MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Günün Şiiri: Haftanın Şiiri: Ayın Şiiri: Günün Yazısı: Haftanın Yazısı: Ayın Yazısı:
ŞIRDAKBEK DESTANI ve ÖZETİ ( Kırgız Destanı ) Dr. Doğan Kaya
Ekleyen : ESA , 20 Ocak 2018 Cumartesi Beğen
ŞIRDAKBEK  DESTANI ve  ÖZETİ ( Kırgız Destanı )  Dr. Doğan Kaya
 
Dr. Doğan Kaya
 
Kurmanbek-Seyitbek-Şırdakbek, birbirini tamamlayan üç destan halindedir. Bu durum Kırgız destanlarında sıkça karşımıza çıkar. Manas-Semetey-Seytek, Töştük-Coodarbeşim-Moldocaş bu neviden destanlardır.
Halk Şırdakbek’i tarihi bir şahsiyet olarak bilir. Andijan, Koron’da yaşayan Şırdakbek adlı Kırgız hanının ünü her tarafa yayılan Bozcorgo’su ile onun Kalmak hanı ile olan savaşı, özellikle değer verdiği güzel eşi Sulu’nun ikiyüzlülüğü, Şırdakbek’in Bozcorgo’sundan ayrılışı anlatılmaktadır. Kırgızistan’da geniş bir coğrafyada bilinen bu destanın eşmetinlerinde bazı farklılıklar vardır. “Bozcorgo” ezgisi, Arstanbek, Erke Sarı, Kara Moldo gibi büyük komuzcuların anlatması ile günümüze ulaşmıştır. Destandaki Bozcorgo o kadar ünlüdür ki halk arasında “Şırdakbek’in Boz jargosu gibi” sözü deyimleşmiştir.
Destanın dört eş metni vardır ve mensur olarak anlatılır. Destanı, A. Vişnegorskiy, Eşkoco adlı ilçede derleyip yayınlamıştır. I. Abdrahmanov tarafından derlenen metinde olay, Kokon’da değil, Narın bölgesinde geçer. 1974 yılında Cancigit Kazakbayev, Ömükeev Abdı’dan derlediği metni, İlimler Akademisi’nin El Yazmalar Vakfı’na teslim etmiştir.
Destanda önemli bir husus da hain kadın motifinin vurgulanmasıdır. Şırdakbek’in eşi ihanetinin cezasını hayatıyla öder. Kırgızların Colaykan’ında da kahramanın kız kardeşi Kardıgaç, Kalmak Karaça ile evlenmek için anlaşır, abisi yokken Coloy’un halkına baskın düzenler.
Aynı husus başka Türk boylarının eserlerinde de yer alır. Sözgelişi, Altaylıların “Altay-Buuçay” masalında Altay-Buuçay’ın eşi Altın-Tana’nın, kız kardeşi Altın-Sırga’nın kahramana, kendi halkına ihanet Aramay ve Çaramay aynı davranış içinde görülür.
Destanın özeti şöyledir:
Cazı’daki Kıpçak halkını yöneten Teyitbek Han’ın oğlu Kurmanbek yönetmektedir. Öldüğünde oğlu Seyitbek, altı yaşındadır. Seyitbek’i, Kurmanbek’in arkadaşı olan, Kaşkar’ın hanı Akkan büyütür. On sekiz yaşına gelen Seyitbek’i, Kurmanbek’in yiğitlerinden olan Zayirbek halkına götürür. Halkı, Seyitbek’i han seçer. O babasının intikamını almak için Kalmaklara savaş açar ve Dölön Han’ı öldürür. Sonra Kaşkar’ın kervanbaşı olan Kamilcan’ın Möl adlı kızı ile evlenir. Möl hamileliğinin üçüncü ayında aş ermeye başlar, canı kaplan ve pars eti ve pars kalbi ister. İstedikleri bulunamayınca kadın yemek yiyemez ve yataklara düşer. Kocası Seyitbek, buna çok üzülür. Halkını toplayıp onlara bir pars vurmaları için emir verir. Kendisi de halkın önüne düşer ve pars avına çıkarlar büyük gürültüler çıkarırlar. Avcılar üç parsı vururlar üçünün de kalbini çıkarırlar. Seyitbek övünerek bunları eşine getirir. Pars etleri pişirilir. Kadın, pars kalplerinin üçünü de tek başına yer. Aşermesi geçer. Üç gün boyunca uyur. Dokuz ay tamam olur, kadının doğum sancıları başlar. Ebe kadınlar gelir. Şaman ve baksı gelir. Kadın tedavi edilmeye çalışılır. Möl, acılara dayanamaz kendinden geçer. Bu sancılar dokuz gün sürer, Seyitbek de şaşkın şakın dolanır. Sonunda doğum gerçekleşir. Müjdeciler Seyitbek’e haber getirirler. Çocuğun erkek olduğunu ve iki elinde de kan tuttuğunu söylerler. Seyitbek, müjdecilere kaftan, ipekli elbiseler ve atlar hediye verir. Seyitbek, adadığı yedi kısrağı keser, kadınları doyurur. Daha sonra da doksan at keserek büyük bir ziyafet verir. Çocuğun adını ‘Şırdakbek’ koyar. Ziyafete katılan halk hayır dua da bulunur ve Şırdak’ı överler.
Kalmaklar ile savaşırken bu kez Seyitbek vefat eder (Geniş özet için Bkz. Seyitbek). Babası öldüğünde Şırdakbek sekiz yaşındadır. Seyitbek’in vefatından bir yıl sonra da karısı Möl vefat eder. Çocukları Şırdakbek, ortada kalır.
Şırdakbek, on beş yaşına geldiğinde, rüyasında bir pir görür. Pir ona: “Kebez-Too ile Ken Kaşkar’ın ortasında Ala-Köl adlı bir göl vardır. Oraya gidip bir at kes ve kanını etine sürüp bekle. Oraya tayı ile birlikte bir kısrak su içmeye gelir. Hemen o kısrağı yakala. Annesinden ayrılıp uzak gidemeyen tay, geri döner. Tayı yakalayıp kısrağı serbest bırak. Evinde kimseye göstermeden dört yıl besle. O at sana uğur getirecek.” deyip gözden kaybolur. Bu tay altı ay yol yürüse dahi yorulmayacak bir hayvandır. İhtiyar, Şırdakbek’e bu atı elde etmesi durumunda bir dev olacağını söyler. Bu ata bindiğinde bahtının açılacağını, düşmanından bile hiçbir kötülük görmeyeceğini söyler.
Aradan zaman geçer, Şırdakbek’in rüyası gerçekleşir. Allaha güvenerek yola koyulur. On gün yürür. Çölün kenarına gelir azıcık yol yürür ve kuyunun kenarına gelir, kuyunun suyundan içer, dikkatini toplar. Etrafına bakınca rüyasında olduğu gibi kuyunun bir sahibi olduğunu görür. Kuyunun kenarında at izleri vardır. Şırdakbek, Allah’a dua eder ve üç gün orda bekler. Üç gün sonra anasıyla tay gelir. Şırdakbek, tayın eline geçmesi durumunda yitirdiği itibarını tekrar kazanacağını düşünür. Hemen tayın üzerine atlar yular takarak onu zapt eder, gem takar. O sırada tayın anası boz kısrak gözden kaybolur. Şırdakbek, tayı yedeğine alır, kimseye sırrından bahsetmeden geri döner. Atını yemler, arpayla besler ve onu alıştırır. Atının üstüne değerli çul örttürür. Boynuna muska taktırır. Şırdakbek, Seyitbek’in yerini alıp boz bir atı olduğu için gönlü hoş olur.
Şırdakbek, yetiştirdiği Bozcorgo’suna binmeye başlar. Bozcorgo’nın Kırgız ve Kalmak halkı içinde ünü artar. Yanına kırk yiğit alır. Hanlığını ilan eder. Bu dönemde Şırdak’la boy ölçüşecek kimse kalmaz.
Kalmukların, Kırgız halkına saldırdığı bir sırada Şırdakbek, sefere hazırlanır. Tüfeklerden en iyilerini seçer. Yanına bin kişi alır. Ancak Şırdakbek, kimseye ne yapacağını söylemez Çolak Kayın kenarına gelir. Burada bir kale yaptırır. Han Şırdak’ın karşısındaki Kalmuk Han’ı Saltan, korkup kaçar. Kalmuk Hanlarıyla bir toplantı yapar ve durumu onlara anlatır. Amursan adlı Han da bu durumdan çok korkar. Kontaacı’ya mektup yazar.
Bu sırada Han Şırdak bir yıl hazırlık yapar. Sarayını bitirir. Kalesini yaptırır. Kalesinin etrafına kanallar yaptırır. Kanalları su ile doldurur.
Şırdakbek’in atıyla ilgili de çok hikâye anlatılır. Şırdakbek bir de hanımına çok düşkündür ve onun sözünden hiç çıkmaz. Bir gün hanımı Şırdakbek’ten atına binmek istediğini söyler, Şırdakbek buna izin verir. Ancak hanımı şımarık bir hanımdır. O sırada Kalmakların başında bulunan Şıgay Han, adam gönderir ve kendini kadına övdürerek onun aklını çeler. Şımarık kadın aldanır ve Şıgay Han’ı arzulamaya başlar.
Aslında Şıgay Han’ın kırk karısı vardır. Onların içinde Şiktürkün adlı eşi çok kurnazdır. Günlerden bir gün Şıgay Han: “Benim siyah yorgam dünyanın en yürük atıdır.” der. Şiktürkün “Kıpçak Hanı Şırdakbek’in Bozcorgo’su, sizin siyah yorganızdan daha üstün.” der. Şıgay Han, buna çok kızar, karısının saçını ve sağ elinin beş parmağını kesip; “O zaman Şırdakbek’e git.” diyerek kovar. Kadıncağız Şırdakbek’in yanına gelir. Şırdakbek, onun yurdunda kalmasına izin verir.
Aradan iki yıl geçer. Şiktürkün; ” Eğer Bozcorgo’yu çalıp Şıgay Han’a götürürsem, belki beni affeder.” deyip atı çalmaya kalkar. O sırada Şırdakbek’in yiğitleri bu kadını yakalarlar ve doğruca hanlarına götürürler. Şırdakbek de onun diğer beş parmağını keser ve yurdundan kovar. Şiktürkün, Şıgay Han’a gelir olup biteni anlatır, Bozcorgo’yu yine över. Şıgay Han gerçekten de öyle mi, değil mi diye yorgayı satın almak ister. Karısı Şiktürkün’ü elçi olarak gönderir. “Şırdakbek’e gidip söyle, Bozcorgo’yu bana satsın.” der.
Şırdakbek, Şıgay Han’ın teklifini duyunca elçi olarak gelen Şiktürkün’i; “Git hanına söyle, benim yorgamın fiyatını tüm Kalmaklar bile ödeyemez. Şıgay Han çok istiyorsa, üç yılda yeni şehir inşa etsin. Şehrin kapıları altın ve gümüşten olsun. Kapılarının önünde 6.000 beyaz kuzu bağlı olsun, onların rengi ve yaşı aynı olsun” der. Şıgay Han bunları duyunca: “Şehiri yaptırayım, ama aynı yaşta ve aynı renkte olan altı bin kuzuyu ben nereden bulacağım.” der. Bunun üzerine Şiktürkün; “Siz önce şehri yaptırın. Bitirdiğinizde toy düzenleyip Kırgız ve Kalmakları davet edin. Şırdakbek de Bozcorgo’su ile gelir. O zaman hile ile Bozcorgo’yu yakalarız.” der.
Şıgay Han, şehrin inşasını bitirir. Herkesi eğlenceye davet eder. Şırdakbek de Bozcorgo’su ile davete gelir. At yarışı yapılır. Bozcorgo ve Şıgay Han’ın siyah yorgası haricinde, yarışa katılan bütün yorgalar ölür. Yarışın sonuna doğru
Kalmaklar, Bozcorgo için altmış metre derinliğinde çukur kazar ve üzerini de kumaşla örterler. Ancak Bozcorgo, o kısmı uçarak geçer ve birinci gelir. Sonuca çok sevinin Şırdakbek, Sıyadat adlı şairi atını övmesi için tehdit eder. O da şiirlerle Bozcorgo’yu över ve yarışta birinci geldiğini söyler. Şıgay Han ona, Bozcorgo’nun çoktan çukura düştüğünü söylerse de hakikati öğrenir.
Şırdakbek evine gelir. Eşi Sulu, içinden; “Demek Şıgay Han, kocamdan daha güçlü.” diye düşünür. Gizlice Bozcorgo’ya binip Şıgay Han’a gelir. Şıgay Han, kadına ne amaçla geldiğini sorar. O da kendisini tanıtır ve kendisini arzuladığı için oraya geldiğini söyler. Şıgay Han, kırk tane binilmemiş genç kısraklar toplar. “Eğer kim kocasını aldatırsa, sonu böyle olacak.” diye Şırdakbek’in karısını Sulu’yu kısrakların kuyruğuna bağlayıp koşturur. Sonra Şırdakbek’in kırk yiğidini çağırıp; “Bozcorgo’yu alın hanınız Şırdakbek’e götürün.” der. Bozcorgo’suna kavuşan Şırdakbek Kalmak hanının yapmış olduğu centilmenlikten etkilenip bizzat kendisi Bozcorgo’yu Kalmak hanına gönderir. Şırdakbek korktuğu için bir daha evlenemez. Aradan bir yıl geçer. Çağayhan dostu Şırdakbek’in evlenmesini ister. Alıkbek’in kızıyla Şırdakbek’i evlendirmek ister. Kızın mihri verilir ve kızla Şırdakbek evlendirilir.
Dr. Doğan Kaya
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...