BÂDELİ ÂŞIK


18.9.2020

 

 

BÂDELİ ÂŞIK

 

“Dostum Âşık İlhami’nin aziz hatırasına.”

Divan sazını bağrına basar basmaz çağlardı;
Tezenesi can teline her değende ağlardı;
Gözyaşlarının görevi tebessümüne paklık,
“Her günümüz bayram olsun” deyip sözü bağlardı.

YUSUF BİLGE


* Âşık İlhami DEMİR: 1932 Arpaçay / 1987 İstanbul.

Kars ili Arpaçay, Büyük Perkit, şimdiki adıyla Büyük Çatma köyünde doğdu. Asıl adı Hamit Demir’dir. 11-12 yaşlarında iken Âşık Latif’in ve gördüğü bir rüyanın tesiriyle şiir söylemeye başlamış bu yüzden “badeli âşık”lardan sayılmıştır. Okula gitmemiş olsa da okuma yazmayı sonradan ve askerlik yıllarında öğrendi. Vatani görevini Kore’de yaptı.

Âşık Gülistan, Âşık Bayrami ve Âşık Deryami gibi usta âşıklara çıraklık yaparak sazını ve sözünü pekiştirmiş oldu. Doğaçlamadaki ustalığı nedeni ile Âşıklar arasında Kara Şeytan lakabını alan İlhami Demir şiir söylemede usta bir ozan olarak tanındı.

Aytışma, taşlama, hoşlama, türkülü hikâye ( Serencam) , dudak değmez ve muamma dallarında başarılı bir halk ozanı olarak dikkat çekti.. Gezgin âşıklık geleneğine sahip bir ozan olarak Türkiye ve Türkiye dışındaki çeşitli şenlik ve yarışmalara katıldı.
Aynı zamanda musannif bir halk ozanı olan İlhami Demir “Suhal ile Madina Sultan”, “Muhammet Şah ile Narmina” ve “Kahraman Kasım ile Pakize Sultan” adlı türkülü hikâyeleri –"serencamları" da oluşturdu.

Onunla 1980 yılı Ağustos ayında Yedek Subay olarak bulunduğum Kars Arpaçay Şahnalar Hudut Taburu Görentepe Karakolu Komutanı iken katıldığım, Çetindurak Köyü’ndeki bir düğünde tanışmıştık. Akrabalık ilişkisi bulunan bu Karapapak köyüne her gelişinde Karakola mutlaka uğrar, muhabbet ederdik. Bu sohbetlerden birinde bana, “Kürt kökenli olmasına rağmen, 11 yaşında bir gece rüyasında kendisine aşk badesi içirilip Türkçe konuşma ve saz çalma öğretildiğini, o gecenin sabahında Türkçe koşma düzüp ezgili bir şekilde çığırmaya başladığını, bunları işiten yakınlarının hayrete düştüklerini, İLHAMİ adını böyle kazandığını” anlatmıştı.

Akciğerindeki kist nedeniyle geçirdiği bir ameliyat sonrasında 3 Mayıs l987 de İstanbul’da öldü. Gebze mezarlığında toprağa verildi.

Ölümünden sonra Kars Arpaçay Büyük Çatma Köyünde yapılan bir köy konağına Aşık İlhami Demir Kültür Merkezi adı verildi. Hayatı ve şiirleri hakkında bir çok yüksek lisans tezi hazırlandı.

Ruhu şad, mekanı Cennet olsun… El Fatiha…
 
 
 
 
 
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


2 Yorum
18.09.2020 - 00:58
Merhuma Allah' tan rahmet diliyorum,sonsuz selamlar.

19.09.2020 - 00:17
TEŞEKKÜRLER AZİZ DOST!.. SEVGİ VE SELAMLARIMLA...