MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Günün Şiiri: Haftanın Şiiri: Ayın Şiiri: Günün Yazısı: Haftanın Yazısı: Ayın Yazısı:
NARİKBAY DESTANI ve ÖZETİ ( Kırgız Destanı ) Dr. Doğan Kaya
Ekleyen : ESA , 20 Ocak 2018 Cumartesi Beğen
 
NARİKBAY   DESTANI ve  ÖZETİ ( Kırgız Destanı )  Dr. Doğan Kaya
 
Kırgız, Kazak, Nogay, Karakalpak, Başkurdistan, Çuvaş, Kırım ve Kazan Tatarları arasında anlatılan destandır. Bilindiği gibi Çoro / Çora Batır, Tatarlarının meşhur destan kahramanıdır ve 1546 ölmüştür. Zamanla kahramanlığı etrafında anlatmalar vücuda getirilmiştir.
Çoro, Narikbay destanında oğul olarak karşımıza çıkar. Çoro, zekası, ileri görüşlülüğü, bindiği atı, giyimi, kullandığı savaş aletleriyle bir destan kahramanında bulunması gereken özelliklere sahiptir. “Ateşe atsan yanmayan, suya atsan batmayan” canı vardır.
Narikbay destanı, Kırgız kültürüne Kazak ozanları sayesinde geçmiştir. Narikbay destanı çoğunlukla Kazaklar ile komşu olan Kırgızistan’ın kuzeyinde ve Talas ilinde anlatılır.
Destanı, Arstanbek’in gece-gündüz ara vermeden anlattığı, Toktogul’un da “Narkan” adı ile anlattı nakledilir. Ayrıca Canış, Suleyman, Alımkul, Tursalı Sırdıbayev ve Sooronbek Çaybekov’un anlatmalarından söz edilir. Bunlardan son iki kişinin anlatmaları tespit edilmiştir.
Destanın özeti şöyledir:
Narikbay / Narkan, Tama kavminden ve zengin bir ailedendir.
On altı sene hiç hamile olamayan Narikbay’ın annesi, günlerin birinde hamile kalır. Narikbay, bu sırada babasını kaybeder. On yedi yaşında iken de annesi, oğlan çocuğu doğurur, ancak vefat eder. Çocuğun adını Eşim koyarlar. Bir yıl içinde hem annesini hem de babasını kaybeden Narikbay’ı halk toplanıp evlendirmek ister.
Narikbay’ın babası sağ iken, Gülkanış’ın babası Kökçö han ile iki genci evlendirmek hususunda anlaştıklarından, Gülkanış’ı isterler. Kökçö sözünde durur ve kızını Narikbay’a verir. Narikbay evlendiğinde on sekiz yaşındadır. Narikbay evlendiği sene Tama halkının hani ölür. Hanın, yerine geçecek bir oğlu yoktur. Zengin bir aileden olan Narikbay, eşi Gülkanış da han kızı olduğundan dolayı halk tarafından han seçilir. Narikbay, altmış yayına gelinceye kadar halkı hanlık yapar.
Gülhanış, Narikbay’la evlendiğinde henüz doğan Eşim’i kendi çocuğuymuş gibi büyütür ve on sekiz yaşına gelince de evlendirir. O vakte kadar, Gülkanış, hiç doğurmaz.
Narikbay kardeşi Eşim’i, han olarak ülkenin doğu tarafına gönderir. O vakitler Kalmaklar ile Kırgızlar birbirine düşmandır. Eşim asker toplar ve onlarla mücadeleye başlar. On dokuz yıl boyunca Kalmaklarla savaşır. Bir zaman sonra, Kalmakla büyük bir kuvvetle saldırır. Eşim’in düşmanı alt etmeye gücü yetmez. Kalmaklar Eşim’in yurdunu talan ederlyer. Eşim, dağlarda yaşamaya başlar.
Birgün Narikbay ile Gülkanış hayvanlarını görmeye giderken yolda yeni doğmuş bir tay görürler. Gülkanış onu alır, besler, büyütür. Adını da Gülsarat koyar. Sanki Gülsarat, çocuğu olmayan Narikbay’la Gülkanış’ın evladı hükmündedir. Yıllar geçtikçe Gülsarat güçlü, sadık ve akıllı bir at olur.
Dağlarda yaşayan Eşim’in yiyecek-içeceğini karısı karşılar. Eşim’in karısı birgün; “Ağabeyin Narikbay’ın verdiği atları Kalmaklara kaptırdın. Şimdi de utanmadan benim getirdiklerimle yaşıyorsun.” diye yaptıklarını başa kakar. Bunları duyan Eşim çok utanır ve ağabeyi Narikbay’dan tekrar yardım alıp Kalmaklardan öç almayı düşünür. Derhal yola çıkar ve dağ-bayır aşarak ağabeyi Narikbay’ın yanına gelir. Durumunu anlatır, ondan kuvvet ister. Ayrıca Gülsarat’ı vermesini rica eder. Narikbay, zor durumda kalır, Gülsarat’ı veremeyeceğini söyler. Bunun üzerine Eşim, Narikbay’a “kakbaş” (çocuksuz) diye hakaret edip oradan ayrılır. Düşmanından bile böyle hakaret duymayan Narikbay ve Gülkanış’ın bu söz, çok zoruna gider.
Narikbay ile Gülkanış yanına kırk evli alıp yola çıkarlar. Yedi gün yol gittikten sonra Karagat şehrine gelirler. Bu şehirde Karahan adlı büyük ve saygılı han vardır. Narikbay ve vezirleri bu hana birçok hediye götürürler. Karahan, onlardan memnun kalıp konuk eder. Her birine at ve altın, gümüş hediyeler verir.
Karahan’ın Alibiy adlı kardeşi vardır. Alibiy, karakter olarak Karahan’a hiç benzemez. Saraydan ayrılıp yol çıkma hazırlığında olan Narikbay ve adamlarının karşısına çıkar ve Karahan ile olan dostluklarını kıskandığı için Narikbay’ı Bayılıncaya kadar döver.
Narikbay, oradan ayrılır. Karısı Gülkanış’la yatırları, kuyuları, kutsal yerleri gezer, Allah’tan bir çocuk vermesi için adaklarda bulunur, dualar eder. Beş ay boyunca, Idırız Ata (İdris Peygamber), Baba Ata, Aziret Ayıp (Eyüp Peygamber) Tospu Ata ve Baça Ata’yı ziyaret ederler, ancak dileklerine kavuşamazlar.
Geçen yıllar, Gülkanış’ın yüzündeki güzelliğini alır, saçlarına ak düşer. Karı-koca dolaşmaya devam ederler. Gece-gündüz yol giderler. Kuzeydeki Sulayman Dağı’na vasıl olurlar. Dağın bittiği yerde gürül gürül akan sular, ağaçlar, meyveler ve her çeşit çiçek vardır. Doya doya meyvelerden yerler ve dua edip uyurlar. Bir nurlu kişi Gülkanış ile Narikbay’ın rüyasına girer. Onlara gezmelerinin, adaklarının, iyiliklerinin ve dualarının karşılığını alacaklarını ve ulu zatlardan Baba Tüktüü, Çaçtı Aziz’in himmetleriyle bir oğullarının olacağını ve adını da Çoro koymalarını söyler. Koynuna elma koyar gözden kaybolur. Gülkanış ve Narikbay uyandıklarında elmayı görürler ve sevinerek yerler.
Narikbay ile Gülkanış eve dönerler. Çok zaman geçmeden Gülkanış hamile kalır. Hamileliğinin üçüncü ayında aşermeler başlar. Gülkanış’ın canı aslan eti yemek ister. Narikbay, erkekleri toplayıp ava gider ve avda bir aslan vurup etini eşine getirir.
Narikbay, bayın kendisine bağlı kırk evi vardır. Burada yaşayan halkına toy verir. Yaşlısından gencine kadar herkes gelir. Tam dokuz ay, dokuz gün olduğunda Gülkanış bir erkek çocuk doğurur. Çocuğun ismini Çoro koyarlar. Gülsarat’ı Çoro’ya verirler. Çoro kendisini geleceğe hazırlar ve düşmanlarını yenmek üzere yetiştirilir.
Narikbay’ın kardeşi Eşim rüyasında ağabeyinin erkek çocuğu olduğunu ve tekrar memleketine geldiğini görür. Narikbay’ın yanına gelir. Narikbay, söylediği sözle kendisini çok üzen Eşim’i affeder. İki kardeş Çoro’yu han yaparlar.
Büyüyen Çoro, önce Karagat şehrinin hanı Alibiy ile karşılaşır ve onu alt eder. Narikbay’ın emriyle Alibiy’i diri getirirler. Narikbay’ı öldüresiye döven Alibiy’i bir ata bağlayıp öldürürler. Karagat şehrinin önceki hanı Karahan’ı gene han seçerler. Çoro, amcası Eşim’i de Kalmakların elinden kurtarır. Kalmakların başına da Şuruthasan’ı han olarak atar.
Dr. Doğan Kaya
 
Dr. Doğan KAYA, KIRGIZ DESTANLARI, SALKIMSÖĞÜT Yayınları: I. Baskı Ankara 2015
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...