Arzu ile Kamber Hikayesi Hakkında Varyantları ve Özetleri


Arzu ile Kamber 



Arzu ile Kamber Hikayesi Kilis Varyantı


ARZU İLE KAMBER HİKAYESİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER 

16.-17. yüzyılda ortaya çıktığı tahmin edilen Asıl Aşk Hikâyelerimizin en popüler olanlarından birisi olan Türk halk hikâyelerinden biridir.

Arzu ile Kamber hikâyesi Anadolu’nun birçok yöresinde de bilinmesine rağmen Iraklı Türkmenler arasında daha çok sevildiği kez bu yörede derlendiği için belki de bu yörede oluşmuş bir halk hikâyemizdir. Varyantlarının dağılım alanına baktığımız zamanda Güney doğu da ve Irakta yoğun olarak anlatıldığı pek çok varyantının da bu bölgelerden tespit edildiği dikkati çekmektedir.

Arzu ile Kamber Türk dünyasında oldukça yaygın ve çok sevilen bir aşk hikâyesidir.  Hikâyenin varyantlarının Anadolu, Rumeli, Azerbaycan, Türkistan ve Irak'ta (Kerkük) dilden dile dolaştığı ve bu yörelerde bu hikâyenin oldukça iyi bilindiği ortaya çıkmıştır. Hikâyenin birçok varyantı birçok kez basılmış bu öykünün yazma nüshalarına da rastlanılmıştır.  Arzu ile Kamber'in Arap alfabesi ile yapılmış taş baskıların da bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, Karagöz oyunu haline de getirilmiştir. Hikâye iki kez beyazperdeye aktarılmıştır. Trakya ' da oynanan bir halk oyununun[1] ismini de Arzu ile Kamber olması ayrıca çok manidardır.

Hikâye hakkındaki ilk tespit Abdüllatif Benderoğlu tarafından yapılmış ve Tuzhumaratu ilçesinden bir varyantı derlenmiştir. Ata Terzibaşı tarafından Kerkük Yöresinde derlenmiş olan diğer bir varyantı e 1964 yılında Bağdat’ta basılmıştır. Bu baskıdaki metnin uzunluğu toplam 32 sahifedir. Hikâye 1967 yılında Azerbaycan ve İran’da da basıldıktan sonra 1971yılında Türkiye’de de basılmıştır. [2]

Aynı hikâyenin bir başka varyantını ise Cengiz Kertene adlı araştırmacı Kerkük’e bağlı Dakuki köyünde tespit ederek derlemiştir. [3]

Türkiye içinde de birçok varyantı olduğu tespit edilmiş, Esma Şimşek,  Furat Üniversitesinde “ Arzu İle Kamber Hikâyesi üzerinde Mukayeseli Bir Araştırma” adlı Yüksek Lisans Tezi hazırlamıştır. Daha sonra Ali Berat Alptekin de bu hikâyenin motifleri ve varyantları üzerinde bir çalışma da bulunmuştur.  

Arzu ile Kamber hikayesi 1972 yılında filme de alınmış, Arzu Okay , Yıldıray Çınar , Erol Taş’ın başrollerini oynadığı bu filmin yönetmenliğini Mehmet Bozkuş yapmıştır

17.yy da ortaya çıktığı sanılan Türk halk öyküsünde birbirlerini kardeş sanarak büyüyen iki gencin aşkı anlatılmaktadır. Anadolu'da tespit edilen varyantları genel olarak birbirlerine benzer özellikler göstermektedirler. Buna rağmen bazı varyantlarındaki olay örgüsü diğerlerinden bir hayli farklı olabilmektedir. Kimi varyantlarında kardeş gibi büyüyen aşıklar, kimi varyantlarında birbirlerini sonradan görüp sevmektedirler.  Bazı varyantlarında âşıkların birleşmesine engel olan anne iken, bazı varyantlarında aşıklara engel olan Arzu’nun babasıdır. Fakat varyantlarının hepsinde olay facia ile bitmektedir.  Bu bakımdan Arzu ile Kamber, sonları facia ile biten halk hikâyelerimizden biridir. [4]





ARZU İLE KAMBER’İN GENEL ÖZETİ

Hac yolunda eşkıya baskınına uğrayan bir kervandan yalnızca bir erkek çocuğu kurtulmuş ve bu çocuk bir aile tarafından evlatlık alınmıştır. Evlatlık olarak alınan bu çocuğa Kamber adı verilir.

Bu Ailenin daha sonra Arzu isminde bir kızları dünyaya gelmiş, çocuklar birbirlerini kardeş sanarak büyümüşlerdir. Arzu’nun babası öldükten sonra, iki gencin aralarında bir yakınlık başlamıştır.

Arzu ile Kamber, yaşların büyüyünce kardeş olmadıklarını öğrenirler ve birbirlerini çok sevdiklerini anlarlar. Böylece evlenmek isterler ama annesi,  Arzu'yu zengin bir tüccarla evlendirmek istemektedir. Arzu’nun anası Kamber’den kurtulmak için onu zehirlemeye kalkarsa da Kamber, sevgilisinin uyarması üzerine, ölümden kurtulur. Vilayet Beyi Kamber’in haline acıyarak, düğünü durdurmaya, iki aşığı birbirine kavuşturmaya çalışır ama Kamber, nikahı bozmak, istemediği için, onu bundan vazgeçirip, alınyazısına katlanır.. Ve annesi Arzu’yu bu zengin adam ile evlendirmiştir. Bu olaydan sonra bade içerek Hak Aşığı olan Kamber saz çalıp şiir söylemeye başlar ve dağlara düşer.

 Fakat Arzu, kocasını kendisine yaklaştırmamaktadır.   Bu zengin adam çok geçmeden kısa bir süre sonra kederinden ölmüştür. Arzu memleketine döner, iki âşık birbirlerine kavuşur.

Arzu ile Kamber yeniden evlenmek için uğraşır ama kötü kalpli anne onların kavuşmalarına ve evlenmelerine yeniden engel olmuş ve birbirlerinden ayrı kalmalarına vesile olmuştur.  Âşıklar bir rastlantı sonucu karşılaşır ve heyecan'dan bayılırlar. Kötü kalpli anne kızını izler ve onları ayırmak ister, fakat âşıkların etrafını su kaplar ve anne onlara ulaşamaz. İkisinin ölüsünü su kaplar. Bir ada meydana gelir. Arzu’nun anası iki vücudu birbirinden ayırmak ister ama onları ayırmayı başaramaz.  O da Tanrı’dan ölüm isteyince kızı ile Kamber’in yanına düşer ve ölür.

Gençlerin göğüslerinden birer güvercin uçarak göğe yükselir. Bu, onların şehit olduklarının işaretidir. Ve iki sevgili orada yan yana can vermişlerdir.





BİR BAŞKA VARYANTININ ÖZETİ


Arzu zengin bir ailenin kızı, Kamber ise elinde sazı ile köy köy dolaşan gezgin bir âşıktır. Kamber Arzu’nun yaşadığı şehre gelmiş ve Arzu'yu görür görmez ona âşık olmuştur. Arzu da Kamber’in türkülerini dinlemiş ve ondan etkilenmiştir.  Arzu bir bahane bularak konaktan inmeye çalışır. Mendilini dişine bastırarak dişçi kadına kadar gideceğini söyleyerek Kamber’i görmek için dışarı çıkar. Tam o sırada ağabeyleri ile karışılacakken mendilini Kambere fırlatır. Ama bunu ağabeyleri görmüş olur. 

Mendili alan Kamber, Arzu’nun ona gönül verdiğini anlamış olur.  Ama ağabeylerine mendil atarken yakalanan Arzu eve hapsedilmiştir.  Kamber sürekli olarak Arzu’yu aramaktadır. Onu aramadığı yer kalmamıştır.  Bir gün Kanber yine meydanda sazını çalıp türküsünü dillendirirken yorulur cebinden mendilini çıkartır, alnını silerken Arzu’nun kız kardeşi mendilden Kamberi tanımış ve olanı biteni Kamber’e anlatmıştır.

Kız kardeşi “Madem bu kadar seviyorsun Arzu’yu iste. Belki sana verirler zaten Arzu hastalandı” der. Konağa giderler. Babanın tek şartı vardır. Sırtı sicimden örme kilitli bir gelinlik yapılacak. Bu gelinlik yalnızca aşkın sırrı ile açılacak. Sabah ezanına kadar vakti var ama. Düğün dernek kurulur.  Arzu ile Kamber odalarına çekilirler. Aşkın sırrı ne diye düşünürler. Birbirlerine sazın aşkı ile vuruldular ya. Akıllarına anahtarın saz olduğu gelir.  Kamber sazı inletmeye başladığını gelinlik çözülür.   Ama sazı bırakır bırakmaz gelinlik kapanmaktadır. Sabah vaktine kadar bu böyle devam etmiştir.  

Sabah ezanı okunmak üzeredir. Tekrar denerlerken ezan okunur.  Arzu öylesine içlenmiştir ki kavuşamayacağı için bir ah çeker ki gelinliği alev almış yanmaya başlamıştır.  



  • [1] https://www.medyasozluk.com/arzu+ile+kamber.html
  • [2] Necdet Yaşar BAYATLI, TÜRK HALK HİKÂYELERİNDEN ARZU KAMBER HİKÂYESİNİN KERKÜK VE
  • TUZHURMATI VARYANTLARININ MUKAYESESİ,millifolklor.com/tr/sayfalar/82/11_.pdf
  • [3] Necdet Yaşar BAYATLI, TÜRK HALK HİKÂYELERİNDEN ARZU KAMBER HİKÂYESİNİN KERKÜK VE
  • TUZHURMATI VARYANTLARININ MUKAYESESİ,millifolklor.com/tr/sayfalar/82/11_.pdf
  • [4] Şahamettin Kuzucular ,Halk Hikayelerimizin Doğuşu ve Yapısı, .edebiyadvesanatakademisi.com

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış