BAMSI BEYREK GÜMÜŞHANE VARYANTI ÖZETİ


Esa
27.8.2020




BAMSI BEYREK (GÜMÜŞHANE) varyantı


Günlerden bir gün Oğuz hanı bayındır Bey, iç ve dış Oğuz Beyleri’ni söyleşmek için yanına çağırır. Beylerden yalnız Bay Büre’nin çocuğu yoktur. Toplantıda üzüntüsünü dile getirir ve beylerden, kendisine de bir oğul vermesi için Tanrı’ya yakarmalarını ister. Bican bey de bir kızı olmasını istemektedir.

-Beyler Ulu Tanrı bana bir kız verecek olursa, sizler tanık olun benim kızım bay Büre’nin oğluna beşik kertme yavuklu olsun, der

Beyler yakarır, bir süre sonra Bay Büre’nin bir oğlu, Bican Bey’inde bir kızı olur.
Bay Büre bezirganlarını çağırır ve şöyle der:

-Bre bezirganlar, Yüce tanrı bana bir oğul verdi. Varın rumeli’ne, oğlum için görülmedik armağanlar getirin.

Bezirganlar yola çıkar ve zorlu bir yolculuktan sonra İstanbul’a varırlar. Bay büre’nin oğlu için denizden çıkan bir aygırın kıyıdaki kısrağı aşmasından doğmuş soylu bir boz aygır, ak tozlu sert bir yay, altı dilimli bir gürz seçer, daha pek çok değerli armağanla dönüş yolunu tutarlar.

Bu arada bay Büre’nin oğlu on beş yaşına girer.Yiğitliği ve güzelliği ile ülkede ün salmıştır.  O zamanki törelere göre baş kesip kan dökmedikçe erkek çocuğa ad konmadığından, henüz adı yoktur. Bir gün ava çıkar, emrehorbaşı onu karşılar, konuk eder. Bu sırada İstanbul’dan dönen bezirganlar da karadervent ağzında konaklamaktadır. Avnik kalesi casusları bunu düşmana bildirir ve düşman baskın verir. Kaçan bezirganlardan biri beyoğlunu görür ve ondan yardım ister. Bey oğlu atına atlar ve yiğitleri ile varıp bezirganları kurtarır, mallarını geri alır. Bezirganlar bir armağan sunmak istediklerinde, o, atı, yayı ve gürzü ister. Bezirganbaşı duraksayınca Beyoğlu sorar:

-Bre bezirganlar çok mu istedim de  susarsınız?
-Çok değildir ama bunları, beyimizin oğluna ta Irak’tan getirmiştik, derler.

Beyoğlu sorar
-Beyinizin oğlu kimdir?
-Bay Büre’nin oğludur, yanıtını alınca armağanların kendisi için getirildiğini anlar ve atını sürer. Bezirganlar şaşırır ama onu durduramazlar.

Bay Büre bezirganların gelişi onuruna hazırlıklar yapar, oğlunu da sağ yanına alıp onları karşılar. Bezirganlar Beyoğlu’nu görünce bay Büre’den önce onun eteklerine kapanırlar. Bay Büre öfkeyle haykırır:

-Bre bezirganlar, ata dururken oğlun mu eteği öpülür*

Bezirganlar başlarından geçeni anlatınca Bay büre tüm Oğuz beyleri’ni toplar ve oğluna ad konmasını ister. Bu görev Dede Korkuta’a verilir. Dede Korkut gence, Boz Aygırlı Bamsı Beyrek adını koyar, şenlikler başlar.

Şenlikler sürerken Bamsı Beyrek Ala Dağ’a ava çıkar. Birden oğuz üstüne bir geyik sürüsü gelir. Birinin ardına düşen Bamsı beyrek, al bir otağ görür. Geyik otağa doğru kaçmaktadır.

-Ay oğlum, banıçiçek’in bir deli kardeşi vardır. Adına deli karçar derler. Bacısını isteyeni öldürür. Yüce Oğuz Beyleri’ni toplayalım da  akıl danışalım, der.

Oğuz Beyleri düşünür, taşınır, Karçar’a Dede Korkut’u göndermeyi uygun görürler.

Deli Karçar, Dede Korkut2un geliş nedenini anlayınca, onu kovalar, yakaladığı yerde kılıçla vurmaya kalkışır. Dede Korkut:

-Vurursan elin kurusun, der ve Karçar’ın eli havada kalır.

Karçar aman dilemeye başlar, üç kez bacısını vereceğine and içince, Dede Korkut dua eder, eli düzelir. Deli Karçar bacısını vereceğine and içmiştir ama bin dişi görmemiş deve, bin kısrak aşmamış aygır, bin koyun görmemiş koç, bin kuyruksuz kulaksız köpek, bin de iri pire istemektedir. Bunları tamamı tamamına getirmezse bacısını vermeyecek ve Dede Korkut’u da öldürecektir.

Dede korkut Oğuzeli’ne varır ve durumu anlatır. Karçar’ın istekleri hazırlanır ve Dede Korkut’la gönderilir. Düğün hazırlıklarına başlanır.

Törelere göre evlenecek yiğit bir ok atar ve ok nereye düşerse gerdek çadırı oraya kurulur. Beyrek de okunun düştüğü yere çadırını kurar, yiğitleriyle söyleşiye dalar. Bunu gören casuslar Bayburt Beyi’ne haber salar. Bayburt Beyi’de Banıçiçek’i almak istemiş ama vermemişlerdir. Bunun için yedi yüz askerle baskın verip Beyrek ve otuz dokuz yiğidini tutsak alır.

Beyrek kaybolmuştur. Kendisinden on altı yıl haber alınamaz. Oğuzeli yas içindedir. Sonunda Deli Karçar

Bamsı Beyrek bir gün kalenin burçlarına çıkar, aşağıdaki bezirgânlara ailesinden, Banı çiçek’ten haber sorar. Duygularını öyle içli bir dille anlatır ki, ona gönlünü kaptırmış olan Kale Beyi’nin kızı, daha sonra gelip kendisini götürmek koşuluyla Beyrek’i kurtarır. Kalenin altında boz aygır sahibini beklemektedir. Beyrek atına atlayıp yurdunun yolunu tutar. Yolda karşılaştığı çobanlardan olup biteni öğrenen Beyrek düğüne gitmekte olan bir ozanın kopuzunu alır, onun giysileriyle düğüne gider.

Damadında katıldığı ok atma yarışlarında hepsini alt eder. Bey dilediğince eğlenmesine izin verir, isteklerine engel olunmamasını buyurur. Beyrek kadınların yanına varır. Gelin olacak kızın kendi kopuzu eşliğinde oynamasını ister. Kadınlar nasılsa tanımaz düşüncesiyle gelinmiş gibi ortaya çıkar ama Beyrek hepsinin ayıbını yüzüne vuracak dizeler söyler. Sonunda Banı çiçek gelir, Beyrek’i tanır. Orada bulunanlar Beylere muştuyu vermek için koşuşurlar. Banıçiçek’de Bay Büre’ye koşar. Bay Büre’nin üzüntüsünden gözleri görmez olmuştur. Banı çiçek’e:

-Serçe parmağını kanatıp getirin. Gözüme sürdüğümde açılırsa oğlumdur, der

Dediği yapılır, gözleri açılır. Beyrek, Yalancuk’tan yaptığının hesabını sorar ve onu öldürmek ister ama aman dileyerek eteğine kapandığını görünce bağışlar.

Sıra Bayburt Kalesi’ndeki yiğitlerin kurtarılmasına gelmiştir. Oğuz Beyleri toplanıp kaleyi basar, altını üstüne getirirler. Kale Beyi’nin kızınıda yanına katan Beyrek, döndükten sonra hazırlıklarını tamamlar ve Banıçiçek’le evlenir.

Kaynak: https://gumushane.turizm.gov.tr ve Yurt Ansiklopedisi

 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış