Henuz Vakit Var


17.10.2020

Gün doğmadan, neler doğar bir bilsen,
Tatlı canın üzme, henüz vakit var!
Mahmur gözlerinden, yaşları sil sen,
Dudağını büzme, henüz vakit var!

Kim demiş mevsimi geçti bu aşkın?
Gövdeden kesseler, verecek ışkın, 
Gözlerime bakıp, öylece şaşkın;
Melül melül süzme, henüz vakit var!

Aşılır imkansız denilen dağlar,
Yeşerir en susuz, virane bağlar,
Geçse de habersiz, en deli çağlar;
Moralini bozma, henüz vakit var!

Alış her tuzağa, oyuna, hine,
Olmasa da tek şey, senin lehine,
Aksak geçmişine, kör talihine;
Öfkelenip kızma, henüz vakit var!

Ümidin solarsa, sen de solarsın,
Kâbuslar uyutmaz, gamla dolarsın, 
Derbeder dolaşır, saç-baş yolarsın;
İçip içip sızma, henüz vakit var!

Ortadan çatlatma, sabır taşını,
Ne olursun çatma, hilâl kaşını,
Bir lokma keyifle, yenen aşını;
Boğazına dizme, henüz vakit var!

Hasret sancısını, herkes çekemez,
Muamma aşklarla, başa çıkamaz,
İçten yanıp dıştan, gamze çakamaz;
Yüreğini ezme, henüz vakit var!

Tıkanmadan en son aldığın nefes,
Tükenmeden daha bizdeki heves,
Yıkılmadan dünya denilen kafes;
Pes edip de bezme, henüz vakit var!

17.10.2020
Muhittin Alaca 

 

 

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış