COLOY KAN DESTANI ve ÖZETİ ( Kırgız Destanı ) Dr. Doğan Kaya

Ekleyen : ESA , 20 Ocak 2018 Cumartesi aaa Beğen
 
COLOY KAN  DESTANI  ve  ÖZETİ ( Kırgız Destanı )  Dr. Doğan Kaya
 
Dr. Doğan Kaya
İlk defa Radloff tarafından derlenmiştir. V. 1862, 1864 ve 1869 yıllarında Kırgızistan’a gelip derlemeler yapan Alman asıllı doğu bilimci Vasili Vasilyeviç Radlof (Wilhelm Radloff) (17 Ocak 1837-12 Mayıs 1918), Tokmak ve Tekes’teki Kırgızlardan Manas, Töştük ve Colay Kan destanlarını derlemiştir. Radloff, 10 cilt olarak yayımladığı eserinin I. cildinde Altay ile Şor, II. cildinde Hamas, III. cildinde Kazak, IV. cildinde Batı Sibirya’daki Türk halkı, V. cildinde Kırgız, IV. cildinde Uygur, VII. cildinde Kırım Tatarları ve Karaim, VIII. cildinde Türkiye Türkleri, IX. cildinde Tuva, Hakas ve Karagas nihayet X. cildinde ise Gagavuzlara ait metinlere yer vermiştir. V. Cildin girişinde yayımladığı Kırgız metinlerini 1862 yılında Tekes nehrinin kıyısında yaşayan Buğu boyundan ve 1869’da Isık Göl’ün batı tarafında yaşayan Tarbagış ve Tokmak şehrinin güney-doğu tarafında oturan Solto boylarından topladığını ifade etmiştir.
Destanın özeti şöyledir:
Nogay halkından olan Nogaybay’ın çok sayıda atı vardır. Oğlu Cogay birgün kırda bayırda dolaşırken uykuya dalar. Komşu ülke hanı Akkan’ın emri ile askerleri Nogaybay’ın atlarını alıp götürürler.
Nogaybay bunu Colay Han’a anlatır. Colay Han, binmek için at, giymek için kürk ister.
Colay’ın kız kardeşi Babası, annesi ve kaz kardeşi gitmesine engel olmak isterlerse de başaramazlar. Colay, atı Açbuudan’a binip yola çıkar ve Akkan’a ulaşır ve aldığı atları vermesini ister. İkisi arasında büyük kavga olur. Colay galip gelir ve atları alıp getirir Nogaybay’a verir. Ak Kanış’la nikâh kıydırıp Nogaybay’ın evinin yanına yerleşir.
Colay’ın atı Açbuudan, bir insan gibi konuşabilmektedir. Birgün Colay’a Ançıçal’ın kızı Ak Saykal’dan söz eder. Colay, Açbuudan’a binip yola çıkar. Açbuudan’ın yanlarında yan taraflarında gizli olan kanatlarını ortaya çıkarıp çırpar. Göz açıp kapayıncaya Ançıçal’ın bulunduğu yere gelirler.
Birgün Ak Saykal, kırk kızla birlikte sefere çıkar. Bindiği at onu Colay’a götürür. Colay Ak Saykal’ı görüp beğenir. Attan indirir. Colay, Ak Saykal’ı evine götürüp halkı toplar ve onunla nikâhını kıydırır.
Birkaç gün sonra Colay’a kız kardeşi gelir. Kız kardeşi Kardıgaç, Colay’dan sadece dolaşmak için Açbuudan ve Akolpok’u ister. Colay, kız kardeşinin istediğini yapar. Kız, göle gidip Rustem Hanın oğlu Karaça’ya rastlar. İkisi birbirini beğenirler. Kardıgaç abisi Colay’ın içkisine zehir katıp öldüreceğini söyler. Kardıgaç’ın kurduğu planı Açbuudan’dan öğrenir. Kardıgaç ağabeyi Colay’a Açbuudan’ı kötüler ve onu inandırır. Coloy, Açbuudan’ın sözlerine inanmaz ve kamçısıyla Açbuudan’ı döver.
Açbuudan, bunun üzerine Coloy’a kızar ve küser. Eve gelirler. Ertesi gün Kardıgaç içkiyi hazırlar ve Coloy’u baygın hale getirmeyi başarır. Yere yığılıp kalır. O arada düşman gelir. Açbuudan Coloy’u kurtarıp onu Keletey şehrine getirir.
Urum Kan yiğitlerinden olan Konur Bay, Ak Saykal’ı alıp Urumkan’a götürür. Urum kan, dokuz eşinden daha güzel olan Ay Saykal’ı beğenir ve eşlerinin saçlarını kesip evlerine gönderir. Ak Saykal’la nikâh kıydırır. Ak Saykal, çocuğunu emzirmesi için vermesini ister, Urum Kan izin verir ve yanına Konur Bay’ı katıp gönderir. Yola Ak saykal, Konur Bay’ı sarhoş edip yanından kaçar. Doğruca Coloy’un yanına gelir, uyumakta olan Coloy’u uyandırır. Birlikte Muz Dağına gidip bir mağaraya girerler.
Urum kan, Ay Saykal’ı elinden kaçıran Konur Bay’ın kulağını kestirir. Konur Bey atına binerek kaçıp gider.
Ak Saykal, Coloy’a küsen Açbuudan’dan yardım ister. Açbuudan, onu Karaça ve Kardıgaç’ın yanına götürür. Ay Saykal, ikisini de yakalar. Kardıgaç’ı Coloy’a teslim eder. Kendisi de Karaça’yı öldüresiye döver. Coloy Kan, Karaça’nın yalvarması üzerine merhamete gelir, Urum Han’ın Kızıl adlı kızını getirmesini isteyerek salıverir. Karaça’nın kızı almayı başaramaz, Urum Han onu hapseder. Kızıl, hem Coloy’a hem de Açbuudan’a yardım eder.
Bu arada evde yalnız kalan Ak Saykal, Coloy’un öldüğü haberini alır. Karaça, adamlarını toplayıp Ay Saykal’ı öldürmeyi düşündüğünü söyler. Bunu duyan Çeçen, atı Kılçeyren’e binip Ak Saykal’ın yanına gelir ve olup biteni anlatır.
Ak Saykal, koluna çam kılıç alıp, atına binip, saçını toplayıp, etek-yenlerin kesip, tepeye çıkıp nöbet tutar. Sonunda Karaça’nın ordusu ile karşılaşır ve Çeçen ile birlikte onlarla iki gün çarpışır. Kalmaklar Ak Saykal’ı tutuklayarak Karaça’ya götürürler.
Hamile olan Ak Saykalın doğurma zamanı da gelir ve bir erkek çocuk doğurur.
Onu öldürmek ister fakat öz çocuğu olduğu için öldüremez. Çocuğu emzirmez. Aç olan çocuk devamlı ağlamaktadır. Ak saykal, dayanamaz çocuğunu emzirir. Çocuğun adını Bolat koyarlar. Çocuk kısa zamanda büyür ve kısa zamanda yürümeye başlar.
Ak Saykal, çocuğu hep soğuk davranır. Bir gün çocuğu omuzundan aşağı iter. Bolot’un başı ocağa çarpar. Bunu gören Kardıgaç, Ak Saykal’ı kamçısıyla döver, üzerinden koyun sürüsü yürütür.
Bolot, on dört yaşına gelince üvey annesi Ak Kanış’la birlikte Köçpös Bay’ın köyünden kaçarlar. Bir mağarada yaşamaya başlarlar. Bolot, birgün Kayberen’i kovalarken Bolot Ak Saykal’a rastlar. Ak Saykal, Bolot’u tanır ve ona annesi olduğunu söylerse de Bolot inanmaz. Ertesi gün Bolot, Ak Kanış’ı, Ak Saykal’ın yanına götürür. Bolot bir tepeye çıkar ve üzerlerine gelmekte olan orduyu görür. Bolot, Ak Saykal ve Ak Kanış üç birlikte savaşırlar ve Karaça ile Kardıgaç’ı yakalarlar. İkisini de kırk ata bağlayarak öldürürler.
Kazandıkları zaferden sonra Bolot, büyük bir ziyafet verir. Bolot iki annesine Coloy’un yokluğunda kavmini kimin yönettiğini sorar. Ak Saykal, Çeçen adlı bir kahramanın yönettiğini söyler. Bunun üzerine idareyi yine çeçen’e bırakır. Anneleri, Coloy’un başına gelenleri Bolot’a anlatırlar.
Bunun üzerine Bolot, Çeçen’i yanına alıp Urum Han’ın şehrine gider. Orada üç gün üç gece askerlerle çarpışır. Urum Han, onlarla başa çıkamayacağını anlayınca Coloy’u zindandan çıkarı ve kız Kızıl’ı ona verir.
Coloy, bilmeden kendi halkından olan Çeçen’le savaşır ve çok yiğidin ölmesine sebep olur. Çeçen, kendilerine karşı çarpışan kişinin babası Coloy olduğunu söyler. Fırsatını bulup Coloy’a da Bolot’un kim olduğunu aktarır. Baba-oğul birbirine sarılırlar ve çarpışmaya son verirler.
Bu sırada Köçpös Bay’ın köyünü Kalmaklar işgal ederler. Köçpös Bay’ın dokuz oğlu gelen düşmana karşı çıkarlar. Bunu Kuytu Kün, bir kâğıda yazıp havaya atar. Mektup uçar ve Coloy’a ulaşır. Bolot, hemen oradan uzaklaşır ve Köçbös Bay’ın bulunduğu yere gelir.
Oğlu Bolot’u yanına çağırıp, halkı ile savaştığı haberini verir. Bolot hemen oradan uzaklaşır ve Köçbös Bay’ın bulunduğu yere gelir. Askerlerle savaşır ancak güçsüz düşer ve çok geçmeden ölür. Köçbös Bay’ın karısı çok gözyaşı döker. Köçbös Bay ve karısı Tanrıya yalvarırlar. O anda kadının göğsünden süt akar. Kadın bu sütten Bolot’un ağzına damlatır. O vakit Bolot dirilir. Birlikte eve gelirler. Köçbös Bay, Bolot’u yanında tutmak için evlendirmek ister. Karaçaç, Medine çölünde dolaşırken kırk kıza rastlar. Onların içinden Ak-Tötöy adlı kızı beğenir ve bunu Köçbös Bay’a haber verir. Köçpös Bay, Bolot’a birlikte gideceğini söyler.
Karaçaç altı araba hazır eder ve onları gökte uçurarak Coloy’un köyüne ulaşmalarını sağlar.
 
Dr. Doğan KAYA, KIRGIZ DESTANLARI, SALKIMSÖĞÜT Yayınları: I. Baskı Ankara 2015
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...