Uşak'ta Halıcılık ve Kökeni

Ekleyen : Adem , 21 Ağustos 2016 Pazar Beğen

  
 

 

UŞAK HALILARI VE TARİHİ KÖKENİ

 

Uşak, tarihi gelişimi içinde halısı, kilimi ve buna benzer el sanatlarıyla tanınmıştır. Uşak'ta imalat sanayinin kurulmasında bile halıcılık önemli bir rol oynamıştır. Uşak halıcılık alanında 16 yy dan beri çok önemli bir merkezdir. Ve Uşakta dokunan halıların batı ülkelerine yollandığını daha doğrusu Uşaklı halıcıların 16 yy dan beri batılı ülkelerin zevklerine uygun halılar dokuyarak ihraç ettikleri bilinmektedir.

Osmanlı döneminin en önemli hali tezgâhları ve üretim yeri Uşak olmuştur.  Uşak’ta halıcılığın gelişme nedeni 15 yy dan itibaren Osmanlı mimarisinin atılıma girmesi ve yapılan cami, saray köşk ve evler için Uşak’a halı siparişlerinin artması sonucu  halıcılık Uşak’ta hızla canlanmaya başlamıştır.

İstanbul camilerinin ve saraylarının Uşak’a halı sipariş etmeleriyle gelişmeye başlayan Uşak halıcılığı günümüze kadar önemini korumuştur.  Süleymaniye, Selimiye ve Fatih camileri ile türbelere Uşak halılarının alınmış olduğu bu cami ve türbelerinin Uşak halıları ile süslendiği bilinmektedir.

Uşak’ta halıcılcılığın ülkemizdeki diğer le sanatları gibi duraklama döneminde gerilediğini tahmin etmek zor değildir. Azalan siparişler sonucu halıcılık uzun bir müddet durgunluğa girmiştir.Fakat 18 yy dan itibaren başka bir nedenle Uşaktaki halıcılık yeniden canlanmaya başlar.

İzmir’de bulunan İngilizler, Uşak halılarını satın almaya başlamışlar ve daha sonra, Hollandalılar, İtalyan prensleri, Avusturyalılar ve Almanlar hem sarayları hem de kiliseleri için buradan halılar almışlardır. Daha sonra 19 yy da Ermeni Rum ve Yahudi asıllı tüccarların Anadolu’daki halı sektörünü ele geçirmesi ile batılı devletler için ve onların zevkine uygun halı siparişleri vermeye başladıkları görülür. Şark Halı siparişleri neticesinde Anadolu’daki bütün halı üretim merkezlerinde de olduğu gibi Uşak’ta dokunan halıların renk ve desenlerinde değişimler meydana gelir. Batılılar kendi zevklerine uygun renk ve desenlerle dokunmuş halılar istemektedirler.  Şark halı kumpanyaları ile İngiliz İşadamlarının siparişlerini karşılamak isteyen yerli azınlıkların tüccar olmasını sağlamış, Ermeni, Rum ve Yahudi azınlıklar istenilen siparişlere uygun renk ve desende halılar dokutarak İngiliz kumpanya şirketlerine satmaya başlamışlardır. Bu durum Kütahya, Sivas, Kayseri, Demrci Isparta gibi başlıca halı üretim merkezlerimizde geleneksel renk ve motiflerin terk edilmesine yol açar. [1]

Madalyonlu Uşak halıları 16. yüzyıldan 18. yüzyıl içinde de gelişmiş ve on metre kadar uzun olanları yapılmıştır. Orta eksende yuvarlak, yanlarda sivri dilimli madalyonların sıralanmasından ibaret ve sonsuzluk prensibine göre dokunmuştur. 16. yüzyıl başlarından itibaren klasik şeklini almış olan madalyonlu Uşak halıları Avrupa’ya da ihraç edilmiştir. Yıldızlı Uşak halılarının ilk klasik tasviri Venedikli Rönesans ressamı Paris Bordone’nin Academia Bellearti’deki 1534 tarihli bir resminde görülmektedir. Bu tasvir Uşak halılarının en eski tasviridir. 8. Henry ve kraliçe Elizabeth zamanında 1570’de yapılmış bir aile resminde, ayakları altına serilmiş bir madalyonlu Uşak halısı tasvir edilmiştir. Batılı ressamların yaptıkları birçok resimde Türk halılarının betimlendiği görülür.

16. yüzyılda Hollandalı ressamların yaptıkları pek çok resimde madalyonlu Uşak halılarının tasvirleri vardır. Vermeer’in Buckingham Sarayı’nda ve Dresden Galerisi’ndeki Terborch’un Londra National Gallery’deki tabloları bunlar arasındadır. Polonyalı Wiesiolowski ailesi, arması ve madalyonlu Uşak halısı ile (Berlin Müzesi’nde) ve Krakovi’de, Wavel’de bulunan halı, madalyonlu Uşak halılarının sipariş üzerine de yapıldığını gösterir.

Bu ressamların resimlerinden yola çıktığımızda madalyonlu Uşak Halılarının 16 yy dan beri batılıların zevklerine uygun olarak ve onlardan gelen talepler doğrultusunda dokunarak batılı ülkelere ihraç edildiğini kanıtlamış olmaktadır. 17. yüzyılda madalyonlu değişik halı tipleri de ortaya çıkmıştır. Bunlardan biri, sekiz dilimli madalyonların değişik eksenlerde sıralanmasından meydana gelen halı tipidir. Bu tip halıların en eski bir örneği II. Dünya savaşı sonrasında Berlin Müzesi’nde yanmıştır. İstanbul Türk ve İslam Eserleri Vakıf Halı Müzesi’nde ve Konya Mevlana Müzesi’nde birçok güzel ve değişik madalyonlu Uşak halısı örnekleri bulunmaktadır.

Uşak halıcılığı her dönemde ihracat yapma niteliğini kaybetmemiş hem ülke hem de Uşak’ta sanayinin kurulmasına da öncülük etmiştir. “Dış pazara yönelik halı üretimi ister istemez halı dokumacılığında kullanılan girdilerin bölgede üretilmesini gerektirmişti.  Halıcılığın gerektirdiği girdilerin geleneksel yöntemlerle yapılıyor olması nedeniyle sanayinin sağladığı olanakların Uşak halı üretiminde kullanılmak istenmesi hatta artan taleplerin buna mecbur bırakması ile fabrikasyon üretim zorunlu hale gelmiş,  Uşak'lı tüccarlar ilk yün ipliği fabrikasını açmak zorunda kalmışlardır.  1905'te Bıçakçızade Biraderler ve Mehmet Zeki Kumpanyası İplik Fabrikası açılmış, bunu 1917'de açılan Hamzazadeler ve Şürekâsı Şayak Fabrikası izledi. 20. yüzyıl başlarında Türkiye'de çok az sayıda fabrika olduğu düşünülürse, Uşak'ta iplik fabrikalarının Uşak'lı girişimciler tarafından kurulması ve yaşatılması dikkat çekicidir[2]


     


 

 

UŞAK HALILARINDA DESEN RENK VE DİĞER ÖZELLİKLER

Uşak Halıları, iki esas gruba ayrılır. Bunlar, madalyonlu Uşak halıları ve yıldızlı Uşak halılarıdır. Bunların yanı sıra, çintemanili ve kuşlu Uşak halıları da önemli bir yer tutmaktadır. Bu halılarda simetrik düğüm tekniği kullanılmıştır

Madalyonlu Uşak halılarının en iyi cinsleri, sarıçiçeklerle doldurulmuş lacivert zemin üzerine koyu kırmızı ve mavi madalyonlu Uşak halılarıdır. Kırmızı zeminler daha zengin ve madalyonları laciverttir.

Yıldızlı Uşak halıları ile farklı tasarımlarla yapılmış diğer çeşit halılar Uşak halılarının diğer halı tipleri olarak tasnif edilir. Bu tip halılar Madalyonlu Uşak halılarından farklı halı gruplarıdır. Bunlar sekiz köşeli kesilerek sadeleştirilmiş, köşeler düğümlü geçmelerle birleştirilerek baklavaları çerçeve içerisine alınmış Uşak halısı modelleridir. Londra’daki Victoria&Albert Müzesi ile New York Metropolitan Sanat Müzesi’nde bu halılara ait birçok örnek bulunmaktadır.

Yıldızlı Uşak halıları sayıca küçük bir grup halı tipidir. Bu tip Uşak halıları sekiz kollu yıldızlarla küçük baklava biçimindeki kayrdırlmış madalyonların sıralanması ile yapılmış halı tipleridir. Bunlar orta boy halılar grubuna girer ve dört metreden uzun olanı pek azdır.[3]

Milas yöresinde kendine özgü karakteristik özellikler taşıyan halılar dokunmaktadır. Halı geleneğinin 16.yy’da seccade halıların dokunmasıyla başladığı kabul edilmektedir. 18.yy ve 19. yy’a tarihlenen halılar desen ve renk özelliği ile klasik (geleneksel) ve Barok stili olarak ayrılır.

Barok stili halıların 19 yy da İngiliz halı kumpanyalarının siparişlerine ve zevklerine göre dokunduğu bilinmektedir.

Klasik olanlar mihraplı Milas seccadeleridir. Bu seccadelerde mihrap eşkenar dörtgen şeklindedir. Mihrabın üstünde bir alem, mihrabın içe bakan kenarlarında stilize edilmiş bitki motifleri bulunur. Kontürleri olmayan motifler görülür."Ada Milas" halısı eski örneklerden biridir. Kenar süslerinin yan yana sıralanmasından oluşur. Her su’yun içinde motifler genelde birbirlerinin tekrarıdır. Barok stil olarak adlandırılanlar, Osmanlılarda, Sultan Abdulmecit döneminde mimarı ve sanatta Avrupa etkisinin yoğun yaşandığı dönemlerde üretilmiştir. Bu halılarda düz çizgiler yerine zigzaglar belirlenmiş kenar suk çiçek desenleri yerleştirilmiştir. Adını, bir dal üzerine yerleştirilen stilize edilmiş karanfil demetlerinden dolayı almıştır. 

Milas’taki başka bir grubu oluşturan halılarda Maldalyonlu örneklerdir. Bu halılar, kare, dikdörtgen altıgen olarak çeşitli tiplerde karşımıza çıkar."Karacahisar halısı" Karacahisar köyünde yapılan bu gruba giren örneklerdendir.

Milas halılarında 20. yy kadar tamamen yün kullanılmıştır. Halılar kök ve doğal boyalarla renklendirilmiştir. Milas Halıları olarak isimlendirilen bu halılar İlçemizde halen, Karacahisar, Ören, Dörttepe, Gereme, Bozalan, İkizköy, Pınarköy , Mezgit, Gürceğiz, Akçakaya ve birçok köylerde dokunmaktadır.

 


 
  • [1] h.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/384-ispartada_halicilik_ve__sekt%C3%B6runun_olusm
  • [2] http://tr.wikipedia.org/wiki/U%C5%9Fak_(il)
  • [3] http://www.tiem.gov.tr/hali-ve-kilim.asp
 

 

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...