Şahsenem ile Aşık Garip Hikayesi


 

 

Şahsenem ile Âşık Garip Hikâyesi Üzerinde Yapılmış Bazı Çalışmalar

 
Şahsenem ile Âşık Garip Hikâyesi Asıl aşk hikâyeleri olarak tasnif ettiğimiz Aşk Hikâyelerimizdendir.
Hikâye Tüm Türk Dünyasına yayılmış hakkında baleler,  tiyatro oyunları, dramlar meydana getirilmiştir.[1]  Eserin eski tarihlerde yazılmış çok sayıda yazma nüshası tespit edilmiştir. Hikâye, Türk halk hikâyeleri arasında en geniş coğrafyaya yayılan halk hikâyelerinden birisidir. Türklerin yaşadığı her yere ulaşan hikâye hakkında çok sayıda çalışmalar yapılmıştır.
 
Anonim Halk Edebiyatında  ortaya çıkan bu Hikaye üzerine en kapsamlı ilk derleme faaliyetleri Türkmenistan SSR Ilımlar Akademisi çalışanlarından ilk önce N. Hocayev, B. Ahundov, S. Annanurova, G. Gurbansehedov, O. Akmemmedov, Ç. Atayev gibi halk edebiyatı uzmanları yapmışlardır.  TSSR Ilımlar Akademisi, Sosyalist rejimin ilk yıllarında halk kültürüne dair derleme faaliyetlerinde bulunmuşlar, bu sayede Şahsenem ile Garip’i de derleyerek ve üzerinde çalışmalar yaparak Halk Edebiyatına kazandırmışlardır. Özellikle 1925–1940 yılları arası yapılan derleme çalışmaları sonunda hikâyenin Türkmen  varyantı birçok farklı anlatımı belirlenmiş ve kayıt altına alınmıştır. [2]
 
1968 yılında Azerbaycan da Safira Yakupova “ Azerbaydcanskove Narodoneo Shazine Aşıg Garip” adlı eserinde yirmi Türkmen, Türkiye’den on, Azerbaycan’dan sekiz, beş Özbek bir Karaim, bir Kabardim iki Ermeni varyantına yer vermiştir. Bu çalışmada ele alınan varyantlar ve sayıları bile bu hikâyenin ne kadar sevildiğini ve yayıldığını göstermeye yeterlidir. [3]
 
Türkiye’de ise Âşık Garip ile Şasenem üzerinde yapılmış en derli toplu ve ilk çalışmayı Dr. Fikret TÜRKMEN, 1972 yılında “Âşık Garip Hikâyesi Üzerinde Mukayeseli Bir Çalışma” adlı eseri ile yapmıştır. Dr. Fikret TÜRKMEN, Âşık Garip’in varyantları üzerinde durup, mahiyetini, teşekkülünü, tasnifini, yapısını ve şiirleri üzerinde mukayeseleri yapmıştır.[4]Fikret Türkmen Âşık Garip ile Şahsensem Hikâyesini hazırlarken birçok varyantından ve yazma nüshalarından da yararlanmıştır.
Yrd. Doç. Dr. Gülhan ATNUR,  ise KAZAN TATARLARINDA “ŞAHSENEM VE GARİP” HİKÂYESİ adlı çalışmasında Kazan Tatarlarından derlenen iki varyant üzerinde motif dilim ve mukayese çalışmaları yapmıştır. [5]
 
Adnan Özyalçıner ‘ Âşık Garip ile Şahsenem üzerinde bir çalışma yapmış eserin tespit ettiği varyantını kitap halinde bastırmıştır.[6]
 
Bu hikâyemiz anlatıları içinde sosyal sorunlara da değinmiş olması ile de dikkat çeker. Aşk konusunu işlemesinin yanında sosyal sorunları da ele alması bakımından bir halk romanı özelliği de taşır. Hikâye, “mal mülk sorunu, mirasyedilik, ihanet, aldatma, eğlence yerlerinde, meyhanelerde harcanan hayat, deneyimlerden ibret almama, işsizlik, bir işte sebat etmeme, bilmediği işe burnunu sokup zarara yol açma ve benzeri hayat sahneleri gerçekçi bir anlayışla betimlenmiştir.”[7] Hikâyede sosyal hayatta rastlanılan para kazanmak için gurbete çıkma, malk mülk sorunları ve miras davaları ile uğraşma, serveti eğlence yerlerinde tüketmek gibi konuların işlenmesi bu halk hikâyemizi ilginç hale getirmektedir.  
 
Âşık Garip ile Şahsenem Hikâyesinin diğer bir özelliği bade içme motifini taşıyan hikâyelerimizden olmasıdır. Hikâyenin konusu Doğu Anadolu, Azerbaycan ve Suriye gibi geniş bir mekâna yayılmıştır. Kazan varyantları hariç hikâye mutlu sonla bitmektedir. Kazan Varyantlarında âşıklar trajik bir son sonunda birlikte gömülürler.[8]
 
Hikâye en çok sevilen halk hikâyelerimizden biri olan bu hikâyenin diğer bir özelliği yaşadığı düşünülen bir aşığın hayatı üzerinde teşekkül etmiş olmasıdır. Bilim insanlarının düşüncelerine göre Âşık Garip gerçekte de yaşamış olan halk ozanlarımızdan birisi olmalıdır.




Şahsenem Garip’in Özeti:[9]
 
Diyarbakır padişahı Şah Abbas ve veziri Hasan dostluklarını pekiştirmek için doğan çocuklarını evlendirmeye söz verirler. Padişahın kızı, vezirin de oğlu olur. Aradan bir süre geçtikten sonra çocuklar büyür ve okula başlar. Padişahın kızı Şahsenem ile vezirin oğlu Garip arasındaki aşk bu okul yıllarında filizlenir. Vezir Hasan hastalanır ve Garip’e onu padişahın kızı ile nikâhladığını söyleyerek vefat eder.
 
Evlilik çağına gelen Şahsenem’i babası Şah Abbas, hanımı ile yaptığı görüşme sonunda yetim Garip’e vermekten vazgeçer. Garip ile görüşmesini engellemek için annesi Şahsenem’i okula göndermemeye karar verir. Bunun üzerine Garip ile Şahsenem gizli gizli bulaşmaya başlar. Şah Abbas bunu duyunca Garip’i yakalattırıp cezalandırmak ister. Ama başarılı olamaz. Garip Şah Abbas’ın zulmünden kaçar bir bağa yerleşir.
 
Mansur adlı bir zenginin kızı Gülnahal’ı yani Akça’yı padişah ister. Akça padişahla evlenmeyi kabul etmez. Padişah da onu cariye olarak kızı Şahsenem’e verir. Kısa sürede Akça ve Şahsenem dost olurlar. Akça’yı Ezber Hoca adlı bir bezirgan ister. Fakat alamaz. Bu sıralarda bağda Garip, Şahsenem’le görüşmeyi sürdürür. Fakat bir gün Şahsenem ona ülkeyi terk etmesini söyler. Şahsenem’e kızan Garip, Halep Şirvan’a gider. Şahsenem yaptığına pişman olur Garip’i aramaya çıkar. Şahsenem yolda Garip’in Halep Şirvan’da olduğunu öğrenir. Akça, Şahsenem’in bu yolu gidemeyeceğini düşünerek, erkek kılığına girer ve Garip’i bulmaya Halep Şirvan’a gider. Akça, Garip’i Halep Şirvan’da bulur, onu Diyarbekir’e dönmeye ikna eder.
 
Şahenem ile Garip’in yeniden görüştüklerini öğrenen padişah Garip’i öldürmek ister. Bunun üzerine Garip, Şahsenem ile Bağdat’a kaçmaya karar verir. Ama yolda Şahsenem büyük bir suyu geçemez ve geride kalır. İki sevgilinin yolları böylece ayrılır. Uzun süre birbirlerinden haber alamazlar. Şahsenem, rüyasında Garip’in öldüğünü görür. Onun peşinden Akça’yı gönderir. Akça, Garip’i Bağdat’ta bulur. Garip, Akça ile Diyarbekir’e döner. Babasının evliliklerine karşı olmasından ötürü Şahsenem, Garip ile bir daha Halep Şirvan’a kaçmaya karar verir. Yolda zorluklara dayanamayan Şahsenem, Garip’i tek başına gönderir.
 
Kızının durumunu gören padişah sonunda onu Garip’e vermeyi kabul eder. Garip’in annesinden oğlunu bulmasını ister. Uzun süre Garip’ten haber alınamaz. Tansug adlı bir hizmetçi Şahsenem’e Garip’in öldüğü haberini verir.
 
Şahsenem bu habere inanmaz ve Babahan adlı bir tüccarla Halep Şirvan’a doğru yola çıkar. Babahan, Şahsenem’i Kazak Vilayetine götürür. Şahsenem, Babahan’ın onu kandırdığını ve evlenmek istediği öğrenir. Şahsenem, Babahan’dan kurtulmak için onu zehirler. Ardından Diyarbekir’e dönen Şahsenem’i babası komutanlarından Şah Velet ile evlendirmek istenir. Şahsenem, babasına Garip’le sözleştikleri yedi yıllık sürenin dolmadığını söyler
Yedi yıllık süre dolmamasına rağmen düğün başlar. Şahsenem Akça’nın sevgilisi Ezber Hoca ile görüşür. Ondan Akça’ya kavuşma karşılığında Garip’i bulmasını ister. Ezber Hoca, Garip’i bulup düğünü haber verir. Yedi yıllık sürenin dolmasına üç gün kala Hz. Ali’nin yardımı ile Garip, Tebriz’den Diyarbekir’e ulaşır. Düğüne yetişen Garip, Şahsenem’e kavuşur. Şahsenem de sözünü tuttuğu için Akça’yı Ezber Hoca’ya verir.
 
 

Değişik Varyantlardaki Epizotları[10]
 
Kahramanın doğduğu yer:
 
Her iki kahraman da Bekirabad ( Diyarbakır ) şehrinde doğar. Çocuğu olmayan Bekirabad şehrinin padişahı Abbas Han dua edince hem onun hem de vezirin (Hasan/Ak Vezir) hanımı hamile kalır. Padişah ile vezir doğacak çocukları beşik kertmesi yapmaya karar verirler. Padişahın kızı, vezirin oğlu olur. Fakat müjde geldiğinde vezir ölür.
 
2. Kahramanın ailesi:
Şahsenem’in babası Abbas Han, Garip’in babası Bağdatlı vezir Hasan (Ak vezir)dır. Garip’in amcası ise İran padişahının veziridir.
3. Âşık olma:
Padişahın kızı Şahsenem ile vezirin oğlu Garip bir arada büyür ve medreseye giderler. Bir gün Garip bir çocuktan,
Abbas Han’ın babası olmadığını, Şahsenem’le de beşik kertmesi yapıldıklarınıöğrenir. Bir süre sonra iki genç birbirlerine âşık olurlar.
 
4. Garip’in şehirden kovulması:
Abbas Han Senem ile Garip’in aşkını duyunca Garip’i şehrinden kovar. Garip, annesi, kız kardeşi (Gölcemal) ve Senem’le vedalaşıp Halep şehrine gider. Burada aşkla ilgili konuşmaları beğenilince Halep padişahının hizmetine girer.
 
5. Sevgili ile ilk buluşma:
Garip Bekirabad’dan kovulduktan sonra memleketine gitme zamanını öğrenmek için remil açtırır, remil olumlu çıkınca bir sene sonra Bekirabad’a gelir. O, hanın bağbanının hizmetine girer, Şahsenem Garip’in gönderdiği gül demetlerinde onun kokusunu alınca iki sevgili görüşürler. Garip’e âşık olan Söçük adlı bir cariye olup biteni Abbas Han’a haber verir, han, Garip’in yerini öğrenmek için müneccimlerden yardım ister. Müneccimler üç defa Garip’in yerini söylerler. Fakat Şahsenem’in para verdiği bir kocakarı Garip’i önce bir sandığa koyar, sandıktan çıkarıp gölde ve bir maden ocağında, sonra da tekrar sandıkla gölün dibinde saklayıp onu askerlerin elinden kurtarır. Han, Garip’i bulamayınca yanlış bilgi verdikleri için müneccimleri ve cariye Söçük’i öldürür. Şahsenem, babasının Garip’i bula cağından korkup onu artık sevmediğini söyleyerek Garip’i şehirden gönderir.
 
6. Sevgililerin ikinci buluşmaları ve kaçışları:
İki sevgili ayrılığa dayanamayınca Şahsenem’in Akçakız adlı arkadaşı iki sevgiliyi buluşturur. Sevgililer Abbas Han’ın zulmünden kaçmaya karar verirler. Senem ile Garip yaya olarak Dinar Dağı’na gelirler. Şahsenem daha fazla yürüyemeyeceğini söyler ve yardım getirmesi için Garip’i Halep’e gönderir. Şahsenem Garip’in gelmesini beklerken babasının av kuşunu görür, babasının geleceğini anlayıp Allah’a yalvarır ve yüzünü Vamık’a, dilini Azra’ya, gözünü Leyla’ya benzetmesini ister. Allah kızın duasını kabul eder, Abbas Han bu güzel kızı görünce düşüp bayılır, Şahsenem de babasının atını alarak ülkesine döner. Bir periye âşık olduğunu düşünen Abbas Han, aşk derdinin ne olduğunu anlar ve kızını Garip’le evlendirmeye karar verir.
 
7. Garip’in sevgilisinin memleketine dönmek için yola çıkması ve ölümü:
Garip, Halep şehrine gelir, eski ahbapları onun yüzüne bakmazlar, aradan beş sene geçmesine rağmen Şahsenem’i rüyasında bile göremez. Kendisi de aşkderdiyle yanan Baba Niyaz, sevgilisine kavuşabilmesi için Çemen Yay adlı atını Garip’e verir ve onu ülkesine gönderir. Ağlamaktan gözleri kör olan Garip, Kazak şehrine gelir, bir kurban bayramı gecesi rüyasında Şahsenem’i görür, ertesi gün tekrar yola çıkar ama kör olduğu için bir kuyuya düşerek ölür. Bu kısımda hem Senem hem de Garip yedi yıllık vadenin dolmasından bahsederlerse de bu vadenin ne zaman verildiği belli değildir.
 
8. Şahsenem’in Garip’in mezarını görmek için yola çıkması ve ölümü:
Garip’in öldüğü gece Senem bir rüya görür ve ertesi gün Tansık adlı bir odalık ona Garip’in öldüğü haberini getirir.
 
Şahsenem Garip’in annesi ile kız kardeşi Gölcemal’a Garip’in öldüğünü söyler[11]



KAYNAKÇA 
 
[1] Yrd. Doç. Dr. Gülhan ATNUR, KAZAN TATARLARINDA “ŞAHSENEM VE GARİP” HİKÂYESİ.millifolklor.com/tr/sayfalar/76
[2] A. GÖKÇİMEN: Şahsenem-Garip İle Helalay Garip Hikâyelerinin Epizotlarına Göre Bir Mukayesesi
[3] Yrd. Doç. Dr. Gülhan ATNUR, KAZAN TATARLARINDA “ŞAHSENEM VE GARİP” HİKÂYESİ.millifolklor.com/tr/sayfalar/76
[4] Şahamettin Kuzucular, Halk Hikayeleri Hakkında Yapılan Çalışmalar, edebiyadvesanatakademisi.com/
[5] Yrd. Doç. Dr. Gülhan ATNUR, KAZAN TATARLARINDA “ŞAHSENEM VE GARİP” HİKÂYESİ.millifolklor.com/tr/sayfalar/76
[6] Adnan Özyalçıner , (Âşık Garip ile Şahsenem) https://www.idefix.com/kitap/asik-garip-ile-sahsenem-adnan-ozyalciner/tanim
[7] Adnan Özyalçıner , (Âşık Garip ile Şahsenem) https://www.idefix.com/kitap/asik-garip-ile-sahsenem-adnan-ozyalciner/tanim
[8] Yrd. Doç. Dr. Gülhan ATNUR, KAZAN TATARLARINDA “ŞAHSENEM VE GARİP” HİKÂYESİ.millifolklor.com/tr/sayfalar/76
[9] Adnan Özyalçıner , (Âşık Garip ile Şahsenem) https://www.idefix.com/kitap/asik-garip-ile-sahsenem-adnan-ozyalciner/tanim
[10] Adnan Özyalçıner , (Âşık Garip ile Şahsenem) https://www.idefix.com/kitap/asik-garip-ile-sahsenem-adnan-ozyalciner/tanim
[11] Adnan Özyalçıner , (Âşık Garip ile Şahsenem) https://www.idefix.com/kitap/asik-garip-ile-sahsenem-adnan-ozyalciner/tanim

 

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış