MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Günün Şiiri: Haftanın Şiiri: Ayın Şiiri: Günün Yazısı: Haftanın Yazısı: Ayın Yazısı:
SEMETEY DESTANI ve ÖZETİ ( Kırgız Destanı ) Dr. Doğan Kaya
Ekleyen : ESA , 20 Ocak 2018 Cumartesi Beğen
 
SEMETEY DESTANI ve  ÖZETİ ( Kırgız Destanı )  Dr. Doğan Kaya
Dr. Doğan Kaya
 
Manas’ın oğlu olan Semetey’in maceralarını ihtiva eder. Hacmi, şekli, olayları verme üslubu bakımından halkın sözlü yaratıcılığının en üst seviyesindedir.
Semetey”in bir bölümü (3617 mısra), 1925 yılında Moskova’da E. Arabaoğlu tarafından derlenip yayımlanmıştır. Bu çalışma, Sovyet Birliği zamanında yapılan ilk metin neşridir. Semetey Destanı’nın Kırgız İlimler Akademisi El Yazmalar ve Yayınlama Bölümü Vakfı’nda 30 eşmetni vardır. Bunların arasında Togolok Moldo, Şapak, Canıbay, Bagış, Cakşılık, Moldobasan, Sayakbay, Mambek, İbirayım v.b.’den derlenen eşmetinler önemlidir.
Manas Destanı “Manas”, “Semetey”, “Seytek” olmak üzere üç bölümdür. Büyük Manasçılar her üçünü de anlatır. Bunun yanında Semetey destanını söylemeyi meslek edenmiş dastancılar vardır ve bunlara Semeteyciler denilmektedir. Bunlardan en meşhuru Nazar Bolot Uulu (1835-1893)’dur. Sesi güzeldir. Çonbaş, Keldibek ve Akılbek gibi ünlü destancılardan ders almıştır. Diğer önemli Semeteyciler içinde Dıykanbay (1873-1923), Canıbay Kocekov (1869-1942), Cakşılık Sarıkov (1880-1934), Dunkana Koçukeev (1886-1981), Sagımbay Orozbakov (1867-1930), Karıboz uulu Keldibek’in (1800-1888), Şapak Irısmendeev (1863-1956) sayılabilir.
Manas-Semetey-Seytek birbirini tamamlayan üç destan halindedir. Bu durum Kırgız destanlarında sıkça karşımıza çıkar. Kurmanbek-Seyitbek-Şırdakbek, Töştük-Coodarbeşim-Moldocaş bu neviden destanlardır.
Destanda kahramanlık motifi güçlüdür. Semetey daha baştan er, aslan, kaplan gibi kahramanlık vasıflarıyla nitelendirilir.
Semetey, Talas’a geldiğinde sadece tabiat görüntüsü değil onunla birlikte diğer hayat durumları da farklılık gösterir. Yan taraftan kara kaplan, bir taraftan kurt, Önünden Almambet, Çubak, Sırgak gibi bahadırların ruhları karşılar. Bu tasvirler, esere masal özelliği katar.
Bunun gibi destanın sonunda kayıplara karışan Semetey’in tekrar halkına dönmesi, hayali olmakla beraber gerçek kabul edilir. Kanikey’in meme sütü, Semetey’i konuşturup, gözlerini açar.
Semety’in özeti şöyledir:
Semetey, Manas ve Kanıkey’in oğludur. Başlangıçta çocukları olmayan Manas ve Kanıkey çocuk sahibi olmak için çareler ararlar. Kanıkey, rüyasında bir ihtiyar görür,ihtiyar çocuğu olması için dua eder. (Farklı eşmetinlerde boy yöneticisi olan Koşoy onun oğlu olması için dua eder, şayet dedikleri çıkarsa adını Semetey koyması ister.) Bu arada Manas, büyük savaştan döndükten sonra Hacc’a gitmeyi düşünür ve bu fikrini halkına söyler. Kanıkey, rüyasında altın ipli beyaz atmaca gördüğünü söyler, bunu hayraü yorumlamaz ve Manas’ın bir yıl hiçbir yere gitmesini istemez.
Manas, Kanıkey’i kırmaz, bir yıl evde kalır. O sırada Semetey dünyaya gelir. Müjdeli haberi duyan Manas, sevincinden bayılır. Semetey, sağ elinde kara kan, sol elinde de sarı zehir olduğu halde doğar.
Manas, oğlu olunca ülkenin dört bir tarafındaki insanları davet eder. Aykoco adlı bir ihtiyar, Koşoy’un dediği gibi çocuğun adını Semetey koyar.
Bu arada Semetey’in babası Manas vefat eder. Aradan kırk gün geçer. Abıke Bakay’a gidip “Manas’ın yerine sen geçeceksin.” der. Fakat Bakay, bunu kabul etmez. Bakay kabul etmeyince Manas’ın yerine Köböşhan geçer. Cakıp ile Köböş, Manas’ın eşi Kanıkey’i Abıke ile evlendirmek isterler. Bunu bildirmek üzere Tazbaymat’la Kırgınçal’ı Kanıkey’e gönderirler. Kanıkey’e bunu söylediklerinde Kanıkey çok kızar, bıçakla Tazmaybat ve Kırgınçal’ın üstüne yürür, Tazmaybat’ı yaralar. Tazmaybat bunu Kübüş ile Cakıp’a söyler. Köböş, bu haberi duyunca çok sinirlenir ve Kanıkey’i öldürmek üzere yola çıkar. Kanıkey bunu duyunca çok korkar, yardım edecek kimse olmadığından çaresiz kalır. Köböş, Kanıkey’in sarayına hücum eder ve her şeyi yerle bir eder. Tam Kanıkey’in başını kesecekken Manas’ın çok sevdiği akıncılarından biri olan Şuutu araya girer ve Kanıkey’i kurtarır.
Köböşhan, Manas’ın sarayını, malını, mülkünü insanlara dağıtır. Düşmanların kötü niyetini bilen Kanıkey ile Çıyırdı beşikteki küçük Semetey’i alıp Buhara’ya babası Temirhan’a gitmek ister. Hazırlığını yapıp, yola çıkarken Manas’ın baş veziri olan Bakay’a haber verir. Bakay da onların Buhara’ya gitmesini doğru bulur ve bunlara iki at verir. Gelin kaynana Temir Han’ın yaylasına gelirler. Burada Kanıkey, kardeşi İsmail ile karşılaşır. İki kardeş kucaklaşıp ağlaşırlar. İsmail, yeğeni Semetey’i törenle evlat edinir. Kanıkey ile İsmail aralarında anlaşırlar. Semetey’e gerçek annesi ve babası hakkında hiçbir şey söylenmez. Bu anlaşmaya göre Semetey kendisini Temir Han’ın oğlu, annesini ise ablası olarak bilir. Kanıkey ile Çıyırdı altı günlük zahmetli yolculuktan sonra Buhara’ya ulaşır.
Semetey Ismayıl’ın elinde babasının Manas, memleketinin Talas olduğunu öğrenmeden büyür, on iki yaşına gelir. Bütün özellikleriyle Manas’a benzemektedir. Buhara şehrinde onun gibi yaramaz bir çocuk daha görülmemiştir. Onun yaramazlığından bütün Buhara halkı bıkar. Aksakallar ve hocalar, Temirhan’ın huzuruna gelip Semetey’in yaramazlığından herkesin bıktığını, onu durdurmasını söylerler. Temirhan; “Ona babasının Manas olduğunu söylemeyin.” der. Sonra kendi içinden, eğer babasının Manas olduğunu başkasından duyarsa, bana çok darılır. Ona altın taç giydirip altın tahta oturtup han yapayım. Memleketin babası olursa, yaramazlık yapmaz.” diye düşünür ve bunu diğer hanlarına söyler.
Temir Han, on iki yaşını dolduran Semetey için, bir toy düzenler. Her bir boyun yiğitleri at yarışı için meydanda toplanır. Semetey de annesi Kanıkey’in yetiştirdiği Taytoru adlı ata biner. Yarışta Semetey’in atı Toytoru altmışıncı at olarak yarışırken, Kanıkey’in duası üzerine ölmüş Kırgız kahramanları Almambet, Şırgak, Çuvak, Bakay ve Manas’ın ruhlarının yardımıyla yarışı kazanır. Semetey, ödül olarak aldıklarını halka dağıtır.
Kobeş, Manas’ın ölümünden sonra eşi Kanıkey ile oğlu Semetey’in ormanlarda ve çöllerde kaybolarak öldüğü inanışına artık inanmaz. On iki yıl boyunca hakim olan bu inanışın yanlış bir inanış olduğunu sezer. Kobaş, Sarıtaz adlı bir genci Semetey’i bulup nereye gittiğini söylemesi konusunda sıkıştırır. Sarıtaz Semetey’in nerede olduğunu bilmediğini söyleyince, Kobaş onu Cakıp’a köle olarak verir. Sarıtaz buradan kaçarak kömürcülerin başkanlığını yapar ve bir yandan da Semetey’in büyümesini bekler. Bakay Alp de Semetey’e gerçekleri söylemek için onun on iki yaşına gelmesini bekler.
Halk arasında büyük bir düğün yapılır. Düğünden sonra avlanmaya çıkan Semetey, Sarıtaz ile karşılaşır. Sarıtaz’a “Sungurumu yakalayıp ver, yoksa seni gebertirim.” diye bağırınca Sarıtaz Semetey’e “Bana böyle davranacağına, babanın ölümüne neden olan Konurbay’dan öcünü al.” der. Sarıtaz’dan bu sözleri işiten Semetey, ondan tüm gerçekleri öğrenir. Sarıtaz, Semetey’e: “Manas’ı ben öldürmedim, Kongurbay öldürdü. Babanın malını Abıke ile Köböş bölüştü. Annenle birlikte sen Temirhan’a kaçıp geldiniz ve Temirhan’a seni evlat olarak verdi.” der.
Av sırasında Sarıtaz’dan herşeyi öğrenen Semetey, öğrendiklerinin etkisiyle ölü gibi yatar. Dedesi sevgili torununa adaklar adayıp, yalvarır. Semetey bir müddet sonra atına binip, “Öz yurdumu bulacağım” diye evinden çıkar. Annesi Kanıkey, “Oğluma bunları kim dedi?” diye hayıflanırken oğluna dönerek “Talas’a vardığında babanın dostu olan Alp Bakay’ın yanına git. Oradaki ezeli düşmanlarımız Cakıp, Kobeş, Abeke ve onunla işbirliği yapan savaşçı erlere karşı kendini koru. Babanın türbesini ziyaret et. Yolun açık olsun evladım” deyip oğlunu yolcu eder.
Semetey, tepeler ve bozkırlar aşar. Çıyırcık ve Salar ırmaklarını geçerek Kırgız ülkesine ulaşır. Talas ırmağı görünür. Semetey Üç-koşoy denilen yere geldiğinde on iki seneden beri bekleyen köpek Kumayık’ı görür, babasını hatırlar, ağlayarak Kumayık’ı kucaklar. Bir kısrak keserek köpeği doyurur. Daha sonra babasının türbesine gider. Keng Ak Çiy denilen yere geldiğinde babası Manas’ın türbesini görür ve Kur’an-ı Kerim okuyarak dua eder. Türbesinin üzerindeki Kongurbay ve Çin, Kalmaklarla savaşan Manas’ın resimlerine bakarak annesi Kanıkey’in zekiliğini ve çalışkanlığını anlar.
Türbenin yanında hayvan otlatan Bakay Alp’ı görür. Bakay Alp ona kim olduğunu sorar. O da Bakay Alp’a “Manas’ın oğlu Semetey’im.” der. Bakay Alp, hemen Semetey’in boynuna sarılıp, ağlamaya başlar. Semetey’in Talas’a geldiğini rüyasında gören Bölökbay, kırk akıncısıyla Semetey’i karşılar, bir atı kurban keser.
Bakay Semetey’i Yakup’un evine götürür. Cakıp ve Köböş; “Semetey hıncını almak için gelmiş, bizim çocuklarımızı sağ bırakmaz. Yemeğine zehir katıp onu öldürün.” diye Bakdöölöt hatuna emir verir. Fakat Bakdöölöt karşı çıkınca, bunu yapmazsa kendisini öldüreceklerini söylerler. Semetey ile Bakay gelince Cakıp, torununu çok özlemiş gibi davranır. Onlar için hazırlanan çadıra girerler. Yemekler getirilir. Semetey’e, “Büyüklerimin yanında ben içki içemem, siz için.” diye gelen içkiyi dedesi Cakıp’a ikram eder. “İçkiyi bıraktım.” diye o da içmez.
Bu hareketi gören Semetey’in aklına Bakay’ın söyledikleri gelir ve içkiye zehir katıldığını anlar. “Siz içmiyorsanız köpek içsin.” der ve içkiyi köpeğe verir. Onu içen köpek anında ölür. Bunun üzerine Semetey, önündeki zehirli çay bardağını dedesinin kafasına döker. Dedesinin sakalı dökülür. Ancak Semetey dedesi olduğu için onu öldürmeyip sağ bırakır.
Bakay, Manas’ın hazinesinin ve silahlarının nerede olduğunu anlatır. Babasının zırh, davul ve savaş gömleğini alarak Bakay ile Köböş’ten öç almaya gider. Köböş, Semetey’e iltifat etmez. Onun bu hareketine sinirlenen Semetey, Köböş ve Abeke’den, babası Manas’tan miras kalan mal-mülkü Kumayık, Akşumkar,Toybor, Akolpok, Akkelti, Bozkise’ye vermelerini ister. Abeke kabul eder, ancak Köböş karşı çıkar; “Senin talep ettiğin mal-mülk senin babanın değil benimdir.” deyip kılıcını alıp Semetey’in üzerine yürür. Semetey, bir yumrukta onu yere devirir ve sonunda babasından kalan mal-mülkün hepsini alıp Buhara’ya döner. Kanıkey, Semetey’in dönmesine çok sevinir. Dedesi Temirbek kurbanlar keser.
Semetey, Talas’a göç edeceğini bildirir. Dedesi Temirhan, Semetey’i haklı bulur. Atı Aktulparla birlikte 1.000 atını Semetey’e verir. Semetey’i Şaatemir’in kızı Çaçıkey’le evlendirir. Semetey Buharalılarla vedalaşıp bir çok mal-mülkle Talas’a doğru yola çıkar. Uzun bir seyahatten sonra Talas’a vasıl olur. Kanıkey, Talas’ı tekrar görünce sevincinden ağlar. Ana-oğul halkıyla buluşur ve çok sevinirler. Talas halkı, Manas’ın oğlu Semetey’i altın tahta oturtup han ilan ederler. Anası Kanıkey, Külçoro ile Kançoro’yu emzirir. Sağ memesini Külçoro’ya verdiğinde süt, sol memesini de Kançoro’ya verdiğinde kara kan çıkar. Bunu gören Kanıkey, Külçoro’nun Semetey’e iyi bir asker, Kançoro’nun da düşman olacağını anlar. Bu yüzden, Kançoro’yu küçükken öldürmesini Semetey’e söyler. Semetey; “Bunu nasıl yaparım, o babamın çok sevdiği bir dostunun oğludur.” deyip, Kançoro’yu öldürmez.
Taşkentte yaşamakta olan Baymırza 95, yaşında vefat eder. Bakay, Kanıkey, Çıyırdı, Camgırçı ve diğer adamlarını toplayan Semetey; “Abıke ve Köböş’e haber gönderip çağırtalım, Baymırza’yı beraber defnedelim.” der.
Bu sırada Abeke ve Köböş boş durmayıp Ümotoy, Buyakbek, Çınkoco ve birçok kimseyi toplayarak Semetey’e karşı savaşa hazırlanmaktadır. Elçi olarak gelen Tazmaybat’ın başını keserler. Bunu gören Sarıhan, Bakay’ın yanına gelip Abeke ve Köböş’ün birçok askeriyle geleceğini ve elçi Tazmaybayt’ın öldürüldüğünü bildirir. Nitekim aradan çok geçmez, Köböş askerleriyle birlikte Semetey’in ordusuna saldırır. Semetey, Toyborul adlı atına binip gelen düşmanların karşısına büyük bir cesaretle çıkar.
Semetey savaşmadan önce saldırıya gelenlere;  “Bana niçin karşı çıkıyorsunuz ben size Çin’den veya başka bir yerden gelmiş düşman değilim hepimiz aynı soydanız aynı milletteniz. Benim hatam varsa affedin. Ben Buhara’dan yeni geldim. Beni halka kötü göstermeyin.” deyip barış yolunu ararsa da sözleri etkili olmaz, karşı taraf saldırıya geçer. Savaşın galibi Semetey olur. Cakıp ile Abeke’yi esir alırlar. Semetey, onları korkutmak için ağaca bağlayıp nişan alır, fakat Semetey’in attığı ok, yanlışlıkla Köböş’ün başına isabet eder ve Köböç ölür. Semetey, mızrağıyla Abeke’yi de öldürür. Kanıkey ve Çıyırdı da Cakıp’ı öldürür.
Semetey, kırk yiğidiniyanına alıp çin’e saldırmayı düşünür, ancak onların içinden Çıybıt, Koçkor, Adıbay, Kölboylor; “Siz kahraman Manas’ın ordusu idiniz. Şimdi Semetey’e mi asker olacaksınız. Bu, yiğitliğinize yakışır mı?” deyip Semetey’e karşı çıkarlar ve yiğitler arasına nifak sokarlar. Semetey “Talas’tan güzel yer mi var? Niçin kendinize kötülük yapıyorsunuz? Talas’a dönün.” der. Onlar Semetey’i dinlemezler, üstelik onu öldürmek isterler. Başka çaresi kalmayan Semetey, Külçoro ve Kambar dışındaki tüm yğitlerini kılıçtan geçirir. Babasına hizmet eden bu yiğitleri öldürmek zorunda kaldığı için çok üzülür. Onlar için Koçkor denilen yerde dostu Kızıl Sart (Özbek)’ın yardımıyla türbe yaptırır.
Semetey yakınlarıyla istişare yapar, babası Manas’ın öcünü almak için Kongurbay’a savaş açmak istediğini söyler. “Eğer Çınkoco benim sözümü dinlerse kendime katacağim. Bakay Baba siz, Ormanbek, Külçoro ve Kançoro’yu alıp Çınkoco’ya gidiniz. Ben Buhara’dan geldiğimde hoş geldine gelmedi. Babam Manas vefat ettiğinde cenazesine de katılmamış. Uzlaşmazlık olmasın, barış içinde yaşayalım dışarıdan gelen düşmanlara hep beraber direnelim. Bizim kardeşliğimizi duyan düşmanlar, bize saldırı yapamazlar.” der. Bakay ve Semetey’in söylediği gibi Kançoro, Külçoro ve Ormonbek’le beraber Çınkoco’ya giderler ve Semetey’in barışa çağırdığını söylerler. Bunu duyan Çınkoco, teklifi reddeder. Bakay’dan mal-mülk ister ve onu çok kötü sözlerle yerer. O zaman Kançoro, Çınkoco’ya sinirlenerek kafasına kamçıyla vurur ve Çınkoco bayılıp yere düşer. Kançoro, Çınkoco’nun kafasını keseyim derken Bakay, engel olur. Böylece akıncılar Çınkoco’nun yılkılarını Talas’a sürüp getirirler. Çınkoco, Toltoy ile dost olup Semetey’den öç almak için hazırlanır. Çınkoco, Toltoy, Tölön, Tölöbay, Kalça ve Kongurbay altısı beraber Cediger halkına liderlik edip Semetey’e karşı birlik olurlar.
Çınkoca Semetey’in nişanlısı Ayçörek’i sever. Onu almak için türlü oyunlar düşünür. Önce Semetey’in atını almaya karar verir. Bu iş için Ertiş ile Toko’yu görevlendirir. Ancak Semetey’in adamları Ertiş ile Toko’yu kıskıvrak yakalayıp, epeyce bir dayak attıktan sonra Şıgay Han’ın oğlu Çınkoca’nın yanına geri gönderirler. Böyle olunca Çınkoca, yanına Toltoy’u alarak Ayçörek’in babası Akun Han’a gider. Akun Han’dan kızını ister. Akun Han Çınkoca’ya “Benim kızım nişanlıdır.” der. Babası ile Çınkoca arasındaki konuşmaları duyan Ayçörek, Semetey’i bulmaya karar verir. Kuğu kuşu giyimini giyerek havalanır. Semetey’in çadırının bulunduğu yere gelir. Ayçörek, çadırın dışında güzel bir kadın görür. Kadına; Çınkoca ve Toltoy’un şehirlerine saldırdığını, buraya Semetey’den yardım istemeye geldiğini söyler. Ancak, Ayçörek’in konuştuğu bu kadın Semetey’in eşi Çaçıkey Hatun’dur.
Sağ tarafında yirmi, sol tarafında yirmi kızla gelen Çaçıkey’e halini anlatır. “Eğer beni Semetey’le evlendirirseniz her zaman sizin hizmetinizde bulunurum.” der. Çaçıkey, Ayçörek’e kızarak ona; “Hemen buradan git.” der. Onun ağır sözlerine dayanamayan Ayçürök “Ben Manas’a saygı gösterip evlenmedim, Semetey’in kartalını alıp kaçayım.” deyip yerden toprak alıp okur ve Çaçıkey’in üzerine atar. Çaçıkey fenalaşır. Hocalar, okuyup üfleyip yedi günde zor iyileşririrler. Ayçörek ise, kuğu derisini giyerek, oradan uçup gider. O sırada avda olan Semetey, uçan kuğuyu görerek Sunguru’nu kuğunun üzerine salar. Sungur kuğunun peşine düşerek gözden kaybolur. Bunun sırrını çözmeye çalışan Semetey, araştırmalarının sonucunda kuğunun nişanlısı Ayçörek olduğunu öğrenir. Semetey, Ayçörek’ten Sunguru’nu almak için yol hazırlığına başlar. İhtiyar Bakay’dan gerekli bilgileri aldıktan sonra yola çıkan Semetey. elli günün sonunda Ayçörek’in yanına gelir.
Semetey, Külçoro ile Kançoro ile beraber Ayçürök’ün yaşadığı yer olan Afganistan’a doğru yola çıkarlar. Uzun süre yol alır, Afganistan’a yaklaşınca bir dağın tepesine çıkıp dürbünle Akhunhan’ın şehrine bakarlar. Ayçürök güzel kızlarla Semetey’in gelmesini beklemektedir. Semetey, o iki yaşındaki Külçoru’yu Ayçörök’ün yanına gönderir. O sırada Ayçürök, otuz gelin ve otuz kızla salıncakta sallanmaktadır. Onların yanına gelen Külçoro, Semetey’in geldiğini haber verir. Semetey, geldiğinde onu güzel karşılar. Bu sırada Çınkoca ile Toltoy, Akın Han’ın iline saldırırlar. Orada bulunan Semetey, yiğitleri Künçoro ve Kançoro’yla beraber Çınkoca ve Toltoy’a saldırırlar. Mücadeleyi Semetey kazanır.
Konurbay’ın Kırgızlara saldıracağı haberini alan Semetey, hemen savaş hazırlıklarına başlar. Semetey, bir gece rüyasında babası Manas ve Manas’ın silah arkadaşları Er Gökçe, Sıncıbek, Ürbi ile diğer arkadaşlarını görür. Ayçörek de rüyasında çok kötü şeyler görür. Rüyasında bir kanlı kesik başı, Sarı ırmak sahilini selin bastığını, arkasından da yangınların çıktığını görür. Rüyanın etkisinde kalan Ayçörek, Semetey’i yapacağı seferden döndürmeye çalışır, ama başaramaz.
Semetey ile Bakay Isık Göl’ü çevresinde otururlarken Konurbay’ın büyücüsü Muradıl efsununu mırıldanır. Bütün göğü kara bulutlar kaplar, fırtınalar kopar. Bir süre sonra hava yeniden açılır. Semetey Bakay’ın üzgün ve düşünceli halini görünce Bakay’a endişelenecek bir şeyin olmadığını, atalarının öcünü almadan ölmeyeceğini ve Konurbay’ın kafasını kesip kendisine vereceğini söyler. Tınşa denilen yere gelirler. Orada Kongurbay’ın bekçi tilkisi vardır. Onu öldürtüp yollarına devam ederler. İleride Kongurbay’ın bekçi kuğusuyla karşılaşırlar. Bakay kuğuyu da öldürür. Ondan sonra Kongurbay’ın haberci ördeğini görürler. Kartal uçup, o haberci ördeği yakalayıp öldürür. Semetey, Bakay ve arkadaşları Konurbay’ın büyülü engellerini aşarak obalarına dönerler.
Kalmuk ve Çin askerleri İrtiş ırmağında karargâh kurup, Kırgızlara saldırmayı beklerler. Konurbay, yılkı çobanlarının başbuğu Karagul’u yanına çağırır. Ona “Kahrolası Semetey’i yok etmeliyiz,” der. Karagul, at sürülerinden bir tay kestirip çobanlarına ziyafet çeker. Sabah olduğunda bir çocuk, Karagul’a gelerek; “Düşümde Konurbay senin sürülerini sürüyordu.” der. Bunu duyan Karagul, hiddetlenerek, çocuğu dövmeye başlar. Uzaktan gelen Semetey, olanları görür. Karagul, Semetey’e yalanlar söyleyerek, ona; “Canımı kurtarmak için Kalmuk oldum.” diye kandırır. Semetey atına binerek biraz gezmek ister. Karagul, Semetey’in atını kaçırmaya çalışır. Semetey’i hileyle İrtiş ırmağına atar. Semetey’in atı Toyburul, hemen oraya gelip Semetey’i kurtarır. Semetey atına biner binmez, atı Algara ile kaçan Karagul’un peşinden gider. Algara’nın kuyruğundan tutarak onun kuyruğunu koparır. Sonra da Karagul’un sakalını koparır. Semetey’den kaçan Karagul, Konurbay’a sığınır. Konurbay, Semetey’in Karagul’a yaptıklarına sinirlenerek, Semetey’i takibe almaya karar verir. At üzerinde gezen Semetey’e, kurşun yağdırmaya başlar. Semetey, Konurbay’ın sıktığı kurşunlarla yaralanır. Olanları gören Külçoro Konurbay’ın peşine düşer. Semetey’e isabet eden kurşunlar onun içerisinde kalır. Semetey’in yanındakiler, bu kurşunların ancak iffetli bir kadının Semetey’in üzerinden atlatıldığında çıkacağını söylerler. Bunun üzerine Ayçörek çağrılır. Ayçörek Semetey’in üzerinden üç defa atlayınca, Semetey’in içindeki kurşunlar dışarı çıkar ve Semetey iyileşir.
Konurbay; “Semetey’e kim olduğunu göstereceğim” diye yeniden savaşa hazırlanır. Bir gece yarısı, sinsice Kırgızların obasına saldırır. Böylece Kırgız askerleri ile Konurbay denetimindeki Kalmuk askerleri arasında savaş başlar. Yapılan savaşa Külçoro, Hızır gibi yetişir. Tecrübeli Bakay Alp, Kırgız askerlerine, Kalmukları ancak top ve tüfekle durdurabileceklerini söyler. Savaş sırasında Konurbay, Semetey’in üzerine çıkıp, boğazını sıkmaya başlar. Konurbay’ın elinden bir hamleyle kurtulan Semetey, Konurbay’ın kafasını keserek Kalmuk hanını öldürür. Böylece Kırgızları büyük bir düşmandan kurtarır.
Er Çöçkö’nün oğlu Ümütöy, Semetey’in babasının kan badeli için geldiğini duyup ona karşı çıkmak için halkı toplar. Semetey’in aldığı ganimetlerden pay ister. Ümütöy’ün annesi, oğlunu bu fikrinden caydırmaya çalışır, fakat oğlu onu dinlemez. Sonunda Ümetey, Semetey üzerine harekete geçer. Bu hareketi öğrenen Kölçoro, Ümetey’in karşısına çıkar. Çarpışmayı duyan Sarı Han, Bakay Alp ve Kanıkey Hatun, Külçoro ile Ümetey’i barıştırmak için hemen çarpışmanın olduğu yere koşarlar. Oraya gittiklerinde, Külçoro’nun Ümetey’in kafasını kestiğini görürler. Ümetey’i cesedini Tayburul’a yükleyip Beraberide değerli eşyalarla Kazaklara gönderirler.
Kançoro, Semetey’in karısıyla birlik olup, Semetey’i yok etme planları yapar. Önce, Semetey’i Susamır ırmağı boyuna gelip, çadır kurması için ikna eder. Kançoro’nı Susamır ırmağını seçmesindeki amaç, burada yaşayan halkın sayısının az olmasındandır. Kançoro Külçoro’dan çıkacağı seferlerde binmek için, atı Boz Tavşan ile Tayburul’u ister. Külçoro da Kançoro’ya inanarak atları ona verir. Bunun üzerine Kançoro Çaçıkey’in çadırına gelerek, olanları ona bir bir anlatır. Kançoro ve Çaçıkey kendilerinin çok yakında han ve hanım olacağına inanarak, birbirlerine sarılırlar.
Bir gün Kançoro Külçoro’ya “Manas’ın mezarına gidip, kurban keselim, ruhunu dinlendirelim.” der. Semetey de bu durumu makul görür. Semetey’in annesi Kanıkey, yolculuk için uygun zamanın olmadığını, kurbanları burada kesmenin daha uygun olacağını söyler. Semetey’in hanımı Ayçörök de Kanıkey’le aynı fikirdedir, fakat Semetey, ikisini de dinlemeyerek yola koyulur. Manas’ın mezarına doğru at sürüp giderler. Talas ırmağını geçerek mezara gelirler. Burada kısraklar kurban edip, etlerini kazana koyup, ocağın altını yakarlar. Bu sırada kazan devrilerek, etler yere dökülür. Buna çok üzülen Semetey, hemen buradan gitmek ister. Fakat biraz sonra Maybulak denen pınarın başında Bağışoğlu Kıyaz Alp’in ordusu görünür. Kıyaz’ın ordusu kendi kanlarından olan Semetey’i öldürmeye kıyamaz. Kıyaz, Kançoro’ya “Teslim olalım.” deyince Kançoro öfkelenir. Kıyaz, teslim olma fikrinden hemen vazgeçer. Kançoro, konuşmasıyla Kıyaz’a gözdağı vererek onu korkutur. Kadırbay ile Tölebay Kançoro’nın emri ile Semetey’in üzerine yürürler. Bu sırada Külçoro meydana çıkarak bu iki düşmanı öldürür. Düşmanlar da Külçoro’ya saldırırlar. Kançoro Külçoro ve Semetey’in başını kesmek için onların yanına gelir. Kançoro gelene kadar yaralı olan Semetey, adeta erimiş gibi gözden kaybolur. Cesedini de kimse bulamaz.
Kançoro ve Kıyaz, birlikte Ken-Köl’e gelirler. Hiçbir şeyden haberi olmayan Sarı Han ile Bakay’a saldırırlar. Bunlar arasında on gün süren bir savaş gerçekleşir. Savaşta Bakay yaralanır, Sarı Han alnından vurulur. Külçoro Sarıhan’ı Törtgöl’ün yanına defneder ve geri savaşmaya gelir. Külçoro’yu bulurlar, fakat öldüremezler. Sonra Kıyaz Kançoro’ya “Sen nasıl öldüreceğimizi bilirsin, söyle.” der. Kançoro, kendisi baltayla öldürmeye çalışır. Külçoro, onu da geri püskürtür. Arkasından askerler gelip Külçoro’yu öldürürler. Çıyırdı ile Kanıkey’i cariye yaparlar. Kançoro Kıyaz’a “Güzel Ayçörek senin, Çaçıkey benim.” der. İhtiyar Bakay’ı hayvan sürülerine çoban yaparlar. O sırada Ayçörök, Semetey’den hamiledir. Bu durumunu kaynanası Kanıkey’e bildirir.
Er Kıyaz, Ayçörek’e nikâh kıyıp evlenir. Ayçörek evlendiğinde altı aylık hamiledir. Ayçörek, çocuğu doğurunca, Er Kıyaz onu öldürmek ister. Ayçörek kuğu elbisesini giyerek Kıyaz’a; “Senden öç alırım.” deyince Kıyaz çocuğu öldürmekten vazgeçer. Çocuğun adını Seytek koyarlar.
Manas-Semetey-Seytek üçlemesi, Seytek’in maceralarıyla devam eder.
Dr. Doğan Kaya
 
Dr. Doğan KAYA, KIRGIZ DESTANLARI, SALKIMSÖĞÜT Yayınları: I. Baskı Ankara 2015
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...