Türk ve İslam Eserleri Müzesi (iSTANBUL)


1.5.2012

Dosya: Türk ve İslam Eserleri Müzesi 01.jpg 




MÜZE HAKKINDA GENEL BİLGİLER 

 

Adres:
İbrahim Paşa Sarayı, At Meydanı, Sultanahmet Eminönü İstanbul
Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazartesi hariç 09.00 - 17.00 saatleri arasındadır ve giriş ücretlidir. 


Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, Türk ve İslâm sanatı eserlerini topluca kapsayan ilk Türk müzesidir ve aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu döneminde açılan son müze olma özelliğini de taşır.Alanında dünyanın sayılı müzelerinden biri olan İstanbul  Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Türk ve İslam sanatı eserlerini kapsayan ilk Türk müzesi olmak özelliğini da taşımaktadır.

19. Yüzyılın sonunda başlayan kuruluş çalışmaları, 1913 yılında tamamlanmış ve müze, Mimar Sinan'ın en önemli yapılarından bir olan Süleymaniye Camii külliyesi içinde yer alan imaret binasında 1914'de "Evkaf-ı İslâmiye Müzesi" (İslâm Vakıfları Müzesi) adı ile ziyarete açılmıştır. (1)  Cumhuriyet'in ilanından sonra ise "Türk ve İslâm Eserleri Müzesi" adını almıştır. Uzun süre Süleymaniye Külliyesi'ndeki imaret binasında yer alan müze 1983'te Sultan Ahmet Meydanı'nın batısında yer alan İbrahim Paşa Sarayı (16. yüzyıl) binasına taşınmıştır. Kanuni Sultan Süleyman tarafından sadrazamı İbrahim Paşa’ya hediye edilen saray, 16. yüzyıl Osmanlı sivil mimarisinin önemli yapılarından biridir.

İbrahim Paşa Sarayı, Sultan sarayları dışında günümüze kadar gelebilen tek özel saraydır. Kemerler üzerine yükseltilmiş yapı 3 taraftan ortadaki terası çevreler. Terastan müzenin ilk bölümüne merdivenlerle ulaşılır. Odalar ve salonlarda İslam dünyasının değişik ülkelerinde meydana getirilmiş nadir sanat eserleri sergilenmektedir. Taş ve pişmiş toprak, metal ve seramik objeler, ahşap işlemeler, cam eşyalar, el yazma kitaplar devirlerinin en kıymetli örnekleridir. Büyük salonların bulunduğu geniş camekanlı kısımda, 13-20 yy.ların el işi Türk halılarının şaheser örnekleri sergilenir. Bu eşsiz koleksiyon dünyanın en zengin koleksiyonudur. 13. yüzyıl Selçuklu halıları ve sonraki asırlara ait diğer parçalar itina ile sergilenmişlerdir. Halı bölümünün alt katı son birkaç asrın Türk günlük yaşamı ve eserlerinin sergilendiği Etnoğrafik bölümdür. (2) 

Türk ve İslâm Eserleri Müzesi koleksiyonları çeşitli açılardan önem taşır. Her şeyden önce imparatorluğun en önemli dini yapılarından toplanan eserler, büyük çeşitlilik gösteriyor. İslâm sanatının en erken döneminden 20. yüzyıla uzanan bir çizgide, içinde Emevi, Abbasi, Kuzey Afrika (Magrip), Endülüs, Fatimi, Selçuklu, Eyyubi, İlhanlı, Memluk, Timurlu, Beylikler, Safavi, çeşitli Kafkas ülkeleri ve tabii ki zengin Osmanlı Dönemi eserlerini barındıran bu koleksiyon, eserlerin çoğunlukla geldikleri yerin bilinmesini sağlayan Vakıf kayıtları nedeniyle de büyük bir belge değeri taşımaktadır. Müzenin “El Yazmaları” bölümü, hemen hiçbir koleksiyonda benzerine rastlanmayacak nicelik ve niteliktedir. (1) 

Erken İslâm Döneminden 20. yüzyıla kadar uzanan geniş bir zaman dilimini ve İslâm dünyasının geniş coğrafyasındaki tüm ülkeleri kapsayan koleksiyon, Osmanlı Sultanlarının kendi adlarına yaptırdıkları vakıf binalarındaki kütüphaneleri için dönemlerinin en usta sanatçı ve hattatlarına yazdırdıkları veya onlara hediye edilmiş eserlerle ayrı boyut kazanır. Ayrıca ferman, berat, vakfiye gibi benzersiz belgeler de içeren koleksiyon, 13.000’i bulan eser sayısı ile tüm bilim dünyasınca tanınmaktadır. (1) 

Bünyesinde 40 bini aşan eserle kulvarında özel bir yere sahip olan Türk ve İslam Eserleri Müzesi bugün hala İbrahim Paşa Sarayı'nda. İslam sanatının çeşitli dönemlerinden çok özel ve seçkin eserlerin sergilendiği müze 1984 yılında Avrupa Konseyi Yılın Müzesi Yarışması Jüri Özel Ödülü'nü almış, 1985 yılında da Avrupa Konseyi-Unesco tarafından ödüllendirilmiştir. (4) 

Odalar ve salonlarda İslam dünyasının değişik ülkelerinde meydana getirilmiş nadir sanat eserleri sergilenmektedir. Taş ve pişmiş toprak, metal ve seramik objeler, cam eşyalar, el yazma kitaplar devirlerinin en kıymetli örnekleridir. Büyük salonların bulunduğu geniş camekanlı kısımda, 13-20 yy.ların el işi Türk halılarının şaheser örnekleri sergilenir. Bu eşsiz koleksiyon dünyanın en zengin koleksiyonudur. 13 yy. Selçuklu halıları ve sonraki asırlara ait diğer parçalar itina ile sergilenmişlerdir. Halı bölümünün alt katı son birkaç asrın Türk günlük yaşamı ve eserlerinin sergilendiği Etnografik bölümdür.

Dosya: Lotto halı tasarımı Uşak 16. century.jpg
16. yy.Uşak halısı, Türk İslam Eserleri Müzesi Halı Bölüm


Müzeden Görüntüler 

MÜZENİN BÖLÜMLERİ


Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, Halı Koleksiyonu

Müzeden Görüntüler

Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, halı sanatı konusunda dünyanın en zengin koleksiyonuna sahiptir. Uzun yıllardan beri, Türk ve Dünya sanat kamuoyunda “Halı Müzesi” olarak adlandırılmaktadır. Eşine zor rastlanan Selçuklu Halıları, 1400’lü yıllara ait seccadeler ve hayvan motifli halıları, 1600’lü yıllarda Anadolu’da üretilen ve Avrupa’da “Holbein Halısı” olarak anılan halıları bu koleksiyonun en nadide parçalarındandır. Halı sanatı ile alakalı araştırma yapan birçok bilim adamı dünyanın her köşesinden bu müzeye akın etmektedir. (2) 

Müzenin bu bölümünde 13. yüzyıl Selçuklu dönemi halılarının yanı sıra, tüm Osmanlı halı grupları bu koleksiyonda olanca çeşitliliği ile temsil edilmekte, ayrıca bir ticaret meta-ı olmadıklarından ötürü fazla tanınmayan, imparatorluğun geniş kırsal alanlarında dokunmuş ve yörelerindeki camilere verilmiş taşra tipi halıların 17. yüzyıl’a kadar inebilen örnekleri de koleksiyonda çok önemli bir grup oluşturuyor. Müzenin halı koleksiyonunda ayrıca zengin halı geleneğine sahip İran ve Kafkasya’nın çeşitli bölgelerine ait dev boyutlu örnekler de önemli bir bölüm oluşturur. (1) 
Ender Selçuklu halılarının yanı sıra, 15. yüzyıla ait seccade ve hayvan figürlü halılar, 15.-17. yüzyıllar arasında Anadolu`da üretilen ve Batı`da "Holbein Halısı" olarak anılan geometrik desenli ya da kûfî yazıdan esinlenen halılar bu bölümün en değerli parçalarını oluşturur. (5) 


Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, Elyazmaları ve Hat Sanatı Bölümü 

Türk ve İslâm Eserleri Müzesi elyazması eserlerinin büyük bir bölümünü Kuran-ı Kerim’ler oluşturur. Tarihten beri İslamiyet’in inanış biçimi olarak kabul edildiği birçok ülkeden gelen elyazması Kuran-ı Kerimler hat sanatının doruğa ulaştığı nokta olarak nitelendirilebilir. Elyazması Kuran-ı Kerimlerin dışında birçok konuda ortaya çıkarılmış resimli - resimsiz kitaplarda, Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’nin ziyaretçileri tarafından keşfedilebilmektedir. Bunların dışında Osmanlı padişahları tarafından yazılan ve üzerinde Devleti Aliye mührü bulunan beratlar ile fermanlar görülmezse çok şey kaçırılacak eserler arasındadır. Tür Hat Sanatı Müzesi’ni gezen bir ziyaretçi, Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, Elyazmaları ve Hat Sanatı Bölümü’nü de ziyaret ederse; hat sanatı tarihi hakkında derin bir bilgiye sahip olacağı kesindir.

Emevî, Abbasî, Mısır ve Suriye Tulunoğulları, Fatımî, Eyyubî, Memlûk, Moğol, Türkmen, Selçuk, Timurî, Safavî, Kaçar ve Anadolu Beylikleri ile Osmanlı hat sanatının yaratılarının bir arada izlenebildiği ender koleksiyonlardandır. 

Elyazmaları arasında, Kur`an`ların dışında, çeşitli konularda yazılmış (bazıları resimli) kitaplar, gerek konuları, gerek yazı stilleri, gerek ciltleri bakımından ilgi çekicidir.
Osmanlı sultanlarının tuğralarını taşıyan fermanlar, beratlar, herbiri bir sanat eseri niteliğindeki tuğralar, Türk ve İran minyatürlü yazmaları, divanlar Türk ve İslâm Eserleri Müzesi`ni, bu alanda da, dünyanın önemli müzelerinden biri durumuna getirmektedir.(5) 

Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, Ahşap Eserler Bölümü

Dokuzuncu ve onuncu asrın ahşap sanatı örnekleri, bu koleksiyonun en önemli kısmını meydana getirmektedir. Anadolu Selçukluları Devleti’ne ait olan bu eserler dışında, Osmanlı Dönemine ait bağa, sedef ve fildişinden imal edilmiş ahşap eserler ile kakma sanatı ile meydana getirilmiş eserler görülmeye değerdir.  Osmanlı Dönemi’ne ait bağa işlemeli, fildişi ve sedef kakmalı ahşap ürünler bu bölümün nadide eserleri arasındadır. 
 
Bu koleksiyonun en önemli parçalarını 9.-10. yüzyıl Anadolu ahşap sanatının örnekleri oluşturmaktadır. 
Anadolu Selçukluları ve Beylikler Döneminden kalan ender parçaların yanı sıra, Osmanlı Döneminin sedef, fildişi, bağa işlemeli ahşap eserleri, kakma sanatının eşsiz örnekleri, Kur`an cüzü muhafazaları, rahleler, çekmeceler bu zengin koleksiyonun ilgi çekici parçalarıdır. (5) 

Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, Taş Sanatı Bölümü 

Yedinci yüzyıldan itibaren meydana getirilmiş olan birçok medeniyete ait yazılı ve figürlü taş kitabeler ile efsanevi varlıkların resmedildiği mezar taşları türlerinin en önemli örneklerindendir. (2) Müze koleksiyonundaki ahşap eserler de oldukça önemlidir. Selçuklu ve Beylikler Dönemine ait pek çok kapı ve pencere kanadı, sanduka ve rahle, günümüze pek az örneği ulaşabilmiş bu sanat döneminin seçkin mirasını oluşturuyor. Bugün çoğu artık var olamayan Selçuklu ve Osmanlı yapılarından gelen çini ve alçı kabartma eserler ile Abbasi Dönemi’nin ünlü başkenti Samarra’daki saraylardan kurtarılabilen duvar resimleri ise, müzenin diğer zenginliklerindendir. (1) 

Emevi ve Abbasi dönemine ait sütun başlıkları, mimari yapı elemanları, mesafe taşları ve kitabelerin yanı sıra, Selçuklu Dönemi’nin taşa uygulanmış en ünlü figürlü kompozisyonları da bu koleksiyonda yer almaktadır. Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’ en yeni bölümü ise “Etnografya” başlığı altında daha yakın tarihlere 18 – 19. ve 20. yüzyıl’ın ilk yarısına ait Osmanlı sosyal yaşamının değişik açılarını içeren koleksiyonları barındırır(1) 

Selçuklu Dönemi taş sanatının ender ve seçkin örnekleri, av sahneleriyle, sphenks, griphon, ejder gibi masal yaratıklarının yer aldığı figürlü mezar taşları, kûfî yazılı erken dönem taş eserler, Osmanlı hat sanatının bir uzantısı olan değişik üsluplarda yazılmış kitabeler gerek nitelik, gerek nicelik açısından önemlidir. 

Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, Seramik ve Cam Bölümü 

Yirminci yüzyılın ilk çeyreğinde yapılmış arkeolojik kazılarda bulunan “seramik” eserlerin en nadideleri bu koleksiyonda sergilenmektedir.
Konya Kılıçaslan Sarayı için kullanılan alçı süslemeleri ile Anadolu Selçuklu Devleti dönemine ait, mihrap, duvar çinisi ve mozaik örnekleri de Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’nde sergilenmektedir.1908–14 yılları arasında yapılan kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkartılan keramik eserler ile mihrap ve duvar çinilerinden Konya Kılıçaslan Sarayı alçı süslemelerine kadar uzanan birçok sanat eseri yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisine sunulmaktadır. (3) 

Anadolu Selçuklu ve Beylikler Dönemine ait, mozaik, mihrap ve duvar çinisi örnekleri ile Konya Kılıçaslan Sarayı alçı süslemeleri koleksiyonun bir başka önemli bölümünü oluşturmaktadır. Osmanlı çini ve keramik sanatı örnekleri, yakın dönem Kütahya ve Çanakkale seramikleri ile noktalanmaktadır. Cam koleksiyonu ise, 9. yüzyıl İslâm cam sanatı örnekleriyle başlayıp, 15. yüzyıl Memlûk kandillerini, Osmanlı Dönemi cam sanatı örneklerini kapsamaktadır. (5) 

Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’nin cam eserlerinin sergilendiği bölümde ise dokuzuncu yüzyıl ve on beşinci yüzyıl arasındaki dönemlere ait cam sanatı harikaları ziyaret edilebilmektedir.Bugün çoğu artık var olamayan Selçuklu ve Osmanlı yapılarından gelen çini ve alçı kabartma eserler ile Abbasi Dönemi’nin ünlü başkenti Samarra’daki saraylardan kurtarılabilen duvar resimleri ise, müzenin diğer zenginliklerindendir.


Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, Maden Sanatı Bölümü 

Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’nde; Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu İmparatorluklarına ait nadide eserler ziyaretçi ile buluşmaktadır.
Bunların dışında; on altıncı ve on dokuzuncu asırlar arasında kalan Osmanlı maden sanatı örnekleri de görülmeye değerdir. Koleksiyonun bu kısmında Cizre Ulu Camii tokmaklarından tutun, dönemin sorguç, tombak, tombak, gülabdan gibi eserleri sergilenmektedir.Anadolu’da uzun bir geçmişe sahip maden işçiliğinin yüzyıllar boyunca değişik sanat evrelerinde gösterdiği gelişme, tipolojik bir sınıflandırmaya olanak verecek bir zenginlikteki koleksiyonda en küçük dekoratif objeden anıtsal kapılara varacak biçimde sıralanmıştır. 
Müzenin bu bölümünde Cizre Ulu Camii kapı tokmakları, burç ve gezegen sembolleri, ibrik ve dirhemler vb. önemli bir kolleksiyon oluşturmaktadır. (3) 

 

Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, Etnografya Bölümü 

Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’nde sergilenen en yakın tarihe ait eserler bu bölümdedir. Anadolu’nun birçok yerinden getirtilmiş olan birçok elemeği eser Etnografya Bölümü’nde ziyaretçisi ile bir araya gelmektedir.(2)  Bu bölümde zengin bir işleme koleksiyonu, sosyal yaşamın önemli unsurlarından olan “Hamam”, “Kahve”, “Karagöz” gibi konulara ait kapsamlı koleksiyonlar, saha araştırması ile toplanmış, Türk Halkının günlük yaşamını yansıtan çeşitli eşyalar ile “İstanbul Kadın Giyimi” koleksiyonları da sergilenmektedir. (1)  Müzenin bu bölümünde uzun çalışmalar neticesinde bir araya getirilen  eserler arasında; göçebe toplumun günlük yaşamında kullandığı araç ve gereçler, kostümler, kilim tezgâhları, halı dokuma sanatı hakkında bilgi veren materyaller de bulunur. 

Müzenin diğer bölümlerinde de Türk İslam kültürüne ışık tutan nitelikli birçok eser; bilim, sanat ve kültürün bir arada verildiği görsel bir kompozisyonun ayrılmaz öğeleri olmayı başarmıştır. (3) 


KAYNAKÇA
  • 1.https://www.tiem.gov.tr/genel-bilgiler.asp
  • 2.https://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk_ve_%C4%B0sl%C3%A2m_Eserleri_M%C3%BCzesi
  • 3.https://www.ibb.gov.tr/sites/ks/tr-TR/1-Gezi-Ulasim/muzele
  • 4.https://www.neredekal.com/blog/T%C3%BCrk-ve-%C4%B0slam-Eserleri-M%C3%BCzesi/
  • 5.https://www.istanbul.net.tr/istanbul_muzeler_detay.asp?id=80


     




Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış