Hint Sanatı ve Heykelciliği

Ekleyen : Adem , 21 Ağustos 2016 Pazar aaa Beğen
 
 

Sanat Hindistan'da başlangıcından bu yana dinin yayılmasına hizmet etmiştir. Bu dinlerin başında Budacılık, Hindu ve Brahman dinleri ile Caynacılık gelir. Bu dinlere bağlı sanatçılar kutsal saydıkları ve tanrı katına yüceltilen din önderleri için inanılmaz güzellikte resim, heykel ve tapınaklar yapmışlardır.

Hint uygarlığının yontama ve taş ve cilalı taş dönemlerinden sonra İ.ö . 2300 -1750 yılları arasında oluşan Indus uygarlığı ile şekillendiği söylenebilir. Bu dönemde Afagan kültürünün etkisinin de hissedildiği Belucistan bölgesinde ilk yerleşkeler ve şehir kalıntıları görülür. Harappa uygarlığı da denilen ve İdus nehri etrafında şekillenen bu uygarlık Hint Uygarlığının temelidir. İ.Ö 500 yıllarından itibaren Budha ve Cina zamanlarında kentleşmenin geliştiği görülür. Geleneksel Hint mimarisi ve mimariye dayalı olarak heykel ve kabartma oymacılığının Maurya hanedanıyla birlikte görülmeye başlar. İÖ 3.yy dan itibaren karakteristik şeklini almaya başlayan Hint sanatı dinsel bir sanattır. Şilpaşastra öğreti ve ilkelerine dayalı olarak bir dizi kurallara uymak mecburiyetinde olan bir sanat anlayışı günümüze kadar bu kurallarla süregelmiştir.( Meydan Larousse, Hindistan, C.X, Milliyet, İstanbul )Budhacılık ve Caynacılık dinlerinin etkisinde kayalara oyularak yapılmaya başlanan tapınaklar ve heykeller Hint mimarisinin ana karakterini oluşturdu. Ahşap doğrama tekniklerinin kaya oymacılığına uyarlanmasıyla oluşan oyma tekniği bu mimari stilin esasını oluşturdu. Buna bağlı olarak da  heykel ve kabartma kazımak geleneği mimari yapılara süsleme unsuru olarak katılmaya başladı. Bu mimarlığın en son ve ilginç örneği bir tapınakla kaya içine oyulmuş ek yapılardan oluşan ELLORA'DAKİ Kaillasa'dır.

Önceleri sade olan tapınaklar giderek süslü olmaya ve devasa boyutlara ulaşamaya başladı.

Hint sanatında Heykelcilik Tanrıca tasvirleri için yapılan insan figürleri ile başlamıştır. Budha ve Caynacılık dinlerindeki koruyucu yerel tanrıca tasvirleri ile başlayan heykelcilik İ.Ö 2. yy dan itibaren büyük tanrıların ortaya çıkması ile ilk simgesel imgelerin yerlerini almaya başladılar. Bu heykellerde çok özgün kurallara uyularak Yunan Tanrı heykellerindeki sıradan insan tasvirlerinden farklı olarak insanların çok üzerinde olan tanrı betimleri yapıldı. Sonradan bu heykellerde karma yaratık imgeleri yaygınlaştı. Tunç heykellerde bal mumu kalıp tekniği kullanılmış, kabartma heykeller ve kayalara oyulmuş heykeller yapmışlardır. ( Meydan Larousse, Hindistan, C.X, Milliyet, İstanbul )Tahtadan ve fildişinden heykel yapımcılığı da yaygındır.

Hintlilerin, Sançi (İ.Ö. 1. ve 2.. yy'larda) ve Gupta V. ve VI. yy larj dönemlerinde Ajanla dağının (Ma-haraştra ili) yamacında kaylardan oyarak tapınak ve manastır yapmışlardır.

İsa’dan sonraki dönemlerde bu anlayışın mimari resim ve heykelcilikte pek değişmediği görülür. Hint sanatında geçmişten günümüze stil, renk, kurallar, klasik özellikler pek değişmemişse de kullanılan malzemelerin zamanla değiştiği görülür. İslamiyet’in etkisinin görülmeye başlandığı sürece kadar Buda ve Caynacılık dinlerinin etkisiyle oluşan sanat dalarında eserlerin süslemeciliğinin daha da artması, kullanılan malzemelerin değişmeye başlaması dışında Hint sanatında ve sanat türlerinde pek bir değişme gözlemlenemez.

Kaniska'nın hükümdarlığında en önemli ilerleme insan görünümlü dinsel imgelerin ortaya çıkmasıdır. İskender istilasından sonra Yunan etkisinin kendisini hissettirmesi ile taş ve yalancı mermer heykelciliğinin ortaya çıkmasını sağladı. Gandahara okulunun bu öğretileri Budist mimari ile uyuşuyordu. MS. 13. yy dan itibaren tunç heykellerinde maniyerist eğilimler ve aşırı süslemeler görülmeye başlanmıştır. Fakat Dekkan bölgesinden itibaren 13 yy da İslamiyet’in etkisi ve otoritesi hissedilmeye başlayınca Heykel sanatı artık eski yetkinliğini kaybedecek mimaride gelişimini sürdürmeye başlayacaktır. ( Meydan Larousse, Hindistan, C.X, Milliyet, İstanbul )

http://1.bp.blogspot.com/_ArXOa-OGOew/TPOMojqdMeI/AAAAAAAAAdc/wfusgx_IGBM/s1600/great_buddha_statue.jpg

Hint sanatının en gelişmiş kolu mimarlıktır. Çok süslü yapılar, Hint mimarlığının karakteristiklerini açık seçik belirtir. Başka türlü söylemek gerekirse, Hint mimarlığında belirgin özellik aşırı ölçüde süslü bir üsluptur. Ancak bu aşırı süslü üslubun asla bayağılık ölçüsüne varmadığını da belirtelim. Kilden ve ağaçtan yapılan ilk yapılar ortada kalmadığı için, çok eski Hint mimarlığının örnekleri konusunda bir şey söyleyemiyoruz. Hint mimarlığında ve resminde dini konular esastır. Budizm’in yayılması, eski Hint mimarlığının karakteristik örneklerini günümüze ulaştıran tapınakların yaygın ölücüde yapılmasına yol açmıştı. Gerçek anlamıyla büyük ve üstün mimarlık değeri taşıyan tapınakların yapılması dönemi 6. yüzyıldır. Heykelcilik ve kabartma işleri,bu tapınakların yapımında Hint mimarlığına güçlü bir bağlantıyla yardımcı unsur niteliğindeki diğer sanat dallarıdır

Hint sanatının; en görkemli örneklerinden olan Buda heykellerinin en görkemlileri Allahabat, Delhi, Ajanta, Ellora, Karli ve Bombay' şehirlerinde bulunur. Budacı Hintliler tapınak ve manastırlarının çoğunu kayalara oyarak ve bu yapıların kapıları ve iç bölümleri, baştan başa oyma ve işlemelerle süsleyerek inşa etmişlerdir. Maharaştra eyaletinde, Evrengabad yakınlarındaki Ajanta ve Ellora mağaraları ve Bombay'ın batı kıyısına yakın Elephanta Adası'ndaki manastır ve tapınaklar kayalara oyulmuş muhteşem örneklerdir. Ajanta mağaralarının tarihi İÖ 200 yılına kadar gider. Rahiplerin toplantı ve yaşama yeri olarak düşünülmüş olan bu mağaraların duvarları Buda' nın yaşamından esinlenen kabartma ve resimlerle bezelidir. Ellora' da bulunan görkemli mağara, tapmak için Hint tanrısı Şiva'ya adanmıştır. İS 8. yüzyılda insan eliyle yapılmış olan bu mağaranın sunakları ve geniş toplantı odaları bulunmaktadır. ( Anonim, Hint Sanatı,  http://www.baktabul.net/guzel-sanatlar/ )

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/4/4a/Buddha_Bodhgaya.JPG

Hint sanatının başlıca yapıtlarından olan Brahman tapınakları kayalara değil düz bir zemin üzerine çok yüksek ve duvarlarının olağanüstü kaim bir şekilde inşa edilmişlerdir. Depreme dayanıklı olan bu yapılar yapılar yüzyıllarca sağlam kalabilmiştir. Racalar (Hint prensleri)için yapılmış yapılmış şahane sarayların en güzellerinden biri Udaypur'dadır. Bu saray beyaz mermerden olup, her birinin üzerine gene beyaz mermerden bir tapınak ya da köşk bulunan adacıklar serpili bir göle bakmaktadır. Daha kuzeydeki Codhpur'da, kente 120 metre yükseklikten bakan pembe taştan bir kale vardır.

Hint sanatı üzerinde sırasıyla İran, İslam, Yunan ve Türk sanatının çok önemli etkileri olmuştur. Özellikle mimarlık alanında görülen bu etki, birçok kültürün bileşimi ile yeni ve ilginç yapıların ortaya çıkmasını sağlamıştır. Türkler' den önce Araplar tarafından işgal edilen Hindistan'da 12. yüzyıldan sonra yaygınlık kazanan İslam sanatının örnekleri Delhi, Pencap, Bengal, Gucerat, Dekkan, Kan-pur, Malva, Agra ve Keşmir kentlerinde yoğunlukla bulunur. ( Anonim, Hint Sanatı,http://www.baktabul.net/guzel-sanatlar)

Resim Hint sanatının en zayıf dallarından biridir. Fakat minyatür çalışmaları özellikle 16.yüzyılda çok gelişmiş olup, bu belirlemenin dışında kalır. Çömlek, mücevher ve maden işleri de Hint sanatında büyük yer tutar.( Anonim, Hint sanatı hakkında bilgiler hint sanatının özellikleri,http://www.mailce.com/hin)

Hindistan el sanatlarıyla da ünlüdür. Süs takıları çok yaygındır. Kuyumcular altın, gümüş ve bakır üzerine çok zarif mine işi nakışlar yaparlar. Bunların en güzelleri Ra-castan eyaletinde, Caypur'dan gelir. Varana-si' nin altın ve gümüş ipliklerle dokunmuş ipek kumaşları paha biçilmez değerdedir. Dört kenarında da zevkli desenlerin yer aldığı bu kumaşlardan sari yapılır. Varanasi'nin batısında, Mirzapur'da ve Delhi'nin güneyinde Agra'da halı dokunur. Hindistan'ın güneyinde Masulipatam ve çevresinde şintz denilen basma desenli rengârenk yatak örtüleri ve çeşitli kumaşlar yapılır. Hintliler tahta, fildişi Ve taş oymacılığında da ünlüdür. Bugünde sürmekte olan bu zanaatlar fabrika ürünleri ile rekabet içindedir.

 

YARARLANILAN KAYNAKLAR

  • Anonim, Hint sanatı hakkında bilgiler hint sanatının özellikleri,http://www.mailce.com/hin)
  • Anonim, Hint Sanatı,http://www.baktabul.net/guzel-sanatlar)
  • Sanat Tarihi Ansiklopedisi, Hint Sanatı,
  • Meydan Larousse, Hindistan, C.X, Milliyet, İstanbul
  • Yorum bölümü sadece ziyaretçiler içindir.

 

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, Fotoğraf, minyatür, hat ve  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...