Geleneksel Giysilerimiz

Ekleyen : Sibel Cihan , 21 Ağustos 2016 Pazar Beğen

Geleneksel Giysilerimiz

 

Türk toplumu yüzyıllar boyu zengin bir giyim kültürüne sahip olmuştur Bu zenginlik, giyim biçimlerinde olduğu kadar giyim malzemelerinde de kendini gösterir. Anadolu'nun geçirdiği çeşitli dönemler, uzun tarihsel geçmişi, Orta Asya etkisi, başka kültürlerle teması da giyim çeşitliliğinde ve zenginliğinde geniş rol oynamıştır

Anadolu geleneksel giysileri bölgelere göre değişmektedir. Hepsinin temel ortak noktası tesettüre uygun oluşudur. Mahalli kıyafetlerimizde  zerafet ve rahatlıkta gözardı edilmemiştir.

 

Türk giysilerinin belli başlı parçaları şunlardır:

  • 1) İçlik (baştan geçirilen ve belden bir kuşakla sıkılan gömlek)
  • 2) Üstlük (önü açık, kısa kollu ya da kolsuz düğmesiz ceket)
  • 3) Dizlik (kısa ya da çizme içine girecek kadar paçalı pantolon)

 

Anadolu halkının yakın za*manlara kadar giydiği ve hala düğünlerde ve törenlerde kullandığı kıyafetler ve başlıklar bölgeden bölgeye değişmektedir Bu değişiklikler mahalli gelenekler ile fertlerin birbirinden ayrı olan zevkle*rinden ve iklim şartlarıyla, tarihi nedenlerden ileri gelmektedir

Tepeliği, oyalı yazması, valası ve buğgusu ile alınlık, duluk, penez, tozaklarıyla başı ayrı; zıbını, yeleği, cepkeni, üç eteği, önlüğü, şalvarı, kuşağı, uçkuru, peşkiri ile üstü ayrı; yemeni, çarık, potin, terlik, çorap ve patiği ile ayağı ayrı çeşitli zenginlik gösterir. Anadolu giysilerinin yöresel ortak özellikler. bulunmakla birlikte, giyim biçimleri bölgelere göre değişmektedir. Örneğin Güneydoğu Anadolu yöresi giysileriyle Karadeniz yöresi giysileri oldukça farklıdır Bu farklılık, kadın giysilerinde daha belirgindir. Bu farklılıklara rağmen andolunun her yöresinde görülebilen ortak giyim eşyaları da bulunmaktadır.Tüm bölgelerde giyilen ortak giysi türleri entariler, şalvarlar, işlikler ve kuşaklar olarak gruplanmasına karşın, bunların giyiniş biçimleri ve ayrıntılarında ayrıcalıklar görülür. Anonim, Geleneksel Türk Giysileri,Geleneksel Türk Kıyafetleri,forumdas.net/ulkeler/

Tas, tuzak, tepelik, fes, hotoz ve Araçkin'den oluşan başlık türleri bölgelere göre değişik biçimde kullanılır.
 

Başlıklar: 

a) Bebe başlığı, b) Genç kız başlığı, c) Gelin başlığı, ç) Yeni evli kadın başlığı, d) Çocuklu kadın başlığı, e) Dul kadın başlığı, f) Kırk yaşına varmış kadın başlığı, g) Oğlu askere gitmiş ana başlığı, h) Nene başlığı gibi gruplara ayrılabilir.

 

İÇ GİYİM

İç giyimde genellikle ev dokumalarından farklı kesim ve süslemelerle gömlekler, dış giyimde ise yine bölgelere göre peşli, peşsiz entariler*de işleme, kesim, boy, giyiliş şekli farklıdır Alta giyilen şalvarın kesimi, kumaşı süsleme ve giyim tarzı yörenin özelliklerini yansıtır Bele bağlanan kuşaklar, öne giyilen önlükler, yöre koşullarına, zevke, kullanım alanlarına göre değişiklik gösterir

Bölgelere göre Türk giysileri Kuzeydoğu, Güneydoğu, Orta Anadolu, Batı Anadolu ve Trakya Bölgeleri olarak gruplandırılabilir Tüm bölgelerde giyilen ortak giysi türleri entariler, şalvarlar, işlikler ve kuşaklar olarak gruplanmasına karşın, bunların giyiniş biçimleri ve ayrıntılarında ayrıcalıklar görülür. Anonim, Geleneksel Türk Giysileri,Geleneksel Türk Kıyafetleri,forumdas.net/ulkeler/

 Batı ve İç Anadolu ile Akdeniz bölgelerinde kullanılan belliğ başlı geleneksel kıyafetlerimiz ve özellikleri şunlardır.

 

Kadın Giysileri: 
 

Kadın giyimi, tüm ülkelerde olduğu gibi, erkek giyimine oranla daha sık değişmelere uğramıştır Türk kadın giyimini a) Entariler, b) Şalvar ve içlikler, c) Etek ve ceketler oluşturur Bunlar yöresel biçimde olduğu gibi, zamanla da pek çok değişikliğe uğramıştır.

Göynek;Özellikle sarı bürümcük veya şile bezi denilen kumaştan dikilen, bol, yakasız, önden düğmeli bir giysidir. Kalçaları örtecek uzunlukta, yanları ufak işlemelidir. Şalvarın dışında kalır. Halk arasında “kara boyalı göynek” de denir.

Şalvar:Kırmızı desenli kumaştan dikilir. Şalvarın içine bazı yörelerimizde kaput bezinden yapılmış ayrıca bir şalvarın giyildiği de görülür. Her yerde olmasa bile yanlarında işlemeleri vardır. Belden topuğa kadar uzanır.

Zıbın: Bazı yörelerimizde “cepken” de denilmektedir. Bir adı da “kolçaklı zıbın”dır. Bazılarının kol ağızlarında hayvan figürü olduğu görülmektedir. Göğüs altında tek düğmelidir. Kolları ve önü hep işlemelidir.

Birzak: Emzikli kadınlar kullanır. Zıbının üzerinden bele kadar takılır. Boyundan ve sırttan bağlanır. Göğüs üstü sıkı, aşağısı boldur. Kadının rahatça çocuğunu emzirmesini sağlar. İpek, basma veya parça kumaştan dikilir.

Kuşak: Şalvarın üstünde bele arkadan bağlanır. Arkadan üçgen görünümü verir.

Peştamal: Boyuna çizgili ipekli kumaştan yapılmış bel büzgülüdür. Arkadan öne sarılır. Belden 3-4cm. genişlikte kola geçecek kısmı vardır. Dizin altına kadar uzanır. Önde iki katlıdır, büzgüleri bele eşit aralıklı şekilde dağıtılır ve kolun arkasında bağlanır. Kuşak, şalvar ve peştamal, birlikte günlük giysi olarak kullanılmaktadır.

Alaca: Peştemalin başka bir türüdür.Alakoyun yününden kadınlar kendileri dokurlar. Önce koyunun yünü incecik eğrilir, kök boyası ile boyanır ve yumak yapılır. Mısır koçanlarına sarılır ve dövende dokunur. Düz ve baklava şeklindedir.

Çorap: Kadınlar çeşitli motiflerden ördükleri çorapları giyerler. Motifler kadının iç dünyasını yansıtır ve üzerine çarık giyilir.

Baş: Çuhadan yapılmış kırmızı fesin üzerine “çeki” adı verilen işlemeli, oyalı, pullu örtü takılır. Fes üzerine iki sıra altın dizilir. Buna “penez” adı verilir. Fesin tepesinde (tam ortasında) tepelik denilen gümüşten bürgüyü tutacak aksesuarlar vardır. Üzerinde “neil” veya “bürgü” adı verilen örtü bulunur. Bazı yörelerde arkasına pullu çiçek takılır.

Pullu Çiçek: Puldan veya kuru karanfilden yapılır. Karanfiller ıslatılarak ipliğe dizilir, arada ufak boncuklar da bulunur.Pullu çiçeğin dik durması, kadının mutluluğu; zülüfle birlikte sarkması, evlenmek istediği anlamına gelmektedir.

Takı: Gök boncuktan altın veya gümüşten takılar takılır. Her genç kız, gümüş küpe takar, ayrıca kuru karanfil ve çiçeklerle bezenmiş kolyeler takılır.Bunların arasında paralar bulunur. Genç kız ve kadınlarda özenle takılan zülüfler vardır. Ancak yaşlı kadınlarda bırakılan zülüf, pek hoş karşılanmaz, ayıplanır.

Üç etek: Genellikle kına gecelerinde giyilir. Özellikle dikine çizgili kumaştan yapılır. İkisi önde, biri arkada olmak üzere üç adet etekten yapıldığı için bu adı almıştır. Üç eteğe “enteri” de denilmektedir. Yırtmaçları ve öne gelen dilimleri bulunur. Simli ipekle veya kaytanla işlenir.

Gerdan - Göğüs ve bel süsleri:

Anadolu kadınının çok önem verdiği ve düğünlerde, gezilerde, bayramlarda ve aile toplantılarında kendisini belirtecek, değer yargısı yaptığı konuların başında takı adını verdiğimiz ziynet eşyasıyla kendini gösterir diyebiliriz. Boyunlar, inci, altın zincir, top altın, kıymetli taş ve bronz kolyelerle süslenir. Göğüslere “beşibir yerde” ve her tür yüzük çeşidini görmek mümkündür. Oyma ağaç, takıların yanı sıra boncuklarında gençlerde süs eşyası olarak kullanıldığı görülür.
 

Erkek Giysileri :

 

Erkek kıyafetlerinde başlıklarda fes, kukulat, takke; bedende gömlek, şalvar, zıvga, potur, cepken ve ceket; ayakta çizme, çarık, yemeni; belde kuşak, silahlık ve aksesu*ar olarak da hamaylı, köstek vb kullanılır

 

Başlar ve başlıklar:

Başlıklar genel olarak ikiye ayrılır; bunlarda birincisi hazır olarak yapıldıktan sonra giyilir, ikincisi ayna karşısında doğrudan başa yapılır. Hazır başlıkların bazıları tas, tepelik, fes, arakçin (rakçinde denir) taç, tozak ve hotozdur.

 

Başlıklar giyimin en önemli kısmını bölgenin geleneğini ve zevkini belirler. Sağa sola eğmek veya dik kullanılarak kişinin durumu anlatılmaya çalışılır, örneğin bazı yerlerin başlıklarında süs olarak kullanılan altın miktarı evlilik yıllarını gösterir. Bazı yerlerde ise bu durum başa bağlanan yemenilerin sayısı ile belirtilir. Nişanlı gelin, kız, dul evlenmek isteyen veya istemeyen genç kızın başlıklarıyla evli kadın başlıkları farklıdır. Bazı bölgelerde ise genç kızlar evleninceye kadar tek baş örtüsü kullanılır. Bazı başörtülerinin kenarlarında çeşitli renkli oyalar dikilir, bazılarının iç kısımları işlemelerle süslüdür.

 

Peşli entariler:

Bunların bir kısmı ayakların görünmesine elverişli uzunluktadır. Bazılarının uzunluğu ise bir bucuk boya yakındır. Bu büyük özellikleri etek uçlarının veya münasip yerlerinin kaldırılarak bele sokulması ile kıvrıntılar yapılmasıdır. Genellikle kollar uzundur. Düz ve kadifeden yapılmış olanları el ile işlemelidir. Peşli entarilerin üstüne cepken giyilmek suretiyle takım tamamlanmış olur.

 

Peşsiz entariler :

Peşli entarilere göre daha sade olan bu entarilerde baştan aşağı kadar ön ve orta tarafların işlemelerle kaplı olmasına önem verilir, çoğu hazır olarak çarşıdan alınır. İlk zamanlarda bir gelin elbisesi olarak kullanılmış ve daha sonra düğünlerde özel günlerde giyilmiştir. Peşsiz entarilere Anadolu'nun bütün bölgelerinde rastlanır. Peşsiz entarilere Bindallı adı da verilir. Çoğunlukla koyu kadifeden yapılan bu entarilerin son zamana ait olanların yaka, kol ve etek kenarları dantellerle çevrilidir.

 

Telli hare – Pullu hare:

Takım halinde üçüncü tip elbisede eteklik ile bluzdan veya bluz ve şalvardan ibaret iki parçadır. Telli hare, pullu hare adı verilen bu elbiseler çoğunlukla ince kumaşlardan yapılır. Kumaşlar genellikle desenli olur. Düz olanların çoğunda el işlemeleri yapılmıştır. Bluzlarda çeşitlilik çok olmasına karşın etek ve şalvarlar genelde aynıdır.
 

Şalvarlar:

Şalvarların değişik çeşitlerini biçki bakımından dört tipte toplamak mümkündür. Paçalı, paçasız, yarı açık ve erkek pantolonları gibi tamamıyla açık olmak üzere paçasızlar muhtelif enlerde kumaşların birbirine dikilmesiyle bir torba şeklinde olur. Bunların içinde ayak bileklerinden bir insan omzuna kadar uzun ve iki insan eninde olanlarına rastlanır. Bir uçkurluğu vardır. Bele bağlandığı zaman meydana gelen döküntüler önden veya yanlardan kaldırılarak bele sokulur ve böylelikle meydana gelen şalvara ayrı bir hava verir. Aynı zamanda tam boya göre uydurulmuş olur.

İkinci tip şalvarlar belden ayak bileklerine kadardır. Daha az kumaş kullanılır ve bazılarında ayaklar şalvar içinde kalır görünmez.

 

Cepkenler:

Başlıcaları: Fermana, fermene, salta, hırka, yelektir. Yelekler kolsuz olur ve çoğunlukla entarilerin içinden görünecek şekilde giyilir. Bazı yerler de geniş kollu gömlekler üstüne giyilir. Diğerleri kolludur. Entari veya şalvar üstüne giyilir. Çuha, atlas, mantin, kadife gibi düz ve kalın kumaşlardan dikilir ve üzerleri sırma işleri ile süslenir. Hırkalar bazı bölgelerde şalvarların yapıldığı kumaşlardan yapılarak ikisi bir takım gibi sayılır. 

KAYNAKÇA

  • afyonkulturturizm.gov.tr/belge/1-59282/geleneksel-giysi.html
  • Anonim, Geleneksel Türk Giysileri,Geleneksel Türk Kıyafetleri,forumdas.net/ulkeler/

 

 

 

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...