MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Günün Şiiri: Haftanın Şiiri: Ayın Şiiri: Günün Yazısı: Haftanın Yazısı: Ayın Yazısı:
KIZ DARIYKA DESTANI ve ÖZETİ ( Kırgız Destanı ) Dr. Doğan Kaya
Ekleyen : ESA , 20 Ocak 2018 Cumartesi Beğen
 
KIZ DARIYKA  DESTANI ve  ÖZETİ ( Kırgız Destanı )  Dr. Doğan Kaya

Dr. Doğan Kaya
 
Kırgız destanıdır, ancak başta Kazaklar ve Karakalpaklar olmak üzere Orta Asya’da Türk boyları arasında yayılmış destanıdır. Finlerin Kalavelası’ndaki Pohyela, Çeklerdeki Krok’un kızı Lubaş’ı, Karakalpakların Gülayım’ı, Kırgızların Canıl Mırza’sı, Kız Saykal’ı, Kanıkey’ı ve Gülgaakı’sı gibi Kız Darıyka da kahramanı kadın olan bir destandır. Kahraman kızlar motifi, gerek Türk gerekse Moğol folklorunda karşımıza sıkça çıkar. Böyle güç, akıl, yetenek, yarışma sonucu ölüm ile ömür arasında sınırındadır. Eğer kız yenilirse, yiğitle evlenmeye razı olur, şayet erkek yenilirse ya da başı kesilir veya halk önünde alçak duruma düşürülür.
Semerkant’taki Türk boyları içinde yaşamış olmasından dolayı destanın kahramanına “Kırgız Kızı Darıyka” yahut “Kıpçak Kızı Darıyka” da denilir.
Kırgız Milli İlimler Akademisi’nde Kız Darıyka’nın 8 sekiz eşmetni bulunmaktadır. Bunlar;
1. Kıdık Sulaymanov’un 1941’de komuzcu Karamoldo Orozov’dan derleyip kayda geçirdiği 1,5 sayfa olan metin,
2. 22 Temmuz 1964 yılında Kankeldiev Maamıt’tan (Issık Köl, Kara Oy köyü) derlenen 12 sayfalık metin,
3. Cantaev Kadırakun’dan derlenen 9 sayfalık metin,
4. 1969’daa Caman Sokubaşev’den alınan 10 sayfalık nesir olan metin,
5. Talaslı Kadirkul Alimanov’dan 1974 yılında kaydedilmiş nazım ve nesir karışık bir anlatmadır olan 12 sayfalık metin,
6. 1982’de Mamacan Zulpuev’den derlenen 652 mısralık metin,
7. 1990’da Talaslı Kayır Mukaşeva’dan tespit edilen 10 sayfalık nesir ve nazım metin.
8. Calalabadlı Kaçkamak Salıbayev’in anlattığı metin.
Bunların dışında 1990 yılında Kemel Belekov Kırgız Medeniyeti gazetesinde Karamoldo Orozov’dan derlediği metni yayımlamıştır. Metin 942 mısradır. Ayrıca 1996 yılında Nurgaziev Osmanbetti “Azretaalı ile Kız Darıyka’nın mücadelesi” adıyla Bişkek’te bir kitap yayımlamıştır. Bunların yanında Kazak Millî İlimler Akademisi’nin, M. O. Avezov Adındaki Edebiyat ve Sanat Enstitüsü’nün El Yazmaları Arşivi’nde, Kazakça birkaç el yazması vardır .
Sözkonusu anlatmaların içinde Orozov, Salibayev, Nurgaziyev, Zulpuyev’e ait olanları konunun işlenişi, karakterler, epizotlar bakımından üst derecede olduğundan eşmetin seviyesine ulaşmış anlatmalardır.
Kadirkul Alimanov, eserinde diğerlerinden farklı olarak İslâm’dan ve ondaki kutsal güçlerden söz etmemiştir. Hz. Ali’den sadece güçlü kahraman ve zeki birisi olarak söz etmiştir.
Diğer eşmetinlerde Darıyka’nın oğlu Şayızında / İmamadi, babası Hz. Ali’ye rastlar. Babasını tanımadan güreşir, tanıdıktan sonra kendi yaptıklarından utanıp, o anda kaybolur. Olay bununla sona erer. Kadirkul Alimanov’da ise, Darıyka’nın ölümü ile destan son bulur.
Destanda zaman geçmişe dönük ve belirsizdir. Mekân olarak Semerkant, Mekke Medine karşımıza çıkmaktadır. Kahramanın ailesi yüksek zümredendir. Doğan çocuklara, büyüklerin düşünceleri doğrultusunda isimler verilir. Çocuklar belli eğitimden geçer. Kahraman imtihandan geçer ve bunlardan başarıyla çıkar. Bütün bunlar, destanın Türk hikâyecilik geleneğiyle örtüştüğünü göstermektedir.
Ferah Türker, Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Kırgız Destanı Kız Darıyka Üzerinde Bir Araştırma (İzmir, 2005) adlı bir Yüksek Lisans Tezi hazırlamıştır.
Kız Darıyka’nın özeti şöyledir:
Samarkand’da Katıran adlı padişah vardır. Birgün aynaya bakan Katıran yaşlandığını fark eder ve hâlâ bir çocuğunun olmamasına hayıflanır. Çocuğunun olması için dua eder. Günün birinde hanımı hamile kalır ve günü gelince bir kızı olur. Katıran, çocuğunun olmasının şerefine büyük bir toy verir. Çocuğun adını Darıyka koyarlar.
Darıyka kısa zamanda gelişir, gürbüzleşir. Büyüyünce güzel, zeki ve aynı zamanda güçlü kuvvetli olan birisi olur. Babası kızı ergenlik çağına geldiğinde evlenip evlenmeyeceğini sorar. O da kendisini yenebilecek biri çıkarsa, ancak onunla evlenebileceğini, mağlup ettiklerinin de başını keseceğini söyler.
Aradan bir zaman geçer Darıyka’nın babası Katıran kızına ülkesine sahip çıkmasını söyler ve adil olmasını öğütledikten sonra vefat eder. Darıyka, babasının yerine tahta geçer.
Darıyka beyaz sarayının önüne savaş meydanı yaptırır ve bir altın heykel diker. Kendisiyle müsabaka etmek isteyenler o heykelin dibine gelir. Darıyka, kendisi ile evlenmeye gelenlerle güreşip hepsini mağlup eder ve yendiği pehlivanların başını keser. Birgün kimsenin baş edemediği, bir file bindiğinde ayağı yere kadar uzanan birisi gelir. Darıyka, bu pehlivanı da yener.
İlerleyen zaman içerisinde Darıyka’nın şöhreti her tarafa yayılır. Darıyka’nın başarılarını Mekke ve Medine’deki Hz. Aalı da duyar ve bu kız ile savaşmak için kayınbabası Hz. Muhammed peygamberden izin alır. Altı aylık yolu Düldül ile altı günde kat eder ve Semerkant’a gelir. Şehirde inek sağan bir kadından kızı sorar. O da Hz. Aalı’yı bu ölüm yolundan vazgeçirmek ister. Ancak Hz. Aalı, çok ısrar eder ve kadından kızın yerini öğrenir, altın heykelin dibine gelip, bekler.
Darıyka, daha önce Hz. Aalı’nın yiğitliğini duymuştur. “Ne yapayım kabahat bende değil.” deyip meydana çıkar. Hz. Aalı ile Darıyka on beş gün, on beş gece savaşır. At üstünde savaşıp, hançerle savaşırlar. Atlar dizlerine kadar toprağa girerler. Onların ağırlığından yine de yenişemezler Koyun-koltuk alırlar, yerin tozu göğe sıçrar. Ayaklarının izinden çukurlar oluşur, darbelerinden yer titrer, yine de yenişemeyip attan yere düşerler. Sonunda Hz. Aalı, Darıyka’dan “On beş gündür namazlarımı kılamadım, izin ver de namazımı kılayım.” der. Kız da; “Seni yenmeye kararlıydım ama mademki namazlarını kılacaksın git de kıl.” diye rıza gösterir. Hz. Aalı dağın tepesine çıkıp namazını kılar ve sonunda Allah’a yalvarır, Hz. Muhammed’den himmet ister ve meydana döner. İkisi tekrar savaşmaya başlarlar. Hz. Aalı’nın narasından yer titrer, dünya yerinden oynar. Darıyka’yı yerden alıp fırlattığında kız taa göğe çıkar. Düşerken parçalanmasın diye onu tekrar yakalar. Darıyka’yı ilk yenen Hz. Aalı olur. Semerkant halkı İslam dinini kabul eder.
Hz. Aalı ile Darıyka evlenirler. Aradan aylar geçer. Hz. Aalı, rüyasında Hz. Muhammed’i görür. Peygamber ona;“Sen Mekke, Medine’yi, çoluk-çocuklarını, eşin Fatıma’yı unuttun mu yoksa?” der. Darıyka o sırada 6 aylık hamiledir. Hz. Aalı, rüyasını eşi Darıyka’ya anlatır. Doğacak olan çocuğuna Şayızında” adını vermesini ister ve kılıcını çocuğuna ona vermesini söyleyip Darıyka ile vedalaşır, Medine’ye doğru yola çıkar.
Günü gelince Darıyka bir erkek çocuk doğurur. Çocuğun ismini Şayızında koyar. Oğlu daha yedi yaşındayken on beş yaşındaki gibi davranır ve daha o yaşta kahraman özelliklerini gösterir. Sözgelişi, arkadaşları ile oynarken bir çocuğu dürttüğünde çocuk ölür. Bu yüzden kimse çocuklarını dışarı çıkarmaz.
Birgün sokakta giderken örgü yapan bir kadının kucağındaki çocuk Şayızında’yı görüp korkarak ağlamaya başlar. Şayızında, onu mıncıklar. Çocuk ölür. O zaman çocuğun annesi bir yandan ağlar bir yandan da Şayızında’ya çıkışır, babasız olduğunu başına kakar. Şayızında bunu duyunca hemen evine gelir. Annesi Darıyka’ya, babasının nerede olduğunu sorar. Darıyka’nın gözlerinden dökülen yaşlar yaşları göl olur ve sonunda babasının kim olduğunu ve nerede olduğunu Şayızında’ya söyler.
Çocuk, babasını aramak için yola çıkar. Uzun ve zahmetli bir yolculuktan sonra Şayızında, Medini’ye gelir. Şehri dolaşırken bir yerde güreşen çocuklar görür. Bunlar kendi kardeşleri Asan, Üsön, Anapiya’dır. Şayızında onlarla güreşip, onları yener. Hz. Aalı gelir. Şayızında, onunla da güreşir. Çocuk güreşirken; “Babam Hz. Aalı, ağabeylerim Asan, Üsön, Anapiya; annelerim Batıyma, Darıyka, peygamberim Muhammed koru beni. ”diye seslenir. O vakit, Hz. Aalı güreştiği çocuğun kendi çocuğu olduğunu anlar.
Şayızında’ya; “Ben senin baban Hz. Aalı’yım.” der. Hz. Aalı, oğluna sarılır, annesi Darıyka’yı sorar. Şayızında; “Onlarla güreşmek cesaretinde bulundum.” diye kendi yaptıklarından utanır, oradan kaçar. Bir yandan da yeri yarması ve kendisini saklaması için Allah’a dua eder. Karşısına bir mağara çıkar. Şayızında mağaraya girer. Mağaranın içinde yer yarılır, Şayızında oraya girer ve kaybolur.
Hz. Aalı, bulup sevindiği ancak hemen kaybettiği oğlu Şayızında için ağlar.
Darıyka oğlunu sabırla bekler. Sonunda aksakallılardan onun öldüğünü öğrenir, ağlayıp fizah eder. Oğluna Semerkant’ta anıt heykeli diktirir. Bu dünyadan gönlü geçer ve çok geçmeden vefat eder.
Dr. Doğan Kaya
 
Dr. Doğan KAYA, KIRGIZ DESTANLARI, SALKIMSÖĞÜT Yayınları: I. Baskı Ankara 2015
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...