Asuman İle Zeycan Hikayesi ve İki Varyantının Özetleri


Esa
27.8.2020




Asuman İle Zeycan Hikayesi ve İki Varyantının Özetleri

 Ana Britannica’daki özeti. [1]

Erzincan beyi Kaleli Bey ile kâhyası Derviş Ahmet'in çocukları olmamaktadır. Bey ve kâhyası, kılık değiştirerek geziye çıkarlar.

Bir yaylada karşılaştıkları bir dervişin verdiği elmayı eşleriyle birlikte yiyen babalar, çocuk sahibi olurlar. Beyin kızı, kâhyanın oğlu olmuştur. Derviş, kızın adını Zeycan, oğlanın adını da Asuman koyar, onların birbirleriyle beşik kertmesi nişanlı olduklarını, büyüdükleri zaman evlendirilmelerini söyler.

Çocuklar büyüyünce birbirlerini severler, ancak Zeycan'ın annesi, Kaleleli Bey'i etkileyerek iki gencin evlenmesini engeller. Asuman ve Zeycan, düşlerinde bade içerek âşıklık gücü kazanmışlar, saz çalarak deyişler söylemeye başlamışlardır.

Asuman kılık değiştirerek beyin huzuruna çıkar ve ondan atışmak için aşık ister. Kaleli Bey, Asuman'ın karşısına, aşık olarak kendi kızını çıkartır. Bu atışmada kaybeden, kazananın kölesi olacaktır. İki sevgili arasındaki sazlı sözlü mücadeleyi Asuman kazanır. Ama Kaleli Bey, sözünde durmadığı gibi, Asuman'ı da öldürtmek ister. Sevgilisinin yardımıyla kaçıp kurtulan Asuman, Basra'ya gider, bir kahvede âşıklık yapmaya başlar. Âşıklıkta gösterdiği başarı, Basralı âşıklarca kıskanıldığı için bir kuyuya atılan Asuman'ı, düğünde elinden bade içerek âşık olduğu derviş kurtarır, Erzincan'a getirir.

Asuman bu kez Erzurum paşasına başvurarak yardım ister. Paşa bir adamını göndererek Kaleli Bey'e baskı yapar ve iki genç birçok serüvenden sonra birbirlerine kavuşup mutluluğa ererler...

( bkz Asuman İle Zeycan Hikayesi Hakkında Motif ve Epizotları )

Asuman ile Zeycan  Özeti [2]

Erzincan’da Kaleli Bey`le kethüdası Derviş Ahmet’in çocukları olmaz. Bey’in bu durumdan yakınması üzerine kethüda, “Çıkıp dolaşalım belki ağzı dualı bir dervişe rastlarız, derdimize çare bulur” der. Birlikte yola düşerler. Yaylada rastladıkları bir dervişe içlerini açarlar Derviş onlara birer elma verir. Elmanın yarısını kendilerinin yemesini, yarısını da karılarına yedirmelerini söyler. "Kimin kızı olursa, öbürünün oğluna versin" diyerek ortadan kaybolur. 

İkisi de denileni yapar. Beyin bir kızı, kethüdanın bir oğlu olur. Çocuklar birlikte büyüyerek, okul çağına erişir. İkisinin de henüz adı konmamıştır. Bir gün Bey`le kethüdanın yaylada rastladıkları derviş gelerek oğlana Asuman, kıza Zeycan adını verir. 

Bir rastlantı sonucu annesinden, Asuman`ın kardeşi değil nişanlısı olduğunu öğrenen Zeycan ona yakınlık duymaya başlar. Asuman`da Zeycan`ı sevmektedir. Onların bu tutkularını bilen bir kadın, durumu beye bildirir. Bey öfkelenerek kethüdayı ve oğlunu konaktan kovar. 

Asuman babasını göndererek Zeycan`ı istetir. Bey önce kabul eder ancak karısı razı olmaz. Bunun üzerine olumsuz yanıt verirler. Bir gece iki genç düşlerinde aksakallı bir derviş görür onun elinden "Âşık Badesi" içerler. Her ikisi de şiir söylemeye başlar. Bu düş üzerine duygularını birbirlerine şöyle anlatırlar. 

Asuman: 

İstemem tabibi peymane buldum 
Çaresiz dertlere düştüm ne dersin?
Hakkın himmetiyle ummane daldım
Bahar seli gibi coştum ne dersin?

Zeycan: 

Dün gece seyrimde oldum divane 
Varlığım kırkların yoludur yolu
Eli bağlı durdum Ande "divan"ına
Sundular bir kadeh doludur dolu

Zeycan’a kavuşamayan Asuman,  gurbete çıkar. Giderken mendilini Zeycan`a vererek, vedalaşır. Zeycan`da anmalık olarak yüzüğünü ona verir.

Kaleli Bey kızını da alıp yaylaya çıkmıştır Asuman`ın yolu buraya düşer. Tanınmamak için bir çobanla giysilerini değiştirir Bey onun kızıyla aşıklık sınavına girmesini ister. Asuman, kaybedenin öbürüne kul olması koşuluyla kabul eder. Karşılıklı söyleşirler, sonunda Zeycan yenilir. Ancak bey kızı vermemekte kararlıdır. Asuman tekrar yollara düşer. Bey olanları anlatıp kendisini karalamasından korktuğundan Asumanı öldürtmek ister. Adamlarına onu öldürüp, kanlı gömleğini getirmelerini buyurur Adamlar Asumanı yakalar. Asuman son bir kez Zeycan`ı görmek için yalvarır. Adamlar kabul eder. Asuman yüzüğü gösterip kendini tanıtır. Zeycan adamlara yalvararak sevdiğinin canını kurtarır, beye de kanlı bir gömlek götürürler. Asuman yine yollara düşer. Bir dağ başında tipiye tutulur ve kendini kurtarması için tanrı`ya yakarır. İmdadına yetişen derviş onu kurtarır ve isteği üzerine Asumanı Basra`ya ulaştırır. Asuman burada Afyoncu Dede`nin kahvesine yerleşir ve şiirler söyler. Ünü çevreye yayılınca herkes kahveye gelmeye başlar. Bundan hoşlanmayan diğer kahve sahipleri, bir kocakarıdan Asumanı yok etmesini *ister. Kadın Asumanı bahçesindeki kuyuya atar. Burada söylediği şiirlerle yardım dileyen derviş Asuman’ı derviş kurtarır.

Asuman Derviş`e, sevdiğinden haber getirmesi için yalvarır. Derviş gelip Zeycan`ı görür ve Zeycan sevdiğinden aldığı mendile gül dokuyarak dervişle gönderir. Anmağını gören Asuman`ın özlemi dayanılmaz olur ve dervişten kendisini Zeycan’a kavuşturmasını ister. Birlikte Erzincan`a gelirler. Bu sırada Zeycan`ın düğünü yapılmaktadır. Zeycan, âşık olarak konağa giren Asuman’dan yardım ister. Asuman başından geçenleri valiye anlatır. Vali Timurpençeden Kaleli beyi öldürmesini ister. Asuman buna engel olur. Dervişin atının bastığı toprağı babasına götürünce kethüdanın gözleri açılır. Beyle anlaşmazlıklarını unutarak tekrar kardeş olurlar.

Asuman ile Zeycan ise yedi gün yedi gece süren bir düğünle evlenir ve yaşamlarının sonuna kadar mutlu yaşarlar.



[1] Ana Britannica/C.2/Sf. 419

[2]https://www.frmez.net/edebiyat-turkce/84934-erzincan-halk-hikayesi-asuman-ile-zeycan.html

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış