Otantik Atlas Kumaş Yapımı ve Kullanım yerleri


 
 

Resim Alıntı TDİA : Kanûnî’nin şehzadesi Mehmed’in atlas kaftanı (TSM, Padişah Elbiseleri, nr. 13/739)

Otantik Atlas   Kumaşlar. 

Atlas kumaş Osmanlı devrinin üzerinde en çok durulan en çok adı geçen kumaşlarından biridir. Atlas kumaşların yapımı, ve ticareti eski devirlerin en önemli iş kollarından biri olmuş, atlas hilat veya kaftan giyebilmek ikbalin ve saltanatın simgesi görülmüştür. 

Atlas kumaş saraylı kıyafeti olmuş, zerbaft, seraser, seren gibi  halkın giyemediği bir kumaş türü, sıradan insanların erişmediği altın iplikler ve sırmalarla işlenen bir kumaş olarak anılarda kalmıştır. 

Atlas kumaşlar ipeğin parlaklığını en iyi şekilde yansıtan dokuma ve kumaş türü olarak bilinmişlerdir.Atlas kumaşın karşılığı olarak günümüzde saten sözcüğü kullanılır. Saten kumaşlar atlasa kumaşlarının batı ülkelerinde üretilmiş sahte benzerleridir.  Kimilerine göre Atlas sözcüğü İtalyanca tüysüz parlak demek olan talise kökünden türemiştir. Saten sözcüğü  ise XIV. yy.da Fransızcadan dilimize girmiş, atlas kumaşlarının kendisini değil parlaklığını ifade eden kumaşlar için kullanılmıştır.

Sözünü ettiğimiz ipekli ve altın iplikli ve sırmalı işlemeli Atlas kumaşlarının  ilk kez Çin'de dokunmuş, olduğu bilinir. Orhun abidelerine de yansıyan  Türklerle Çinliler arasında savaşlara ve kültürel çatışmalara da neden olan bu kumaşlar  Araplar vasıtasıyla  Atlas, Araplar aracılığı ile 14. yüzyılda Endülüs`ten İspanya`ya 15. yüzyılda ise İtalya ya ve Batıya da taşınmıştır. 

Tarihi ipek yoluna da ad koyan bu kumaşlar eski devrin en gözde ürünleri olarak pek çok savaşların nedeni olmuş, İpek yolunun sağladığı rantların  uğruna pek çok  askerin ölümüne neden olan bir kumaş olarak tarihe karışmıştır. 

Atlas kumaşların Selçuklu ve Bizanslılar döneminde  de kullanıldığı anlaşılır.  Osmanlılar, kadifenin yanında atlas da üretmişler,   misk-i atlas ,  (Bursa işi), Şam atlası, Maraş atlası gibi türleri görülmüştür. Pahalı, dayanıklı ve parlak olmasından dolayı sarayda çok kullanılan bu kumaştan bayrak, sancak, yorgan yüzü, perde, bohça, para kesesi, kürk astarı, kaftan, şalvar, entari eşya ve elbiseler yapılmıştır.  İnce ve zarfi olduğundan daha çok kadınlar tarafından sevilmiş, bohça ve kadın giysilerinde çok tercih edilmişlerdir.

İpek  atlas, pamukla karıştırılarak kullanılmış,; donuk. (mat renkli), yanardöner (atkı ve çözgü farklı renkte) atlaslar olmak üzere çeşitli gruplara ayrılmışlar ama en çok kırmızı renkli atlaslar tercih edilmiştir. Her yıl surre alayları ile  Kâbe’ye örtü olarak gönderilen atlas kumaşlar, siyah renkli ve altın işlemeliydi. Düz dokunan atlasların yanı sıra boyuna çizgi çubukları olan ve taraklı denen türleri de vardı.

Atlas Osmanlı sarayında  hanedanın en çok kullandığı kumaşlardan biri olarak bilinir.  Hanedan üyeleri soğuktan koruma özelliğine de sahip olduğundan olsa gerek  kış aylarında en çok  atlastan yapılmış giysiler giymişler bu nedenle ve biraz da tevriyeli olarak “ saray dilinde kış mevsimine atlas mevsimi denilmiştir.”[1] Eskilerin inancında atlasın gökteki en son felek olduğu da unutulmalıdır.

Atkı ve çözgüsü ipekten olan atlas, İslam fıkhına göre erkek kıyafetlerinde haram olduğu için,  erkeklerin giydiği kumaşlara pamuk da  karıştırılmıştır. Atlaslar dokuma tekniğine göre; donuk. (mat renkli), yanardöner (atkı ve çözgü farklı renkte) atlaslar olmak üzere çeşitli gruplara ayrılırlar.

1640 tarihli narh defterinde kırmızı atlasların diğerlerinden daha pahalı olduğu yazılıdır.[2] Bunun sebebi; kırmızı renkli olan atlas kumaşlara  talebin fazla olmasıydı. Atlas kumaşlarında ne oranda altın ve sırma kullanılacağı  kurallara bağlanmıştı. Bu yüzden de atlas kumaşlar türlerinde kullanılan altın ve sırma miktarlarına göre , desen dokuma çeşitlerine göre  fiyatlandırılıyordu.  Altını ve sırması çok olan deseni de işlenmesi zor olan üstelik de kırmızı renkli olanlar en pahalı atlas kumaşlardı. Kâbe’ye her yıl gönderilen atlas kumaşlar, siyah renkli ve altın işlemeliydi. Düz dokunan atlasların yanı sıra boyuna çizgi çubukları olan ve taraklı denen türleri de vardı.

Atlasta en çok tercih edilen renkler; yeşil ve kırmızıydı. Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde belirttiğine göre, XVi. yy. ortalarında İstanbul’da atlas ticareti yapan 105 dükkân ve 300 esnaf bulunmaktaydı. Osmanlı sarayında vezlr seviyesine yükselen paşaların, padişaha sunmaları gereken hediyeler arasında 12 top atlas da vardı. Vezirlere gönderilen menşurlar yeşil, Babıâli’ye gönderilen Sadaret hattı hümayunları da kırmızı atlas keseler içine konurdu.

Kanunnameler ve saray teşkilatına dair bazı eserlerde de görüleceği gibi akıncı beyleri beylerbeyleri ve kaptanı deryaların da  al, mor, nefti atlastan kaftan giydikleri bilinmektedir. Bilindiği gibi yüksek rütbe alanlara bizzat Padişah veya Sadrazam tarafından atlas kumaşlardan yapılmış kaftanlar ve hilatlar giydirilmiş bazılarına da samur kürkler verilmiştir. Atlas, Zerbaft , Seraser kumşlar genellikle sarayda dokunmuş örneğin Seraser ve  Zerbaft kumaşların saray dokuma tezgahları dışında dokunması veya giyilmesi yasaklanmıştı. Altın işlemeli atlas kumaşlardan giyinmek de yasaklanmış, bu tür kumaşlardan yapılmış giysileri hanedan üyeleri veya hanedan üyelerinin  hediye ettiği yüksek rütbeli  develet adamları giyebilmişlerdir.

 Atlas kumaşlardan  kaftanlar ve giysiler yapıldığı gibi yazılı sancaklar  dokunuyor; altın keseleri ile  ve kitap kılıfları  ve menşurlar yapılıyordu. [3] Vezirlere gönderilen menşurlar yeşil, Babıâli’ye gönderilen Sadaret hattı hümayunları da kırmızı atlas keseler içine konurdu. Kanunnameler ve saray teşkilatına dair bazı eserlerde, Türk süvarilerinin al, mor, nefti atlastan kaftan giydikleri belirtilmiştir.[4]

İLGİLİ LİNKLERİMİZ


KAYNAKÇA 
 

 

  • [1] Fikri SALMAN,Türk Kumaş Sanatıda görülen Geleneksel Kumaş Çeşitlerimiz,e-dergi.atauni.edu.tr
  • [2] MEYDAN LAROUSSE. Atlas Mad. cı. s.276
  • [3] MEYDAN LAROUSSE. Atlas Mad. cı. s.276
  • [4] Fikri SALMAN, GELENEKSEL TÜRK KUMAŞLARI VE ALFABETİK ADLARI ,https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanatlar/9

 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış