BANA İSTANBUL GİBİ BAKMA


Bana İstanbul gibi bakma yalvarırım.
Zaten başım dumanlı.
Dizlerim dermansız.
Kalbim yarım.
 
Göz göze gelmek istemem bu günaha boyalı şehirle.
Kader yoldaşım müjgandır.
…ve kapandığında perde olur buğulu gözlerime.
Bir de sen süzme beni hazin hazin…
Böyle bakacaksan aynalarda kalsın izin…
 
O nadide Sultan Ahmet Câmi’si
Aşka kanat çırpan kuşların mutluluk ifadesi…
Benimse kucağımda koskoca bir Marmara.
…ve içinde umutlarımı hapseden bir Kız Kulesi…
 
Bana İstanbul gibi bakma yalvarırım.
Sıradan acıları tatmadım bu şehirde.
Eminönü’nden bir hışımla geçti en güzel yarınlarım.
Sanki yetmiş kere üstüme devrildi Yedikule.
İnadına körüklendi efkârım.
 
Sitemim sana değil aslında...
Tam tersine hazırım...
Can vermeye serin kollarında...
 
Merhametinin ayarı bozulmuş İstanbul gibi;
Ruhuma ruhuma saplama o kızgın hançeri.
Bana İstanbul gibi bakma yalvarırım.
 
İBRAHİM HALİL MANTIOĞLU 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


2 Yorum
13.09.2019 - 18:57
Yavuz Bülent Bakiler de "Gözlerin Istanbul oluyor birdendiyordu. Siz Istanbul bakIsInI iyi olarak degerlendirmemissiniz. ACI, kederli bir BAKIS akla geliyor. Güzel siirinizden dolayi kutluyorum. Gönlünüze sagLIK

Esa
14.09.2019 - 11:22
Bakışı İstanbula, İstanbulu bakışa benzetme temeline oturan şiir. Bakış sahibi ile İstanbulun yaşattıkları arasında bir düzine endişeli irtibatlar kuruyor. Endişe ve acı çekmekten kaçınma temasını irdeleyen şiir diğer bir yandan mekan ve semt adlarıyla İstanbulu ve bakış sahibini betimlemiş oluyor. Şaire selam şiire ise merhaba