ŞEHİR VE ŞAİR


 

 

Eskiyen bir düş’tü şehir

Şairin düştüğü tuzakta esir

Kılındığı rüzgâr gibi

Neminde aşkın

Erdemli yüreğin telaşı

Bıçkın gölgeler de değildi hani muhatabı.

Sadece tevazu yüklü bir gülüş

Bahşedilen her neyse

Varsa yoksa kaderin ihbarı.

 

Gönlü iyi edendi hem

Gönülsüz sevdiğine de

Değmedi şairin.

En çok rüzgârı sevdi ve güneşi

Aslında geceyi yaşanır kılandı

Şiirle izdivacı

Ve çocukça bir neşe ve coşku

Tutuşan eteklerinde nidalar saklı

Turuncu aşkın turkuaz gölgesi

Mavi göğün hazin güftesi

Hazan mahsulü idi şiir

Ve şirin bir tebessümle diktiği

Dizelerinde

Kanayan dizlerine iyi gelen bir tek hecede

Doğdu ve büyüdü şair.

 

Şiirdi ömür

Aslında ömürdü saklı tuttuğu izdiham

Kor hecelerde tutuşan bir ihtimam ki

Ellerinden kayan ömrün

Vebali belki de bedel ödediği

Dünün hikmeti saklı idi her dizede

Günü döven ve öğüten sakilce

İhbar ettiği iç sesi

Şehrin de melun sesinde doğan bir masal gibi

Kahramanı olmalıydı şehrin ve masalın

İç içe geçen iki imge ve mizaç

Şairle şehir yoldaş

Gece ve şiir

İçine ve dününe koyduğu devasa bir ayraç.

 

Hikmeti Rabbin

Delişmen ruhunda mevsimin

Dikişleri sökülen hüzün

Saklıydı en derinde

Tepesine konan bulut gibi

Gözlerinde biriken nemin sicili

Elbet yorgundu misafiri yüreğin

Elbet yolluktu her şiir

Ne zamanki düşse yola

İstikrarla sevmekse hayat

İtibarı saklıydı

Ve devasa bir tezahürat

Göğe nakşeden bir utku

Yeri delen ruhu

Adeta içinden firar eden

Mevsim gibi tutuşan eteklerinde

Şehrin

Bir idare lambası ile aydınlık kıldı ufkunu.

 

Resimlerdi solan

Aşktı illa ki hüsran dolan

Şiarı neyse içinden geçen

Şeceresi kayıtlı evrende

Şelale yüreğin tutulan nutku

Gel gör ki;

Ne zaman bir şiir düşse tininden

Teninde saklı güneş gibi

Gözünde büyüttüğü ne çok ikilem

Elbet kıblesine mazhar olan gizem

Rabbinde kayıtlı içindeki delişmen.

 

Sözcükler katıksız ihbar eden

Yüklemi neydi de ömrün?

Solunda saklı bir tebessüm gibi

Sevdikçe yüreğine batan

Saygındı ruhu ve sayıklarken tutkusunu

Elbet hayattı dilemması

Elbet rüzgârdı

İlla ki yüreğinin istilası.

 

Elbet hünkârı Rabbi en sevdiği

En sevilen olmak ne güzeldi

Gördüğü düşlerinde dile gelen

Usulen sevmekse kendinde saklı bilumum hece

Sevgiyle doğranan bir bulut gibi

Aslında içinde uçuşan umuttan taşan bir coşku

Ölümü ansa da zaman zaman

Ölümsüzdü şair ve şehir

Kandırsa da kendini zaman zaman ve

Sözcüklerle mest oldu sefil yüreği.

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


1 Yorum
21.01.2021 - 06:16
Gönül, aşk ehlinin merkezi iç dünyasıyla dış dünyasını süslediği bir âlem, bir kelam, kulun dünyanın mâna ve lezzetine, Rabbine ve insanlara vararak onları severek sahip olduğu müstesna bir yerdir. Kul sizin gibi/sizler gibi gönlünü aşkla insanlara varmak için yakanlar bu uğurda yola çıkanlar aşkla bu gönülle zevk sahibi olanlara mana ile aşk âlemi ile irtibatını kuranlara gönülden selamlar. Bizler bu gönülle olunca hem aşkı taşır, hem insanı taşır giderken öteki âleme, hakka heybesindeki bu aşkla insanı getirdiğini söyler ve sunar, zaten kula gereken hakla olmak insan kazanmak hem aşk âlemiyle bağlantı kurarak bir selam göndermektir ötelere kendisini karşılaması için, selamlar olsun size /sizler gibi gönlü aşkla hakka varan insanı seven bu uğurda yazanlara, bu sabahın seherinde bu duygularla gezdirten Rabbime ve yazdırtan ve yazan Yıldız kardeşim size teşekkürler ediyorum, selamlarımla.