Asuman İle Zeycan Hikayesi , Motif ve Epizotları

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 17 Haziran 2011 Cuma aaa Beğen

 

ASUMAN İLE ZEYCAN 

Daha çok Erzincan varyantı ile karşılaştığımız bir halk hikâyemizdir. Diğer aşk konulu halk hikâyelerimizle pek çok benzerlikler taşıyan ve Asıl Aşk Hikâyelerimiz kategorisinde ele almamız gereken bir aşk hikâyesidir. Kahramanların doğumunun sihirli bir elmanın yenilmesi sonucu gerçekleşmesi, kahramanların aynı günde dünyaya gelmesi, söz kesilmesi, kızın babasının sözünden cayması, rüyada âşık olma ve bade içme motifi, kahramanların badeyi içtikten sonra uyanır uyanmaz saz çalma yeteneklerine kavuşmaları, şiir söyleme yeteneklerine kavuşuvermeleri, asumanın Zeycan’a ayrılırken yüzüğünü hatıra olarak vermesi, âşıkların atışması, kahramanın gurbete çıkması, başına türlü belaların gelmesi, Asuman’ın zor anında dervişin imdada yetişmesi, mendil ve yüzük motiflerinin bir birlerini tanımalarını sağlaması, yardımcıların devreye girmesi, güçlü yardımcıların olaya müdahil olarak kahramanların kavuşmalarını sağlaması, kılık değiştirme, mutlu son gibi pek çok ortak motif ve epizotlara sahip olduğu görülmektedir.

Birçok halk hikâyemizde rastlamaya alışık olduğumuz olağanüstülüklere bu hikâyede de rastlarız. Ailelilerin dervişin verdiği elma sayesinde çocukları olabilir. Asumanı atıldığı kuyudan olayı gaipten öğrenen derviş kurtarır. Asumanın babasının gözleri dervişin atının ayağının bastığı toprağa sürülünce açılıp görmeye başlar. Kahramanın babasının kör olması, Köroğlu hikâyemizde, Asumanın kuyuya atılması ise Yusuf ile Züleyha hikâyesinden hatırladığımız motiflerdir. Pek çok halk hikâyelerimiz arasında buna benzer etkileşim veya ortak unsur bulunur. Asıl aşk hikâyelerimiz zaten aşağı yukarı belli başlı epizot zincirlerine dayalı olarak anlatılırlar. Pek çok hikâyemiz

Doğu Anadolu’da 17. yüzyılda ortaya çıktığı sanılan oluşan bu halk hikâyemizin Ermeniler tarafından da sevildiğini, Ermeniceye çevrildiğini ve Ermenice olarak Ermenistan da bastırıldığını biliyoruz.

Ermenilerin, Türk halk hikâyelerini kendi dillerine çevirdiklerini, bunu yaparken İslâmî motifleri değiştirdiklerini biliyoruz. XIX. yüzyılın sonları ile XX. yüzyılın başlarında, Ermeni halkı arasında, hayli ilgi gören halk hikâyelerimiz, defalarca basılmıştır. Türk halk hikâyelerini Ermeniceye çeviren iki önemli isimden biri halk şairi Civanî (1846–1909), diğeri de Agek Muhtaryan'dır. Bunlar, Âşık Garip, Kerem ile Aslı, Şah İsmail, Ferhat ile Şirin, Asuman ile Zeycan,Köroğlu, Emrah ile Selvi, Leyla ile Mecnun vb. gibi ünlü halk hikâyelerini, "tercüme, tebdil ve neşr etmişlerdir.

 

 

ASUMAN İLE ZEYCAN ÜZERİNDE YAPILAN ÇALIŞMALAR
 

Bu halk Hikâyemizin Ermeniceye çevirtilip yayımlandığı halde ülkemizde bu hikâye üzerinde yapılmış tek çalışma ise henüz bastırılmamıştır. Hikâye üzerinde Saim Sakaoğlu, Erzurum Atatürk Üniversitesinde “ Asuman İle Zeycan Hikâyesi, Giriş Kaynaklar, Metin adında Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisinde 1972 yılında bir makale yazmıştır. Muharrem Zeki Korgunal “ Asuman İle Zeycan “ İstanbul 1963, Erdoğan Altınkaynak, EDrciyes Üniversitesi Dergisi C11, shf, 131 1988 tarihli bir makale, Muhan Bali, Asuman ile Zeycan ,TD Edebiyatı C1 Dergah Yayınları,1977, Pakize Eeciş ( Aytaç ) Asuman ile Zeycan Hikayesi Üzerinde Mukayeseli Bir Araştırma ( Doktora Tezi) Ank. 1997 çalışmlarında bulunmuşlardır.

 Prof Dr. Ali Berat Alptekin danışmanlığında, Süleyman Yıldızbaş tarafından hazırlanan yüksek lisans tezi hazırlanmıştır..[1]

" Şah İsmail İle Gülizar / Asuman İle Zeycan / Dizo İle Zülüf Hatun," (  Ali Duran Gülçiçek ) adlı kitapta ise hikâyenin varyantlarından birisi yayımlanmıştır. Sadettin Kaplan, Erzincan varyantını esas alarak hikâyeyi bastırmıştır. Asuman ile Zeycan Alioğlu Yayınevi / Unutulmayan Sevdalar Dizisi, 2010

Doğan Kaya ile  M. Sabri Koz Asuman ile Zeycan, Âşık Garib ile Bezirgân Kızı, Hurşit ile İlik Hanım, Murat Şah, Kitabevi Yayınları, İstanbul, 2000 eserini yayımlamışlardır.

Hikâye hakkında bir başka çalışma ise Fevzi Gören’e aittir.”. Asuman ile Zeycan'ın Aşkı. İstanbul: Dizerkonca Matbaası: 1972),

 




Hikâyenin Ana Britannica’daki özeti.[2]

 

Erzincan beyi Kaleli Bey ile kâhyası Derviş Ahmet'in çocukları olmamaktadır. Bey ve kâhyası, kılık değiştirerek geziye çıkarlar.

Bir yaylada karşılaştıkları bir dervişin verdiği elmayı eşleriyle birlikte yiyen babalar, çocuk sahibi olurlar. Beyin kızı, kâhyanın oğlu olmuştur. Derviş, kızın adını Zeycan, oğlanın adını da Asuman koyar, onların birbirleriyle beşik kertmesi nişanlı olduklarını, büyüdükleri zaman evlendirilmelerini söyler.

Çocuklar büyüyünce birbirlerini severler, ancak Zeycan'ın annesi, Kaleleli Bey'i etkileyerek iki gencin evlenmesini engeller. Asuman ve Zeycan, düşlerinde bade içerek âşıklık gücü kazanmışlar, saz çalarak deyişler söylemeye başlamışlardır.

Asuman kılık değiştirerek beyin huzuruna çıkar ve ondan atışmak için aşık ister. Kaleli Bey, Asuman'ın karşısına, aşık olarak kendi kızını çıkartır. Bu atışmada kaybeden, kazananın kölesi olacaktır. İki sevgili arasındaki sazlı sözlü mücadeleyi Asuman kazanır. Ama Kaleli Bey, sözünde durmadığı gibi, Asuman'ı da öldürtmek ister. Sevgilisinin yardımıyla kaçıp kurtulan Asuman, Basra'ya gider, bir kahvede âşıklık yapmaya başlar. Âşıklıkta gösterdiği başarı, Basralı âşıklarca kıskanıldığı için bir kuyuya atılan Asuman'ı, düğünde elinden bade içerek âşık olduğu derviş kurtarır, Erzincan'a getirir.

Asuman bu kez Erzurum paşasına başvurarak yardım ister. Paşa bir adamını göndererek Kaleli Bey'e baskı yapar ve iki genç birçok serüvenden sonra birbirlerine kavuşup mutluluğa ererler...

 

HİKÂYENİN EPİZOTLARI
 

  • A= Kahramanların ancak mucizevî şekilde dünyaya gelebilmesi
  • B= Aynı zamanda dünyaya gelmeleri
  • C= Rüyada âşık olma,
  • D= Âşıkların evlenmelerine engel olanların ortaya çıkması
  • E= Kahramanın yollara düşmesi ve başına türlü felaketlerin gelmesi
  • F= Âşıkların bir ara kavuşup tekrar ayrı kalmaları
  • G= Yardımcıların, pir-derviş ile han – paşa vb güçlü birinin devreye girmesi olaylara müdahil olması.
  • F= Mutlu veya facia ile biten bir son.

 

 

Asuman ile Zeycan  Özeti  [3]



Erzincan’da Kaleli Bey`le kethüdası Derviş Ahmet’in çocukları olmaz. Bey’in bu durumdan yakınması üzerine kethüda, “Çıkıp dolaşalım belki ağzı dualı bir dervişe rastlarız, derdimize çare bulur” der. Birlikte yola düşerler. Yaylada rastladıkları bir dervişe içlerini açarlar Derviş onlara birer elma verir. Elmanın yarısını kendilerinin yemesini, yarısını da karılarına yedirmelerini söyler. "Kimin kızı olursa, öbürünün oğluna versin" diyerek ortadan kaybolur. 

İkisi de denileni yapar. Beyin bir kızı, kethüdanın bir oğlu olur. Çocuklar birlikte büyüyerek, okul çağına erişir. İkisinin de henüz adı konmamıştır. Bir gün Bey`le kethüdanın yaylada rastladıkları derviş gelerek oğlana Asuman, kıza Zeycan adını verir. 

Bir rastlantı sonucu annesinden, Asuman`ın kardeşi değil nişanlısı olduğunu öğrenen Zeycan ona yakınlık duymaya başlar. Asuman`da Zeycan`ı sevmektedir. Onların bu tutkularını bilen bir kadın, durumu beye bildirir. Bey öfkelenerek kethüdayı ve oğlunu konaktan kovar. 

Asuman babasını göndererek Zeycan`ı istetir. Bey önce kabul eder ancak karısı razı olmaz. Bunun üzerine olumsuz yanıt verirler. Bir gece iki genç düşlerinde aksakallı bir derviş görür onun elinden "Âşık Badesi" içerler. Her ikisi de şiir söylemeye başlar. Bu düş üzerine duygularını birbirlerine şöyle anlatırlar. 

Asuman: 

İstemem tabibi peymane buldum 
Çaresiz dertlere düştüm ne dersin?
Hakkın himmetiyle ummane daldım
Bahar seli gibi coştum ne dersin?


Zeycan: 

Dün gece seyrimde oldum divane 
Varlığım kırkların yoludur yolu
Eli bağlı durdum Ande "divan"ına
Sundular bir kadeh doludur dolu

Zeycan’a kavuşamayan Asuman,  gurbete çıkar. Giderken mendilini Zeycan`a vererek, vedalaşır. Zeycan`da anmalık olarak yüzüğünü ona verir.

Kaleli Bey kızını da alıp yaylaya çıkmıştır Asuman`ın yolu buraya düşer. Tanınmamak için bir çobanla giysilerini değiştirir Bey onun kızıyla aşıklık sınavına girmesini ister. Asuman, kaybedenin öbürüne kul olması koşuluyla kabul eder. Karşılıklı söyleşirler, sonunda Zeycan yenilir. Ancak bey kızı vermemekte kararlıdır. Asuman tekrar yollara düşer. Bey olanları anlatıp kendisini karalamasından korktuğundan Asumanı öldürtmek ister. Adamlarına onu öldürüp, kanlı gömleğini getirmelerini buyurur Adamlar Asumanı yakalar. Asuman son bir kez Zeycan`ı görmek için yalvarır. Adamlar kabul eder. Asuman yüzüğü gösterip kendini tanıtır. Zeycan adamlara yalvararak sevdiğinin canını kurtarır, beye de kanlı bir gömlek götürürler. Asuman yine yollara düşer. Bir dağ başında tipiye tutulur ve kendini kurtarması için tanrı`ya yakarır. İmdadına yetişen derviş onu kurtarır ve isteği üzerine Asumanı Basra`ya ulaştırır. Asuman burada Afyoncu Dede`nin kahvesine yerleşir ve şiirler söyler. Ünü çevreye yayılınca herkes kahveye gelmeye başlar. Bundan hoşlanmayan diğer kahve sahipleri, bir kocakarıdan Asumanı yok etmesini *ister. Kadın Asumanı bahçesindeki kuyuya atar. Burada söylediği şiirlerle yardım dileyen derviş Asuman’ı derviş kurtarır.

Asuman Derviş`e, sevdiğinden haber getirmesi için yalvarır. Derviş gelip Zeycan`ı görür ve Zeycan sevdiğinden aldığı mendile gül dokuyarak dervişle gönderir. Anmağını gören Asuman`ın özlemi dayanılmaz olur ve dervişten kendisini Zeycan’a kavuşturmasını ister. Birlikte Erzincan`a gelirler. Bu sırada Zeycan`ın düğünü yapılmaktadır. Zeycan, âşık olarak konağa giren Asuman’dan yardım ister. Asuman başından geçenleri valiye anlatır. Vali Timurpençeden Kaleli beyi öldürmesini ister. Asuman buna engel olur. Dervişin atının bastığı toprağı babasına götürünce kethüdanın gözleri açılır. Beyle anlaşmazlıklarını unutarak tekrar kardeş olurlar.

Asuman ile Zeycan ise yedi gün yedi gece süren bir düğünle evlenir ve yaşamlarının sonuna kadar mutlu yaşarlar.

 
  • [1] Süleyman Yıldızbaş, Asuman ile Zeycan Hikâyesi Üzerine Mukayeseli Bir Araştırma, AÜ, Elâzığ 1994. [Yayımlanmadı
  • [2] Ana Britannica/C.2/Sf. 419
  • [3] http://www.frmez.net/edebiyat-turkce/84934-erzincan-halk-hikayesi-asuman-ile-zeycan.html
 

 

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com


 

 



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...