YALANCI BAHARIN ZAFERİ


Bir yanılsama gecenin vitrininde
Ve öbekleşmiş ahali
Sivri dilli meczubun feryadı.
Aşkla yıkanmış şehir bir de şehitliğin mertebesi:
Ölümü kozasında saklayan ömür. Fevri bir sunumda iç geçiren bülten Hadis yüklü ruhun zulümden firarı Elbette zalime inat
Mahzunluğunu ilan eden sevdalı devir.
İnkârın gölgesinde
Çözülen buzlar
Aşkla idamı birbirine karıştıran Neşriyatı günün;
Öfkeli bir zehir
Zemzem suyuna muhtaç ne da olsa beşer:
Gönüllü sevginin manzumesi Nefrete biat aşka hücum eden sevgi dolu nehir.
Kayrası günün batıl bir şarkı;
İman gücüne rest çekmiş münafık Yeter ki uzak olsun sudan çıkan yüreğine sevginin
Bir bir ok atan aklıselim şair.
Ne inkârı dünün
Ne firarı günün
Ne de restleşecek yarınla varsa yoksa zahir.
Kelamın hası mimarı huzurun; Sevdanın da yeis yüklü iltifatı:
Yüz göz kelimelerle gönül
Bayağı bir şarkıdan uzak hazan makamı
Yaprakların ruhuna okunan her dua; Yalın ayak aşkla ziyanı yüreğin Baştan ayağa uzanmış bir kez Bahtının rüzgârına.
Kürediği kadar ihlaslı matemin
Göz kırptığı boşluk
Nazına niyazına kurban aşkın Badirelerin arası konuşlu özlemle Ölüm nüksederken şiire konan bir kelebek
Oysa ki ömrü yetmeyecek yarınki izdihama?
Dünde kaykılan ipek böceği mi sürecek sefasını şiirin?
Ümmeti göğün illa ki kuşlar;
Yeri göğü işgal eden sefil rüzgâr
Bir batında uçurdu isyanını yüreğin Konup konacağı sefil düzlem Unutulacağı da gün gibi aşikâr.
Bir yıldızın nefer olduğu…
Aşkın ise bir hadis…
Şefkatli ellerinde inancın
Yüreğe yüklediği her ilahi,
Şafağı atan geceye belki de son ihtar
Varlığın idamesi
Açlığını şiir ile gidermesine vesile Çemkiren zalimden alabildiğine uzak
Yine de yakalanmadı mı o sefil zifire?
Kem gözlerin miadı dolsa keşke Şiirden önce şerrin hayra yorulduğu bir manzume
Beyitlerin ihlali
Kavşağında ömrün
Zafiyet geçiren üç beş imge:
An meselesi olsa olsa infilakı:
O zümre ki;
Aşkı payidar kılan sefil mevsimde bile
Düşkün kollarında yatmaya ne hacet ölümün?
Zemherilerde üşüyen bir hece daha mı gerekli yoksa
Şiirin son dizesine?
Sonrası malum:
Öncesi olmaya ne gerek hazanın? Hazan ki;
Yalancı baharın zaferiyle
İnanmadı mı bir kez sözcüklerin sönmeyecek ferine?
Ne azap yüklü ne de azat edilesi; Ne reddi ne de kabulü mümkün; Devinen gölgelerden uzak
Miladı aşkla pişen bir hikâye
Şair kadar vefalı mı yoksa?
Yazdığı her şiir yarına hediye
Olsa olsa kucakladığı bir sevda Şiire nazire eden
Sandığında hüzün
İnşa ederken mabedini ömrün.

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış