Manas Destanı Bölümleri Özeti ve Manzum Kısımları


Esa
28.8.2020



Manas Destanı Bölümleri Özeti ve Manzum Kısımları

 

DESTANIN BÖLÜMLERİ VE BÖLÜM ÖZETLERİ:

1) BÖLÜM ( Manas’ın Ailesi ve Manas’ın Doğumu )

Yeditör adını taşıyan yerde Boyun Han oturmaktadır. Boyun Hanın oğlu Kara Han ve onun oğlu Çakıp Han (Yakûp Han) adıyla anılır. Çakıp Han, Alma Ata ırmağının gözesinde, Sungur Yuvası denilen yerde yerleşmiştir; Çakıp Han'ın hiç çocuğu yoktur. Bir gün Tanrıdan bir oğlan çocuk ister, onun yiğitler yiğidi olmasını diler. Tanrının izni ile bir oğlu olur. Oğlu olduğu için de Tanrıya güzel bir kısrak kurban eder. Dört Peygamber gelip çocuğa ad kor, adına Manas, der.[1]

Manas dile gelir, babasına: "Ben İslâm yolunu açacağım, inanmayanların malını yağmalayacağım" deyince Çakıp Han, çok eski arkadaşı olan Bakaya haber gönderir çağırır. Baka gelince Manas'ın söylediklerini Ona nakleder, bu söz üzerine Baka: "Pek güzel söz" der: "Hemen atlanalım, Çin'e akın edelim, Pekin yolunu bozalım!"

Dediği gibi yaptılar.

Çakıp Han'ın oğlu genç Manas ise on yaşına gelince ok attı, on dört yaşına basınca Hân Evini basıp yıktı, Hân oldu. Kâşgar'dan bütün Çinlileri sürüp Turfana tıktı, Turfandaki Çinlileri sürdü, Aksu'ya attı.

2) Kalmuk Han'ın oğlu Almambet'in Müslüman oluşu, Er Kökçe'ye sığınışı, Er Kökçe'den de ayrılıp Manasa gelişini anlatır:

Yerin yer suyun su olduğu çağda... altı atanın oğlu gavur, üç atanın oğlu Müslüman idi. O zaman Kara Han'ın oğlu Amambet doğdu, hemen büyüdü ve Müslüman oldu. Babasını Müslüman olmadığı için öldürdü, kaçıp geldi müslüman beylerinden Er Kökçe'ye sığındı. Er Kökçe'nin kırk yiğidi vardı. Bu kırk yiğit, Beylerinin bu Kalmuklu'ya, Almambet'e çok iltifatlar edip onu yanından ayırmadığını görünce kıskandılar, kıskanınca da Almambet hakkında dedikodular çıkarıp yaydılar. Bu yüzden Almambet ile er Kökçe Bey'in arası bozuldu.

Almambet kalkıp Manas'ın Bey evine geldi.Manas da Almambet'i büyük iltifatlarla karşıladı. Manas, Almambet'i çok sevdi.

3) Manas ile Er Kökçe'nin savaşmasını anlatır:

Manas'ın çerileri Er Kökçe'nin ilini yağma ederler. Savaşta Er Kökçe yenilir. Ardından Çakıp Han, oğlu Manas'ı evlendirmek ister. Kız aramağa başlar. Temir Hanın kızı olan Kanıkey'in, Manas'a uygun bir evdeş olduğunu sağlık verirler. Temir Han da kızını Manas'a vermek istemektedir. Fakat Temir Hanın baş danışmanı bu evlenmeye engel olmağa çalışır. Bu yüzden düğün esnasında kavgalar olur, ucu savaşa ve yağmaya varır. Sonunda baş danışman Mendibay Manas'ı zehirler Manas ölür. Manas'ın ölümü ailesini yoksulluğa, sıkıntıya ve felâkete düşürür. Atı, doğanı ve köpeği mezarının başında ağlarlar; Manas'ın canını bağışlaması için Tanrıya yalvarıp yakarırlar. Manas'ın kırk yiğidi vardır ama hepsi de beğlerini unuturlar. Tanrı, Manas'ın hayvanlarının bu bağlılığı karşısında onların duasını kabul eder; Manas dirilir. Eskisi gibi, eskisinden daha güçlü bir şekilde iline ve töresine hizmet eder.

4) Kökütey Han'ın yas törenini anlatır:

Kökütey Han hastalanır. Son nefesini vermeden önce vasiyetini yapar. Ardından da ölür. Kökütey Han'ın ölümü üzerine komşu milletlerden yas töreni için çağırılanlar olur; herkes gelir. Büyük bir yuğ töreni yapılır. Törenin biteceğine yakın konuklar arasında bir kavga başlar, sonu savaşa varır. Manas ile Müslüman olmayan Colay Han arasında süren savaş uzayıp gider.

5) Göz Kaman'ı anlatır:

Çakıp Han'ın, küçükken Kalmuklara esir düşen ve Moğolistan'a götürülüp orada büyütülen Göz Kaman adlı bir kardeşi vardır. Göz Kaman Moğolistan'da, Kalmuklar arasında büyütülüp orada bir Kalmuk kızıyla evlendirilir; beş oğlu olur; bir gün oğullan ile birlikte asıl yurduna döner. Kalmukça konuşmaktadır.

Manas, hem amcasını hiç görmediği ve o güne kadar tanımadığı, hem de amcası Kalmukça konuştuğu için onu casus zanneder: yakalayıp zincire vurur. Bunları yaptıktan sonra böyle bir amcası olup olmadığını anlamak için babasına haber gönderir. Colay Han haberi alınca sevinir ve kardeşini hoş tutması için oğluna emir verir. Fakat Manas'ın annesi ile karısı da Göz Kaman'dan hoşlanmamışlar hele Kalmukça konuşmasını büsbütün yadırgamışlardır. Bu yüzden birlik olup hep beraber Çakıp Hanın buyruğunu hiçe sayarlar. Yalnız Manas babasının buyruğunu dinleyip amcasına iyi davranır, hatta amcası ve oğullan için büyük bir şölen verir. Fakat Göz Kaman'ın oğullan bu şölende bir kavga çıkarıp Manas'ı döverler.

Manas, Kalmuklara karşı sefere çıktığında amcasının oğullan Kalmukça bildiği için onlardan yararlanmak ister. Gökçegöz'ü Kalmuklara casus olarak gönderir. Gökçegöz Kalmuklar tarafına geçer geçmez Manas'a ihanet eder. Manas bunun üzerine Almambet'i gönderir. Almambet'in yardımıyla Manas savaşı kazanır. Bir çok ganimetler alır, dönerken yarı yolda Gökçegöz ile karşılaşırlar Gökçegöz Manas'ı, kırk yiğidi ile birlikte zehirler. Kırk yiğit ölür. Manas'ı, karısı Kanıkey kurtarır. Mekke'den erenler gelir, Kanıkey'e yardım ederler.

Manas iyi olur olmaz Mekke'ye gider; dua edip Tanrıya yalvararak kırk yiğidinin dirilmesini sağlar. "[2]

6) Semetey'in doğumunu anlatır.

 

MANAS’IN OĞLU- SEMETEY II. PARÇA 

Manas artık ihtiyarlamıştır. Ak atı halsiz düşmüş zayıflamıştır.

Manas kırk yiğidini yanına çağırır. Ölümünden sonra doğacak olan oğluna iyi bakmaları için vasiyet eder. Ve Manas ölür. Manas için büyük bir yuğ töreni yapılır, yas tutulur.

Çakıp Han Kanıkey'e haber göndererek Manas'ın kırk yiğidinden biri olan Abeke'ye Onu beğenmezse Köbeş'e varıp evlenmesini buyurur. Kanıkey'in doğumu yakındır:

- Kızım olursa dediğini tutar evlenirim, gel gelelim oğlum olursa evlenmek şöyle dursun ne Abeke'nin suratına ne de Köbeş'in yüzüne bakarım, diye cevabını gönderir.

Kanıkey'in bir oğlu olur. Dediğini yapıp kimseyle evlenmez. Ötekiler Kanıkey'in oğlunu öldürmek isterler. Bunu öğrenen Kanıkey oğlunu alıp babası Temir Han'ın ülkesine kaçar. Yolda türlü sıkıntılar çeker, başına gelmedik kalmaz". Sonunda Temir Hanın ülkesine varır, Bey Evine ulaşır.

Temir Han kızına ve torununa kavuşunca pek çok şölenler verir. Torununa ad konulması için bütün il halkını toplar fakat çocuğa kimse bir ad bulup da koyamaz. Ansızın, nerden geldiği bilinmeyen aksakallı bir ihtiyar görünür, uzun uzun dualar eder; Temir Han'ın torununa Semetey adını verir.

Semetey büyür. Baba yurduna dönmek ister. Yola çıkacağı sırada annesi Kanıkey:

-Baka'ya selam söyle, ne söylerse sözünü tut, dışına çıkma, diye tenbih eder

Semetey, baba ocağına döner. Çakıp Han sağdır; torunu Semetey'in, annesine yapılan eziyetlerin acısını çıkaracağını, öç alacağını sanarak korkar. Bu yüzden Semetey'i zehirlemeğe karar verir. Kararını uygulayacağı sırada durumu öğrenen Semetey hem Cakıp Hanı, hem de Abeke ve Köbeş'i öldürür.

7) Semetey'in baba ocağına yerleştikten sonrasını anlatır.

Semetey, baba ocağına dönüp öz yurduna yerleştikten sonra, Kalmuklar üstüne akınlar yapmak için hazırlıklara başlar. Babasının, hayatta kalan kırk yiğidini çağırıp toplar. Der ki:

- Akın yapmamız gerek; at sürüleri ve ganimet almamız gerek!

Bu sözden sonra sefere çıkar.

Fakat kırk yiğit, kendi aralarında toplanıp konuşurlar:

- Bizden öncekiler yetmiş yaşına vardı; bizden sonrakiler altmışına ulaştı. Biz, bu Semetey'in babasına hizmet ettik, şimdi de oğluna hizmet edeceğiz, ihtiyarladık artık. Semetey, bizi bu ihtiyar hâlimizde yüce dağ başlarından aşırmak diler, çağlayanlı sulardan geçirmek diler; bizi öldürmeğe kastetmiştir, dönelim! dediler.Semetey'in buyruğunu dinlemediler, geri döndüler, kaçtılar.

Semetey, babasından kalma kırk yiğidin ardından yetişip onlara tatlı söz söyledi, alttan alıp yalvardı. Semetey, onca sözden sonra babasından kalma kırk yiğide söz geçiremeyince onları öldürür. Bu arada, Acubey ile Almambet'in birer oğulları olmuştur. Semetey, bu çocukları kendisine kardeş edinir.Birinin adını Kançura ötekinin adını Külçura koyup öyle çağırır.

Kançura ile Külçura da büyürler. Büyüyünce Semetey'e hizmet etmeğe başlarlar. Bir gün gelir, Semetey, Kançura ile Külçura'ya, Akın Han'm kızı Ay Çürek'i evlenmek üzere kaçırmak istediğini söyler ve onlardan bu iş için hizmet ister. Bunun için de Akın Han'ın ülkesine sefere çıkılması gerektiğini anlatır. Dediklerini yaparlar, Ay Çürek'i kaçırırlar. Gel gelelim Ay Çürek'in bir de nişanlısı vardır ki Kökçe oğlu Ümetey dîye bilinmiştir. Bu Kökçe oğlu Ümetey, Ay Çürek'in kaçırılışını kendisine yediremez. O da karşılık olarak Semetey'in sürülerini yağmalar. Bunun üzerine aralarında bir savaş başlar. Birbirlerini karşılıklı olarak yağmalayıp dururlar. Sonunda Semetey, Kökçe oğlu Ümetey'e barış teklif eder. Savaştan yorulan Ümetey de bunu kabul eder.

Ümetey'le yaptığı barıştan biraz rahatlayan Semetey, başka bir sefere çıkmak için hazırlandığı sırada bir düş görür. Düşünü karısı Ay Çürek'e anlatır. Ay Çürek düşü yorumlayıp:

- Sen bu sefere çıkma, der. Çıkarsan başına bir felâket gelecek.

Fakat Semetey inatçıdır. Boş sözlere kulak asacak türden değildir. Karısının düşünü yorumlamasına karşılık:

- Düş dediğin şey saçmalıktır!., diye karşılık verdi. Böyle demesine rağmen, düşünün hayra yorulması için de babasının ruhuna en iyi kısraklarından birini kurban eder. Arkasından Er Kıyas'ın ülkesine akın başlar.

Akının en kızışmış zamanında Almambet'in oğlu Kançura, Semetey'e ihanet eder ve onu yakalayıp Er Kıyas'a götürür. Semetey'e ihanet etmeyen Külçura'yı da köle olarak kullanırlar.

Bu sırada Ay Çürek bir oğlan çocuk doğurmuştur. Ay Çüreğin bir oğlan çocuğu doğurduğunu duyan Er Kıyas, çocuğu yaşatmak istemez. Öldürtmeğe çalışır. Oğlunu kurtarmak isteyen Ay Çürek Er Kıyası korkutur:

- Eğer sen benim oğlumu öldürtürsen ben de seni babam Akın Han'a şikâyet ederim, ülkeni alt üst ettirir öcümü alırım, der.

Er Kıyas korktuğu için çocuğu öldürtmeyip kendine evlât edinerek yanında alıkoyar. Halkını toplayıp çocuğa ad koymak ister. Fakat kimse bir ad bulamaz. Aksakallı Aykoca derler bir ihtiyar vardır, sonunda o gelir, Ay Çürek'in oğluna Seytek adını verir.

SEYTEK ( MANAS’IN TORUNU ) III. PARÇA

Seytek de büyür, delikanlı olur, yiğit olur. Külçura'yı koruyup kölelikten kurtarır. Er Kıyas öldürülür. Bunlardan sonra Seytek baba yurduna, öz ocağına döner. Babasına ihanet eden Almambet'in oğlu Kançura, Seytek'in baba yurduna Bey olmuştur. Üstelik Seytek'in babaannesi Kanıkey'e koyun güttürüp çobanlık yaptırmış, işkence etmiştir.

Durumu görüp öğrenen Külçura, Kançura'yı yakalar ve Kanıkey de onu öldürür. Baba yurduna yerleşen Semetey ise Taşkent'ten Talasa kadar yayılan geniş ülkeleri yönetimi altına alıp oraların Hanı olur.[3]

Destan özetinin alındığı kaynak:

 

MANAS DESTANINDAN MANZUM PARÇALAR:

Ceti tördün başında,

Cetkilen tuuğan Böyön Kan,

Böyön kandın balası,

Kayrattuu tuuğan Kara Kan

Kara kandın balası,

Kayrattuu tuuğan Cakıp Kan,

Çuŋkar uya üstündö

Almatının oosında

Cerdep catkan Cakıp Kan

Keçe Aydar kandın kısı Çıyrıçını

Alğan eken Cakıp kan...

 

( Almambet doğduğu vatanın topraklarına geri dönüyor, nişanlısı Burulça ile evleniyor ve han oluyor kısmından)

İşte böylece Manas lider oldu,

Beycin’e han oldu!

Güçlü Beycin’in üzerinde,

Büyük su taşkınının ulaştığı yerde,

Kırgız hakimiyeti kuruldu.

Düşman bilmeyen Beycin’in üzerinde,

İskender’in ayağının basmadığı Beycin’in üzerinde

Kırgız hakimiyeti kuruldu.

Hz. Süleyman’ın bir kez bile giremediği

Beycin’in üzerinde,

Müslüman ruhu hakim oldu,

Kırgız hakimiyeti kuruldu!    (S. Lipkin’in çevirisi)

“Kırgızların Beycin’i ele geçirdiklerini ve Manas’ın Çin tahtına oturduğunu” sevinçle haber verdiği epizodu örnek gösteriyorlar. Bu haberi alan Kanıkey:

“Eğer Manas Beycin’i aldıysa

O kahrı kucakladı demektir!

Elâlemin tahtına oturduysa

O ölüme eyer vurdu demektir!”


---------------

Çin’in başkenti ( Beycin’i – PEKİN - kuşatan Manas’a Çinliler şöyle seslenirler.

Manas eğer senin

Büyük bir ruha sahip olduğun doğruysa

Benim bahçemdeki söğütleri kesme,

Halkım olan Çinlileri öldürme,

Topraklarımı parçalama,

Milletimi yok etme!

Ebedî güneşi gölgeleme,

Bronzdan Budaları kırma!”

Çin hakanı şehri kuşatan Manas’a bu sözlerle hitap eder.

Manas Beycin’e (Pekin) savaşmadan girer, hediyeleri kabul eder ve:

Büyük ziyafet başladı o zaman,

Büyük bayram başladı o zaman... (Çeviri: S. Lipkin)

--------

Yıkılmış Beycin’i dar bir çember içine alan Çinliler Manas’ın hemen hemen bütün ordusunu yok ediyorlar. Öleceğinin bilincine varan Almambet, genç Sırgak’a henüz vakit varken kaçmayı teklif ediyor fakat cesur Sırgak ülkesine dönmek istemiyor. Yüzlerce düşmanın karşısında tek başına kalan Sırgak, kanının son damlasına kadar savaşıyor. Yiğit Çubak ve öbür savaşçılar da aynı şekilde hareket ediyorlar. “Büyük Gaza” nın komutanı Almambet de son nefesine kadar savaşıyor. Manas’ın kendisi de savaş atını kaybetmesine, ölümcül yaralar almasına, kan kaybetmesine rağmen gücünün son damlasına kadar savaşıyor. Kendisini savaş meydanından alıp Talas’a götürmeyi güçlükle başarıyorlar. Manas yolda kan kaybından bilincini kaybediyor ve ancak doğduğu toprakların kokusunu duyduğunda gözlerini açıyor ve son nefesinde silah arkadaşlarının dul kalan eşlerinin ayaklarına kapanıyor:

Ve ağladı o zaman Manas:

“Benim iki kanatım yandı, ayaş!

Benim savaş atım Akkula öldü, ayaş!

Benim sadık Almambet’im öldü ayaş!

Yiğit Çubak yok, ayaş!

Suçumun kefaretini neyle öderim,

Genç Sırgak’ım savaşta şehit düştü, ayaş!

Ben iki gözümden oldum, ayaş!”

Diye ağladı kudretli Han Manas.

“Çin’in Beycin’ini fethedip

Talas’a yalnız döndüm, ayaş!

Şanlı vatan evlâtlarının ölümü için!

Şansız seferim için

Affet beni, halkım!..”

Gözyaşlarından pınar oluştu,

Soldu otlar, eğildi ormanlar.

Ve her yerde dulların gözyaşı,

Yetimlerin, bahtsız ihtiyarların hıçkırıkları. (Çeviren: Mar Bayciyev)

------------

“Manas eğer seninbüyük bir ruha sahip olduğun doğruysa,

Benim bahçemdeki söğütleri kesme,

Halkım olan Çinlileri öldürme,

Topraklarımı parçalama,

Milletimi yok etme!

Ebedî güneşi gölgeleme,

Bronzdan Budaları kırma!”

 

Çin hakanı şehri kuşatan Manas’a bu sözlerle hitap eder.Manas Beycin’e (Pekin) savaşmadan girer, hediyeleri kabul eder ve:


Büyük ziyafet başladı o zaman,

Büyük bayram başladı [4]

 

Kaynak:  Mar BAYCİYEV , MANAS DESTANI KALBİMİN AĞRISIDIR, Türkçeye çeviren: Doğan GÜRPINAR



[1] Anonim,https://tt.baskent.edu.tr/turkmitolojisi/manas.htm)

[2] anonim, https://tt.baskent.edu.tr/turkmitolojisi/manas.htm)

[3] w.unibozkurt.com/goster.php?i_nu=211

[4] Mar BAYCİYEV , MANAS DESTANI KALBİMİN AĞRISIDIR, Türkçeye çeviren: Doğan GÜRPINAR

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış