MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Günün Şiiri: Haftanın Şiiri: Ayın Şiiri: Günün Yazısı: Haftanın Yazısı: Ayın Yazısı:
OLCOBAY MENEN KİŞİMCAN DESTANI ve ÖZETİ ( Kırgız Destanı ) Dr. Doğan Kaya
Ekleyen : ESA , 20 Ocak 2018 Cumartesi Beğen
OLCOBAY MENEN KİŞİMCAN DESTANI ve  ÖZETİ ( Kırgız Destanı )  Dr. Doğan Kaya
Dr. Doğan Kaya
 
Kırgız lirik-epik destanıdır. Metnin XVI. yüzyılda teşekkül ettiği sanılmaktadır. Destanda Kırgızların feodalizm döneminin son devresindeki hayat şartları ve insanların başından geçen olaylar anlatılmıştır. Adil olmanın daima gerekliliği ve kötülerin er-geç hüsrana uğrayacakları vurgulanmıştır. Destanda, Olcobay ile Kişimcan’ın temiz sevgileri, sabırları ve ideal vasıfları ile dikkat çeker. Bu bakımdan Cengiz Aytmatov, destanı Kırgızların Romeo ile Juliet’i olarak niteler.
Destanın üç eşmetni vardır. Birincisi 1925’te Isık-Köl’ün Tüp ilçesindeki Kürmöntü köyünde yaşayan Sapabek Saketayev’den alınmıştır. 1927’de aynı anlatıcıdan ikinci defa yazdırılmıştır. Bu yazma 1991’de yayınlanmıştır. İkinci eşmetin halk şairi Alımkul Üsünbayev’e aittir ve 1940-1956 ve 1957’de yayımlanmıştır. Üçüncü eşmetin ise K. Miftakov 1947’de Çoŋ-Alaylı Matraim Kabılov’dan nesir şeklinde yazılmıştır. Bunların içinde sanat ve hacim itibariyle Alımkul Üsünbayev anlatması daha üstün niteliktedir.
Sopubek Saketayev eşmetninin özeti şöyledir:
Bundan dört yüz kadar önce Kıpçak, Cediger, Karabagış adlı üç kabile yaşamaktadır. Bu devirde Opol ve Kebez dağlarını yurt edinmiş Kıpçak halkından Olcobay adında bir batur ortaya çıkar.
Olcobay bir han oğludur. Çaçıkey ile evlendikten bir müddet sonra babası vefat eder ve Olcobay babasının yerine tahta geçmek ister, ancak kuzenleri Tümönbay ile Sarıbay tahtı ona vermezler. Durum böyle olunca Olcobay kuzenlerine küser ve malını alıp Ceti Suu’da yaşayan Cediger halkının yanına gider.
Cediger halkının hanı Kulcıgaç, Olcobay’a kol kanat gerer, adeta ona baba olur. Kulcıgaç’ın Kişimcan adında çok güzel bir kızı vardır. Kişimcan, Karabagış halkı eşrafından Berdibek ile sözlüdür. Aradan uzun zaman geçmeden, Kişimcan ile Olcobay birbirine âşık olurlar. Kişimcan, Berdibek’le evlenmek istemez. Kulcıgaç’ın kölesi olan Koçkor’un oğlu Kudake, bunu öğrenir. Kulcıgaç tarafından çok sevilen Kudake, aynı sevgiyi Olcobay’dan görmez ve ona içten içe kin besler.
Çok yaşlanan Kulcıgaç, tahtı Kudake’ye devreder. Aradan bir kaç gün geçtikten sonra, Çaçıkey’in bir oğlu olur. Kudake’nin eşi Altınay, çocuğun göbek annesi olur ve çocuğa Akberdi ismini verir.
Günlerden birinde köyde düğün olur. Kudake, Olcobay’ın atını ister. Olcobay buna sinirlenir; “Daha dün Kulcıgaç’ın kölesi olan bugün benim atımı nasıl ister?” deyip vermez. Bunun üzerine Kudake, adamları ile bir olup Olcobay’ı döver.
O zaman Olcobay, kimsesiz olduğunu anlar ve “Kendi halkımın içinde olmak burada yaşamaktan daha iyidir.” diye düşünür. Gece vakti gece sağına on yiğit, soluna on yiğidini ve eşini alıp kendi topraklarına geri göçer. Giderken de Kudake’den yaptıklarının öcünü alacağına söz verir.
Olcobay’ı küstürdüklerine pişman olan kuzenleri onun dönüşüne sevinirler. Halk toplanır, Olcobay’ı han yapmaya karar verir. Olcobay han olunca, ilk iş olarak Cediger’e saldırır ve Orobaşı adlı kabileyi basar ve topraklarını ele geçirir. Kudake, buna sesini çıkarmaz.
Olcobay, bu arada Kişimcan’a almak için geleceğine dair verdiği sözü unutur. Kişimcan ise, aylarca boyunca her gün yolunu bekler, gece gündüz uyumayıp ağlar durur.
Kırgız elini ve halkını çok iyi tanıyan kervanbaşı Momuncan, bu sırada Cediger’e gelir. Kişimcan, Momuncan’ın gelmesine sevinir. Onu misafir eder, içki ısmarlayıp sarhoş edip Olcobay’ı sorar. Momuncan, Olcobay’ın han olduğunu, çocuğunun büyüdüğünü söyler. Bunu duyan Kişimcan ona her şeyi anlatır ve Olcobay’ın yanına gidip onu getirmesini, getirmezse yiğitlerine kendisini öldürteceğini söyleyerek tehdit eder. Momuncan korkar ve çaresiz kabul eder. Kişimcan, Momuncan’a kırk gün süre verir. Şayet bu müddet zarfında gelmezse askerlerini göndereceğini söyler. Momuncan yola çıkar. Orol dağını geçerek Kebez dağına ulaşır. Orada dinlenmeye karar verir ve uyur.
Bu sırada Kıpçak topraklarındaki Çaçıkey kötü rüya görür. Rüyasında Momuncan’ın gelip Olcobay’ı götürür, götürdüğü yerde de Kudake, Olcobay’ı öldürüp gömer. Rüyasını halka yorumlatır, ancak rüyayı hayra yorumlayan kimse çıkmaz. Olcobay ise rüyayı; “Uzaktan misafir gelecek, bize güzel haberler getirecek.” şeklinde yorumlar.
Olcobay’ın yanına gelmek için yola çıkan Momuncan, tam bu sırada oraya gelir. Çaçıkey, rüyasında gördüğü adamı karşısında görünce üzerine yürür, ancak etrafında bulunanlar ona engel olurlar. Momuncan, fırsatını bulup Olcobay’a Kişimcan’ın yolladığı yemeniyi gösterir. Momuncan gelme sebebini anlatır ve Kişimcan’ın söylediklerini aynen nakleder ve onun gönderdiği yemeniyi Olcobay’a verir, oradan uzaklaşır.
Olcobay, haber aldıktan sonra Cediger’e gitmeye niyetlenir. Atı Gülbübadam’a binip bir kaç gün gezer. Çaçıkey, onun bir yere gitmek istediğini hisseder, ancak sormaya cesaret edemez, fakat sonunda nereye gitmek niyetinde olduğunu sormaktan duramaz. Olcobay, dedesini ve teyzesini görmeye gideceğini söyler. Çaçıkey, gitmemesi için yalvarır, “Senin yerine ben gideyim, Gülbübadam’a ben bineyim, gidip dedenin sağlığını ben sorayım, Kişimcan’ı kaçırıp yanına ben getireyim.” der. Olcobay sinirlenir ve “Kadınsan yerini bil.” diye bağırır. “Eğer benim ölümüm geldiyse sen beni kurtaramazsın, Allah onu istiyorsa sen buna mani olamazsın.” der, atına biner yola çıkar.
Bir daha kocasını göremeyeceğinden korkan Çaçıkey, peşinden koşar, yalvarır ağlar, ama nafile, Olcobay’a engel olamaz. Son olarak ona Kudake ile dost olmasını ister ve elindeki altın yüzüğü çıkarıp ona vermesini söyleyip geri döner.
Olcobay Cediger’e yaklaşınca on yiğidiyle gezen Kudake ile karşı karşıya gelir. Selâmlaşırlar. Hal-hatır soruşurlar. Kudake, Olcobay’a; “Geçmişi unutalım. Şayet Kişimcan için geldiysen onu sana vereyim, al git. Ancak karşılığında karşılığında dört şey isterim. Şartlarıma razı olursan, yarın buraya aynı saatte gel. Şimdi görmek istediklerini ziyaret edebilirsin.” der. Olcobay, Kudake’ye cevap vermez, köye doğru gider.
Sevgilisi Olcobay’dan hiç haber alamayan Kişimcan, birgün yengesiyle inek sağarken karşıdan gelen Olcobay’ı görür. Yengesine karnının ağrıdığını söyleyerek ayrılır ve Olcobay’ın karşısına çıkar. Olcobay, Kudake ile buluştuğunu ve onun söylediklerini nakleder. Bunu duyan Kişimcan, Kudake’nin artık eskisi gibi köle olmayıp halkın üzerinde etkili biri olduğunu, kendisine güvenmemesi gerektiğini söyler.
Ertesi gün sabahtan Kişimcan Olcobay’ın atını hazırlayıp Kudake’nin yanına gönderir. İkisi birlikte et yiyip kımız içip sarhoş olurlar. Uzun uzun konuşurlar. Bir ara Kudake asıl konuyu açar. Önceki dört teklifini dile getirir. Kişimcan’a karşılık olarak atı Güldübadam’ı, çapanını, yayını ve belindeki kılıcını ister. Buna sinirlenen Olcobay, Kudake’yi kamçılar. Ardından kılıcını kınından çıkarır. Bunun üzerine Kudake, ona yalvarır. Olcobay, o vakit Kudake’yi öldürmekten vazgeçer, atına binip oradan uzaklaşır. Kişimcan’on yanına gelip olanları anlatır. O zaman Kişimcan Olcobay’ın hemen yurduna dönmesini ister. “Yeminlerimizden vaz geçelim. Sen güzel eşin Çaçıkey’in ve oğlunun yanına git, ben de nişanlım Berdibek’in yanına sığınayım. Yoksa Kudake seni öldürür. Şimdiye kadar o, olup biteni bütün Cediger halkına anlatmıştır bile.” der.
Olcobay, gitmemekte kararlıdır, yemininden vaz geçmez. Kişimcan’sız hiç bir yere gitmeyeceğini söyler. O zaman Kişimcan, Olcobay’a; “Sen git üç gün dağlarda kal, üç gün sonra seni bulamayan Kudake sinirlenir ve kendisini içkiye verir. Üçüncü gün gel, beraber kaçarız.” der.
Olcobay, Kişimcan’ın dediği gibi dağlara gider. Orada Kişimcan’ın verdiği kımız ve içkiyi içer. İki gün geçtikten sonra alkolün de etkisiyle; “Ben kendime korkak dedirtmem.” der ve aşağıya iner. Atını köyün girişine bağlayıp doğruca Kişimcan’ın yanına gider. Onu gören Kişimcan, hemen gitmesini ister, fakat Olcobay Kudake’den korkmadığını söyleyerek orada kalır. Olcobay’ın atını bulan Kudake, Olcobay’ın karşısına çıkıp onu iyice döver ve sonra da karanlık bir odaya hapseder.
Ne yapacağını bilmeyen Kişimcan doğruca babasının yanına gider ve ondan yardım ister, fakat çok yaşlanan babası hiç bir şey yapamayacağını söyler. Kişimcan o zaman kendini toparlar, eline bir şişe içki alıp Kudake’nin evine gider. Kudake’nin Olcobay’ı bırakmasını ister ve bir bardak içki uzatır. Kudake yüzünü başka tarafa çevirir. Bunu gören Kudake’nin eşi Altınay, Kişimcan’ın elindeki içkiyi alıp içer ve onu elinden tutarak Olcobay’ın yanına götürür. Yiğitlere Olcobay’ı bırakmalarını emreder. Kişimcan Olcobay’ı alıp evine götürür ve yatırır. Sonra elbisesini ve atını istemeye geri Kudake’nin evine gelir. Yine Altınay buna yardım eder. Kudake, eşi eve gelince ona kamçı ile vurur. Yüzünden kan akan Altınay; “Ben Olcobay’dan korkmam, fakat onun oğlu Berdibek’ten korkarım. Onun göbeğini kendim kesmiştim, onu ben büyütmüştüm ve onun karakterini ve gücünü ben bilirim.” der.
Ertesi gün Olcobay Kişimcan’ı kaçırmak ister. Kişimcan, Kudake’nin ve onun kardeşinin atları bulup getirmesini ister. Olcobay, gidip atları arar, ancak bulup getiremez, onların yerine Kulcıgaç’ın atını getirir. Kişimcan “Ben bu ata binip kaçmam, bizi hemen yakalarlar.” deyince Olcobay, sinirlenir, mecburen bu atla kaçabileceklerini söyler. İki sevgili atlarına binip kaçarlar.
Onların kaçtığını bilen Kulcıgaç, bunu kimseye söylemez. Aradan dört gün geçer, Kudake, Olcobay ile Kişimcan’ın kaçtıklarını haber alır. Askerlerini toplar, altıncı gün onların peşine düşer.
Ormana yaklaşınca Olcobay uykusu gelir, atından iner oracıkta hemen uyuya kalır. Hem gece hem gündüz uyur. Uyanınca akarsuya gidip abdest alır. O vakit Kudake, bunlara ulaşır. Kudake ile Olcobay tek teke vuruşurlar. Olcobay, tam bir kahramanr gibi dövüşer. Bir ara Kudake, Olcobay’ı vurup yere düşürürür. Kudake, onları serbest bırakmak isetr. Bu sırada Isabek adında birisi gelip Olcobay’la alay eder. Olcobay, İsabek’in söylediklerine tahammül edemez, yanında duran balta ile ona vurur. Buna sinirlenen Kudake, baltayı alıp Olcobay’ın kafasını ikiye yarar. Bunları gören Kişimcan, gözyaşı dökerek Olcobay’a koşuk yakar.
Kudake, “Nasıl olsa da bizim akrabamız idi, burada kuşlara yem olmasın.” der, Olcobay’ın cesedini alıp köyüne götürür. Bu sırada Olcobay dirilip Çaçıkey'in kuzeni olan Karaç'a vasiyetini söyler. “Tümönbay'a ve Sarıbay'a haber ver. Çaçıkey benim için karalar giyinip yanmasın. Çaçıkey Tümönbay'a, Tümönbay da Sarıbay'a emanet. Oğlum Akberdi on sekiz yaşına girene kadar ona iyi baksınlar.” Böyle dedikten sonra Olcobay vefat eder.
Kişimcan, Olcobay'ı defnederken oğlu Akberdi’nin babasının öcünü almasını ister. Kendisi de Karabagış'ın oğlu Berdibek'e gider.
Karaç, evine gitmeden Çaçıkey'e haber vermek için oraya gider ve Olcobay'ın vasiyetini Çaçıkey'e aktarır. Çaçıkey üzüntüden kendisini parçalar. Evine dönünce eşinin ölümü dolayısıyla dokuz at kesip halkını toplar, yemek yedirir.
Aşa gelen Tümönbay ile Sarıbay, Çaçıkey'i almak için diye kavga ederler. Sonunda; “Çaçıkey'e birisini gönderelim de kendisine soralım.” derler. Tümönbay'ın eşi Altınay, Çaçıkey'in yanına gider ve olup bitenleri anlatır. Sinirlenen Çaçıkey, milletin önüne çıkıp ikisini de rezil eder. Tümönbay ile Sarıbay çareyi oradan kaçmakta bulurlar.
Çaçıkey oğlunu yanına alıp babası Ömönbay'ın yanına gider. Oğlu Akberdi'yi elinden geldiği kadar iyi terbiye eder. Önce bilgili olması için bir hocanın yanına gönderir, daha sonra da iyi ok atmayı, iyi kılıç kullanmayı öğretir.
Kudake’nin baskınından sonra Kıpçaklar, yurtsuz barksız kalırlar. Ne yapacaklarını bilemeyen Tümönbay ile Sarıbay’ın akıllarını Olcobay’ın son vasiyeti gelir. Tümönbay “Berdibek buradan gideli dokuz sene oldu. Babasının vasiyetine göre bu sene geri dönmesi lazım. Onun bir sürü hayvanı var, onlarla gelirse açlıktan ölmeyiz. Dağılmadan hep beraber bir yerde bekleyelim onu.” der ve Kıpçakları toplayıp kum arık diye bir yere götürür.
Aradan yılar geçmiş, Berdibek on beş yaşına gelmiştir. Güzel teyzesi Aksurma ona her şeyi anlatır. Geçmişte olup biteni öğrenen Berdibek, atına binip annesinin yanına gelir, aynısını ondan da öğrenmek ister. Annesi Çaçıkey de uzun uzadıya her şeyi anlatır. Bunun üzerine Berdibek, yirmi yılkı atı kestirip halkını toplar. Onlara kendi yurduna gideceğini söyler. Davetliler yemeğini yedikten sonra bir ağızdan dua eder ve Berdibek’e hayırlı yolculuklar dilerler.
Çaçıkey, bu arada oğlunun da iznini alarak kız kardeşi Aksurma’ya söz keser. Babasının yanına gidip, oğlu için ondan atını ve zırhını ister, fakat babası vermez. Bunun üzerine Çaçıkey babasına küser ve oğluyla yola çıkar.
Ana oğlu Kıpçak topraklarına ulaşırlar ancak orada kimseyi bulamazlar. Berdibek bunları aramaya çıkar. Uzun yol gittikten sonra bir tepede oturup düşünürken aşağıda bir şeyler görür. “Acaba halkım orada mı?” diye aşağı indiğinde, elbisesiz aç bir yaşlıyı görür. O yaşlı Tümönbay’dır. Berdibek onunla tanışır, böylelikle halkını bulmuş olur.
Kıpçak halkını bulan Olcobay, onları geri Opol dağıyla Kebez Dağı’nın ortasına yerleştirir. Onlara ev yapsınlar diye beraberinde gelen arkadaşları Kutunay ile Sagınay’ın koyunlarının yününü verir. Onların karınlarını doyurur.
Bütün bu olanları haber alan Kudake, 70. 000 kişilik ordusuyla Kıpçakları basmaya gelir. Opol dağı ile Kebez dağının ortasına ulaşınca orada bir sürü evleri ve hayvanları görür. Bunların sayısı daha fazla diye düşünerek kenarda otlayan Tümönbay’ın kırk atını alır gider.
Bundan haberdar olan Berdibek, 200 asker toplar, Kudakey’in üzerine gider. Cediger’e gelince, Kudake’nin askerlerinin daha çok olduğunu görür. Kutunay ile Sarıbay’ın askerlerini alıp geri dönmelerini ister. Ancak onlar Berdibek’i yalnız bırakmazlar. Berdibek tepeye çıkar bunu Kudake görür ve hemen askerlerine oraya gitmelerini emreder. Böylece savaş başlar. Önce Berdibek yaralanır ve geri çekilip suyun başına gider. Yanına gelen Kutunay’a herkesi toplayıp kaçmasını söyler, fakat Kutunay bunu yapmaz. Sonra Kutunay da yaralanır. Bunu gören Berdibek’in sinirleri tepesine çıkar ve düşmanlara saldırır. Herkesi talef eder. Kudake ile Isabek, kaçarak kurtulurlar. Berdibek’in askerleri de hepsi sağlam olur. Düşmanların elbiselerini ve atlarını alıp yurtlarına dönerler.
Ardan yirmi gün geçer. Onlardan ümidi kalmayan Çaçıkey, bir tepeye çıkar ve oradan kendisini aşağıya atarak canına kıymaya kalkar. Bu sırada gelenleri görür ve aşağıya iner. Bunlar, kendi oğlu ve askerleridir.
Aradan on gün geçer. Akberdi 40 bin asker toplar, toplam 60.000 kişilik bir kuvvetle Kudake’yi yenmek için yola çıkar. Cediger’e ulaşınca Kudake, korkar ve bunlara elçi gönderir. Ancak Akberdi kararlıdır, Cedigerlere saldırırlar. Kısa zamanda hepsini alt eder, halkın malını mülkünü alır. Kendisi de kaçan Kudake’nin peşine düşer.
Kudake’nin izini bulur ve onu bir bozacının evinde saklandığını öğrenir. Oraya gider. Evden bir kadın çıkar ve “İki düşmanın içerdeler. Gir de onları enselerinden tutup çıkar.” der. Bu kadın Kişimcan’dır. Akberdi, Kişimcan’ın dediğini yapar, Kudake ile Isabek’i yakalayıp evden çıkarır. Kişimcan; “Sen bunları babanın mezarlığına götür. Babanın cesedini oradan çıkarıp aynı yere bunları göm.” der. Akberdi, aynen öyle yapar, babasını alıp yurduna döner ve oraya gömer.
Daha sonra annesini alıp Aksurma’yı getirmek için Ömönbay’a gider. Orada düğün yapıp Aksurma’yı alır ve yurduna döner.
Bu arada Kudake’nin yeğeni olan Berdibek, Akberdi’nin halkını yok etmek için Akberdi’nin üzerine gelir. Akberdi onun elçisine “Eğer dayısının öcünü alacağım diye benimle vuruşmak istiyorsa, kendisi yalnız gelsin, tek teke vuruşalım halkımızın kanını dökmeyelim.” der. Berdibek bunu kabul eder. İkisi tam dokuz gün vuruşurlar, birbirini yenemezler. Sonra Çaçıkey ile Kişimcan gelip aralarına girerler ve bunları dost ederler. Bundan sonra Akberdi ile Berdibek hayatlarının sonuna kadar arkadaş olurlar.
Dr. Doğan Kaya
 
Dr. Doğan KAYA, KIRGIZ DESTANLARI, SALKIMSÖĞÜT Yayınları: I. Baskı Ankara 2015
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...