Göreme Turizm Doğal ve Tarihi Özellikleri

Ekleyen : Sibel Cihan , 21 Ekim 2012 Pazar Beğen

Dosya:Göreme 1 11 2004.jpg

GÖREME 

Göreme çok sayıda kilise,  keşiş yemekhaneleri, mezar odaları, kiler ve mahzenler, kayalara oyulmuş evler, peri bacalarının görkemli gösterileri, mantar şeklindeki yeryüzü oluşumları ve diğer pek çok özellikleri ile görülmesi gereken bir yer. Müze alanındaki manastırlarda VII. Yüzyıldan XII. Yüzyıla kadar kilise mimarisi, kilise ve keşişhanelerin tavanları ile duvarlarına yapılmış resimleri ile oldukça ilgi çekici bir yerdir.

Göreme, Nevşehir-Ürgüp-Avanos üçgeni arasında etrafı vadilerle çevrili bir bölgede yer alır. Kuzeyinde Kızılırmak, doğusunda Yeşilhisar, güneyinde Hasan ve Melendiz Dağları, batısında Aksaray ve kuzeybatısında Kırşehir ile sınırları olan bir ilçemizdir. 

Göreme’ye Nasıl Gelinir

Göreme’ye karayolu ile; batı ve güney yönünden Ankara-Adana karayolu, Niğde ya da Aksaray’dan Nevşehir’e ulaşan karayolu, doğu ve kuzeydoğudan Kayseri’den Avanos’a ya da Ürgüp’e gelen karayolu ile ulaşılır.

Kapadokya ilkçağlardan beri devamlı yerleşim alanı olmuş, bu bölgede Hitit, Asur, Asur Kolonileri, Frig, , Pers, İskender, Selevkus, Bizans, Selçuk, Karamanlı ve Osmanlı hâkimiyetleri görülmüştür.

Yapmadan Dönme

Göreme Açık Hava Müzesindeki kiliseleri gezmeden
Kılınçlar Vadisini görmeden
Hediyelik el sanatlarından almadan.. Dönmeyin 

 YÖREDE EL SANATLARI

Geçen yıllardan beri önemli bir turizm merkezimiz olan Kapdokya ve Göreme el sanatlarımız bakımından yurdumuzun en önemli yerlerinden birisidir. Yörede özellikle Turizme yönelik el sanatları oldukça gelişmiştir.

Yörede çok eskiden beri yapılan el sanatları Turizm ve turistler sayesinde yeni boyut kazanmış, yerli halkın kendisini bu yönde geliştirmesine büyük olanak sağlamıştır.

Çömlekçilik

Kapadokya’nın toprak kaplarıyla (çömlek) ünlü yöresi Avanos’tur. Volkanik bir arazi üzerine kurulu olan bu ilçe, bir yandan Kızılırmak’ın getirdiği çamur, öte yandan yakın çevredeki elverişli kil yatakları dolayısıyla yoğun bir seramik üretimi için uygundur. Çeşitli işlemlerden geçilerek üstün nitelikli bir seramik hamuru haline getirilen yağlı kırmızı toprak basit görünüşlü atölyelerde şekil kazanır. Yerli halkın “İşlik” ve “çanakhane” adını verdiği atölyeler, güneş almayan, gösterişsiz mekânlardır. Özellikle turizm amaçlı üretilen çömlekler bu amaca uygun olarak çoksayıda ve çok çeşitli şekillerde üretilmekte, civardaki turistik alanların yakınlarına kurulan satış yerlerinde ziyaretçilerin beğenisine sunulmaktadır.

Halı-Kilim Dokumacılığı

Yörede turizmin gelişmesiyle Ürgüp ve Avanos’ta halı; Kozaklı ve Gülşehir’de kilim dokumacılığı hızla yaygınlaşmıştır. Avanos’ta çubuk desenli, parçalı kilim dokumacılığı da yapılmaktadır. Dokuma türlerinin, yer halısı ve kilim, sedir ve divan örtüsü, yastık halısı, seccade olmak üzere çeşitleri mevcuttur. Yörede kök boyası kullanılarak dokunan eski halılarda çoğunlukla Selçuklumotifleri hakimdir. Ama bugünkü motiflerde çevre yörelerin etkisi görülmektedir.  Başka bir dokuma türü de “culfa” adı verilen kaba kumaş dokumasıdır. Culfa tezgâhlarında dokunan bu kumaşlar şalvar yapımında ve bele sarılan şal kuşaklar için kullanılır. Çoğunluğu Ürgüp ve Göreme’de bulunduğu tespit edilen bu tezgâhlarda bugün üretim yapılmamaktadır. Kapadokya’da çok sayıda bulunan halı satış mağazalarında sadece yöreye ait olan halı ve kilim örnekleri sergilenmemekte, Türkiye’nin hemen her bölgesine ait halı ve kilim türleri bulunmaktadır. (http://www.nevsehir.web.tr/50-blog/yerel/el-sanatlari/)

El Yapımı Bebekler:

El yapımı ünlü Kapadokya bebeklerinin yapım merkezi, Ürgüp’e 50 km. uzaklıktaki Soğanlı Köyü’dür. Çok değil, bundan birkaç yıl öncesine kadar fakir bir köy olan Soğanlı, bu bebeklerin yapımı sayesinde gelişerek müreffeh bir köy olma niteliği kazanmıştır. (http://www.nevsehir.web.tr/50-blog/yerel/el-sanatlari/)

GÖREME VE KAPADOKYA’DA GÖRÜLMESİ GEREKEN YERLER

  • Tokalı Kilise
    Rahibeler ve Rahipler Manastırı
    Aziz Basil Şapeli
    Elmalı Kilise
    Azize Barbara Şapeli
    Yılanlı (Aziz Onuphrius) Kilise
    Kiler/Mutfak/Yemekhane
    Karanlık Kilise
    Azize Catherine Şapeli
    Çarıklı Kilise
    Derinkuyu Yeraltı Şehri
    Kaymaklı Yeraltı Şehri
    Özkonak Yeraltı Şehri

Göreme’nin Genel Özellikleri ve Göreme Tarihî Millî Parkı

Göreme’nin en önemli özelliği volkanik arazide oluşan yeryüzü şekilleri ve bu peri bacalarının içerisine evlerin şehirlerin, keşişhanelerin, kiliselerin ve diğer kullanım alanlarının oyulmasıdır.  Erciyes ve Hasan Dağı’ndan akan tüflerin soğuması, bu tüflerin rüzgâr ve su ile aşınması sonucunda olağanüstü kaya şekillerinin oluşması ve bu kaya şekillerinin yumuşak olması sebebiyle rahatça oyulabilmesi,  kayalara oyulan evlerin ve diğer yerleşim yerlerinin yazın serin,  kışın ılık tutması geçmişten beri Kapadokyave Göreme’nin cazip bir yer olmasını sağlamıştır. “Göreme’nin eşsiz jeomorfolojik oluşumu, estetik manzara yapısı ve görsel değeri ile tarihi ve etnolojik yapısı Milli Parkın kaynak zenginliğinin ana başlıkları olarak sayılabilir.”

Göreme, özellikle 7-13. yüzyıllar arasında baskılardan kaçan Hıristiyanların yerleşmesiyle Hıristiyanlığın önemli bir merkezi haline gelmiştir. Göreme ve Kapadokya 7. 13 yy arasında baskılardan kaçan Hıristiyanların gizlenme alanı olmuş bu yüzyıllar arasında Göreme ve Kapadokya Hırıstiyanların en önemli yerleşim ve en önemli merkezi haline gelmiştir.

Göreme taşıdığı bu dini hatırları volkanik tüflerden oluşan peri bacaları ve bünyesinde barındırdığı doğal ve kültürel mirasları ile Dünya Miras Listesi’ne alınmış bulunmaktadır. “Göreme ve Kapodokya Milli Parkı, 6 Aralık 1985 tarihinden bu yana doğal ve kültürel varlık olarak Dünya Miras Listesi’nde yer almaktadır. Milli Park Hasan Dağı-Erciyes Dağı volkanik bölgesinde kalmaktadır. Saha; platolar ovalar küçük dağ bitkileri, yüksek tepeler, alüvyonla dolmuş dere ve ırmak vadileri, drenaj havzaları ve erozyonlu dik yamaçlı vadilerde birbirinden ayrılan yüksek düzlüklerden oluşmuştur.” (1 goreme.bel.tr/goreme/ Göremeye Nasıl –Gelinir.)

Alan; volkanik tüften oluşmuş ilgi çekici manzara içerisinde Bizans Kilise mimarisi ve dinsel sanat tarihinden önemli bir devri de sergilemektedir.  Burada yaşayanlar bu arazi şartlarının sayesinde savaşlardan ve merkezi idarenin otoritesinden uzak kalmayı başarabilmişlerdir. Göreme’deki peri bacalarının içlerine oyulan evlerden diğerlerine geçmek, yer altı geçitlerine ve şehirlerine saklanmak, bir vadiden diğerine yer altından ulaşmak yapılmış olan geçitlerle mümkün olduğu için kaçaklar ve gizlenmek isteyenlerin tercih ettiği bir mekân haline gelmiştir. Baskı altındaki Hıristiyanların burayı tercih etmesi de bu sebeplerden olmuştur.

Göreme, ana ulaşım yollarına uzak, engebeli bir araziye sahip olması, engebeli arazisinin sık ve girgin peri bacaları ile kaplı olması, bu kayaların rahatça oyulabilecek bir yumuşaklığa sahip olması gizlenmek isteyenler veya dini inzivaya çekilenler için uygun korunma alanlarının oluşturulmasına olanak vermiştir.  Kayaların içine koridorlar, evler, kiliseler inşa edilmiş, yumuşak kayalar oyularak içlerine yer altı şehirleri kurulmuş, vadilerden vadilere geçmek için gizli geçitler, tüneller ve oyma yollar açılmıştır.

 Manastır hayatı 3. yüzyıl sonları ile 4. yüzyıl başlarında başlamış ve hızla yayılmıştır. Manastırlar, kiliseler, şapeller, yemekhaneler ve keşiş hücreleri, depo ve şarap yapım yerleri bulunan mekânlar oyulmuş, duvar resimleri ile süslenmiştir. Göreme ve Kapadokya, Romalılar tarafından mezar alanı, Hıristiyanlar tarafından da yerleşim ve gizlenme yeri olarak kullanılmıştır. Orta çağın başlarında, Hıristiyanlar için önemli bir dini ve başpiskoposluk merkezi durumundadır.

Ürgüp, Avcılar, Üçhisar, Çavuşini, Yeni Zelve yerleşimleri, Göreme yöresinin geçmişteki kültürüne uygun tarım ve köy hayatını yansıtan tarihi ve doğal bütünlüğü sağlayan yakın ve komşu sahalar olmaktadır.  

YÖRENİN TARİHÇESİ 

Avanos'un Sarılar kasabası yakınlarındaki Prof. Gökberk'in başkanlığındaki Zank Höyük'te yapılan arkeolojik kazılarda Eski Tunç Çağı'ndan Geç Roma Dönemi'ne kadar değişik kültürlere ait kalıntılar açığa çıkarılmıştır.

1926'da da dilbilimci Emile Forrer, Boğazköy Hitit Kraliyet Arşivlerinde yaptığı araştırmalar sırasında bir tablette Zuwinasa şehrinin adını okumuştur. Bu şehrin bu günkü adı Avanos’tur.

Kapadokya’nın doğal bir uzantısı olan Avanos'un tarihi en az dört bin (4000) yıl öncesine dayandiğına göre yörenin tarihi de bu sürece ulaşmış olur. (2 edebiyadvesanatakademisi.com/forummesaj/233-avanostal)  Venessa şehri Asur metinlerinde 'Nenessa’ olarak adlandırılmıştır. Hitit, Asur ve Persler zamaında da önemli bir kent olan Venessa, bölgede MÖ. 4. ve 1. yüzyıllarda bölgedeki önemli bir şehirdi. Venessa, muhteşem meyve bahçelerine, üzüm bağlarına, kaliteli şaraplara sahip zengin bir şehirken Göreme, Venessa’nın mezarlık alanıydı. Venessa ve Kapadokya önce Makedonyalıların ve Büyük İskender’in eline sonra da Roma’ya geçti. İskender’in idaresi altında yöre de bir Kapadokya Krallığı kurulmuştu. Kapadokya Krallığı, yeniden bir savaş dönemine girer ve Pontus, Galat, Makedonya ve Romalılarla mücadele eder. M.S. 17 yılında Tiberius Roma İmparatorluğuna bağlayarak eyalet haline getirmiştir. Göreme Romalılar zamanında da mezar alanı olarak kullanılmayı sürdürmüştü.

Nevşehir-Ürgüp-Avanos üçgeni arasındaki etrafı vadilerle çevrili bölgede yer alan Göreme’nin  eski adlarının "Korama, Matiana, Maccan ve Avcılar" olduğu anlaşılmıştır. Göreme ile ilgili 6. yüzyıla ait bir belgede ilk olarak "Korama" adına rastlanılmıştır. ( 3 http://www.bulentozmen.com/tr/goreme.htm )

M.S. 2. yüzyılın sonlarında Kapadokya'da önemli sayıda Hıristiyan toplumu bulunmakta idi. Bu devirde önemli piskoposluk merkezi olarak Malatya ve Kayseri görülmektedir. Bunlardan Kayseri (Ceaserea), asırlar boyunca Hıristiyanların merkezi olarak önemini korumuştur. Daha sonraki yıllarda İran'dan gelen Sasanilerin akınlarından korunmak için şehrin etrafı surlarla çevrilmiştir. Hıristiyanlığın yayılması sırasında, Kapadokya bölgesi bu bakımdan da önemini artırmış ve Hıristiyanlık Roma İmparatorluğu tarafından resmi din olarak kabul edilince Kayseri Başpiskoposluk merkezi haline gelmiştir.

VII. Yüzyıl başlarında Bizanslılarla Sasaniler arasında yoğun savaşlar meydana gelmiş ve Sasaniler 6-7 yıl bölgeyi ellerinde tutmuşlardır. M.S. 651 yılında, Halife Osman Sasani Devletini yıktıktan sonra bölgeye Arap-Emevi akınları başlamıştır. Bu karışıklık sırasında, bir süredir devam eden Hıristiyan mezhep çatışmaları, özellikle İmparator III. Leon'un ikonaları yasaklamasıyla, doruk noktasına ulaşır ve İkonaklazm (726-843) denilen dönem başlar. İkonaklastik dönemde Kapadokya'ya büyük bir göç yaşanmış, ikona taraftarı olan Hıristiyanlar bölgeye gelip kayalara oyulmuş manastırlarda gizlenerek ibadetlerine ve faaliyetlerine devam etmişlerdir.

Bölge 1082 yıllarında Selçuklu ve 14 yy ortalarından itibaren de Osmanlı idaresine girmiştir.

Karanlık Kilise  resimleri 

GÖREME’DE KİLİSELER

Durmuş Kadir Kilisesi

Adını içinde bulunduğu bağın sahibinden alan kilise, Göreme’nin Karşıbucak mevkiindedir. Gerek Göreme gerekse Kapadokya kiliselerinde ender rastlanan bazilika tipindeki bu kilise 3 apsisli ve ana apsisi templonludur. 

Yusuf Koç Kilisesi

Apsiste İsa’yı kucağına alan Meryem Ana tasviri, altında ise yan yana sıralanmış piskopos tasvirleri yer alır. Azizlerin aralarında bulunan çift düğümlü sütunlar 11. yüzyıldan itibaren görülen bir özelliktir. 

El Nazar Kilisesi

Göreme-Müze yolunun sağındaki vadide, yoldan yaklaşık 800m. Uzaklıkta El Nazar vadisindedir. Bir peribacası içine oyulmuş El Nazar Kilisesi, ‘T’ planlı, haç kolları beşik tonozludur. Doğu kolunda mezarlar yer alır. Kilise’de, İsa’nın çoçukluğu, gençliği ve mucizeleri resmedilmiştir. El Nazar Kilisesi, 10. yüzyıla tarihlenmektedir.

Göreme Açık Hava Müzesi içinde yer alan kilise, şapel ve manastırlar, Tokalı Kilise, Aziz Basil Şapeli, Elmalı Kilise, Azize Barbara Şapeli, Yılanlı Kilise, Karanlık Kilise, Azize Catherine Şapeli, Çarıklı Kilise, Rahipler ve Rahibeler Manastırı’dır.

Saklı Kilise

El Nazar Kilisesi’nin yakınlarında olan Saklı Kilise’nin girişi toprak kayması yüzünden yıllarca önce kapanmış, 1957 yılında bir rastlantı sonucu keşfedildiğinden bu adı almıştır. Mezopotamya kilise mimari geleneğine benzeyen Saklı Kilise, enlemesine dikdörtgen planlı, ana mekân iki sütun ve üç kemerlidir.

Klisede İsa ile ilgili Müjde, Doğum, İsa’nın mabete takdimi, Vaftizci Yahya’nın görevlendirilmesi, Vaftiz, Başkalaşım, İsa çarmıhta, Meryem’in ölümü ve aziz tasvirleri vardır.

Meryem Ana (Kılıçlar Kuşluk) Kilisesi

Tokalı Kilise’nin arkasındaki sırtta, Göreme Açık Hava Müzesi’ne yaklaşık 250m. Uzaklıkta, Kılıçlar Kilisesi’nin güneyindeki dik yamaçta yer alır. Kapadokya Bölgesi’nde ender görülen bir mimariye sahip olan Kilise, enlemesine dikdörtgen planlı, farklı genişlik ve yükseklikteki iki beşik tonozla örtülüdür.

 Batı duvarında kucağında çocuk İsa’yı tutan Meryem Ana, hemen altında Melekler Michael ve Gabriel, tonozlarda ve nişlerde ise aziz ve azize tasvirleri yer alır

Karanlık Kilise

Karanlık Kilise olarak adlandırılmasının nedeni, narteks kısmındaki küçük bir pencereden çok az ışık almasından dolayıdır. Bu sebeple fresklerdeki renkler oldukça canlıdır. Kilise ve narteks İncil ve İsa siklusunu içeren zengin süslemelere sahiptir. Ayrıca Elmalı ve Çarıklı Kilise'de olduğu gibi Tevrat kaynaklı sahneler de resmedilmiştir. Kilise, 11. yüzyıl sonu 12. yüzyıl başına tarihlenmektedir.

Aziz Eustathios Kilisesi, Kılıçlar Kilisesi, Tokalı Kilise, Rahibeler ve Rahipler Manastırı, Aziz Basil Şapeli, Elmalı Kilise, Azize Catherine Şapeli ile Çarıklı Kilise , Azize Barbara Şapeli, Yılanlı (Aziz Onuphrius) Kilise  Göreme’deki diğer kiliselerdir. ( 4. Bkz. Geniş Bilgi goreme.bel.tr/goreme/G%C3%B6reme-Kiliseleri. ) 

GÖREME VE CİVARINDA  GÖRÜLMESİ GEREKEN  YERLER 

Kılıçlar Vadisi:

Göreme Vadisi ile Aktepe arasında tüf kayalardan oluşan vadilere Büyük Küçük Kılıçlar denilmektedir. İçinde suyolu geçen peribacaları, tüneller, ilginç biçimli kayalıkları ile etkileyici bir görünümü olan vadide Kılıçlar Kilisesi bulunmaktadır.

Zemi Vadisi

Zemi Vadisi, Göreme Açık Hava Müzesi'nin bulunduğu alandan başlayıp Kermil Tepesi'nde sonlanmaktadır. Vadi içerisi bitki örtüsü açısından diğer vadiler gibi oldukça zengindir. Vadi gezinizde Sarnıç, Saklı, Görkündere ve El Nazar Kilisesileri vardır.

Göreme Kızılçukur Vadisi

Kapadokya gezinizde gün batımına yakın Göreme'de olursanız, güneşin batışını bu vadiden izlemenizi tavsiye ederim. Güneş ve peri bacalarının güneş batarken oluşan görüntüsü görülmeye değer güzel görüntüler oluşturmaktadır. Vadi, Göreme-Çavuşin yolu üzerindedir.

Göreme Bağlıdere Aşk Vadisi

Bağlıdere Vadisi, diğer adıyla Aşk Vadisi, Göreme-Uçhisar yolu üzerindeki Örencik'den başlayıp, Göreme-Avanos yolu üzerinde biten 4900m. uzunluğunda bir vadidir. Vadi yürüyüş için oldukça uygundur. Vadi içerisinde zengin  bitki örtüsü ve peri bacaları vardır.


GÖREME AÇIK HAVA MÜZESİ VE ÖNEMLİ YERLERİ

KAYMAKLI YER ALTI ŞEHRİ

Antik adı 'Enegüp' olan Kaymaklı köyünde halk evlerini yeraltı şehrinin yüze yakın tünelinin etrafına yapmıştır. Yöre halkı halen avlulara açılan bu tünellerden geçerek yeraltı şehirlerinin uygun mekânlarını kiler, depo, ahır olarak kullanmaktadır.  Kaymaklı Yeraltı Şehri Derinkuyu Yeraltı Şehrinden gerek plan, gerekse kuruluş yönünden farklıdır. Pasajlar dar, alçak ve eğimlidir. Halen 4 katı açığa çıkarılmış, mekânlar daha çok havalandırma bacalarının etrafında toplanmıştır. (5http://www.muze.gov.tr/kaymakli)

Ziyarete açık olan yer altı şehrinin geçitleri aydınlatılmış, levhalar ve işaretlere güçlendirilmiştir. Yer altı şehrin aşağılarda ziyaretçileri ağırlayan otantik barlar ve cafeler de mevcuttur.

DERİN KUYU

Yeraltı şehrinin 3. ve 4. katlarından sonra merdivenle doğrudan doğruya derinlemesine inilmekte ve alt katta bulunan haç planlı kiliseye ulaşılmaktadır. Yeryüzü ile bağlantısı bulunan 55m. Derinliğindeki havalandırma bacası, aynı zamanda su kuyusu olarak da kullanılmaktadır. Alt kata kadar uzanan kuyulardan her kat yararlanamaz, ayrıca istila anında zehirlenmeyi önlemek için bazı kuyuların ağzı yeryüzü ile bağlantısızdır.1965 yılında açılan Derinkuyu yeraltı şehrinin halen yüzde onu gezilebilmektedir. ( 5..muze.gov.tr/Derinkuyu)

Özkonak Yer Altı Şehri

Avanos'un 14 km uzağında yer alan yeraltı şehri, İdiş dağının kuzey yamaçlarına volkanik granit bünyeli tüf tabakalarının oldukça yoğun olduğu yere yapılmıştır. Geniş alanlara yayılmış olan galeriler birbirlerine tünellerle bağlanmıştır. (2 http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/forummesaj/233-avanosta_gezinelim.html )

Kaymaklı ve Derinkuyu yeraltı şehirlerinden farklı olarak katlar arası haberleşmeyi sağlayacak çok dar ve uzun delikler bulunmaktadır. Düzgün oyulmuş odaların girişleri kapatıldığında havalandırma da bu dar (5cm.) ve uzun deliklerle sağlanmıştır. Yine diğer yeraltı şehirlerinden farklı olarak sürgü taşından sonra, tünel üzerine (düşmana kızgın yağ dökmek maksadıyla) delikler oyulmuştur. Özkonak yeraltı şehrinde Kaymaklı ve Derinkuyu yeraltı şehrinde olduğu gibi hava bacası, su kuyusu, şıra hane ve sürgü taşları bulunmaktadır.

ZELVE

Uçhisar, Göreme, Çavuşin gibi kaya oyma mekânlardaki yaşamın ne zaman başladığı bilinmeyen Zelve, özellikle 9. ve 13. yüzyılda Hıristiyanların önemli yerleşim ve dini merkezlerinden biri olmuştur. Rahiplere ilk dini seminerler bu yörede verilmiştir.

Yamaçların dibinde yer alan 'Direkli Kilise' Zelve'deki manastır hayatının ilk yıllarına aittir. Kilise İslemelerinde tercih edilen kabartma haçlar vardır. İkonoklastik Dönem öncesine tarihlenen Balıklı, Üzümlü ve Geyikli Kiliseleri vadinin önemli kiliselerindendir. 1952 yılına kadar iskân edilmiş vadide manastır ve kiliselerden başka yerleşim yerleri, iki vadiye acılan tünel, değirmen, cami ve güvercinlikler bulunmaktadır.

Göreme Milli Parkı Gezilecek ve Görülecek Yerler:

Volkanik tüften oluşmuş ilgi çekici manzara yapısını oluşturan 'peribacaları' aynı zamanda Bizans kilise mimarisi ve dinsel sanat tarihini sergilemesi açısından başta görülmesi gerekli yerlerdendir.

Ayrıca Ürgüp, Avcılar, Uçhisar, Çavuşini ve Yeni Zelve yerleşimleri, Göreme yöresinin geçmişteki kültürüne uygun tarım ve köy (kırsal) hayatını yansıtan yerleşimler olması nedeniyle ziyaretçilerin ilgisini çekecek niteliktedir.

Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Milli Parkın ziyaretçileri için en uygun dönemi 15 Mart-15 Kasım ayları arasındadır.

Milli Park içerisinde, hem doğal hem kültürel değerlerinin farklı bir yaklaşımla gezilebilmesi amacıyla tracking (yürüyüş) hatları belirlenmiştir. Ziyaretçiler, Milli Park içerisinde ve yakınındaki yerleşimlerindeki çok sayıdaki otel ve pansiyonlarda konaklayabilmektedir. (6)

 

 KAYNAKÇA

  1. http://www.goreme.bel.tr/goreme/G%C3%B6remeye-Nas%C4%B1l-Gelinir.html
  2. http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/forummesaj/233-avanosta_gezinelim.html
  3. http://www.bulentozmen.com/tr/goreme.htm
  4. http://www.goreme.bel.tr/goreme/G%C3%B6reme-Kiliseleri.html
  5. muze.gov.tr/Derinkuyu
  6. http://tr.wikipedia.org/wiki/Göreme_Tarih
  7. http://www.muze.gov.tr/kaymakli, http://www.muze.gov.tr/derinkuyu
  8. http://www.nevsehir.web.tr/50-blog/yerel/el-sanatlari/



Türkiye'nin Başlıca Gezilecek Yerleri

  • AĞVA'YI GEZELİM Mİ?
  • AYDER YAYLASI VE GÜZELLİKLERİ
  • AYVALIK'TA GEZİNELİM
  • AVANOS'TA GEZİNELİM
  • BERGAMA, PERGAMON'DA GEZİNELİM
  • BODRUM'UN GÜZELLİKLERİ
  • BOZBURUN VE GÜZELLİKLERİ
  • BOZCAADA'YI GEZELİM
  • Çukurpınar, Anamur ve Mamure Kalesi
  • DATÇA VE KNİDOS ANTİK KENTİ
  • Demre ve Noel Baba
  • Efes ( Ephesus ) Antik Kenti İzmir -Selçuk
  • Edirne'de Dolmenler
  • Eğirdir Gölü ve Doğal Güzellikleri
  • Fethiye ve Ölü Deniz
  • Dalyan ve İztuzu Plajı
  • Gediz Deltası ve İzmir Kuş Cenneti
  • Girlevik Şelalesi - Erzincan
  • Göbeklitepe- Cihanda İlk Yerleşke ve Gizemleri
  • GÖKÇEADA VE GÜZELLİKLERİ
  • Göreme'nin Turizm, Doğal ve Tarihi Özellikleri
  • Gülşehir Nevşehir
  • GÜRÜN GÖKPINAR GÖLÜ ALLAH' IN AKVARYUMU
  • IHLARA VADİSİ TARİHİ VE DOĞAL DOKUSU
  • Hazar Gölü ve Kömürhan Köprüsü Elazıg
  • Harput Şehri Kalesi ve Tarihi Eserleri
  • Harran'da Tarih Kültür Mimari ve İlk Üniversite)
İliniz, ilçeniz hatta köylerinizin, doğal güzellikleri hakkında yazılar yazabilir, Turistik, tarihi ve doğal güzellikleri fotoğraflarınız ile  paylaşabilrisiniz. 

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...