziyarete açılacaktır. Buradaki kamu yapılarından biri de kapalı bir müze alanına dönüştürtmektedir.  




 





KAYNAKÇA


  • [1] https://tr.wikipedia.org/wiki/A%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1_P%C4%B1nar_H%C3%B6y%C3%BC%C4%9F%C3%BC
  • [2] TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları
  • [3] https://tr.wikipedia.org/wiki/A%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1_P%C4%B1nar_H%C3%B6y%C3%BC%C4%9F%C3%BC
  • [4] TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları
  • [5] Atlas, 8 Bin Yıllık Köy Canlandı, kesfetmekicinbak.com/8-bin-yillik-koy-canlandi/2814n.aspx
  • [6] TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları
  • [7] TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları
  • [8] Kırklareli Höyüğü 2005 yılı çalışmaları (Imu-munich-academia.edu) Sh.: 254
  • [9] Kırklareli Höyüğü 2005 yılı çalışmaları (Imu-munich-academia.edu) Sh.: 258
  • [10]https://tr.wikipedia.org/wiki/A%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1_P%C4%B1nar_H%C3%B6y%C3%BC%C4%9F%C3%BC
  • [11] https://arkeolojihaber.net/2009/09/01/iki-muhtesem-sergi/#more-2253
  • [12] https://arkeolojihaber.net/2009/08/23/kirklarelinde-arkeolojik-kazilar/#more-2160


İlgili Sayfalar

  • Türkiye'nin Başlıca Gezilecek Yerleri
  • Abant Gölünü gezelim
  • Alaçatı'yı Gezelim - İzmir-Çeşme
  • ALANYA'YI GEZELİM Mİ ?
  • Amasra: "Çeşm-i Cihan Bu mu Ola?"
  • Assos- Behramkale-Aristo'nun Aşk Beldesi
  • Ayas'ı Hiç Gördünüz mü? ( Yumurtalık- Adana )
  • AĞVA'YI GEZELİM Mİ?
  • AYDER YAYLASI VE GÜZELLİKLERİ
  • AYVALIK'TA GEZİNELİM
  • AVANOS'TA GEZİNELİM
  • BERGAMA, PERGAMON'DA GEZİNELİM
  • BODRUM'UN GÜZELLİKLERİ
  • BOZBURUN VE GÜZELLİKLERİ
  • BOZCAADA'YI GEZELİM
  • Çukurpınar, Anamur ve Mamure Kalesi
  • Efes ( Ephesus ) Antik Kenti İzmir -Selçuk
  • Edirne'de Dolmenler
  • Eğirdir Gölü ve Doğal Güzellikleri
  • Gediz Deltası ve İzmir Kuş Cenneti
  • Göbeklitepe- Cihanda İlk Yerleşke ve Gizemleri
  • GÖKÇEADA VE GÜZELLİKLERİ

Edebiyat, Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.
 
  BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com





Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış