ZÜLFÜN KARANLIĞINDA SENİ BİLESİM GELİR


 

 



Kelebekler misâli uçuşurken sefâda
Çiçeklerin özünde seni göresim gelir
Gülünden ayrı kalmış bülbül gibi cefâda
Sevdâ nedir diyene seni sorasım gelir

Eyyûbun sabrı ile derde giriftâr olan
Mecnûn gibi Leylâ’ya çölde vefakâr olan
Katmer katmer açarken aşka davetkâr olan
Güllerin arasından seni alasım gelir

Yokluğunla muzdârib bu gönül kederinde
Senden yadigâr olan bir sızı var derinde
Uykularımı bölen gecenin bir yerinde
Zülfün karanlığında seni bilesim gelir

Yollarında güllerle, binbir çiçek yetirip
Vuslâtın gelişiyle hasretini bitirip
Zümrüd-ü anka ile Kafdağından getirip
Şu yaralı gönlüme seni veresim gelir

İlk gözağrımdın benim sevdânın sırasında
Gözlerinin izi var kalbimin yarasında
Hergün yıkıp kurduğum hayâller arasında
Mâziye geri dönüp seni bulasım gelir
 
Süleyman Karanfil

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış