Halk Hikayelerimizin Doğuşu ve Yapısı


 

HALK HİKÂYELERİMİZİN DOĞUŞU

 

Bir halk hikâyesinin tasnifini yapabilmek ve hakkında hükümler ileri sürebilmek için şu sorulara cevap verebilmemiz gerekir.

a) Hikâye bir aşığın hayat hikâyesinden mi alınmıştır?

b) Hikâye bir aşığın bir şiiri etrafında mı oluşmuştur?

c) Hikâye çok öncelerden beri bilinen konuların üzerine mi kurulmuştur?

a) Türk halk hikâyelerinin bir kısmı yaşadığı bilinen halk ozanlarının hayatları üzerinde oluşturulmuştur. Âşık Garip, Köroğlu, Karacaoğlan, Ercişli Emrah, Sümmani, Ali İzzet gibi.

b) Otto SPIES, Hint ve Arap hikâyelerinin nazım esasına dayalı, yani nazım esas, nesrin aydınlatıcı özellikte olduğunu yazar34.

Anadolu hikâyelerinin bir kısmında da bu nitelikler bulunmaktadır. Bu tip hikâyelerimiz bir türkü veya destan üzerine kuruludur ve bunlara kaside, serküşte veya bozlak adları verilir35.

c) Âşıkların rüyada âşık olmaları, bade içmeleri, badeden sonra saz çalma yeteneğini kazanmaları, sevgiliyi bulmak için gurbete çıkmaları, zorluklarla karşılaşmaları, imtihana tabi tutulmaları, zindana düşme, idama gitme, Pir’in, Derviş’in yardımı, son anda kurtulup, mutlu sona kavuşmaları gibi motifler ve epizotlar diğer birçok hikâyelerimizde de vardır.

Bu motifler ve epizotlar hikâyecilerin dilinde başka ilavelerle birleşerek, yeni hikâyelerin oluşmasına yardımcı olurlar.

Farklı hikâyelerin oluşumunda çevrenin tesiri, ihtiyaçlar, gelenekler, ilk musannifin bilgisi, görgüsü, hayat tecrübesi, kabiliyeti, diğer sosyal ve içtimai şartlar değişik hikâyelerin ortaya çıkmasında etkili olur.

Dinleyiciler evvelce dinlediği hikâyelerdeki motif ve epizotları çok beğendikleri için aynı motiflerin yeni hikâyelerde de bulundurulmasına zemin hazırlar. Yani hikâyeci beğeni ihtiyacını tatmin etmek için yeni hikâyeye öncekilerde bulunan özellikleri de ilave eder.

A. HALK HİKÂYELERİMİZİN YAPISI

Halk Hikâyelerinden birini anlatan âşık, hikâyeyi geleneklere bağlı olarak dile getirir. Başlangıçta önce sazla bir fasıl yapar. Daha sonra divanî, türkü, tecnis, tekerleme, koşma veya semai okur. Dinleyenlere bir muamma sorar.

Hikâyenin temelini oluşturan, kahramanın doğumu, memleketi, yetişmesi, âşık olması, gurbete çıkma, sevgililerin bulunması, araya giren engeller, çekilen çileler ve son kısım bu hikâyede de vardır. Bu epizotların yanı sıra, Eşref Bey de kahramanın babasının eşkıyalığı, han olması, maceraları gibi ilk bölümü oluşturan epizotlar da vardır ki diğer hikâyelerimizin pek çoğunda bu epizoda rastlayamayız.

Halk hikâyelerimizin Kahramanları Padişah, Bey, Han, Şah, Vezir gibi varlıklı ailelerin çocuklarıdır. Bu çocuklar genellikle çok zor bir şekilde veya sihirli bir nesne vasıtasıyla, Pir, Derviş, Hızır, Aksakallı bir ihtiyar vb ulu bir kişinin yardımı ile dünyaya gelebilirler.

Hikâyelerimizde âşık olma hadisesi genellikle rüyada meydana gelir. Pir âşıklara bir bade içirip, birbirlerine gösterir. Bade içip, rüyada âşık olma, Tahir ile Zühre53 ve Yaralı Mahmut54 adlı hikâyelerimizde bulunmaz.

Âşık badeyi içtikten sonra, saz çalma yeteneğini kazanır. Bu motif birçok hikâyelerimizde de vardır.Rüyadan uyanma motifi, pek çok halk hikayemizde benzer unusrlarla ifade edilir. Kahramanların bade içtikten sonra uyanmaları pek müşküldür. Uyandırlabilmeleri, için bazan günlerce beklenir, Gül suyu, gül kokusu, aşık pir nefesi, saz vb yardımcı unsuırlar vasıtası ile uyanabilirler. Ağızlarına köpük gelmesi, baygın düşmeleri, kendilerinden geçmiş olarak uzun müddet beklemeleri gerekir.

Aşıkların uyandıktan sonra saz çalma yeteneklerine kavuşması, birden bire saz çalıp şiir söylemeye başlamaları bir kaç hikayemiz dışında hepsinde bulunur.

Kahramanın bade sonrası veya aşık olduğunu anlaması üzerine yollara düşme epizotu ve motifi pek çok halk hikayemizin ortak bölümüdür. Ailelerin evliliğe karşı çıkma sebepleri, genellikle, düşmanlık, din mezhep yarılığı, hanlar, şahlar padişahlar arasındaki hırs, siyaset, nüfuz çatışmaları gibi gerekçelere dayandırılır.

Sevgiliye kavuşmak için yollara düşmek, yollarda çeşitli belalara maruz kalmak, bu belalardan Pirin dervişin vb yardımıyla kurtulmak Kahramanın parasını dalkavuklara kaptırması motiflerine pek çok hikâyelerimizde rastlarız.

Halk hikâyelerimizin büyük çoğunluğunda bulunan kahramanın gurbete çıkması motifi vardır.

Sevgiliyi bir arkadaş ile arama motifi birçok hikâyelerimizde bulunan bir motiftir. Kerem, Aslı’yı ararken yanında Sofu adlı bir dostunu alýr57 Mahmut ile Nigar hikâyesinde Mahmut, kardeşi Kamberle yola çıkar58 . Eşref Bey ise bazı varyantlarında bezirgân veya tüccarla yola koyulur.

Âşıkların evlenmesini engelleyici tipler hemen her halk hikâyemizde bulunur. Mahmut ile Nigar’da kızın babası59. Yaralı Mahmut’ta Gence Padişahı ve cadıdır. 60. Eşref Bey’de ise bu engelleyici tiplerin sayısı bir hayli fazladır.

Sevgilinin başkalarıyla evlendirilmek istenmesi motifi birçok hikâyelerimizde bulunur. Yaralı Mahmut’ta sevgilisi Mahbub, Kara Vezirle evlendirilmek istenir61. Âşık Garip’te ise damat adayı Şah Velet’tir.62. V1’de ise Zühre, Rauf Han’la evlendirilmek istenir. Bu motif diğer varyantlarında bulunmaz.

Pir’in, Derviş’in, kahramana yardımcı olması, zor durumlardan kurtarma motifi birçok hikâyelerimizde bulunur. Bu motif Eşref Bey’de de bulunmasına rağmen, aslında bu unsurların yardımına mantıken ihtiyaç bulunmaz.

Mucizevî doğum motifi, birçok hikâyelerimizde olduğu gibi Eşref Bey’de de rastlanılan bir motifidir. Ad verme motifi ise Eşref Bey’de gene eşref saati gibi mucizevî bir anda doğumuyla ilgilidir.

Ad verme motifi yanında rastladığımız yetişme ve öğrenim motifleri de çoğu hikâyelerimizin bünyesinde bulunur. Haberci motifi, yine Eşref Bey’in tüm varyantlarında ve diğer hikâyelerimizin çoğunda bulunan bir motiftir. Ağzından ateş çıkarma veya gökleri, yüzleri yakacak ah çekme motifi, Kerem ile Aslý63 , Tahir ile Zühre hikâyelerinde de vardır. V1’de Eşref, Zühal Han’ı görünce Zöhre hatırına gelir ve çektiği ahin etkisiyle şema söner.

Kahramanın badeli bir âşık olup olmadığını anlamak için yapılan imtihan motifi, birçok halk hikâyelerimizde de vardır. Yalnız Eşref’in imtihan edilmesi diğer sairlerle yarışma şeklinde değil, hak âşığı olup olmadığını ispat edilmesi içindir. Buna benzer motife Ercişli Emrah ile Selvi Han Hikâyesinde de rastlarýz64.

Kıyafet değiştirme motifi, Eşref Bey’in tüm varyantlarında rastlanılan bir motiftir. Bu motif, Bamsı Beyrek’te 65 , Âşık Garip’te66 , Yaralı Mahmut’ta67 , Mahmut ile Nigar’da68 , Asuman ile Zeycan’da69 da bulunur.

Haramilerle karşılaşma, soyguna maruz kalma motifi; Eşref Bey’in varyantlarında vardır. Bu motif birçok hikâyemizde de vardır. Fakat Eşref Bey Hikâyesinde bu motif bir kaç yerde birden geçer.

Düğün ve mutlu son motifi, mutlu sonla biten bütün hikâyelerimizde bulunur. Eşref Bey’de mutlu sonla biten hikâyelerimizdendir. Bazı hikâyelerimiz mutlu sonla bitmez. Kerem ile Aslý70, Arzu ile Kamber71 gibi.

Bütün bunların yanısıra diğer hikâyelerimizde de rastlanılan kale, bezirgân, cellât, Savaş, eşkıya, başına mum dizip yakmak, kahramanlara deli sıfatı verilmesi gibi daha birçok motifleri de içerir. Kahramanın kuyuya ve mahzene kapatılması Elif ile Mahmut72, Asuman ile Zeycan’da da vardır.73

KAYNAKÇA 



  • 34 Otto SPIES, Türk Halk Kitapları (Çeviren: Behcet [NECATİGİL] GÖNÜL), İstanbul, 1941, s.37.
  • 35 Cahit ÖZTELLİ Sivaslı Ozanlar Cöngü, Sivas Folkloru Dergisi, S.32, Sivas, 1975, s.17
  • 53 Doç. Dr. Fikret TÜRKMEN, Tahir ile Zühre, Ankara, 1983, s.212.
  • 54 Doç. Dr. Ensar ASLAN, Yaralı Mahmut Hikayesi Üzerinde Mukayeseli Bir Araştırma, Dicle Üniversitesi, [?], 1990 s. 104.
  • 57 Fikret TÜRKMEN, Kerem ile Aslı,Türk Dili ve Edebiyatý Ansiklopedisi ,C. 5, Ýstanbul ,1977-1986, s. 284.
  • 58 Doðan KAYA, Mahmut ile Nigâr Hikâyesi Üzerine Karþýlaþtýrmalý Bir Araþtýrma, Ankara, 1993, s.28.
  • 59 Doðan KAYA, a.g.e., s. 35.

İlgili Linkler

 

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 

 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış