MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Günün Şiiri: Haftanın Şiiri: Ayın Şiiri: Günün Yazısı: Haftanın Yazısı: Ayın Yazısı:
TOLTOY DESTANI ve ÖZETİ ( Kırgız Destanı ) Dr. Doğan Kaya
Ekleyen : ESA , 20 Ocak 2018 Cumartesi Beğen
TOLTOY   DESTANI ve  ÖZETİ ( Kırgız Destanı )  Dr. Doğan Kaya
Dr. Doğan Kaya
 
Kızıl-Suu Kırgızları arasında sözlü olarak yayılan kahramanlık destanıdır.
Toltoy’un Semetey destanın bir bölümünde Toltoy ile Çınkoco tipleriyle geçer. Destancıların halk arasında bu adla anlattıkları bir destan yoktur. Cusuf Mamay’’ın ağabeyi Balbay tarafından derlenerek yazıya aktarılmıştır (1916-1930). Çin’deki devrim sırasında Balbay suçsuz yere hapse alındığında derlediği Toltoy destanı da kaybolmuştur. Fakat bu el yazmasını daha önce okuyup hafızasına alan Cusup Mamay destanı tekrar yazdırmıştır. Cusup Mamay’ın varyantına göre, Toltoy destanı “Toltoy’un çocukluğu”, “Toltoy’un kahramanlık işleri”, “Çınkoco’nun Toltoy’u kandırması” ve “Toltoy’un yanılması” diye dört bölümden oluşmaktadır.
Bizdeki birçok epik hikâyelerdeki Kurmanbek, Er Tabıldı, Canış, Bayış, Canıl Mırza gibi hikâyelerin önde gelen kahramanları Kırgız topraklarına göz koyan Kalmuk hanları ile savaşırlar. Toltoy ise, Kırgızlarla komşu olarak yaşayan Kızılbaş, Türkmen, Kalmuk, Çüvçüt, Şibe vs. kavimlerle mücadele eder.
Kızıl-Suu’lu Kırgızlar’da anlatılan Toltoy, yaptığı seferler neticesinde halk kahramanı olarak tasvir edilir. O sadece kahramanlık gücünü Cediger halkının huzuru için harcamaz, bununla birlikte bütün Kırgız halkının huzurunu korumak için çaba gösteren kahramanlardan biridir. Onun asıl amacı, bütün Kırgızların bağımsızlığı huzuru için, mücadele etmek, vatanı ve halkın düşmanlardan korumak, halkın barışta yaşamasına sağlamaktır
Cusup Mamay eşmetninin özeti şöyledir:
Ceti-Suu adlı yerde yaşayan Cediger kavminin Bağış adlı hanı, Bağış’ın da Toltoy adlı hareketli ve hünerli bir oğlu vardır. Toltoy avlanmayı çok sevdiği için bir şehirde fazla durmaz, sık sık ava çıkar.
Birgün yine Toltoy’un canı, ava gitmek ister. Atı, Surkoyon’a binip eline kartalı kondurup, yanına tazıyı alıp ava çıkar. Bir kaç gün geçtikten sonra güzel bir yaylaya gelir ve orada ceylan, maral, geyik, tilki, kurt, kaplan, dağ keçileri gibi çeşitli av hayvanlarını görür
Öğle vakti dinlenip yatarken, Kızılbaş halkının Bahadırı Kontukçu gelir, kartalı görünce çok şaşırır ve yanındaki bahadırı da tanıyamaz. Bahadırın yanına gelip selâm verir. Toltoy ise, selâmına cevap vermeden ona, kim olduğunu, kendisine ve kartalına niçin dikkatli dikkatli baktığını sorar.
Kontukçu, bu kartalın nasıl avlandığını merak ettiğini söyler. Bunun üzerine Toltoy, yanında birkaç gün gezerse nasıl avlandığını gözüyle görebileceğini söyler. Aslında Kontukçu’nun niyeti kötüdür. Birkaç gün sonra Toltoy’u öldürüp kartalını elinden almak niyetindedir.
Ertesi gün birlikte ava çıkarlar. Toltoy, elindeki kartalı bırakır. O, anında tilki, geyik, ceylanlara doğru uçar ve her hayvandan dokuz tane öldürür. Bunu gören Kontukçu’nun ağzı açık kalır. Bununla da kalmaz on altı ayı ve altı tane de dağ sıçanı yakalar. Toltoy ve Kontukçu öldürülen hayvanları toplarlar. Bir tane büyük geyiği de pişirip yerler. Bu arada iki avcı daha gelip onlara katılır. Birlikte av avlayıp, eğlenirler. Kontukçu; “Avlamak için buradan da güzel yer var. Haydi, sizleri oraya götüreyim. ” der ve onları gidildiğinde dönülmeyecek dağların götürür. Kendisi ihtiyarlığını bahane edip bilerek geride kalır. Onlar yolu şaşırırlar ve karlı, sisli dağın arasında kalırlar. O zaman Toltoy, tazısının sayesinde diğer iki avcı ile birlikte, oradan yaylaya gelmeyi başarır. Toltoy, Kontukçu’nun yaptıklarından şüphelenmez.
Aradan 30 gün geçer Kontukçu, Toltoy’u öldürmek için fırsat kollamaktadır. Bir gün Toltoy sabahtan aksama kadar av avlayıp yorgunluktan uykuya kalır. Kontukçu fırsatı kaçırmayıp elinde kılıcıyla Toltoy’a doğru yürür. O zaman Toltoy’un atı Surkayan kişnemeye başlar. Kartalı şiddetle Koptukçu’nun göğsüne pençe atar, tazı ise baldırını ısırır. Kontukçu, sesten uyanan Toltoy’a elindeki kılıcı ile kendisini sokmaya çalışan yılanı kovalamak istediğini söyler.
Aradan iki gün daha geçer. Koptukçu’yu arayan yüz 100 adamı, gelip onu bulur. Bir müddet sonra da yanlarına heybetli, ak sakallı Kamangil kavminden bir bahadır gelir ve üç yılda bir buraya av avlamaya geldiğini söyler. Kontukçu, onunla çarpışır ve atından düşürür. Tam öldüreceği sırada Toltoy, onu öldürmemesini zaten ölüm saatinin yakın kaldığını söyler. Kontukçu, öfke ile gönlünden geçeni itiraf eder; “Biraz sonra senin de sıran gelecek. Seni de halkını da yok edeceğim. ” der. Buna kızan Toltoy, onu attan fırlatıp, Kamangil’i bindirir. Kimseye borçla kalmak istemeyen Kamangil, Toltoy’la savaşır. Toltoy, Kamangil’i öldürür. Bunları gören Kontukçu, Toltoy’un Bahadırlığından korkar ve yanına yaklaşıp biraz önce dediklerinin şaka olduğunu söyler, Toltoy’u sözlerine inandırır. Toltoy avladıklarını eşit olarak böler.
Kontukçu, yine bir gün Toltoy’u öldürmeye kalkar. Atı, kartalı ve tazısı yine ona engel olmaya kalkar. Bunları fark eden Toltoy, Kontukçu’yu öldürüp bütün avladıklarıyla Ceti Suu’ya doğru yola çıkar. Yurduna yaklaşınca Karezgi adlı birinin Oş’u talan ettiğini, Ceti Suu’yu da kendisine itaat ettirmeye çalıştığını öğrenir.
Toltoy’un babası Bagış, ihtiyarladığı için Karezgi’nin karşısına çıkar. Tek başına yola çıkıp önce Oş’a gelir. Oş halkına kendisini tanıtır ve kendilerini Kalmaklardan kurtarmaya geldiğini söyler.
Bu sırada bulundukları yere ganimet almak için on beş Kalmak gelir. Toltoy onları öldürür. Yanına bir yiğit alıp Kaşgar’a doğru gider. O sırada Karezgi’yi Ceti Suu’ya gönderen Konurbay’ın kardeşi Koronkır, Kaşgar’da misafirliktedir. Toltoy, Koronkır’a elçi gönderir ve halkından aldıklarını iade etmesini ister. Koronkır bu kızar, 900 asker ile Toltoy’un üstüne gelir. Savaş başlar. Toltoy hepsini kılıçtan geçirir. Koronkır’ı da öldürür ve ganimetleri at ve deveye yükleyip Oş’a götürür.
Bunları duyan Karezgi 5000 asker ile Toltoy’un üstüne gelir. On dört gün sonra Toltoy’a yetişir. Toltoy tek başına savaşa girer. Önce Karezgi’nin bahadırı Tabık ile karşılaşır, onun kafasını balta ile keser. Sonra Talbık’ı öldürür. Üçüncü de Karezgi’nin kendisi Toltoy’un karşısına çıkar. İkisinin karşılaşması on beş gün sürer. Balta mızrak ile savaşırlar. Nihayet Toltoy, Karezgi’yi atından fırlatır ve bacağını kırar ve yarı ölü çöle bırakır. 5000 askeri kırıp geçirir. Oş’a getirdiği ganimetleri halka dağıtır. Halkın duasını alan Toltoy, Ceti Suu’ya geri döner.
Toltoy, günün birinde korkulu bir rüya görür. Rüyasında bir yabani domuz ile savaşır. Hiç gücü yetmez. Tek domuzun yanında birden beş domuz peyda olur. Onları zorla yener. Karşısına birisi çıkar ve altı yabani domuzu ona vermesini rica eder. Toltoy onları adama bırakıp yoluna devam eder. Giderken yolda ay karşısına çıkar. Ayı eline alıp kucakladığı zaman ay paramparça olur. Toltoy, bağırarak rüyasından uyanır.
Bahadır; “Böyle evde oturmam doğru değil, belki benimle savaşmaya hazırlanan düşman vardır. Gidip o düşmanla da savaşayım. Yolda bulduğum ay belki de benim evleneceğim kızdır. Yaşım da yirmiye yaklaştı. Yola çıkayım.” deyip yola çıkar. On iki gün geçtikten sonra bir dağa gelir. Orada altı at yanlarında da uyumakta olan altı kişi görür. Bahadır onların uyumasını bekler. Rüyasında gördüğü altı yabani domuzun bunlar olduğunu düşünür. Altı kişi uyanır ve Toltoy’u görürler. İçlerinde adı Kerkimat olan, Toltoy’a kendisini tanıtır. Çürçüt halkından olduğunu söyler. Kamangil yeğeni ve Kızılbaş halkının hanı Kontukçu, kayın biraderidir. Yanındaki beş kişiden ikisi oğludur, diğer üçü de Kontukçu’nun oğulları olduğunu ilave eder ve Toltoy’un halkını üstüne gittiklerini söyleyip ardından kendisinin kim olduğunu sorar. Toltoy, hiç korkmadan kendisini tanıtır. Kontukçu’nun iki oğlu babalarının intikamını almak için öne çıkar. Kerkimat; “Ben hepinizden büyüğüm ve Toltoy ile ben savaşacağım.” diyerek öne çıkar. Savaş başlar. Toltoy, Kerkimat’ı öldürür, ancak diğer beş kişi Toltoy’u yaralarlar.
Atı Surkayan, Toltoy’u insanın ayağı basmayan dağa götürür ve sahibini kurt ve kaplanlardan kendisi korur. O günlerde oralardan geçmekte olan Kökküçük adlı bir delikanlı, Toltoy’a rastlar. Toltoy’a; “Kendim Kırgız kavmindenim. Merkitbay’ın kızı Cemişcan’a âşık oldum, ama kızın babası çok kalın istiyor, kızı bana vermiyor.” der. Toltoy onun iyi niyetli delikanlı olduğunu anlayıp Kökküçük’le arkadaş olur. Kökküçük, Toltoy’u seksen gün onu besleyip eskisinden de güçlü kuvvetli hale getirir.
Birgün Toltoy, Kökküçük’ü Kerkimat’a gönderir. Kökküçük, gider ve haberlerle geri döner. Kerkimat Kızılbaş halkından 3. 000, Türkmenlerden 2. 000, atlı askerlerden 7. 000 ve toplam 10. 000 askerle Toltoy halkına savaş açmaya hazırlandıklarını söyler. Toltoy, Cediger halkından 1. 000 asker alıp onların karşısına çıkar. Yedi gün savaş olur. Savaş sonunda Toltoy galip gelir. Arkadaşı Kökküçük de sevgilisi Cemişcan’a kavuşturur.
Toltoy, Ceti Suu’ya dönünce evlenme zamanı geldiğini düşünür. Kızıl-Kıya denilen yerin hanı Batay Han’ın Baytoru adlı bir kızının olduğu haberini alır. Babasının arkadaşı Bayteke ile Kızıl-Kıya’ya gider. Orada Bayteke’yi Batay Han’a elçi olarak gönderir. Batay, şartını söyler. Baytoru yiğit ve güçlü bir kızdır. Ancak kendisini yenen biriyle evlenebileceğini söyler. Bugüne kadar birçok bahadır Baytoru’yu yenememiştir. Bunların içinde Konurbay da vardır. Toltoy, şartı kabul eder. Baytoru ile karşılaşır, Toltoy galip gelir. Toltoy’la Baytoru evlenirler.
Aradan bir kaç gün geçtikten sonra Şibe halkının Çakay adlı Han’ı sayısız askerle Baytoru’yu istemeye Kızıl-Kıya’ya gelir. Ancak yolda birisinden on beş gün önce Baytoru’nun Toltoy ile evlendiğini öğrenir. Çakay, Batay Han’a savaş açar. Toltoy önce Çakay’ın pehlivanı Celkötön ile sonra da Seksokey ile tutuşur. İkisinin de kafasını kılıçla keser. Bunlara şaşıran Çakay kendisi meydana çıkar. Toltoy’la Çakay üç gün mücadele ederler. Bu arada Çakay’ın yedi tane sihirbazı boş durmaz, hünerlerini gösterip Batay Han’ın yurduna sel getirir. Ancak Baytoru dua ile suyu dondurur. Üç gün boyunca sihirbazlarla Baytoru sihirlerini ortaya koyarlar. Mücadele sırasında Çakay’ın sihirbazı, yine sihir yoluyla Toltoy’u ve Batay’ı 100 metre derin hendeğe atar ve karısı Baytoru ile evlenme hazırlığına başlar. Çakay, Baytoru’yu kendisiyle evlenmezse öldürmekle tehdit eder.
Toltoy zindanda iken Almabet ve Manas’ın sadık arkadaşı sihirbaz Atala, ona yardım eder ve zindandan çıkarır. Toltoy, gidip birden Çakay’ın karşısına dikilir. Onun çoktan öldüğüne inanan Çakay, Toltoy’u karşısında görünce şaşırır. Toltoy, Çakay’ı savaşa davet eder. Bu arada Toltoy’un sesini duyan Baytoru da ipleri koparıp dışarı çıkar ve savaşa girer. Çakay’ı yenen Toltoy ganimetleri alıp halka dağıtır ve yurduna dönmek için yola çıkar. Yolda Manas Bahadır’ın kardeşi Çınkoco ile karşılaşır. Yanındaki ganimetlerin birçoğunu ona verir ve Çınkoco ile Toltoy dost olurlar.
Toltoy, Ceti-Suu’ya gelince babasının avda olduğunu öğrenir. Bir zaman sonra Bagış avdan döner, ancak rahatsızdır. Bagış, yataklara düşer ve öleceğini anlar. Oğlu Toltoy’u yanına çağırıp “Ben bu hastalıktan öleceğim. Oğlum sana vasiyetim ben öldükten sonra, kara aşımı verme, Manas’ın oğlu Semetey ile savaşma, Koşoy’un oğlu Calgızek ile iyi arkadaş ol. Bir sıkıntın olduğunda mutlaka Semetey’a, Bakay’a danış.” diye vasiyette bulunur ve çok geçmeden de vefat eder. Bayteke, Toltoy, Çınkoco Bagış’ı defnederler.
 
Toltoy, babası için kara aş (ölü yemeği) hazırlar. Yemeğe Horasan, İsfahan, Afganistan, Buhara, Şanhay’ın hanları davet edilir. Çınkoco’nun sözüne kanan Toltoy, Semetey ile Calgızbek’e haber vermez. Çınkoco iki sebepten Semetey’i sevmemektedir. Birincisi; ondan çok korkmaktadır. İkincisi de; Şaatemir’in kızı Çaçıkey’i sevmektedir ve bu kız Semetey ile evlenmiştir. Bu yüzden Çınkoco, Semetey’e karşı kin beslemektedir.
Kara aşa çağırılmadığı için Semetey darılıp gelmez. Bu arada davetli olmadığı halde Çin’in hanı Konurbay da yanına 6. 000 asker alıp şehir dışına gelir. Şayet son defa da olsa davet edilmezse, Toltoy’un üzerine saldırmayı düşünür. Kavgaya karşı olan Çınkoco, Konurbay’ın yanına gider, dokuz mızrak, bin kılıç, altı aygır, yüz bin altın hediye eder ve onu kara aşa davet eder. Kara aşın dokuzuncu günü halk evine döner. O gün Konurbay, Toltoy’un yayladaki koyunlarını çalmaya kalkışır. Bundan haberi olan Toltoy savaş açar. At yarışmasında birinci olan Surkoyon’un ve o yarışmaya katılan Baytoru’nun aygırını çok yorgun halde gören Konurbay, bu fırsatı kaçırmaz, Baytoru’ya ateş edip oradan kaçar. Baytoru oracıkta yerinde vefat eder. Bagış’ın kara aşı, Baytoru’nun ölümü ile sonuçlanır.
Çınkoco’nun Akkoyun adlı güzel bir kız kardeşi vardır. Kıza Semetey’in çorosu Külçoro âşıktır. Fırsatını bulup kızı kaçırır. Çınkoco; “Kardeşimi düğün yaparak sizlere veririm.” diyerek Akkoyun’u geri alır, Talas’tan Toltoy’un şehrine göç eder. Çınkoco, kız kardeşi Akkoyon’u Toltoy’a vererek tekrar onun güvenini kazanır ve fırsat buldukça, Toltoy’u Semetey aleyhine kışkırtır. Toltoy’a şu şartı ileri sürer: “Akun Han’ın Ayçürök adlı kızı var. O, Semetey’in beşikkertmesidir. “Semetey kıza layık değil. Gidip bu kızı kaçıralım.” der. Toltoy, bunu kabul etmez. Çınkoco darılıp uzun zaman şehri terk eder. Bunun üzerine Toltoy, Çınkoco’nun teklifini kabul eder.
Sayısız asker ile Akun Han’ın şehrine yola çıkarlar. Şehre gelince, elçi olarak Kalıbek’i Akun Han’a gönderirler. Kalıbek, ne amaçla geldiklerini beyan eder. Onu sabırla dinleyen han; “Ben kızımı Toltoy ile Çınkoco’ya vermem, onun beşik kertmesi var. Üstelik kalın da almıştık.” der. Elçi bu haberi Toltoy ve Çınkoco’ya iletir. Çınkoco, Ayçürök’ü almakta kararlıdır, gerekirse savaşacağı haberini gönderir. Bunları duyan Ayçürök, bir mektup yazarak doksan gün içinde evlenebileceğini ve buna göre hazırlık yapmalarını bildirir. Aslında bu satırları onları kandırmak ve oyalamak için yazmıştır. Bunları okuyan Toltoy ve Çınkoco yaptıklarına utanır ve düğün hazırlığına başlarlar
Bu arada çareler arayan Ayçürök, ak kuğ donuna girerek Semetey’in şehrine doğru uçar. Oraya vasıl olduğunda Semetey’in beyaz sungurunu kaçırıp yurduna geri döner. Sunguru Ayçürök’ün kaçırdığını duyan Semetey, Kançoro ve Külçoro ile onu bulmaya yola çıkarlar. Akun Han’ın şehrine gelince Ayçürök onlar için özel ev hazırlatıp, onları orada bekler. Onlar o eve yerleşir ve Ayçürök olup biteni anlatır.
Ayçürök’ün verdiği gün yaklaşınca Toltoy yine Ürgenç’e gelir ve hana geldiğini haber verir. Toltoy, Külçoro ile karşılaşır ve çarpışırlar. Toltoy, on üç yaşındaki Külçoro bahadırdan kaçar.
Toltoy, Çınkoco’ya; “Semetey’le ile barışalım, onlar ile savaşmanın hiç bir anlamı yoktur. Ben bu işin sonunu iyi görmüyorum.” der. Çınkoco çok kızar ve yiğitliği ispatlamanın zamanı geldiğini söyler. Çınkoco, ağır sözler söyler ve Toltoy’u kandırır.
İki taraf savaşmaya başlar. Çınkoco, Akun Han’ın tüm askerlerini öldürür. Çok geçmeden Çınkoco, Semetey’i de yaralar. Yaralı Semetey mağaraya saklanır. Külçoro ortalıktan kaybolan Semetey’i aramaya Kançoro’yu gönderir. O mağarada yatan Semetey’i görür. Semetey’in durumu hiç de iyi değildir.
O sırada Külçoro ile Toltoy savaşmaktadır. Çok geçmeden Külçoro, Toltoy’u öldürür. Semetey Toltoy’un ölümüne üzülür. “Zavallı bahadır! Sen Çınkoco’nun söylediklerine inanıp yolunu şaşırdın. Hiç bir zaman benim düşmanım değildin. Biz hep kardeştik ve böyle devam edecekti!” der. Bizzat onu Ceti-Suu’da defneder.. Sonunda da Ayçürök ile evlenip halkına döner.
Semetey destanında, Toltoy’un Kıyaz adlı bir oğlu olur. (Toltoy destanında ise, Toltoy’un çocuğu olmaz. Halk küçük kardeşi Kıyaz’ı onun oğlu zanneder.
Dr. Doğan Kaya
 
Dr. Doğan KAYA, KIRGIZ DESTANLARI, SALKIMSÖĞÜT Yayınları: I. Baskı Ankara 2015

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...