MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Günün Şiiri: Haftanın Şiiri: Ayın Şiiri: Günün Yazısı: Haftanın Yazısı: Ayın Yazısı:
KIZ SAYKAL DESTANI ve ÖZETİ ( Kırgız Destanı ) Dr. Doğan Kaya
Ekleyen : ESA , 20 Ocak 2018 Cumartesi Beğen
 
KIZ SAYKAL DESTANI ve  ÖZETİ ( Kırgız Destanı )  Dr. Doğan Kaya
Dr. Doğan Kaya
 
Destanda Kırgızlarla Kıtay (Çin)ların mücadeleleri konu edilmiştir.
Kırgız Milli İlimler Akademisinde Orozbay Urmambetov’un yazdığı 311 sayfalık hacimli bir elyazması metni vardır. Metin daha ziyade mensurdur ve 4418 satırdır.
Urmambetov,Akademide metnin son bölümüne yazdığı notta şu bilgilere yer vermektedir:
“Kız Saykal destanını yazmadan önce birçok insandan duydum. İlk kez nazım nesir karışık şeklini 1947’de Ak-Suu ilçesi Kayırma-Arık köyünde yaşayan rahmetli Kayduu adlı adamın ağzından duymuştum. İkinci olarak bizim köyde yaşayan Akmataalı ağabeyim söylüyordu, o özellikle Manas ile Saykal’ın olayını anlatırdı. Kendim de olayı baştan sonuna kadar halka anlatırdım. Şimdi de her oturduğum yerde anlattığım zaman herkes zevkle dinlerler. “Kız Saykal’ı, 1969’larda yazıya geçirmiştim; fakat tam değildi. Daha sonra artık tamamladığımı düşündüğüm zaman eski yazdıklarımı tekrar yazıya geçirdim. Bunun dışında Saykal’ın olayını Çüy, Issık-köl ve Tyan-Şan bölgesinde de duymuştum. Kendi babamın erkek kardeşi Akunbay da anlatırdı. O adam bir ara Çin’e gittiği zaman Alaygır, Saykal, Turpan‟da da bulunduğunu söyledi.”
Süleyman Kayıpov, destanla ilgili olarak Manas Ansiklopedisinde yayımladığı Kız Saykal maddesi bilim dünyasının dikkatini çekmiştir. Kaçkınbay Artıkbayev’in Kırgızstan Madaniyatı gazetesinde yayımladığı Söz Bakkan Cigit adlı makalesi de bu alanda ortaya konulmuş önemli bir çalışmadır. Kıs Saykol üzerinde Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesinde M. Nurullah Cicioğlu tarafından Kırgız halk Destanı Kız Saykal (Bişkek, 2010) adıyla bir de doktora tezi yapılmıştır.
Destan kahramanı Kız Saykal, “alp kız tipi”nin bir örneğini sergiler. Kız Saykal’ın kendisiyle evlenmeye gelen yiğitlerin her biriyle karşılaşıp onları yenmesi masallarında ve arkaik destanlarda karşımıza çıkan bir husustur. Ancak, diğer pek çok arkaik destandaki gibi kahramanın yeraltına inmesi yahut gökyüzüne çıkması, oralarda mitolojik varlıklarla mücadele etmesi hususu bu destanda görülmez.
Destan metni genellikle mensurdur. Dili oldukça sadedir. Üslubu akıcı ve aliterasyon ve asonans yönünden canlıdır. Kişi, olay, durum ve zaman tasvirleri, dikkat çekecek kadar ustacadır. Tipler, destan kahramanlarının karakteristik vasfını taşır.
Kız Saykal destanının özeti şöyledir:
Kırgızların Noygut Boyu’nun başında akıllı ve bilgili Karaça Han vardır. Karaça Han, sık sık komşuları Kıtayların ve Kalmaklarla savaşır, kimisinde üstün gelir, kimisinde yenilir.
Karaça Han, birgün Becin tarafındaki Alooke Han’ın altmış oğlundan biri olan Sagda Han’ın, 70.000 kişilik ordusuyla kendileriyle savaşmaya geldiği haberini alır. Derhal askerini toplar.
Bu sırada Kalmakların başında bulunan Uşan Han ve Ulan Han, Sagda Han’ı hediyelerle karşılar, ona tabi olup destek vereceklerini vaat ederler. Sagda Han, onların topraklarında konaklar ve bu arada Dogur komutasında 25.000 kişilik bir orduyu Karaça Han’ın üzerine gönderir. Karaça Han, Dogur’un askerlerini Lob Nehrini geçerken pusuya düşürüp büyük kayıplar verdirir. Dogur, kalan 6.000 bir kuvveti Baran adlı komutan idaresinde Karaça Han’ın üzerine gönderir. Karaça Han, gelen kuvvetleri yener. Dogur ile Baran kavga ederler. Baran, Dogur’u öldürür ve Sagda Han tarafından öldürüleceğini düşünerek, kaçar, halkın arasında kendisini gizler.
Karaça Han, Sagda Han’ın büyük bir kuvvetle kendisini yeneceğini endişesini taşır ve bu yüzden Ulan Han’ın da tavsiyesine uyarak Sagda Han’a tabi olur ve her yıl hayvan olarak ona vergi vermeyi kabul eder.
Sagda Han, Kalmakların topraklarında bir saray yaptırır ve sarayı Dorguçu’ya emanet eder. Aynı şekilde Kırgızların topraklarına başka bir saray yaptırır, oraya da kardeşi Zarun’u bırakır. Dorgucu ve Zarun zamanla getirilen vergileri beğenmez ve vergileri artırır. Bununla da yetinmeyip halkın malına ve canına kasteder.
Karaça Han’ın birkaç sefer çocuğu olmuşsa da, çocuklar yaşamamıştır. Karısı Zuurabübü kırk yaşına gelmiştir. Zuurabübü bu yaştayken hamile kalır. Doğumu yaklaşırken bir rüya görür. Rüyayı yorumlayan Ayan Baybiçe, ona bir erkek çocuk doğuracağını söyler. O gece Zuurabübü’nün doğum sancıları başlar. Ne var ki aradan dokuz gün geçmesine rağmen bir türlü doğum gerçekleşmez. Kurbanlar kesildikten sonra Zuurabübü’nün bir kızı olur. Çocuğun ismini Saykal koyarlar.
Saykal, çok kısa zamanda serpilir, büyür. Oyun çağına geldiğinde hiçbir çocuk onunla oynamak istemez, çünkü Saykal onları dövmektedir. Bunu gören babası Karaça Han, Saykal’ı ava götürür. Saykal av yapmayı çok sever. Bu arada iyi ata binmeye, iyi kılıç kullanmaya ve iyi ok atmaya da başlar. 11 yaşında boyu bir yiğidin boyuna ulaşır, on üçünde heybetli ve alımlı bir kız olur.
Birgün yine avda bir tilkiyi kovalarken iki kaplanın beş çocuğa saldırdığını görür. Hemen kaplanların üzerine gider ve onları kamçısıyla öldürür. Karaça Han, kızın bu başarısından gurur duyar.
Saykıl, on altı yaşına gelince artık kimsenin baş edemediği bir yiğit olur. Günün birinde Karaça Han’ın kumandanlarından İerik, Saykal’a babası Karaça Han’ın oldukça verimli olan Altın Kürök ve Bayan Cürök denilen yerleri niçin Kıtaylara verdiğini ve onlara niçin boyun eğdiğini anlatır.
Birgün Kırgızların önde gelen kişilerinden olan Karıçal vefat eder. Cenaze geleneği içinde yarışmalar düzenlenir. Kıtayların pehlivanı Kecir’in karşısına çıkmaya cesaret edemez. Onun karşısına Saykal çıkar ve yarışmada Kecir’i yener. Yarışmadan sonra Saykal, “Kız Saykal” olarak anılır.
Kıtay Hanı, Kız Saykal’ın başarısından rahatsız olur ve Saykal’ı öldürme planları yapar. Vergi zamanını bekler ve günü gelince adamlarını Karaça Han’ın yanına gönderir.
Kız Saykal, babasına o senenin vergisini kendisinin götürmek istediğini söyler. Babası izin verir. Saykal, Kıtaylara verilecek sürüyü alıp götürür. Kıtaylar, getirilen hayvan sayısını yeterli görmezler, üstelik hakaret ederler. Yapılanlar Kız Saykal’a çok dokunur. Kamçısıyla Kıtaylar önüne katıp kovalar ve sürüyü de tekrar yurduna getirir.
Bu hadiseden sonra iki taraf da savaş hazırlığına başlar. Karaça Han, yaşlandığı için, idareyi Kız Saykal’a devreder.
Kız Saykal, ilk olarak Zarun Han’ın kalesine ani bir baskın yapar ve kaleyi ele geçirir. Arkasından Kalmak beyi Dorgu’yla savaşır ve onu da yener. Aldığı başarılarla artık “Han Saykal” olur.
İlerleyen zaman içerisinde Kalmak hanının oğlu İodugur, Kız Saykal’la evlenmeye niyetlenir. Askerleriyle gelirken yolda rastladığı Kırgız köylerini yağmalar. Bunu duyan Kız Saykal, çok öfkelenir, askerlerini toplayıp İodugur’un karşısına çıkar. Kız Saykal’la şayet evlenmek istiyorsa önce kendisini yenmesini söyler. Kız Saykal’la İodugur kaşılaşırlar. Kız Saykal, İodugur’u yener ve 1000 at getirmesi karşısında hayatını bağışlar. Bu defa Kız Saykal’ın karşısına İodugur’un kardeşi Botogur çıkar. Kız Saykal onu da yener. Kız Saykal’ın başarısını duyan ve onunla evlenmek isteyen her yiğit onun karşısına çıkar. Gelenlerin hiçbirisi Kız Saykal’ı yenemezler.
Bu sıralar Sagda Han Tekeçi, Teekçi ve Karabek Hanların üzerine saldırır mağlup eder. Sonra da Koşoy Han’ın üzerine gider. Ne var ki Koşoy Han, Sagda Han’ı mağlup eder. Kız Saykal, Koşoy’u hanlığına davet eder. İki hanlık arasında dostluk başlar.
Bu arada Özbek hanı Kökötöy Han vefat eder. Cenaze törenine çevredeki boyların hepsi katılır. Kız Saykal, kendisine haber gelmediği için törene katılamaz. Cenaze töreni geleneğinde yine yarışmalar yapılır. Yarışmada Kıtayların pehlivanı Coloy’un karşısına kimse çıkmayınca, orada bulunan Manas, Koşoy’u seçer. Koşoy, Coloy’u yener.
Koşoy, Manas’a Kız Saykal’dan söz eder ve yiğitliğini öve öve bitiremez. Bunun üzerine Manas, Kız Saykal’ı görmek için kırk yiğidini yanına alarak yola çıkar. Kız Saykal’ın topraklarına gelince at sürülerine el koyar ve çobanlarını bağlatır. Gayesi Kız Saykal’la karşılaşmaktır.
Manas’ın geldiğini ve yaptıklarını öğrene Kız Saykal, dinlenmek için uyur. Rüyasında Manas’la karşılaşır. Ertesi gün Manas’ın bulunduğu yere gelir. Manas’ın 40 yiğidiyle tek tek güreşir ve onları yener. Nihayetinde Manas’la karşılaşır.
Güreşirken tam Manas’ı yenecekken, onu yenmenin doğru olmayacağını düşünür. Tam bu sırada Manas atik davranıp Kız Saykal’ı yener. Manas’la Kız Saykal, ahretlik dost olurlar. Manas, kırk gün Kız Saykal’ın misafiri olur. Kanıkey’le evlenecek olan Manas’a hediyeler verir ve onu uğurlar.
Yıllar sonra Manas, Becin seferine çıkar ve orada yaralanır ve ölür. Kız Saykal, mesafenin uzun olmasına aldırmadan yola çıkar. Cenaze töreninde Kanıkey’e taziye dileklerini sunar. Bu sırada Manas’ın oğlu Semetey henüz beşiktedir. Onlarla vedalaşıp yurdu Ken Turpan‟a geri döner.
Hanlığını yeğenleri Aytuugan ve Küntuugan’a bırakır ve ortadan kaybolur. O gün bu gün Kız Saykal’dan kimse haber alamaz.
Dr. Doğan Kaya
 
Dr. Doğan KAYA, KIRGIZ DESTANLARI, SALKIMSÖĞÜT Yayınları: I. Baskı Ankara 2015
 
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...