İstiklal Savaşı Destanı


Esa
23.4.2016
 
 
İstiklal Savaşı Destanı
 
Elhamdülillah, alyyül a’la
Bu cenge nusret-i Sübhân yetişti
Yüz yirmi dört bin peygamber ile
Din serveri fahr-i ekvân yetişti
 
Sunûf-u evliya kaalktı ayağa
Bir hareket geldi yazıya dağa
Ervâh-ı şüheda sol ile sağa
Can Hüseyin şah-ı cihan yetişti
 
Gazi Kemal Paşa hazretlerine
Aşk olsun kemâl-i izzetlerine
Bu canın yüz suyu hürmetlerine
Bize Hakk’tan lütf u ihsân yetişti
 
Görülmedi böyle bir keremkâni
Fikriyle fethetti bütün cihanı
Ecânib dediler Ali-i Sâni
Bil şah-ı merdân-ı zaman yetişti
 
Vezir-i âzamdır ol İsmet Paşa
Pervâneler gibi saldı ateşe
Bu emekler boşa gider mi haşâ
Fedâ-yı can eden arslan yetişti
 
Sâir zâbit dahi sıdk ile tuttu
Hulûsla askerin önünde gitti
On üç günde Yunan yerlere attı
İzmir’e bir parça kalan yetişti
 
İstedi İzmir’i Yunan ordusu
Yunan’ınki şimdi bir can kaygusu
Attılar deryaya kalan bakisi
Atina’ya canı olan yetişti
 
Anadolu on dört günde paklandı
Yolu ile düşmanımız haklandı
Köşe, bucak kâfir var mı yoklandı
Her tarafa emr-i ferman yetişti
 
Afyon’da sur tellerini kestiler
Allah Allah ile birden bastılar
Kırıldı kuvvesi, Yunan giydiler
Birden bire kızıl uçan yetişti
 
Kurtulanlar topal oldu kör oldu
Bu harp feth-i Hayber ile bir oldu
Kalktı zulmet, şükür cihan nur oldu
Doğdu güneş mâh-ı tabân yetişti
 
Yedi cephe tuttu Türk’ün askeri
Yunan’a ejderha oldu her biri
Ele geçenlerde kalmadı diri
Ol başını alıp kaçan yetişti
 
Tâyy-i mekân etti yerler kavuştu
Hesapsız mühimmat koydu savuştu
Ruzigârlar esti toza karıştı
Arkasından acı duman yetişti
 
Bin üç yüz otuz dokuz senemiz
Yüz senedir topa karşı sinemiz
Neler çekmiş hem anamız, babamız
Gör sabır eyle ârifân yetişti
 
Yaşasın rüesa hem alelusûl
Yaşasın vükelâ ve sahib-i ukl
Yaşasın asâkir mevcud-u cedvel
Yaşasın milletten kurban yetişti
 
Yaşasın kâmilen hep ehl-i imân
Havuzda ve göllerde bütün ihvân
Yaşasın Türkiye yaşasın vatan
Bu harbe vuhûş tiran yetişti
Harpten firar eden dinsiz haindir
Onların katli de farz-ı ayndır
Bize canın lâzımlığı bugündür
Bu devlete sanma her can yetişti
 
Kıyamette iş bu dünyanın bekâsı
Beş kişiden mürekkeptir ihyâsı
Üç, dört değil rûb-u meskun a’dâsı
Âlem-i rahmete Rahmân yetişti
 
Almış iken bütün kâfir cihanı
Ecnebiler ibret tuttu Yunan’ı
Türkiye kubbenin şems-i tabanı
Dil salana kahr-ı Yezdân yetişti
 
Çün üç yüz otuz üç müslüman
Bizde ecnebide bulunan ihvân
Beş insandan çoğaldı bu ins ü can
Bize ihmal gaflet keslân yetişti
 
Yekdiğerimiz kovalaşmayalım
Yalan, bühtân, gıybet söyleşmeyelim
Biz niçin yalvarıp ağlaşmayalım
Kemikten iliğe isyan yetişti
 
Ne de satıcılar helâl getirir
Ne dükkancı sıdkı bütün oturur
Bu kazanca hiç eksik mi yetirir
Bize her taraftan noksan yetişti
 
İsteyiksiz köpek gitse sürüye
Gider mi çobanın işi ileriye
Davet eder bütün kurdu beriye
Pay yarıya denen hayvan yetişti
 
Ya martına parmağını çaldırır
Nargil suyu içerinizi soldurur
Kendini imansız dinsiz öldürür
İblis aldı, şimdi mihrân yetişti
 
Kardeşlerim eli ele alalım
Evvela biz Hakk yolunu bulalım
Yaradana sâdık bir kul olalım
Kulluk eden kula sultan yetişti
 
Ne ayarı güzel kantarı çekeriz
Kilo dolu alır noksan dökeriz
Ne tarlaya helâl tohum ekeriz
Hallerimiz çok perişan yetişti
 
Ne kadın anlatır ere hâlini
Ne avrada er inanır malını
Bekler ikisi de fırsat yolunu
Araya bir fesat, hicrân yetişti
 
Çün mufassal yaptık biz bu destanı
Şimdilik uyuttuk bu çevrestanı
Geçin öne yaptırmayın ziyanı
Sayenizde çok sâye-bân yetişti
 
Buyralım mektebe evlatlarımız
Her fenden okutmak muradlarımız
Ne fena mahsül-ü icatlarımız
Der odun çekmeye oğlan yetişti
 
Ecnebi kadar mı bizdeki akıl
Fakat terbiyeden gafiliz gafil
Bu gidişat doğru değil velhâsıl
Demek ki insandan hayvan yetişti
 
Gufranî girdi altmış yaşına
Tac-ı devlet mi konuldu başına
Karar olmaz Azrail’in işine
Ecel, bugün, yarın hemen yetişti
 
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış