ŞÛH-İ SİTEMKÂR


Mutluluk nasıl birşey gel beraber görelim,
Karınca inadında, mutluluk öyle birşey.
Gözlerde çiçek açan baharları derelim,
Kelebek kanadında, mutluluk öyle birşey.
*
Gönüldeki yaralar damla damla kanarken,
Nûr-u mâhperisini ah edip de anarken.
Tutuşan sineleri için için yanarken,
Bir ömür miâdında, mutluluk öyle birşey.
*
Serendib bağlarının sanarsın ki gül tası,
Ne endaze’ye gelir, ne bulunur tartısı.
Birbirini ağdırmaz ikisinin ortası,
Zehirle bal tadında, mutluluk öyle birşey.
*
Dönülmeze gidecek kervanlara sorduğu,
Hâlini arzederken divânında durduğu.
Gecenin son deminde hayâlini kurduğu,
Sevgilinin yâdında, mutluluk öyle birşey.
*
Doğarken ağlayanlar bir kez olsun gülüp de,
İdâm sehpalarına bile bile gelip de.
Şûh-i sitemkâr’ını gönülçelen bilip de,
Dil-rübâ’nın adında, mutluluk öyle birşey.
*
Bu aşka adanırken bir mum gibi erimek,
Ebedi âlem için toprak olup çürümek.
Şem’ine muhtaç olup ateşlerde yürümek,
Pervaneymiş od’unda, mutluluk öyle birşey.

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


5 Yorum
27.02.2019 - 11:41
Çok güzel bir eser olmuş.Kaleminize sağlık.

27.02.2019 - 14:10
Emeğine gönlüne sağlık kardeşim,sağ olasın,selamlarımla

27.02.2019 - 15:24
Kaleminize sağlık

28.02.2019 - 02:19
“Gönül çelen” den bahsedince “dil-ruba” hemen gelmiş. Mutluluk nasıl bir şeymiş, tarifinizde belirtmişsiniz. Zor bulunan çabuk kaybedilen zehir, bal tadında bir şeymiş demek ki... Güzel bir anlatımdı. Gönlünüze sağlık.

28.02.2019 - 08:17
Teşekkür ederim Hocam, Gönülçelen ve Dil-rübâ , eski ve yeni nasıl olacak diye karalamaya çalıştım.Yeni nesil her ikisinin de anlamını bilmiyorlar maalesef, şiirlerin olmazsa olmazı benim düşüncem.