AY BALKIMIŞ OVAYA

Ekleyen : Süleyman Karanfil , 22 Aralık 2018 Cumartesi aaa Beğen 6

Unuttun mu aleyçikten çıkıp da,
Kıngırıça bindiğimiz yurtları.
Şu gönlüme güçyetenlik edip de,
Sensiz goyup, gelmediğin sırtları.

Çiğillinin köpekleri ürüyo.
Yayan galmış, köyden beri yürüyo.
Danaları yayılıma sürüyo.
Soyka çıksın, uyandırma yadları.

Acı kokar, yavşan otu derede.
Emlik guzularım gelmez nerede.
Yaz gelmeden, şememeler ere de.
Sıtaramın bende saklı adları.

Işkın sürer, ışkınlıkta dal verir.
Karamıklar dişkayada bel verir.
Ay alası gözlerinden, gül verir.
Kaymak gibi dürümünde tadları.

Topakev’in duldasına oturdum.
Yavukluma gümüş cebe götürdüm.
Senin için, bağrımda gül bitirdim.
Guytuluk da külbastıdır etleri.

İba düşmüş, yassıyurt da çimene.
Domur domur kömür gözler kime ne.
Mektubunu yazdırdığın şemene.
Işmar etme, muhanete dertleri.

Ay balkımış, gece vakti ovaya.
Üveyikler tünedimi yuvaya.
Keklik yumurtası kırmış tavaya.
Köremezde tatlı olur sütleri.

Boy veriyor, gökçe gülün goncası.
Ne hoş olur dört yapraklı yoncası.
Kandil alevinde, yürek kancası.
Yıkar gelir kavi olan setleri.

Bazı yöresel kelimelerin anlamları ;





Aleyçik : Türkmenlerin yaylada kullandıkları seyyar barınak
Guytuluk : Yemek pişirilen,etrafı taşlarla çevrili ocak
Arkaç : Küçükbaş hayvanların yattığı yer.
Yoz : Erkek ve sağılmayan küçükbaş hayvanlar
Evelik :Labada da denilen, sarma sarmakta kullanılan bitki.
Işmar : Açıklama, bildirme
Sitil : Bakraç türü, küçük helke
Emlik : Yeni doğmuş küçük kuzu
Garyatağı :Ağustosun sonuna kadar karların kaldığı yer
Havas olmak : Sevmek, aşık olmak
Şelek : Kuru odunların bağlanıp, sırtta taşınacak kadarı
Kenger : Sakız yapıılan bitki kökü
Çerçi : Yaylalarda satış yapan küçük esnaf(Satıcı)
Kıngırıç ; Konar-göçerlerin yaylalarda vakit geçirmek için ağaçlardan yaptıkları ,üzerine binerek döndükleri düzenek.
Yurt ; yaylaya çıkan göçerlerin topluca kaldıkları yer, oba
Sırt ; yokuş yukarı
Çiğilli ; her sene kondukları yurt adı,mevkii
Ürmek ; havlamak,
Yayılım ; hayvanların başıboş otlandıkları mera
Soyka ; Ölünün üzerinden çıkarılan giysi
Yad ; El,yabancı.
Yavşan ; makigillerden çiçek açan bir bitki
Şememe ; kavungiller familyasından olup küçük ve hoş kokulu kavun türü
Sıtara ; çiçek açan bir bitki,baht,kader anlamında da kullanılır.
Işkın; yaylalarda pınarların başlarında yetişen doğal bir bitki, ekşimtrak bir tadı vardır,kabuğu soyulup severek yenilir.
Karamık ; böğürtlen cinsi, tohumları tıpta solucan düşürücü ilaçlarda kullanılır, zehirli bir meyve.
Dürüm ; yufka ekmeği ile yapılan ve içine çeşitli yiyecekler konulan yiyecek.
Topakev ; Konar-göçerlerin  seyyar,kurulup sökülebilen barınakları
Dulda ; rüzgar almayan köşe
Yavuklu ; sözlü
Cebe ; genellikle gümüşten yapılan bilezik.
İba ; Çiğ
Yassıyurt ;yaylalarda bir yurt adı
Domur domur ; iri iri
Muhanet ; mert olmayan,kıymet bilmeyen.
Külbastı ; köz üzerinde pişirilen et ve türleri
Balkımak ; parıldamak,ışımak.
Üveyik ; serçegillerden bir kuş türü
Köremez ; Yaylalarda genellikle hareket halinde olan çobanların hazırlaması kolay yiyeceği (Çiğ keçi sütünün içine yoğurt karıştırılarak yenir)
Kavi ; sağlam,dirençli

 

Süleyman KARANFİL






Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Seferi (Nurcan Bedir Ören)
22 Aralık 2018 Cumartesi 05:25:23
“Cebe”yi öğrendim, üstünde “یادکار “yâdigar yazıyormuş. Ama bütün cebeler güzel yazılmamış. Kötü örneklerin yazısı okunmuyor. 😳...

ESA
22 Aralık 2018 Cumartesi 12:01:36
Işkın sürer, ışkınlıkta dal verir. Karamıklar dişkayada bel verir. Ay alası gözlerinden, gül verir. Kaymak gibi dürümünde tadları......................... Şiirlerinizin her biri hazine değerinde folklorik öğeler, göçer kültürden kalan muazzam bir kültür deryasının, gelenek ve unsurlarının meteryalleri ile dolu. Binlerce yıllık birikimin en son günlerini kayıt altına alan bu güzide şiirlerinizi takdirle alkışlıyoruz. Bu şiirlerinizin kıymetini hiç kimse bilmese bile bizler takdir edeceğiz. Sunduğunuz muazzam kültürel malzemelerin yanısıra Allah vergisi şairlik kudretinizin, mükemmel ahenk ve ritim sezginizin hayal kurma, imge tasarlama ve ifade etme yeteneğinin de farkındayız. Antolojimize katılmamanız ve Esas Der e dahil olmamakla hata ediyorsunuz. Hususi bir ricamız da şudur. Bu şiirde kullandığınız yöresel ağız da ve arkaik kültürde kalan kelimelerin tafsilatlı izahlarını şiirin altına not düşmeniz. Ben ölsem dahi bu sitenin ayakta kalacağını kaynak bilgilerimiz ile bu tür sayfaların yüz sene sonra daha da kıymet göreceğini unutmayın

Süleyman Karanfil
22 Aralık 2018 Cumartesi 21:07:36
Teşekkür ederim, Kusuruma bakmayın, tabi ki yöresel anlamlarını yazmam lazımdı. yazıyorum.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...