MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Günün Şiiri: Haftanın Şiiri: Ayın Şiiri: Günün Yazısı: Haftanın Yazısı: Ayın Yazısı:
KARAGUL BOTOM DESTANI ve ÖZETİ ( Kırgız Destanı ) Dr. Doğan Kaya
Ekleyen : ESA , 20 Ocak 2018 Cumartesi Beğen
 
KARAGUL BOTOM DESTANI ve  ÖZETİ ( Kırgız Destanı )  Dr. Doğan Kaya
Dr. Doğan Kaya
 
Eserdeki hadise gerçek hayatı yansıtır. Destan kahramanın ismi Karagul ise, “yavru” anlamında sıfattır. Büyükler çocuklarına aniden heyecanlanınca veya acılı bir durum karşısında “botom” derler. Destanın yürek sızlatan bir ezgisi vardır.
Karagul Botom’un altı eşmetni vardır. Eşmetinlerden birisi Kalık Akiyev’e aittir. Kalık, metni komuz eşliğinde terennüm etmiştir. Metin ustaca ustaca ortaya konulmuştur. Aynı şekilde çırağı Sarıkunan’ın eşmetni de sağlamdır ve Kalık’ın metni ile büyük oranda benzerlik gösterir. Meşhur komuzcu Asılbek Eşmambetov da Karakul Botom metnini Kalık Akiyev’den öğrenmiştir. Günümüz de ise, Aşıralı Aytaliyev’in ustaca söylediği metin, sadece Kırgızistan’da değil, çevre ülkelerde de kendisine yayılma imkânı bulmuştur. Sagınbek Dıykanbayev’in anlattığı metin Aşıralı Aytaliyev’in anlattığı metne çok benzemektedir. Dıykanbayev eşmetni, 1965’te Kırgız SSR İlimler Akademisi Dil ve Edebiyat Enstitüsü tarafından tespit edilmiştir.
S. Dıykanbayev’in eşmetnine göre Karagul Botom destanının özeti şöyledir:
Aşır adlı ihtiyar bir avcı, onun da Ubagıl, Eregul, Bayırkul, Düyşönkul ve Karagul adlarında beş oğlu vardır. Ubakul, Erekul adlı iki oğlu kavga sırasında, Bayırkul ile Düyşöngul da savaşta ölürler. Geriye, sekiz yaşındaki en küçük oğlu Karagul kalır.
Aşır, dağa ava gider. Karakul da annesinin karşı koymasına rağmen babasının peşine takılır. Üzerinde bir ceylan postu vardır. Dağda epeyce aramasına rağmen onu bulamaz, yorulur. Dinlenmek için bir çam ağacının dibine oturup uyuyakalır. Bu arada babası, Karakul’dan habersiz evine dönerken, yatmakta olan oğlunu ceylan zannedip ateş edip öldürür. Yanına gelince oğlu olduğunu görüp; “Karagul Botom (avrum)! Benim göreceğim bu muydu? Senin ömrün bu kadar kısa mıydı? Seni kendi elimle ak pistonlu tüfek ile öldürdüm. Her avdan gelişimde beni; ‘Babam avdan geyik getirip bana böbrek ile kalbini pişirir.’ diye kaç koşa koşa karşılardın. Bunu da mı görecektim? 70 yaşımda bu acıyı da mı yaşayacaktım. Seni annen ile ablana nasıl götüreceğim. Beni aydınlatan güneştin, karanlıkta bıraktın. Beş çocuğum vardı, şimdi çocuksuz kaldım. Yaşlı babanı kuru ağaç parçası gibi bıraktın, yaktın beni yavrum. Seni bilmeden öldürdüğümü annene nasıl söylerim yavrum? Kara yüzlü Zuura ablan, ‘Kardeşim nerede?’ derse ne derim yavrum? Dalım dibinden kırıldı, çırağım söndü.” diye feryat eder.
Zavallı ihtiyar çocuğunu getirip, yere bırakır. Zuura, bağıra çağıra feryad eder. “Canım ciğerim! Benim sağ kolum kırıldı. Gelince giysin, diye sarı deri şalvar diktim. Beş oğlunu yedin yine doymadın. Sayısız hayvan avladın doymadın.” diye figan edip yüreğini parçalar.
 
Dr. Doğan KAYA, KIRGIZ DESTANLARI, SALKIMSÖĞÜT Yayınları: I. Baskı Ankara 2015
 
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...