DAĞLARIN YOLDAŞI: KÖPRÜBAŞI

Ekleyen : M. Nihat Malkoç , 30 Ocak 2019 Çarşamba aaa Beğen 1
 
Köprübaşı’nda zaman açılır sonsuzluğa
Güler yüzle karşılar mihmanlarını doğa
 
Dağların kucağında dalar sonsuz uykuya
Serenatlar söylüyor gökte bulutlar suya
 
Ayrılıklar birikir bir hüzün heybesinde
Düne dair kederler yankılanır sesinde
 
Efsunlu cilvesini şehrayinler kıskanır
Madur dağına çıkan, kendini gökte sanır
 
Güzel insanlar göçtü binip de atlarına
Kuşlar da heves etti billur kanatlarına
 
Suların şırıltısı sonsuzluk bestesidir
Göklerde yankılanan aydınlığın sesidir
 
Fidanlı seher vakti uykusundan uyanır
Minarelerden ezan yüreklere dayanır
 
Derin uykularıma girer yemyeşil düşler
Hicranıma ilaçtır hayat dolu gülüşler
 
Harmantepe’de yere gül yağmurları düşer
Nedamet kazanında umudun aşı pişer
 
Kahvadüzü’nden seyret şehirlerin hasını
Kemençenin nağmesi siler yürek pasını
 
Güneşli kıyamdadır Kacalak eteğinde
Gurbetçiler hasreti taşıyor yüreğinde
 
Ağzındadır aslanın ekmek Köprübaşı’nda
Her gün bir yara alır yoksulluk savaşında
 
Gurbete düşenlerin gam dolar gözlerine
Hüznün payı karışır ateşten sözlerine
 
Yoluna revan olmuş içimde deli taylar
Ahşabın gölgesinde can çekişir saraylar
 
Hüzünle dostluğumuz asırlarca sürecek
Bu şehir yüreklerden nice güller derecek
 
Senden yadigâr bana saçlarımdaki aklar
Yolların kavşağında sana koşar ayaklar
 
Tasayı ve elemi gönlünden dışarı at!...
Taze bir başlangıçtır Çifteköprü’de hayat
 
Yaralı gönüllerin titrerken dudakları
Gündoğan’da seyreyle kıpkızıl şafakları
 
Tespih tanesi gibi dağılır hatıralar…
Gurbette sıla hüznü yürekleri yaralar
 
Lâzutlar tarlalarda büyür kehribar gibi
Şirin Köprübaşı’nda her mevsim bahar gibi
 
Beklemek ateşten kor, yüreğim intizarda
Güneşin yangınına şahit ol Akpınar’da
 
Köprübaşı’nda doğa rengârenk kanaviçe
Sabaha selam durur Göneşera’da gece
 
Hasretin şavkı vurur hüzünlü bakışlara
Ev sahipliği yaptın nice ağır kışlara
 
Köprübaşı mehtapla sırlarını paylaşır
Umutları, yarının ufuklarına taşır
 
Recep Yazıcıoğlu bu topraklarda doğdu
Merhum Adnan Kahveci makûs talihi boğdu
 
Bu patika yollardan nice yolcular geçti
Kimi ekmek derdinde, kimi Rahman’a göçtü
 
Gurbette gözyaşlarım yastığı ıslatıyor
Zamana yenik kalbim senin için atıyor
 
Eşsiz güzelliğini gül yüzünden tanırdım
Gölgem senin peşinden yürüyecek sanırdım
 
Hasretin içimde kor, kalbim yine telaşlı
Senden uzaklardayım şimdi gözlerim yaşlı
 
Mutluluk senin olsun, acıyı bölüşelim
Karlı dağları aşıp baharda görüşelim
 
Senin vasfeylemede eksik kalır her yorum
Son uykumu dizinde uyumak istiyorum
 
Anka kuşu misali küllerinden doğacak
Köprübaşı kükreyip karanlığı boğacak!...
 
M. NİHAT MALKOÇ





Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...